Amasya a’yânından ve Mehmed Paşa bin Hızır Paşa ahfâdından el-Hâc Ali Bey bin el-Hâc Ahmed Bey bin Kurd Mehmed Bey’in mahdûmudur. Pederinin 1145 senesi evâ’ilinde vefâtı üzerine Hızır ve Mehmed Paşalar evkâfına mütevellî oldu.
Fakat amcâzâdesi Hüseyin Bey bin Mehmed Bey bin el-Hâc Ahmed Bey’in tevliyet iddiasına binâ’en tevliyeti, mahdûmu Ali Bey’e kasr-ı yed ve ferâgat edib 1155’de vefât etdi. On yıl kadar mütevellî olup meclis-i a’yân ve hâciyân azâsı olmuş kerîm, halîm hânedân idi.
Diğer meşâhîr-i a’yândan Peçelizâde el-Hâc Ahmed Bey bin Hasan Paşa da bu esnâda vefât etdi. Pervâne Bey Mahallesi hânedânından kerîm, sofrası küşâde, me’ârif-perver bir zât idi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasya ayanındandır. Mehmed Paşa'nın, onun babası Hızır Paşa'nın torunlarından Hacı Ali Bey'in oğludur; Ali Bey, Hacı Ahmed Bey'in, o da Kurd Mehmed Bey'in oğludur. Babasının 1145 [1732-33] yılı başlarında vefat etmesi üzerine Hızır Paşa ve Mehmed Paşa vakıflarına mütevelli oldu.
Fakat amcazadesi Hüseyin Bey (Mehmed Bey'in, onun da Hacı Ahmed Bey'in oğlu) mütevelliliği kendisine ait olduğunu ileri sürdü. Bunun üzerine mütevelliliği oğlu Ali Bey'e devredip elini çekti ve 1155'te [1742-43] vefat etti. On yıl kadar mütevelli olmuş, hacılar ve ayan meclisi üyeliği yapmış, cömert, yumuşak huylu, köklü bir aileden gelen biriydi.
Ayanın tanınmışlarından Hasan Paşa'nın oğlu Peçelizâde Hacı Ahmed Bey de bu sırada vefat etti. Pervane Bey Mahallesi'nin köklü ailelerinden, cömert, sofrası açık, ilim ve irfanı destekleyen bir kişiydi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- ahfâd: torunlar, soyundan gelenler
- evkâf: vakıflar
- mütevellî: vakfı yöneten kişi
- tevliyet: mütevellilik
- amcazâde: amcanın oğlu
- kasr-ı yed ve ferâgat: elini çekme ve hakkından vazgeçme
- meşâhîr-i a'yân: ayanın tanınmışları
- kerîm: cömert, soylu
- halîm: yumuşak huylu
- sofrası küşâde: sofrası açık, misafirperver
- me'ârif-perver: ilim ve irfanı destekleyen
Hızır Paşa ve Mehmed Paşa Vakıfları
Maddede adı geçen Mehmed Paşa, Hızır Paşazâde Mehmed Paşa'dır. Ansiklopedi kaydına göre Sultan II. Bayezid'in veziri ve Şehzade Ahmed'in lalası olup 900'de (1495) ölmüştür. Amasya'da Yeşilırmak yakınında, bugün de onun adını taşıyan mahallede bir külliye yaptırmıştır. Caminin kitabesine göre inşası 891 yılı Muharreminde (Ocak 1486) tamamlanmıştır. Külliye cami, medrese, imaret, türbe, tabhâne, zâviye, çeşme ve hazireden oluşmuş; bugüne yalnız cami, ona bağlı kanat mekânlar ve türbe ulaşmıştır. Cami ve türbe 1939 depreminde zarar görmüş ve Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılmıştır.
Hüsameddin'in anlattığı mütevelli tartışması (Ahmed Bey'in amcazadesiyle arasındaki iddia ve oğluna devir), bu külliyenin ve Hızır Paşa soyunun vakıflarının on sekizinci yüzyılın ortasında hâlâ aile içinde yönetildiğini gösterir. Kitabe kayıtlarında 1863-64 (1280) yılındaki onarımın Mahmud Beyzâde Mehmed Bey tarafından yaptırıldığı yazılıdır; bu kişi ile bu maddedeki aile arasında bir bağ kurulup kurulamayacağı kaynaklardan anlaşılamadı. Mütevelliliğin amca çocukları arasında iddiaya konu olması, vakıf yönetiminin ailede önemsenen bir görev olduğunu düşündürür; ancak çekişmenin ayrıntılarını veren başka bir kayda rastlanmadı. Yaklaşık on yıllık mütevellilik süresi, 1145 ile 1155 yılları arasına denk gelir.
Aile ve Mahalle
Ahmed Bey'in soyu Kurd Mehmed Bey'e kadar sayılır. Metin, bu soyun Mehmed Paşa ve Hızır Paşa ile bağını yalnızca "ahfâdından" sözüyle belirtir; ara halkalar yazılmamıştır. Maddenin son paragrafında anılan Peçelizâde Hacı Ahmed Bey'in Pervane Bey Mahallesi'ne bağlanması, Amasya'daki ayan ailelerinin mahalle temelinde tanındığını gösterir. Peçelizâde ailesi ve Kurdzâde ailesi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça