Amasyalıdır. Hacı Feyzullah Mehmed Ağa bin el-Hâc Feyzullah Efendi bin İsmâil Efendi’nin mahdûmudur.⁷¹ Genç bir yeniçeri iken Çorlulu Ali Paşa’ya 1112’de silahdârlığında intisâb ederek müşârün-ileyhe kendisini beğendirdi. Sonra teveccüh ve itimâdını kazanıp 1118’de Paşa sadr-ı ‘azâm oldukta hazinedârı ⁷² ve ba’dehû [623] dâmâdı oldu. 1123’de paşanın vefâtında Amasyalı Kapıcızâde el-Hâc Ahmed Paşa’nın dâiresine intisâb edib 1125’de Hacı Ahmed Paşa’nın İstanbul kâim-makâmlığında silâhdar ağası ve kapıcıbaşı oldu. 1131’de Kamâme Kilisesinin tamirine mübâşir ve nâzır olup Kudüs-i şerîfe gitdi.
1132’de avdet edib gurebâ-yı yesâr bölük ağası ba’dehû gurebâ-yı yemîn ağası oldu. Bu esnâda Şehzâde Sultân Mahmûd’a gizlice intisâb ederek müşârün-ileyhin teveccühâtını kazandı. 1143 senesi rebîülevvelinde sultân-ı müşârün-ileyhin cülûsu ile ikbâli parladı. Uhdesindeki semen-i hisse-i ferâşeti sultân-ı müşârün-ileyhe teberrüken ferâgat etdi. ⁷³
1143 senesi cumâdelûlâsında Başbâkî kulu, recebinde çavuşbaşı olup, 1144 senesi rebîülevvelinde Topal Osmân Paşa’nın sadâretinde kethüdâ-i sadr-ı âlî oldu. Ancak Hâkimzâde Ali Paşa, sene-i mezbûrenin ramazânında sadr-ı a’zam oldukta zilka’desinde infisâl eylediyse de 1145 senesi şa’bânında ikinci defa kethüdâ-i sadr-ı âlî oldu.⁷⁴ [624]
1148 senesi muharreminde vezâretle şeyhü’l-harem ve Cidde vâlîsi olup Hicâz kıt’asına gitdi. 1148’de Mekke-i mükerremede mücâvir olan Amasyalı el-Hâc Ahmed Efendi’nin vazife-i yevmiyesini otuz para zam ile altmış paraya çıkardı.⁷⁵ 1149 senesi zilhiccesinde menâsik-i haccı ba’de’l-îfâ, 1150 senesi muharreminde Mekke-i mükerremede vefât etdi. Müdebbir, âl-i himmet, basiret-kâr idi.
Beyoğlu’nda Hüseyin Ağa Mahallesi’nde bir çeşmesi olup mahdûmları el-Hâc Ali Paşa ile ricâlden Feyzullah, Veliyüddîn, İsmâil Beylerdir. Kethûdası da Amasyalı Hacı Feyzullahzâde el-Hâc Hüseyin Ağa bin İsmâil Efendi bin el-Hâc Feyzullah Efendi idi. Bunun sâye-i ikbâlinde Amasya’da Hacı Feyzullahzâde sülâlesi temâyüz etdi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Hacı Feyzullah Mehmed Ağa'nın oğludur; Mehmed Ağa, Hacı Feyzullah Efendi'nin, o da İsmâil Efendi'nin oğludur. Genç bir yeniçeriyken 1112'de [1700-01] Çorlulu Ali Paşa'nın silahdarlığı sırasında ona bağlandı ve kendisini ona beğendirdi. Sonra paşanın ilgisini ve güvenini kazandı; paşa 1118'de [1706-07] sadrazam olunca onun hazinedarı, daha sonra da damadı oldu. 1123'te [1711] paşanın ölümü üzerine Amasyalı Kapıcızâde Hacı Ahmed Paşa'nın çevresine girdi. 1125'te [1713] Hacı Ahmed Paşa'nın İstanbul kaymakamlığı sırasında silahdar ağası ve kapıcıbaşı oldu. 1131'de [1718-19] Kıyame (Kamâme) Kilisesi'nin onarımına görevli ve denetçi olarak atanıp Kudüs'e gitti.
1132'de [1719-20] geri dönüp gurebâ-yı yesâr (sol garipler) bölük ağası, sonra gurebâ-yı yemîn (sağ garipler) ağası oldu. Bu sırada Şehzade Sultan Mahmûd'a gizlice bağlanıp onun ilgisini kazandı. 1143 [1730-31] yılı Rebîülevvel ayında adı geçen sultanın tahta çıkmasıyla talihi parladı. Elindeki ferâşet payının bedelinden, adı geçen sultana armağan olarak vazgeçti.
1143 yılı Cumâdelûlâ ayında Başbâkî kulu, Receb ayında çavuşbaşı oldu. 1144 [1731-32] yılı Rebîülevvel ayında Topal Osmân Paşa'nın sadrazamlığı sırasında sadrazam kethüdası oldu. Ancak Hâkimzâde Ali Paşa aynı yılın Ramazan ayında sadrazam olunca Zilkade ayında görevden ayrıldı; yine de 1145 [1732-33] yılı Şa'bân ayında ikinci kez sadrazam kethüdası oldu.
1148 [1735-36] yılı Muharrem ayında vezirlik rütbesiyle şeyhülharem ve Cidde valisi olup Hicaz bölgesine gitti. 1148'de Mekke'de komşu (mücavir) olarak bulunan Amasyalı Hacı Ahmed Efendi'nin günlük ödeneğini otuz para artırarak altmış paraya çıkardı. 1149 [1736-37] yılı Zilhicce ayında hac görevlerini tamamladıktan sonra, 1150 [1737-38] yılı Muharrem ayında Mekke'de vefat etti. Tedbirli, gayretli ve ileriyi gören biriydi.
İstanbul Beyoğlu'nda Hüseyin Ağa Mahallesi'nde bir çeşmesi vardır. Oğulları Hacı Ali Paşa ile devlet adamlarından Feyzullah, Veliyüddîn ve İsmâil Beylerdir. Kethüdası da Amasyalı Hacı Feyzullahzâde Hacı Hüseyin Ağa idi; bu kişi İsmâil Efendi'nin oğludur, İsmâil Efendi de Hacı Feyzullah Efendi'nin oğludur. Onun nüfuzu sayesinde Amasya'da Hacı Feyzullahzâde sülalesi öne çıktı.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- intisâb etmek: bağlanmak, himayesine girmek
- müşârün-ileyh: adı geçen, sözü edilen kişi
- silahdâr: silahları taşıyan ve efendisinin yakın hizmetinde bulunan görevli
- hazinedâr: hazine görevlisi, mal işlerine bakan
- kâim-makâm: kaymakam, vekil
- kapıcıbaşı: saray kapıcılarının başı
- mübâşir ve nâzır: işi başlatıp yürüten görevli ve denetçi
- gurebâ bölükleri: kapıkulu atlı askerinin bölükleri; "yesâr" sol, "yemîn" sağ demektir
- cülûs: padişahın tahta çıkması
- ikbâl: talih, yükseliş
- ferâşet: kaynakta geçen bir gelir payı terimi; kesin karşılığı doğrulanamadı
- kethüdâ-i sadr-ı âlî: sadrazamın kethüdası, yani kâhyası ve en yakın yardımcısı
- infisâl: görevden ayrılma
- şeyhülharem: Hicaz'daki Harem-i şerifin idaresiyle ilgili üst görevli unvanı
- mücâvir: kutsal şehirde komşu olarak, yani ilim ya da ibadet için yerleşmiş kişi
- vazife-i yevmiye: günlük ödenek
- menâsik-i hac: hac ibadetinin görevleri
- müdebbir, basiret-kâr: tedbirli, ileriyi gören
Çorlulu Ali Paşa'nın Çevresinde Yükseliş
Hüsameddin bu zatın yükselişini Çorlulu Ali Paşa'ya bağlar. Ansiklopedi kaydına göre Çorlulu Ali Paşa 15 Ekim 1700'de silahdarlığa atanmıştır; bu tarih metindeki 1112 yılına denk gelir. Aynı kayıtta Ali Paşa 3 Mayıs 1706'da sadrazam olur, Haziran 1710'da azledilir ve 26 Aralık 1711'de (16 Zilkade 1123) Midilli'ye sürüldükten sonra idam edilir. Metindeki 1118 ve 1123 tarihleri bu kayıtla örtüşür. Çorlulu Ali Paşa 1708'de II. Mustafa'nın kızı Emine Sultan ile evlenmiştir; Hüsameddin'in "damadı oldu" demesinin hangi evliliğe dayandığını anlatan başka bir kayda rastlanmadı.
Hüsameddin'in "hazinedâr" ifadesi dipnotta bir vakıf belgesiyle desteklenir: Çorlulu Ali Paşa vakfiyelerinde "sadrazamın hazinedarı Ahmed Ağa bin Mehmed" yazılıdır. Yazar, bu kişinin Amasyalı olduğunu Ayasofya mahzenindeki yeniçeri defterinde "Ahmed Mehmed Amasya" kaydının üzerine yazılmış "Hacı Feyzullahzâde Gül Ahmed Ağa" notundan çıkarır; ferâşet defterinde de kişi "Amasyavî Ahmed Ağa" olarak geçer. Bu dipnotlar, madde başlığındaki "Gül" künyesinin kaynağını gösterir.
Sultan Mahmud'un Tahta Çıkışı ve Kethüdalık
Metindeki 1143 yılının Rebîülevvel ayı, I. Mahmud'un tahta çıktığı 1730 sonbaharına denk gelir. Topal Osmân Paşa'nın sadrazamlığı ise ansiklopedi kaydına göre 10 Eylül 1731'de başlamış ve yaklaşık altı ay sürmüştür; bu da metindeki 1144 Rebîülevvel tarihiyle uyuşur. Ansiklopedi kaydı bu sadrazamın Mora kökenli, Bekir Ağa'nın oğlu olduğunu belirtir. Dolayısıyla bu Topal Osmân Paşa ile 638. maddedeki Köprülü Topaloğlu Osmân Paşa'nın aynı kişi olduğu söylenemez.
74 numaralı dipnot, ilk kethüdalığın kısa sürmesinin ve ardından yeniden göreve getirilmenin nedenini açıklar. Buna göre sadrazam Hâkimzâde Ali Paşa, "sahibi terceme" olarak anılan bu zatın kayınpederi Çorlulu Ali Paşa'dan gördüğü sitem yüzünden onunla iyi geçinmiyordu; İstanbul'a gelişinin ardından onu görevden aldırdı. Padişah ise Ali Paşa'ya rağmen onun kethüdalığını uygun gördü. Yazarın bu açıklaması, padişahın ona gösterdiği teveccühü ortaya koyar.
Ferâşet payından vazgeçme olayı da bir dipnotla desteklenir. Ferâşet defterindeki kayıtta, bu hakkı Sultan Mahmud'a bırakan kişi "Amasyalı Ahmed Ağa, Dergâh-ı Âli kapıcıbaşısı" olarak yazılıdır. Metindeki "gizlice bağlanma" ile birlikte okunduğunda, Hüsameddin'in bu yükselişi padişahla kurulan kişisel yakınlığa bağladığı anlaşılır.
Cidde Valiliği ve Mekke'deki Hemşehri
Hicaz defterinden alınan dipnota göre vezirlik rütbesiyle Cidde valisi ve şeyhülharem olan Ahmed Paşa, Mekke'de bulunan Amasyalı Hacı Ahmed Efendi'nin günlüğünü, hemşehrisi olduğu için, 22 Zilhicce 1148 tarihli kayıtla otuz para artırarak altmışa çıkarmıştır. Bu Hacı Ahmed Efendi, kitabın 635. maddesinde de anılır: Mekke'de ders veren, sonra Süleymaniyye müderrisi ve Hanefiyye müftüsü olan bir âlimdir. Hüsameddin her iki maddede aynı Hicaz defterlerine dayanır. Valinin kendi memleketinden gelen bir âlime maaş bağlaması, taşradan çıkan kişilerin uzak merkezlerde birbirini gözettiğini gösteren somut bir örnektir.
Madde, Ahmed Paşa'nın Amasya'ya yansıyan etkisini son cümlede toplar: Kethüdası Hacı Feyzullahzâde Hacı Hüseyin Ağa'nın nüfuzuyla Amasya'da Hacı Feyzullahzâde ailesi öne çıkmıştır. Ahmed Paşa'nın Beyoğlu'ndaki çeşmesine, oğullarına ve ailesinin sonraki durumuna dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 194–194. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar