Bir kentin altyapısı çoğu zaman gözden uzak işleyen bir düzendir. Sokak lambasının yanması, musluktan suyun akması ve atık suyun yerin altındaki hatlarla kent dışına çıkarılması, ancak aksadığında fark edilir. Amasya'nın modern altyapısı da böyle, birbirine bağlı pek çok küçük ve büyük kararın birikimiyle oluşmuştur. Bu birikimin merkezinde, kenti ortadan ikiye bölen Yeşilırmak yer alır. Nehir hem içme ve sulama suyunun hem de elektrik üretiminin kaynağı olmuş, taşkın dönemlerinde ise bütün bölgenin hesap yapmak zorunda kaldığı bir tehdide dönüşmüştür.
Amasya'ya elektriğin ve şebeke suyunun tam olarak hangi yılda geldiği, yayımlanmış kaynaklarda açık bir tarihle yer almaz. Bu yüzden Amasya merkezine ilişkin kesin bir tarih verilmemiş, olaylar önce Türkiye'deki genel gelişim içinde, ardından Amasya ilinin belgelenmiş örnekleri üzerinden anlatılmıştır. Merzifon'daki belediye santrali, Durucasu santrali, Almus Barajı, Yeşilırmak üzerindeki kauçuk bent ve bugünkü santral envanteri bu örneklerin başlıcalarıdır.
Türkiye'de Elektriğin Başlangıcı
Elektrik, Osmanlı topraklarına II. Abdülhamid döneminde girdi. İstanbul'un elektrikle aydınlatılmasına yönelik imtiyaz girişimleri, şehrin yerleşim ve sokak düzeninin elektrikli aydınlatmaya uygun olmadığı gerekçesiyle 1889'da reddedildi, yalnızca saraylarda kullanıma izin verildi. Buna karşın Beyrut, İzmir, Selanik ve Şam gibi kentlerde elektrik daha erken yaygınlaşmaya başladı. Anadolu'da ilk üretim girişimi Tarsus'ta görüldü. Kaynaklarda 1902'de su değirmeniyle çevrilen 2 kilovatlık küçük bir dinamodan söz edilir. Belediyenin teknik işlerine bakan Avusturyalı Dörfler'in önayak olduğu tesis, birkaç yıl sonra, tahminen 1905-1906'da işletmeye açıldı ve Birinci Dünya Savaşı'na kadar sokakları, bir de birkaç evi aydınlattı. Tarsus'un elektrik altyapısı için ise 1910 tarihi de verilir ve bu aşamada Berdan Nehri kıyısında kurulu 75 kilovatlık bir hidroelektrik santralden söz edilir. Kaynakların tarihleri bu kadar yakın ama aynı olmayan biçimde vermesi, erken dönem tesislerin belgelenmesindeki güçlüğü gösterir.
İstanbul'daki ilk büyük tesis Silahtarağa Termik Santrali'ydi. Bazı kaynaklar 1913'ten, bazıları 14 Şubat 1914'te yapılan açılıştan söz eder. Santral 1983'e kadar hizmet verdi. Osmanlı'da elektrik üretimi ve dağıtımı kamu hizmeti sayılıyor, işletme hakkı da imtiyaz yoluyla, çoğu kez yabancı sermayeli şirketlere veriliyordu. 1910 tarihli imtiyaz kanunu ile 1913 tarihli geçici vilayet kanunu bu düzenin hukuki çerçevesini oluşturdu. İl özel idarelerine kırk yılı aşmamak üzere elektrik, havagazı ve tramvay imtiyazı verilebiliyor, işleri denetleme yetkisi Nafia Nezareti'nde kalıyordu. Belediyelerin kendi eliyle aldığı imtiyazlar da vardı. Edirne'de 1909'da, Eskişehir'de 1919'da, Samsun'da ise 1920'den itibaren altmış yıllığına elektrik hakkı belediyelere verilmişti.
Cumhuriyetin İlk Yıllarında Elektrik ve Belediyeler
Cumhuriyet ilan edildiğinde ülkede toplam kurulu gücü yaklaşık 33 megavat, yıllık üretimi 44,5 milyon kilovatsaat olan 38 kadar santral vardı. Bunların çoğu motorla çalışıyor, on dördü kişilere, on üçü ortaklıklara, on biri belediyelere aitti. Kaynaklarda yalnızca İstanbul, Adapazarı ve Tarsus, bir başka anlatımda İstanbul, İzmir, Mersin ve Adapazarı elektrikli kent olarak sayılır. Halkın yüzde 94'ü elektriksiz yaşıyordu ve kişi başına yıllık tüketim üç ile beş kilovatsaat arasında bir değerdi. Sermaye, işletme tecrübesi ve teknik personel yetersizdi. Bu yüzden 1920'lerde Ankara, Adana, Bursa, Mersin, Balıkesir, Gaziantep, Tekirdağ ve Edirne gibi kentler için yeni imtiyazlar verildi. Ankara Elektrik Türk Anonim Şirketi 1927'de, Adana ve Urfa şirketleri 1929'da, Konya şirketi 1930'da, Malatya şirketi 1931'de kuruldu.
1930'da kabul edilen 1580 sayılı Belediye Kanunu, belde ihtiyacı olan elektrik ve havagazı aydınlatmasını, tramvayı ve su tesisatını açıkça belediyelerin işleri arasında saydı. Kanun imtiyazlı şirketlerin tesislerinin süre bitiminde belediyelere ücretsiz geçmesini de öngörüyordu. Bu hüküm, küçük kentlerde elektrik ve su işinin belediye eliyle yürütülmesinin yolunu açtı. 1933'te İller Bankası, 1935'te Etibank, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü ile Elektrik İşleri Etüt İdaresi kuruldu. Aynı yıl ülkede kurulu güç 126,2 megavata, üretim 213 milyon kilovatsaate, elektriklenmiş il merkezi sayısı 43'e ulaşmıştı. 1938-1944 arasında yabancı sermayeli şirketlerin imtiyazları devlet tarafından satın alınıp belediyelere devredildi.
Küçük kentlerin elektrik hizmeti, bu yıllarda büyük kentlerinkinden çok farklıydı. 1940 yılı sonuna kadar hizmete girmiş 165 santralin 125'ini belediyeler işletiyordu. Toplam 174 santralin 125'i yüz kilovatın altında, 41'i yüz ile bin kilovat arasında, yalnızca sekizi bin kilovatın üstünde bir güce sahipti. Santraller sık sık arıza veriyor, bakımları uzman elden yapılamıyor, kurumlarda mühendis ve fen memuru kadrosu mali sıkıntı nedeniyle açılamıyordu. Dönemin genel tablosu bu biçimde olunca, Anadolu'daki bir ilçe belediyesinin motorla çalışan tek bir santralle yetinmesi olağan bir durumdu.
Amasya İlinde Erken Elektrik Örnekleri
Amasya ili sınırlarında belgelenmiş en erken elektrik örneği Merzifon'dadır. Merzifon Belediye Elektrik Santrali 1931'den itibaren elektrik üretmeye başladı. Elektriğin ilçeye getirdiği değişim, yalnızca ekonomik büyümeyle sınırlı kalmadı. Aynı dönemde kentte sinema salonu ve matbaa açıldı. Motorhane adıyla anılan yapı, 1930'lu yıllarda bölgeye enerji sağlayan endüstriyel bir tesisti. Uzun yıllar atıl kaldıktan sonra Merzifon Belediyesi 2014'te hazırlanan kültür odaklı gelişim stratejisi kapsamında yapıyı kültür merkezine dönüştürmeyi gündemine aldı.
Dönüşüm sürecinin ilk adımı 2016'da Merzifon Belediyesi ile ÇEKÜL Vakfı'nın girişimiyle atıldı ve Motorhane Kültür Merkezi projelendirildi. Projeyi sonradan İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nın Avrupa Birliği desteğiyle yürüttüğü Ortaklaşa programından hibe alan Motorhane Kültür Ağı üstlendi. Ağın yürütücüsü Sinop Sürdürülebilir Kalkınma Derneği, ortakları Merzifon Belediyesi, Urban.koop Kent Çalışmaları Kooperatifi ve ÇEKÜL Vakfı'dır. Açılış etkinlikleri 22-24 Mayıs 2025 tarihlerinde yapıldı, programda forumlar, film gösterimleri, bir konser ve 'Şimdiki Zaman' adlı bir sergi yer aldı. Bahçe ve ek binada yapılacak düzenlemelerle yazın açık hava sineması, konser ve atölye çalışmalarının yapılması, Amasya Üniversitesi ile uygulamalı ders protokolü imzalanması planlandı. Eski elektrik santrali böylece üretim işlevinden kültür üretimine geçmiş oldu.
Amasya merkezine ilişkin tablo ise daha çok genel istatistiklerden çıkarılabilir. 1937'den 1950'ye kadar ülkede elektrikle aydınlatılan il merkezi sayısı 49'dan 62'ye, ilçe merkezi sayısı 84'ten 198'e, bucak merkezi sayısı 15'ten 28'e, köy sayısı 5'ten 12'ye çıktı. Abone sayısı aynı sürede 206.146'dan 517.412'ye yükseldi. Bu sayıların hangi kısmının Amasya'ya ait olduğu kaynaklarda ayrıştırılmamıştır. Yine de 1950 yılı başında kurulu gücün 407,8 megavat, üretimin 789,5 milyon kilovatsaat olduğu hatırlanırsa, Amasya gibi bir il merkezinin gündelik hayatındaki elektriğin sınırlı ve kesintili bir hizmet olduğu anlaşılır.
Elektrikli Kasaba Hayatının Sınırları
1950'li yıllarda büyük kentlerin dışında düzenli elektrik verilemiyordu. Birçok merkez, sabah ve öğle radyo yayınlarından yararlanabilecek kadar kısmi biçimde elektriğe sahipti. Çoğu yerde elektrik yalnızca hava karardıktan sonra, gece on ya da on bire kadar verilirdi. Gerilim düşük olduğu için lambalar zayıf yanar, hatlarda çıkan arıza günlerce, bazen haftalarca kentleri elektriksiz bırakırdı. Gaz lambasından elektrik ampulüne geçiş, bu koşullar altında bir günde olmadı. Evlere, çarşıya ve atölyelere kademeli olarak girdi. Tek bir makineye bağlı küçük bir santralin besleyebildiği hat, aydınlatmanın yanında değirmen ve atölye motorlarını da çalıştırabiliyor, bu da küçük sanayiye ilk imkânı açıyordu.
Aynı yıllarda ülkenin su gücünden yararlanma oranı çok düşüktü. Elektrik İşleri Etüt İdaresi'nin hesaplarına göre Türkiye'nin su gücü 4 milyon kilovat, yılda üretilebilecek enerji ise Yeşilırmak, Kızılırmak, Sakarya, Gediz, Göksu ve Fırat nehirlerinden toplam 12 milyar kilovatsaat civarındaydı. 1951 itibarıyla bu potansiyelin yalnızca 10.762 kilovatı, yaklaşık 400'de biri kullanılıyor, ülkenin ancak on on iki köyüne elektrik verilebiliyordu. Yeşilırmak'ın bu listede anılan altı nehirden biri olması, Amasya'nın enerji bakımından nasıl bir potansiyel taşıdığını gösterir.
Yeşilırmak Üzerinde Barajlar ve Durucasu
Yeşilırmak'ın elektrik üretimiyle ilk büyük ilişkisi, taşkınlarla mücadele düşüncesinden doğdu. 1951'de bölgede büyük bir sel yaşandı ve Devlet Su İşleri, ardından yapılan etütlerle nehrin akışının denetim altına alınması için baraj yapımına karar verdi. Amasya'nın memba tarafında, Tokat'ın Almus ilçesinde yapılan baraj, 1957'de temeli atıldıktan sonra 1966'da tamamlandı. Açılışı dönemin Başbakanı Süleyman Demirel yaptı. Toprak dolgu tipindeki baraj, akarsu yatağından 78 metre yüksekliğe, 31,3 kilometrekarelik göl alanına ve 950 milyon metreküplük depolama hacmine sahiptir. Üç üniteli santralin gücü 27 megavattır ve yılda yaklaşık 99 gigavatsaat elektrik üretir. Aynı tesis 21.350 hektarlık bir alanı sular. Baraj gölü balıkçılık için de kullanılır, 2022'de göl çekilince, elli beş yıl önce sular altında kalan bir köyün kalıntıları ortaya çıkmıştır.
Almus 2014 ve 2017 gibi kurak yıllarda hidroelektrik üretimini sırasıyla yüzde 33 ve yüzde 37 oranında azalttı. Bu veri, hidroelektrik üretimin yağışa ve nehir rejimine bağımlı olduğunu da gösterir. Taşkın kontrolü, sulama ve enerji üretimini birlikte sağlamayı amaçlayan bir baraj için kurak yıl, üç işlevi de aynı anda zorlayan bir sınav olur.
Amasya sınırları içinde Devlet Su İşleri tarafından yapılan ilk hidroelektrik tesislerinden biri Durucasu'dur. Kaynaklardaki DSİ listesinde Durucasu, 0,8 megavat kurulu güç ve yılda 3 gigavatsaat üretimle, 1955 yılında işletmeye geçmiş bir santral olarak görünür. Güç olarak küçük olmakla birlikte, Cumhuriyet döneminde Amasya'nın nehir ve dere sularından elektrik elde etmeye başladığını belgeleyen en eski kayıtlardandır. Aynı adı taşıyan başka bir santral, bugünün envanterinde Taşova'da 1,07 megavatlık Durucasu HES olarak, bir başkası 10 megavatlık Duru HES olarak anılır. Bunların 1955 tesisiyle ilişkisi kaynaklarda açıklanmadığı için burada birbirine bağlanmamıştır.
Su ve Kanalizasyon
Amasya'da su kültürü, elektrikten çok daha eskidir. Osmanlı döneminde şehre çeşmeler, su yolları ve vakıflar aracılığıyla su ulaştırılırdı. Cumhuriyet döneminde bu köklü gelenek şebeke suyuyla sürdürüldü. 1930 tarihli Belediye Kanunu su tesisatını belediyelerin yükümlülüğü hâline getirdi. 1933'te de İller Bankası kuruldu. Amasya'daki içme suyu ve kanalizasyon şebekesinin gelişimini yıl yıl izlemeye yarayan yayımlanmış bir kronoloji bulunamamış, bu yüzden aşağıdaki bilgiler yalnızca bugünkü durumu gösterir.
Amasya Belediyesi'nin Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde içme suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu hizmetlerini yürütür. Güncel verilere göre şehirde 28 su deposu, bir atıksu arıtma tesisi ve 57.586 aktif su abonesi vardır. İçme suyu şebekesinin uzunluğu yaklaşık 422 kilometre, kanalizasyon şebekesinin uzunluğu yaklaşık 240 kilometre, yağmur suyu hatlarının uzunluğu yaklaşık 44,5 kilometredir. Hanelerin yüzde 99'u kanalizasyona bağlıdır, geri kalan yüzde 1'lik kesimde foseptik kullanılır. İçme suyu sisteminin izlenmesi SCADA ile yapılır, suyun dezenfeksiyonu ve biyolojik ile bakteriyolojik analizleri müdürlüğün sorumluluğundadır. Müdürlüğün ilan edilmiş hedefi, yeni imara açılan alanlarda ve bütün mahallelerde bu üç hizmeti bakım, onarım ve yenileme çalışmalarıyla sürdürmektir.
Köprüler ve Nehir Kıyısı
Yeşilırmak'ın kentin içinden geçmesi, altyapının önemli bir bölümünü köprüler hâline getirmiştir. Roma döneminde kale ve çevresini nehrin karşı kıyısına bağlamak için yapılan Alçak Köprü, düzgün kesme taştan dört yüksek kemerle inşa edilmişti. Nehir yatağı zamanla yükseldiği için ayaklar gömüldü, kemerlerin yalnızca üst kısımları göründü ve köprü tablası suya yaklaştığından halk köprüye bu adı verdi. Dönemin Amasya Valisi Ziya Paşa 1865'te kemerlerin üzerine ayaklar yaptırdı. Ziya Paşa'nın aynı yıl Nergis Köprüsü üzerine yaptırdığı saat kulesi, yapımından yetmiş beş yıl sonraki büyük bir depreme dayanmış, ama 1940'ta Hükümet Köprüsü'nün yapımına engel olduğu gerekçesiyle yıkılmıştı. Kule 2002'de yeniden inşa edildi.
Nehir kıyısının düzenlenmesi, kentin görünümü kadar kötü kokunun giderilmesi bakımından da uzun süre önem taşıdı. Yaz aylarında Yeşilırmak'ın debisi düştüğünde su seviyesi nehir yatağına yaklaşır, kokuya yol açar ve nehirden turizm amacıyla yararlanılamazdı. Bu soruna çözüm, 2010'ların sonunda enerji üretimiyle birlikte ele alınan bir projeyle arandı.
Yeşilırmak'ta Kauçuk Bent ve Enerji Üretimi
Amasya Belediyesi'nin hazırladığı 'Yeşilırmak Kauçuk Bendi, Rekreasyon Alanlarının Oluşturulması, Yenilenebilir Enerji Eksenli Gelişim Projesi' Mart 2019'da törenle açıldı. Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı'nın da desteklediği projede nehrin kent merkezinden geçen yaklaşık 300 metrelik bölümüne şişirilebilir kauçuk bentler kuruldu. Bentler su seviyesini iki ile iki buçuk metre yükseltiyor ve kayıkla nehir gezintisini yılın on iki ayına yayıyordu. Projenin maliyeti yaklaşık 20 milyon liraydı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bunun 7 milyon lirasını Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı aracılığıyla karşıladı, Amasya Belediyesi ile İl Özel İdaresi de projenin paydaşları arasında yer aldı.
Bentlerin yanına kurulan santral, burgu yöntemiyle çalışıyor ve nehrin üzerinde görüntü kirliliği yaratmıyordu. Önceki Kasım ayında devreye alınan santralin gücü 200 kilovattı ve yılda yaklaşık 1 milyon 728 bin kilovatsaat üretmesi bekleniyordu. Elektrik belediye hizmet binasında ve nehir çevresindeki ışıklandırmada kullanıldı. Bakan Mustafa Varank açılışta bu uygulamayı, Türkiye'de yatay akan bir akarsu üzerindeki tek enerji üretim projesi olarak tanıttı. Nehrin iki yakasına fıskiye, iskele ve amfitiyatro yapılmış, kent içinde sandal ve botla Amasya turu yapılabilir hâle gelmişti. Proje, enerji üretimini, rekreasyonu ve nehrin koku sorununu tek bir yatırımda birleştirdi.
Bugünün Enerji Altyapısı
Enerji istatistiklerine göre Amasya'daki 26 elektrik santralinin toplam kurulu gücü yaklaşık 365 megavattır. Yıllık üretim yaklaşık 850 gigavatsaattir ve bu değer ilin kendi elektrik tüketiminin 1,02 katına karşılık gelir. İlin hidroelektrik kapasitesi işletmedeki on bir santralde yaklaşık 164 megavat tutar. Başlıca santraller şunlardır: Midilli HES (33 MW), Amasya Kale HES (29 MW), Yaprak HES (24 MW), Yavuz HES (23 MW), Umutlu HES (20 MW), Duru HES (10 MW), Osmancık HES (9 MW) ve Çarıklı HES (9 MW). Amasya Kale HES'in ortalama yıllık üretimi yaklaşık 66 gigavatsaat, net düşüsü 36 metredir. Santralin 2023 üretimi 51 gigavatsaat olmuştur. Karayel ve Karayel 1 adlı iki santral için ise üretim lisansı alınmıştır.
Rüzgâr enerjisi de ilin enerji dengesinde yer tutar. Merzifon'un Kayadüzü mevkiinde 26 Nordex türbinli rüzgâr santrali, Amasya Valiliği'nin verdiği bilgiye göre 63,5 megavat gücündedir, yılda yaklaşık 112,9 milyon kilovatsaat üretir ve ilin en büyük enerji santrali sayılır. Enerji istatistik sitelerinde aynı santral için 75 megavat verilir. Aradaki fark, kurulu güç ile işletme gücünün farklı hesaplanmasından ya da kayıtların farklı tarihlerinden kaynaklanıyor olabilir. Merkez ilçede Aydınca, Beldağı, Çatalçam ve Halifeli köyleri çevresindeki ikinci rüzgâr santrali Şehzade Enerji tarafından işletilir. Valilik 14 türbinli bu santral için 46,2 megavat, istatistik sitesi 42 megavat verir. Yetkililer, sahaya 97 türbin daha eklenerek toplam gücün 366,3 megavata çıkarılabileceğini belirtmiştir.
Güneş, termik ve atık kaynaklı küçük santraller de envantere dahildir. Amasya Boyalı güneş santrali 10 megavat, Amasya Şeker Fabrikası termik santrali yaklaşık 7,8 megavat, Lesaffre Turquie santrali yaklaşık 5,4 megavat, Suluova biyogaz tesisi 2 megavat, çöp gazı santrali yaklaşık 1,8 megavat gücündedir. Planlanan Suluova Termik Santrali için 270 megavat verilir ve bu santral henüz işletmede değildir. Taşova'da bir rüzgâr santrali için ön lisans alınmıştır.
Kronoloji
1902: Tarsus'ta 2 kilovatlık küçük bir dinamoyla Anadolu'da ilk elektrik üretimi yapıldı.
1913-1914: İstanbul'da Silahtarağa Termik Santrali hizmete girdi (kaynaklarda tarih 1913 ya da 14 Şubat 1914 olarak geçer).
1923: Cumhuriyet ilan edildiğinde ülkede yaklaşık 33 megavat gücünde 38 santral vardı.
1930: 1580 sayılı Belediye Kanunu elektrik, havagazı ve su tesisatını belediyelerin görevi saydı.
1931: Merzifon Belediye Elektrik Santrali elektrik üretmeye başladı.
1933-1935: İller Bankası, Etibank, MTA ve Elektrik İşleri Etüt İdaresi kuruldu.
1940: Hükümet Köprüsü'nün yapımı gerekçesiyle Amasya Saat Kulesi yıkıldı.
1951: Yeşilırmak boyunda büyük sel yaşandı, ardından DSİ etütleri baraj yapımını gündeme getirdi.
1955: DSİ'nin yaptığı 0,8 megavatlık Durucasu santrali (Amasya) işletmeye geçti.
1957-1966: Almus Barajı'nın temeli atıldı, baraj tamamlanıp hizmete açıldı.
1970-1982: Türkiye Elektrik Kurumu kuruldu, belediyelerin elektrik tesisleri bu kuruma devredildi.
2002: Amasya Saat Kulesi yeniden inşa edildi.
2019: Yeşilırmak Kauçuk Bendi ve nehir üzerindeki 200 kilovatlık enerji tesisi açıldı.
2025: Merzifon'da Motorhane Kültür Merkezi açılış etkinlikleri düzenlendi.
Kaynakça
Akademik çalışmalar
- Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Cilt XXXIV, Sayı 98 (2018): Nadir Yurtoğlu, Cumhuriyet Türkiyesinde Elektrik Enerjisi Üretimi ve Enerji Politikaları (1923-1960). https://atamdergi.gov.tr/tam-metin/5/tur
- OSMED, Osmanlı Medeniyeti Araştırmaları Dergisi, Cilt 2, Sayı 3 (2016): İmparatorluktan Cumhuriyete Türkiye'de Elektriğin Tarihsel Gelişimi (1850-1938). https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/227508
- Emine Erol, Türkiye'de Elektrik Enerjisinin Tarihi Gelişimi: 1902-2000 (İstanbul Üniversitesi doktora tezi)
Resmî kaynaklar
- Amasya Belediyesi, Amasya'nın Tarihi ve Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü sayfaları. https://amasya.bel.tr/sayfalar/amasyanin-tarihi, https://amasya.bel.tr/birimler/su-ve-kanalizasyon-mudurlugu
- Amasya Valiliği: Amasya, Rüzgârı Enerjiye Dönüştürüyor. amasya.bel.tr
Diğer kaynaklar
- Elektrik Mühendisleri Odası: Türkiye'de Elektrik Enerjisi Gelişiminin Kısa Tarihçesi ve Genel Üretim Bilgileri. https://www.emo.org.tr/ekler/0082ac261d74f5a_ek.pdf
- Vikipedi: Türkiye'de elektriğin tarihi. https://tr.wikipedia.org/wiki/Türkiye'de_elektri%C4%9Fin_tarihi
- DHA, Amasya'nın çılgın projesi, 19 Mart 2019.
- Diken: Motorhane, Elektrik santralinden kültür merkezine.
- Enerji Atlası: Amasya Elektrik Santralleri ve Amasya HES Potansiyeli Haritası. enerjiatlasi.com
Çevrimiçi kaynaklar









