Amasyalıdır. Esbak tezkire-i sadr-ı âlî Hayreddînzâde Mehmed Efendi’nin mahdûmudur. Buna “Aynîzâde” dahi dendi. Bâb-ı âlîye girip terbiye gördü. Kara İbrâhim Paşa’nın sadâretinde sâhib-i kelâm olup onun azl ve i’dâmında menkûbâne yaşadı.
Ba’dehû Merzifonî Hacı Ali Paşa’nın sadâretinde arpa emini [598] oldu. 1104’de sadr-ı müşârün-ileyhin azlinden az sonra ma’zûl olup Amcazâde Hüseyin Paşa’ya divân kâtibi, 1109’da müşârün-ileyhin sadâretinde yeniçeri kâtibi oldu.
1113’de bu kitâbetden azline binâ’en cizye muhâsebecisi olup 1114’de Daltaban Mustafa Paşa’nın sadâretinde sâhib-i nüfûz oldu. 1114 senesi ramazânın altıncı günü sadr-ı müşârün-ileyhin azl ve katlinde bu da azl ve habs ve müsâdere edildikten sonra Amasya’ya nefyen geldi.
Çünkü Daltaban Mustafa Paşa ile sâhib-i terceme sadr-ı esbak Kara İbrâhim Paşa’nın dâ’iresinde beraberdiler. Bunun için araları iyi idi. Paşa’nın nekbeti buna da sirâyet etdi. 1117 senesi evâ’ilinde Amasya’da vefât etdi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Eski sadrazam tezkirecisi Hayreddînzâde Mehmed Efendi'nin oğludur. Ona "Aynîzâde" de denildi. Babıâli'ye girip yetişti. Kara İbrâhim Paşa'nın sadrazamlığında sözü dinlenen biri oldu; paşanın görevden alınıp öldürülmesinden sonra sıkıntılı bir hayat yaşadı.
Daha sonra Merzifonlu Hacı Ali Paşa'nın sadrazamlığında arpa emini oldu. 1104'te [1692-93] adı geçen sadrazamın görevden alınmasından kısa süre sonra kendisi de görevden alındı; Amcazâde Hüseyin Paşa'ya divan kâtibi, 1109'da [1697-98] yine onun sadrazamlığında yeniçeri kâtibi oldu.
1113'te [1701-02] bu kâtiplikten alınınca cizye muhasebecisi oldu. 1114'te [1702-03] Daltaban Mustafa Paşa'nın sadrazamlığında nüfuz sahibi oldu. 1114 senesi ramazanının altıncı günü adı geçen sadrazamın görevden alınıp öldürülmesinde bu da görevden alındı, hapsedildi ve malına el konuldu; sonra sürgün olarak Amasya'ya geldi.
Çünkü Daltaban Mustafa Paşa ile bu maddenin sahibi, eski sadrazam Kara İbrâhim Paşa'nın çevresinde birlikteydiler. Bu yüzden araları iyiydi. Paşa'nın talihsizliği buna da bulaştı. 1117 yılı başlarında [1705] Amasya'da vefat etti.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- tezkire-i sadr-ı âlî: sadrazamın yazışma ve belgelerini hazırlayan görev, sadrazam tezkirecisi
- Bâb-ı âlî: sadrazam kapısı, hükümet merkezi
- sâhib-i kelâm: sözü geçen, sözü dinlenen kişi
- azl ve i'dâm: görevden alınma ve idam edilme
- menkûbâne: felakete uğramış biri olarak, sıkıntı içinde
- arpa emini: ordu ve saray için arpa temininden sorumlu memur
- cizye muhâsebecisi: gayrimüslimlerden alınan vergi (cizye) hesaplarını tutan kâtip
- müsâdere: mala devlet adına el koyma
- nefyen: sürgün olarak
- nekbet: talihsizlik, uğursuzluk
- sâhib-i terceme: hakkında yazılan kişi (bu madde sahibi)
Daltaban Mustafa Paşa'nın Sadareti
Hayreddînzâde Ahmed Efendi'nin kariyeri, Hüsâmeddin'in anlatışında bağlı olduğu paşaların talihine göre inip çıkar: Hacı Ali Paşa ile Amcazâde Hüseyin Paşa döneminde kâtiplik ve emînlik yapmış, Daltaban Mustafa Paşa'nın düşüşüyle sürgüne gitmiştir. Daltaban Mustafa Paşa'ya ilişkin ansiklopedi maddesine göre Mustafa Paşa Manastır'da doğmuş, genç yaşta Sadrazam Kara İbrâhim Paşa'ya bağlanmış, 27 Eylül 1702'de Amcazâde Hüseyin Paşa'nın yerine sadrazam olmuştur. Bu bilgi, Hüsâmeddin'in iki paşayı aynı çevreden saymasıyla uyuşur.
Aynı maddeye göre sadrazamlığı çeşitli saray entrikalarına sahne olmuş, Yeniçeri Ocağı'nı tahrik edici tutumu ve Karlofça Antlaşması'nın açık maddelerine rağmen el altından savaş hazırlığına girişmesi saraydaki düşmanlarını harekete geçirmiştir. Râmi Mehmed Paşa ile Şeyhülislâm Feyzullah Efendi'nin kurduğu bir planla Sultan II. Mustafa tarafından görevden alınmış ve 10 Ramazan 1114'te (28 Ocak 1703) öldürülmüştür. Hüsâmeddin bu olayı ramazanın altıncı gününe tarihler. İki tarih arasındaki dört günlük fark kaynakların ayrışmasından ya da yazım hatasından doğmuş olabilir, hangisinin doğru olduğu bu okumalarla belirlenemedi. Hüsâmeddin'in "Daltaban" lakabının hikâyesini vermemesine karşılık ansiklopedi maddesi, paşanın kılık değiştirerek şehirde yaya gezmesi ve hızlı hareketi nedeniyle bu adla anıldığını yazar. İstanbul'da Koska semtinde bir çeşmesi ile adını taşıyan bir sokak, Daltaban Yokuşu, bugün de bilinir.
Hayreddînzâde Ahmed Efendi, babası Mehmed Efendi, Aynîzâde lakabı ve Amasya'ya sürgünü hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 186–186. amasya.bel.tr
- Abdülkadir Özcan, "Daltaban Mustafa Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 8, TDV İslâm Araştırmaları Merkezi, 1993, s. 433–434. https://islamansiklopedisi.org.tr/daltaban-mustafa-pasa