Amasyalıdır. Bâyezîd Paşa Mahallesi eşrâfından mîr-livâ [571] Murâd Beyzâde el-Hâc Mehmed Ağa’nın mahdûmudur. Sipâhi, Amasya kethüdâyeri iken Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa 1070 senesi muharreminde Amasya’ya geldikte dâiresine girip vekil-i harcı, ba’dehû sadâret kapıcılar kethüdâsı oldu.
1078’de dergâh-ı âlî kapıcıbaşlarından olup 1080 senesi şevvâlinde kethüdâ-yı sadr-ı âlî oldu. Ancak pek mülâyim olduğundan 1081 senesi şa’bânında ma’zûlen Amasya’ya gelip evkâf-ı Sultânîye mütevellîsi, 1082 recebi gurresinde Sivas vilâyeti mukâta’ât emini oldu.
1083’de Tokat voyvodası ve Amasya beytü’l-mâl emini, 1085 senesi cumâdelûlâsında sânîyen evkâf-ı Sultânîye mütevellîsi, 1086 zilka’desinde Zile voyvadası, 1088 senesi muharreminde sâlisen evkâf-ı Sultânîye mütevellîsi olarak Amasya’ya geldi. 1089 senesi şevvâlinde Ankebut Ahmed Paşa tarafından Amasya mütesellimi oldu.
1092’de Çengelli mevkiinde türeyen eşkiyânın def’ ve istîsâline me’mûr olup îfâ-yı vazife ederek ikinci defa Zile voyvadası oldu. 1094’de râbi’an [572] evkâf-ı Sultânîye mütevellîsi olup Amasya’ya geldi. Beş yıl Sultân Bâyezîd Evkâfını güzel idâre, câmii şerîfi müceddeden imâr ve ihyâ edib imârethâneyi işletdi.
1099 senesi cumâdelûlâsında ağır hasta olup cumâdelâhirenin yedinci günü vefât etdi. Merhûm tab’an nazif, mülâyim, ince sesli, fa’al, uzun boylu, güzel yüzlü olduğundan sadâret kethüdâlığında Fâzıl Ahmed Paşa buna kethüdâm diyecek yerde “Kadınım” derdi. Bu münâsebetle “Kadınım Ahmed Ağa” demekle meşhûr oldu. ⁶² Mahdûmları el-Hâc Mehmed, Mustafa Ağalardır.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Bâyezîd Paşa Mahallesi ileri gelenlerinden, sancak beyi Murâd Beyzâde Hacı Mehmed Ağa'nın oğludur. Sipahi ve Amasya kethüdâyeri iken Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa 1070 yılı muharreminde [1659] Amasya'ya gelince onun çevresine girdi; önce harç vekili, sonra sadrazam kapıcılar kethüdâsı oldu.
1078'de [1667-68] saray kapıcıbaşılarından olup 1080 yılı şevvalinde [1670] sadrazam kethüdâsı oldu. Ancak çok yumuşak huylu olduğundan 1081 yılı şabanında [1670-71] görevden alınarak Amasya'ya geldi ve Sultan vakıflarının mütevellisi oldu. 1082 recebinin başında [1671] Sivas vilâyeti mukataat emini oldu.
1083'te [1672-73] Tokat voyvodası ve Amasya beytülmal emini, 1085 yılı cemâziyelevvelinde [1674] ikinci kez Sultan vakıfları mütevellisi, 1086 zilkadesinde [1676] Zile voyvodası, 1088 yılı muharreminde [1677] üçüncü kez Sultan vakıfları mütevellisi olarak Amasya'ya geldi. 1089 yılı şevvalinde [1678] Ankebut Ahmed Paşa tarafından Amasya mütesellimi oldu.
1092'de [1681-82] Çengelli mevkiinde türeyen eşkıyayı def edip dağıtmakla görevlendirildi, görevini yerine getirerek ikinci kez Zile voyvodası oldu. 1094'te [1682-83] dördüncü kez Sultan vakıfları mütevellisi olup Amasya'ya geldi. Beş yıl Sultan Bâyezîd Vakfı'nı iyi yönetti, ulu camiyi yeniden onarıp canlandırdı ve imarethaneyi işletti.
1099 yılı cemâziyelevvelinde ağır hasta olup cemâziyelâhirin yedinci günü öldü. Merhum yaradılışça temiz, yumuşak huylu, ince sesli, çevik, uzun boylu ve güzel yüzlü olduğundan, sadrazam kethüdâlığında Fâzıl Ahmed Paşa ona "kethüdâm" demek yerine "Kadınım" derdi. Bu sebeple "Kadınım Ahmed Ağa" diye ünlendi. Oğulları Hacı Mehmed ve Mustafa Ağalardır.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- eşrâf: saygın, sözü geçen aileler
- mîr-livâ: sancak beyi
- kethüdâyeri: yerel askerî birliklerde kethüdânın yerine bakan görevli
- vekîl-i harc: giderlere bakan vekil
- kapıcılar kethüdâsı: kapıcıların başı
- dergâh-ı âlî kapıcıbaşısı: saray kapıcılarının başlarından biri
- evkâf-ı Sultânîye: padişah vakıfları; burada Sultan Bayezid'in Amasya vakıfları
- mukâta'ât emini: devlet gelirlerinin kiraya verildiği birimlere bakan görevli
- beytü'l-mâl emini: mirasçısı olmayan kişilerin mallarını yöneten görevli
- mütesellim: sancak beyinin yerine, onun adına yönetimi yürüten kişi
- nazîf: temiz
- müceddeden imâr: yeniden onarım
- imârethâne: yoksullara yemek verilen hayır kurumu
- kuyûd-ı vakfiyye: vakıf kayıtları
Sultan Bayezid Külliyesi ve Mütevelli Ahmed Ağa
Ahmed Ağa'nın dört kez yönettiği "Sultan vakıfları", Amasya'da Yeşilırmak kıyısındaki II. Bayezid Camii ve Külliyesi'ne bağlı vakıflardır. Külliyenin ortasında cami, sağında medrese, solunda aşhane-imaret ile tabhane bulunur. Üç parçalı inşa kitabesine göre cami Temmuz 1486'da tamamlanmıştır. Hüsameddin ise inşaatın Eylül 1481'de başladığını ileri sürer.
Hüsameddin'in külliyeyle ilgili tespitleri bugün de kaynak olarak anılır. Ona göre cami, Kasım 1590 depreminde büyük ölçüde zarar görmüş, 1079'daki (1668-69) depremde kubbeler yıkılmış, iki minare eğilmiştir. TDV maddesine göre bu zararları mütevelli Merzifonlu İbrahim Ağa bir yıl içinde gidermiştir. Ahmed Ağa'nın 1094'ten sonraki beş yıllık mütevelliliği bu onarımlardan sonraki döneme düşer. Hüsameddin onun camiyi yeniden onarıp canlandırdığını yazar; ancak ansiklopedi maddesindeki onarım dökümünde Ahmed Ağa'nın adı geçmez. Bunun onarımın küçük çaplı olmasından mı, dökümün seçici olmasından mı kaynaklandığı belli değildir.
Görevler ve Zaman Sırası
Maddedeki görev dizisi, yerel bir ayanın taşra ile merkez arasında nasıl dolaştığını gösterir. Ahmed Ağa sancakta mütevelli, beytülmal emini, mukataat emini, voyvoda ve mütesellim olarak görev almış, bir yandan da sadrazam kethüdâlığı gibi merkezî bir göreve yükselmiştir. Tarihler Fâzıl Ahmed Paşa'nın Amasya'ya gelişiyle (1070) başlar ve paşanın 1087'deki ölümünden (3 Kasım 1676) sonra da sürer. Mütesellimliği veren Ankebut Ahmed Paşa, Hüsameddin'in 1-4. ciltte 1066'da Amasya mutasarrıfı olarak andığı kişidir; Girit'te beylerbeyi olan bu paşa 1680'de ölmüştür.
Çengelli mevkiinin yeri ve 1092'deki eşkıya olayı hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Murâd Beyzâde Hacı Mehmed Ağa hakkında da başka bilgi bulunamadı.
"Kadınım Ahmed Ağa" Lakabı
Lakabın hikâyesi Hüsameddin'e aittir: Fâzıl Ahmed Paşa, yumuşak huylu, ince sesli ve güzel yüzlü kethüdâsına "kethüdâm" yerine "Kadınım" demiştir. Başka bir kaynakta bu lakap bulunamadı; rivayetin dayanağı doğrulanamadı.
Yukarı Savâdiye Mescidi
Hüsameddin'in dipnotuna göre vakfiye kayıtlarından Ahmed Ağa'nın Yukarı Savâdiye Mahallesi'nde bir mescidi ve yanında bir çeşmesi olduğu anlaşılmıştır. Aynı dipnotta, mescidin imamı Hâfız Abdurrahim Efendi'nin 1206 şabanında [1792] çocuksuz ölmesi üzerine Hâfız Ali Efendi'nin imam olduğu da yazılıdır. XIX. yüzyıl ortasında Amasya mahalleleri arasında Aşağı Savadiye de sayılır; bugün Merkez'de Savadiye Mahallesi vardır. Mescit ve çeşmenin bugünkü durumu hakkında kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Bâyezîd Paşa Mahallesi bugün Beyazıtpaşa Mahallesi adıyla anılır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 178–179. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 1-4. Cilt (Amasya mutasarrıfları bölümü, s. 580).
Akademik çalışmalar
Kitaplar
Diğer kaynaklar
- "XIX. Yüzyıl Ortalarında Amasya Şehrinin Sosyo-Ekonomik Yapısı", akademik makale.
- Amasya Merkez mahalleleri listesi. Erişim 2026.