II. Bayezid, 1454-55'ten 1481'de tahta çıkışına kadar Amasya'da sancakbeyliği yaptı. Bu yıllarda Amasya'daki sarayında âlimleri, hattatları ve şairleri çevresinde topladı; hattat Şeyh Hamdullah ile defterdarı Tâcî Bey bu çevrenin tanınmış isimleridir. Bayezid kendisi de Adlî mahlasıyla Türkçe ve Farsça şiirler yazdı. Padişahlığı döneminde Amasya ile bağını sürdürdü; Yeşilırmak kıyısındaki külliyesi ve Mihrî Hatun'un ona gönderdiği kasideler bu bağın izleridir.

Adlî'nin şiirleri, Yavuz Bayram'ın hazırladığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yayımladığı Adlî Dîvânı neşrine dayanılarak bu bölümde tek tek yayımlanmaktadır. Yayımlanan şiirler arasında tevhid, münâcât ve na't gibi dinî manzumelerle gazeller yer alır. Tevhid ve münâcâtta Tanrı'nın birliği ve kulun acziyle yakarışı, na'tta Peygamber'e duyulan sevgi işlenir. Gazellerde aşk, ayrılık ve tasavvufi temalar öne çıkar; gül ile bülbül, mihrap ile haç, ezel meclisi ve kadeh gibi divan şiirinin bilinen imgeleri padişah şairin kaleminde yeniden işlenir.

Her yazıda şiirin özgün metni, beyit beyit günümüz Türkçesine aktarımı ve edebî-tarihî yorumu bulunur. Yorumlarda vezin ve kafiye düzeni, söz sanatları ve şiirdeki kavramlar açıklanır, nüshalar arasındaki önemli farklar da belirtilir. Padişahın hayatı ve Amasya'daki yılları Şehzadeler bölümünde, kentteki külliyesi ise Gezilecek Yerler bölümünde ayrıca anlatılmıştır.