İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Efendi-Müftü Şeyh

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 186 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Gümüşlüdür. Osmân’ın oğlu olup Amasya’da Müftü Hızır Efendi’den ikmâl-ı tahsîl ederek Gümüş’e avdetle ders-i âm oldu. Fazilet-i ilmiyye ile iştihârına binâ’en orada Halîl Paşa Medresesi müderrisi Şemseddîn Ahmed Efendi tekkesi şeyhi sonra Gümüş müftüsü olduğu halde 1116 senesinde dâr-ı na’îme irtihâl etdi.

Meşâhîr-i ulemâ ve meşâyîhten olup sâlih, müteşerri’ bir zât idi. Mahdûmu Osmân Efendi de ulemâdandır. Bunun mahdûmu Mehmed Efendi ibtidâ Gümüş müftüsü olmuşdu. Sonra İstanbul’a gidip, Gelibolu müftüsü olduğu halde vefât etdi. Bunun mahdûmları Şeyhülislâm Ahmed Efendi ile mevâlîden Abdullah, Abdurrahim Efendilerdir. Osmân Efendizâde Abdullah Efendi’nin mahdûmu da Osmân Efendi’dir. Bunlara “Gümüşlü Müftüzâdeler” dendi. [596]

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Gümüşlüdür. Osman'ın oğludur. Amasya'da Müftü Hızır Efendi'nin yanında öğrenimini tamamlayıp Gümüş'e döndü ve herkese açık ders verdi. İlmindeki üstünlükle ün kazandığı için orada Halîl Paşa Medresesi müderrisi, Şemseddîn Ahmed Efendi Tekkesi şeyhi, sonra da Gümüş müftüsü iken 1116'da [1704-05] vefat etti.

Tanınmış âlimlerden ve şeyhlerden olup dindar, şeriata bağlı bir kimseydi. Oğlu Osman Efendi de âlimlerdendir. Onun oğlu Mehmed Efendi önce Gümüş müftüsü olmuştu. Sonra İstanbul'a gidip Gelibolu müftüsü iken vefat etti. Mehmed Efendi'nin oğulları Şeyhülislâm Ahmed Efendi ile mevâlîden (yüksek rütbeli ilmiye mensubu) Abdullah ve Abdurrahim Efendilerdir. Osman Efendizâde Abdullah Efendi'nin oğlu da Osman Efendi'dir. Bunlara "Gümüşlü Müftüzâdeler" denildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • ikmâl-i tahsîl: öğrenimi tamamlamak
  • ders-i âm: herkesin katılabildiği açık ders
  • müderris: medresede ders veren öğretmen
  • dâr-ı na'îm'e irtihâl etmek: ölmek ("nimet yurduna göçmek")
  • müteşerri': şeriata uyan, dinî kurallara bağlı
  • mevâlî: ilmiye sınıfının üst basamağındaki kadı ve müderrisler
  • şeyhülislâm: Osmanlı'da ilmiye teşkilatının başı

Gümüş'teki Medrese

Metinde adı geçen Halîl Paşa Medresesi bugünkü Gümüşhacıköy'e bağlı Gümüş bucağındadır ve Halîliye Medresesi adıyla da anılır. Medrese 1413-1415 yılları arasında Beylerbeyi Hacı Halil Paşa'nın yaptırdığı bir yapıdır. Amasyalı Kutlubeyzâdeler ailesinden Kadı Ahmed'in oğlu olan Halil Paşa, 1403-04'te Çelebi Sultan Mehmed tarafından Gümüş'teki gümüş madeni eminliğine atanmış, 1413'te de beylerbeyi payesini almıştır. Vakfiyenin aslı günümüze ulaşmamıştır. Ancak 1662 tarihli bir mahkeme kararında, medresenin giderleri için Gümüş ve İskilip çevresinde bazı arazilerin vakfedildiği belirtilir.

Osmanlı döneminin sonlarına doğru medrese asıl işlevini kaybetmiş ve tekke gibi kullanılmıştır. Avlusunda, Cumhuriyet döneminde burada oturduğu bilinen Erzurumlu Gülzâde Şeyh İbrâhim Hakkı Efendi'nin (ö. 1976) kabri bulunur. Ansiklopedi maddesinin yazıldığı sırada yapı onarıma muhtaç durumdaydı ve daha çok ziyaretgâh olarak anılıyordu. Metindeki Ahmed Efendi'nin bu medresede müderrislik yapması, yapının 1700 dolaylarında hâlâ ders verilen bir medrese olduğunu düşündürür. Adı geçen Şemseddîn Ahmed Efendi Tekkesi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Müftüzâde Şeyhülislâm Ahmed Efendi

Hüsâmeddin'in aile ağacındaki "Şeyhülislâm Ahmed Efendi" büyük olasılıkla 18. yüzyılın sonunda şeyhülislâmlık yapmış Müftîzâde Ahmed Efendi'dir. Ansiklopedi maddesine göre bu zat, adını Gelibolu müftüsü olan babasından almıştır; Hüsâmeddin de Mehmed Efendi'nin Gelibolu müftüsü olarak öldüğünü yazar. Müftîzâde Ahmed Efendi 1772 Rus seferine ordu kadısı olarak katılmış, 10 Şubat 1786'da şeyhülislâm olmuş, 24 Kasım 1787'de, Rusya ile savaşa girilmesine karşı çıkıp hatalı bulduğu karar nedeniyle azlini istemiş ve görevden ayrılmıştır. 10 Kasım 1791'de ölüp Üsküdar'da Havuzdibi'ne gömülmüştür. Maddede Gümüş'ten söz edilmediği için eşleştirme babanın görevine dayanır ve kesin kabul edilmemelidir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 186–186. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

6. Cilt içindekiler