Celâlî Mehmed Ağa, XVII. yüzyılın ortasında Amasya'da yaşamış bir sipahi ve saz şairidir. Tokatlı Türedi Hüseyin Ağa'nın oğluydu ve Türedioğlu diye anılan ailedendi. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın Amasya Tarihi'ne göre Meydan Köprü semtindeki "Yüksek Kahve"de saz ve bağlama çalar, destanlar okur, şiirler söyler ve halkı başına toplardı. Abaza Hasan Paşa'nın Köprülü Mehmed Paşa'ya karşı ayaklanmasına katıldığı için 1069 (1659) yılında idam edildi. Amasya'da âşık tarzı destan geleneğini inceleyen araştırmacılar onu şehrin adı kayda geçmiş ilk destancı âşığı sayar. Bununla birlikte bütün bilgiler Hüsameddin'in kısa bir maddesine dayanır, şiirlerinden hiçbir örnek bilinmez ve adındaki "Celâlî" sözünün bir mahlas mı yoksa bir lakap mı olduğu da açık değildir.
Hüsameddin'in Kaydı
Hüsameddin, Amasya Tarihi'nin sekizinci cildinde, adı "cim" harfiyle başlayan Amasyalılar arasında şairi şöyle tanıtır:
Celâlî Mehmed Ağa-Türedioğlu Amasyalıdır. Tokatlı Türedi Hüseyin Ağa bin Kâsım Ağa'nın oğludur. Pederinin hayâtında sipâhî olup hayli teneffüz etdi. 1058'de pederinin maktûlen vefâtında bir müddet menkûb oldu. Sonra Abaza Hasan Ağa'nın vezâretinde dâ'iresine girip ağalarından oldu. Bu esnâda fevka'l-âde teneffüz ederek Köprülü Mehmed Paşa'nın sadâretine i'tirâz eden Abaza Hasan Paşa'ya uydu. Bundan dolayı 1069 senesi cumâdelâhiresinde der-dest ve i'dâm edildi. Gâyet gürbüz, cesûr bir sipâhî ve sâz şâiri idi. Sesi gür ve muharrik idi. Kad ve kâmeti, tenâsüb-i endâmı güzel, şekil ve sîmâsı kâdınları meftûn ederdi. Amasya'nın Meydân Köprü semtinde "Yüksek Kahve" demekle meşhûr kahve-hânede a'lâ sâz ve bağlama çalar, destânlar okur, şi'irler söyler, bütün halkı başına toplardı. Bununla beraber gâyet binici ve muhârib idi.
Günümüz Türkçesiyle kayıt şunu söyler: Celâlî Mehmed Ağa, Türedioğlu ailesinden ve Amasyalıdır. Tokatlı Türedi Hüseyin Ağa'nın oğlu, Kâsım Ağa'nın torunudur. Babası hayattayken sipahi olarak epeyce nüfuz kazandı. 1058'de babası öldürülünce bir süre gözden düştü. Sonra Abaza Hasan Ağa vezir olduğunda onun maiyetine girip ağalarından biri oldu. Bu sırada nüfuzu son derece artmış iken Köprülü Mehmed Paşa'nın sadrazamlığına karşı çıkan Abaza Hasan Paşa'ya katıldı. Bu yüzden 1069 yılının cemaziyelahir ayında yakalanıp idam edildi. Son derece gürbüz, cesur bir sipahi ve saz şairiydi. Sesi gür ve insanı coşturan cinstendi. Boyu bosu ve vücudunun uyumu güzeldi; görünüşü ve yüzü kadınları kendine hayran bırakırdı. Amasya'nın Meydan Köprü semtinde "Yüksek Kahve" diye tanınan kahvehanede çok iyi saz ve bağlama çalar, destanlar okur, şiirler söyler, bütün halkı başına toplardı. Bununla birlikte çok iyi bir binici ve savaşçıydı.
Madde sitedeki ansiklopedide Celâlî Mehmed Ağa-Türedioğlu başlığıyla okunabilir.
Hayatı
Celâlî'nin doğum tarihi bilinmiyor. Hayatı, babasının hayatından ayrı düşünülemez. Hüsameddin'in aynı ciltte verdiği "Türedi Hüseyin Ağa-Celâlî" maddesine göre baba, Tokatlı sipahi Kâsım Ağa'nın oğluydu ve Amasya'ya yerleşerek ün kazanmıştı. 1031'de (1621-22) Abaza Mehmed Paşa'nın yanına gidip onun savaşlarında bulunmuş, "Türedi" lakabını o zaman almıştı. 1036'da (1626-27) devlete boyun eğmiş, Irak ve İran savaşlarında yararlık göstermiş, 1045'te (1635-36) Amasya kethüdayeri olmuş, Bağdat seferinde canla başla hizmet etmişti. Ardından Amasya mütesellimi Sarı Mehmed Ağa'nın kethüdası olmuş, 1058'de (1648) isyan eden Sivas valisi Vardar Ali Paşa'ya yardım ettiği gerekçesiyle idam edilmişti. Hüsameddin aynı maddede oğlu Mehmed Ağa'nın 1069'da Abaza Hasan Paşa isyanında öldürüldüğünü de kaydeder.
Babasının ölümüyle gözden düşen Mehmed Ağa, Abaza Hasan Ağa'nın maiyetine girerek yeniden yükseldi. Abaza Hasan Paşa'nın ayaklanması, Köprülü Mehmed Paşa'nın 1656'da başlayan sadaretinin en ağır sınavlarından biriydi. Mücteba İlgürel'in TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki "Köprülü Mehmed Paşa" maddesine göre isyancılar 15 Rebîülevvel 1069 (11 Aralık 1658) günü Ilgın'da hükümet kuvvetlerini yendiler, ama kışı geçirmek için çekildikleri Halep'te bir tertiple yakalandılar ve Abaza Hasan Paşa ile yanındaki paşalar 23-24 Cemâziyelevvel 1069 (16-17 Şubat 1659) tarihinde idam edildi. Ardından Anadolu'da Celâlîler'e karşı geniş bir takibat başladı. Hüsameddin'in Celâlî Mehmed Ağa için verdiği idam tarihi, Cemâziyelâhir 1069, bu takibatın ilk haftalarına, yani 1659 yılının Şubat sonu ile Mart ayına denk gelir. İdamın nerede yapıldığı yazılmamıştır.
Amasya ile Bağı
Hüsameddin Celâlî'yi Amasyalı sayar. Ailesinin kökü Tokat'a dayanır, ama babası Amasya'da yerleşmiş ve şehirde kethüdayerlik ile mütesellim kethüdalığı gibi görevler üstlenmişti. Şairin sanatını icra ettiği yer de Amasya'nın göbeğindeki Meydan Köprü semtidir. Türedioğulları sonraki yüzyıllarda Amasya'nın önde gelen ailelerinden biri oldu: Hüsameddin'e göre Celâlî'nin oğulları Kâsım ve Hüseyin Ağalar şehrin eşrafındandı. Bu soydan Yeniçeri ağalığından vezirliğe yükselen Hüseyin Paşa, Süleymaniye Medresesi'nin banisi Hacı Süleyman Ağa ve Hayriyye adlı Yukarı Bakacak Medresesi'ni yaptıran Hacı Ali Ağa çıkmıştır.
Celâlî'nin şiir söylediği Yüksek Kahve, sitedeki Amasya'da kahvehane ve sohbet kültürü yazısında da anlatılmıştır. Osman Fevzi Olcay'ın hatıraları XX. yüzyıl başında Mustafa Bey Hamamı yakınında ve Selağzı'nda "yüksek kahve" diye anılan yerlerden söz eder; Cavit Güzel, bunların XVII. yüzyıldaki Yüksek Kahve ile aynı mekân olduğunu gösteren, ad benzerliği dışında bir veri bulunmadığını belirtir.
Şiiri
Celâlî'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Hüsameddin onun destanlar okuduğunu ve şiirler söylediğini yazar, ama tek bir dize aktarmaz. Cavit Güzel de 2020'de yayımladığı "Amasya'da Âşık Tarzı Destan Geleneği" makalesinde, Hüsameddin'in andığı âşıkların eserlerinden bir örnek bulunmadığını ve başka kaynaklarda yaptığı araştırmalarda da bunlara ulaşamadığını açıkça not eder. Güzel, Celâlî'yi XVII. yüzyılda saz şairi tanımlamasının belirginleştiği dönemin ilk destancı âşığı olarak görür. Ona göre şehzade sancağı olan Amasya'daki yeniçeri birlikleri ve şehirdeki Alevî-Bektaşî kültürü bu geleneği beslemiş, askerin moralini yükseltmeyi üstlenen âşıklar sanatlarını en çok kahvehanelerde icra etmiştir.
Hüsameddin'in "destânlar okur" ifadesi, Celâlî'nin kendi destanlarını mı yoksa halk arasında bilinen destanları mı okuduğunu ayırmaz. "Şi'irler söyler" sözü ise onun kendi şiirlerinin de bulunduğunu düşündürür. Hüsameddin'in onu doğrudan "sâz şâiri" diye nitelemesi, şairliğinin çağının hafızasında yer ettiğini gösterir. Sitedeki Amasya'da âşıklık geleneği ve Amasya türküleri ve uzun havalar yazıları Celâlî'yi, ondan sonra ün kazanan Cihâdî Ahmed Ağa ve Âşık Ahmed Çelebi ile birlikte bu geleneğin içinde anlatır.
Kaynakların Durumu
Celâlî hakkında Hüsameddin'den başka bağımsız bir kaynak bulunamamıştır; sonraki araştırmalar onun kaydını aktarır. Bu durum iki soruyu açık bırakır. İlki adla ilgilidir. Hüsameddin babasının maddesine "Türedi Hüseyin Ağa-Celâlî" başlığını verir; burada "Celâlî", XVII. yüzyılda devlete karşı ayaklananlar için kullanılan genel addır ve babanın Abaza Mehmed Paşa'nın yanında bulunmasını anlatır. Oğlun maddesi ise "Celâlî Mehmed Ağa" başlığıyla, Celâleddîn adlı kişilerin hemen arkasında, adın bir parçası gibi sıralanmıştır. Bu söz şairin saz şiirinde kullandığı bir mahlas olabileceği gibi, babasından geçen ya da kendi isyanına bağlanan bir lakap da olabilir. Şiirlerinden bir örnek bilinmediği için mahlas olup olmadığı doğrulanamamaktadır; bu sayfada ad, Hüsameddin'in başlığında olduğu gibi kullanılmıştır.
İkinci soru ölüm tarihidir. Hüsameddin idamı 1069 yılının cemaziyelahir ayına koyar; bu ay 1659 yılının Şubat sonundan Mart sonuna uzanır. Cavit Güzel'in makalesinde ve onu izleyen kimi yazılarda ise ölüm yılı 1658 olarak verilmiştir. Hicrî 1069 yılı Eylül 1658'de başladığı için bu fark, yılın miladî karşılığı hesaplanırken ortaya çıkmış olmalıdır; Hüsameddin'in verdiği ay esas alındığında doğru tarih 1659'dur.
Kronoloji
1031 (1621-22): Babası Türedi Hüseyin Ağa, Abaza Mehmed Paşa'ya katılır.
1058 (1648): Babası, Sivas valisi Vardar Ali Paşa'ya yardım ettiği gerekçesiyle idam edilir; Mehmed Ağa bir süre gözden düşer.
15 Rebîülevvel 1069 (11 Aralık 1658): Abaza Hasan Paşa, hükümet kuvvetlerini Ilgın'da yener.
23-24 Cemâziyelevvel 1069 (16-17 Şubat 1659): Abaza Hasan Paşa ve yanındaki paşalar Halep'te idam edilir.
Cemâziyelâhir 1069 (Şubat-Mart 1659): Celâlî Mehmed Ağa yakalanıp idam edilir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 8, s. 143-144 (e-kitap s. 521). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page521.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 8, s. 51-52 (e-kitap s. 493; "Türedi Hüseyin Ağa-Celâlî"). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page493.html
- Osman Fevzi Olcay, Amasya Hâtıraları: Bildiklerim, Gördüklerim, İşittiklerim ile Amasya, Amasya: Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2009, s. 34, 53 (Güzel 2020 aktarımıyla). amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Cavit Güzel, "Amasya'da Âşık Tarzı Destan Geleneği", Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim Dergisi, 9(3), 2020, s. 1089-1105. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1305244
- Mücteba İlgürel, "Köprülü Mehmed Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 26, Ankara 2002, s. 258-260. https://islamansiklopedisi.org.tr/koprulu-mehmed-pasa
