İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Efendi-Müftüzâde el-Hâc

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 194 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Merzifonludur. Oranın müftüsü el-Hâc Mehmed Efendi’nin mahdûmudur. Amasya’da İğnecizâde Fâzıl Abdullah Sânî Efendi’den ikmâl-i tahsîl edib Merzifon’da ders-i âm oldu. Yıllarca tedrîs-i ulûm edib sonra Sultânîye-i Merzifon müderrisi oldu. [625]

İstanbul’da Anadolu kazaskeri olan Merzifonlu Dürrî Mehmed Efendi’nin himmeti ile 1139’da kadı olup 1146’da Gümüşhane kazâsından münfasılen Merzifon’da görüldü. Dürrî Mehmed Efendi’nin 1147 senesi cumâdelâhiresinde Şeyhülislâm olması üzerine Tokat mevleviyyetiyle dâhil-i silk-i mevâlî oldu. 1150 senesinde vefât etdi. Ulemâ-yı mevâlîden idi. Mahdûmu Abdurrahman Efendi’dir.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Merzifonludur. Oranın müftüsü Hacı Mehmed Efendi'nin oğludur. Amasya'da İğnecizâde Fâzıl Abdullah Sânî Efendi'den öğrenimini tamamlayıp Merzifon'da genel ders verme yetkisi aldı. Yıllarca ilim öğrettikten sonra Merzifon Sultânî Medresesi'nin müderrisi oldu.

İstanbul'da Anadolu kazaskeri olan Merzifonlu Dürrî Mehmed Efendi'nin aracılığıyla 1139'da [1726-27] kadı oldu; 1146'da [1733-34] Gümüşhane kadılığından ayrılmış olarak Merzifon'da görüldü. Dürrî Mehmed Efendi'nin 1147 [1734-35] yılı Cumâdelâhire ayında şeyhülislâm olması üzerine Tokat mevleviyetiyle mevâlî sınıfına girdi. 1150'de [1737-38] vefat etti. Mevâlî ulemâsındandı. Oğlu Abdurrahman Efendi'dir.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mahdûm: oğul
  • ikmâl-i tahsîl: öğrenimi tamamlama
  • ders-i âm: herkese açık ders verme yetkisi olan müderris unvanı
  • tedrîs-i ulûm: ilimleri öğretme
  • himmet: yardım, aracılık
  • münfasılen: görevden ayrılmış olarak
  • mevleviyet: büyük kadılık; bu rütbedekilere "mevâlî" denirdi
  • dâhil-i silk-i mevâlî: mevâlî sınıfına girmiş
  • ulemâ-yı mevâlî: büyük kadılık rütbesine ulaşmış âlimler

Himaye Eden Dürrî Mehmed Efendi

Metindeki Dürrî Mehmed Efendi, on sekizinci yüzyılda altı şeyhülislâm yetiştiren Dürrîzâdeler ailesinin ilk ismidir. Ansiklopedi kaydına göre Süleymaniye müderrisiyken kadılık mesleğine geçmiş, sırasıyla Mısır, Mekke ve İstanbul kadılığında bulunmuş, 1726'da Anadolu kazaskeri olmuştur. Bu tarih, Hüsameddin'in Müftüzâde Ahmed Efendi'nin 1139'da kadı olduğunu söylemesiyle örtüşür: 1139 yılı 1726-27'ye denk gelir. Aynı kayıtta Dürrî Efendi'nin kadıların şikâyeti üzerine bu görevden alındığı da yazılıdır; yani Müftüzâde'nin kadılığa getirildiği yıl, Dürrî Efendi'nin kazaskerlik görevinin ilk dönemine rastlar.

Ansiklopedi kaydı Dürrî Mehmed Efendi'nin 3 Cemâziyelâhir 1147'de (31 Ekim 1734) şeyhülislâm olduğunu verir; Hüsameddin'in "1147 senesi cumâdelâhiresi" ifadesi bununla tam uyuşur. Kayıtta Dürrî Efendi'nin Merzifonlu olduğuna dair bir ifade yoktur; babasının adı İlyas Efendi olarak geçer. Hüsameddin'in "Merzifonlu" demesi, ya Dürrî Efendi'nin aile kökenine ya da aynı adı taşıyan başka bir kişiye ilişkin olabilir; bunu çözecek başka bir kaynak bulunamadı. Dürrî Efendi 1736'da felç geçirmiş, 13 Nisan 1736'da görevden alınmış ve Yeşilkapı Mezarlığı'na gömülmüştür. Müftüzâde Ahmed Efendi ise Dürrî Efendi'nin görevden alınışından yaklaşık iki yıl sonra, 1150'de vefat etmiştir.

Mevleviyet Rütbesi

Tokat mevleviyeti, Osmanlı ilmiye sınıfında büyük kadılık basamaklarından biriydi; bu rütbeyi alan kişi "mevâlî" zümresine girmiş sayılırdı. Müftüzâde Ahmed Efendi bu rütbeyi, kendisini destekleyen kişinin şeyhülislâmlığa yükseldiği yıl almıştır. Oğlu Abdurrahman Efendi ve ailenin sonraki durumuna dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. İğnecizâde Fâzıl Abdullah Sânî Efendi için de ayrıca kaynak bulunamamıştır.

Kaynakça

6. Cilt içindekiler