[648] Taşâbâd (Erba’a) kazâsı dâhilinde Bidevî köyünden Halîl bin İbrâhim’in mahdûmudur. Küçük yaşında Amasya’ya gelip Sultân Bâyezîd mektebinde hıfz-ı Kur’ân etdikten sonra meşâhîr-i ulemâdan Çorumlu Hâfız es-Seyyid Mehmed Efendi’den istifade-i ulûma başladı.
Kayyimzâde el-Hâc İsmâil Efendi gibi ulemâdan da ahz-ı ulûm ederek üstâdı olan es-Seyyid Mehmed Efendi’den tedrîse mücâz ve ders-i âm ve üstâdına dâmâd oldu. Tûl-i müddet tedrîs-i ulûma muvâzabet ederek pek çok talebe-i ulûma icâzet verdi. 1147’de Abdullah Paşa müderrisi, 1151 senesi cumâdelâhiresinde Amasya müftüsü oldu.
A’yânın yek-diğeriyle münâfeselerinden dolayı 1153 senesi şevvâlinde ma’zûl ve 1154 senesi cumâdelâhiresinde sânîyen Amasya müftüsü olup nüfûz ve ikbâli yükseldi. Amasya baş-a’yânı Gürcüzâde el-Hâc İbrâhim Bey’in tekallübüne karşı iğmâz-ı ayn etdiği isnâdıyla 1156 senesi zilka’desinde medrese ve fetvâdan azl ü hacr edildi.
Bununla beraber tedrîsâtına bir gün bile fasıla vermediğinden 1160 senesi cumâdelûlâsında fetvâ ve Fîrûz Ağa Medresesi’nden azledilen Ziyâreli el-Hâc Ömer Efendi’nin yerine Fîrûz Ağa Müderrisi ve 1161 [649] zilka’desinde fetvâdan istifa eden es-Seyyid eş-Şeyh Mustafa Efendi’nin yerine sâlîsen Amasya müftüsü oldu.
1162 senesi saferinin gâyesinde yine a’yânın münâkaşalarından dolayı azledildi. Mısır mîr-livâlığından gelip Amasya’da ikâmet eden Bekir Beyzâde el-Hâc Osmân Bey’in mazhar-ı takdîri olup yevmî altmış akçe vazife ile tefsîr dersine mülâzemet etdi. 1169 senesi rebîülevvelinin yedinci günü dâr-ı naîme rihlet eyledi. Fâzıl, muhakkik, ulûm-ı şer’iyye ve akliyyede mâhir, bahhâs, kana’âtkâr bir zât idi. Mahdûmları; es-Seyyid İbrâhim, Mehmed Emin Efendilerdir. Es-Seyyid İbrâhim Efendi İstanbul ulemâsından olup 1193’de vefât etdi. Es-Seyyid el-Hâc Mehmed Emin Efendi de Amasya Mahkemesi baş-kâtibi olup 1188’de vefât etdi.
Bunun mahdûmu Yörgüç Paşa müderrisi ve mahkeme kâtibi ve Amasya nâibi olup Caniklizâdelerin seyyi’âtına âlet olduğundan dolayı 1194’de maktûlen vefât eden es-Seyyid Ahmed Esad Efendi’dir. Bunun oğulları; es-Seyyid Mehmed, Numan Efendilerdir.
Günümüz Türkçesiyle
Taşabad (Erbaa) kazasına bağlı Bidevî köyünden Halil bin İbrahim'in oğludur. Küçük yaşta Amasya'ya gelip Sultan Bayezid Mektebi'nde Kur'an'ı ezberledikten sonra ünlü âlimlerden Çorumlu Hâfız Seyyid Mehmed Efendi'den ilim öğrenmeye başladı.
Kayyımzade Hacı İsmail Efendi gibi âlimlerden de ilim alarak hocası Seyyid Mehmed Efendi tarafından ders vermeye ve herkese açık ders okutmaya yetkili kılındı ve hocasının damadı oldu. Uzun süre ders vermeyi sürdürerek pek çok öğrenciye icazet verdi. 1147'de [1734-35] Abdullah Paşa müderrisi, 1151 [1738-39] yılı cemaziyelâhirinde Amasya müftüsü oldu.
Ayanın birbiriyle çekişmeleri yüzünden 1153 [1740-41] yılı şevvalinde görevden alındı, 1154 [1741-42] yılı cemaziyelâhirinde ikinci kez Amasya müftüsü olup nüfuzu ve itibarı yükseldi. Amasya'nın baş ayanı Gürcüzade Hacı İbrahim Bey'in sık değişen tutumlarına karşı göz yumduğu suçlamasıyla 1156 [1743-44] yılı zilkadesinde medreseden ve fetva görevinden alındı, görev yapması yasaklandı.
Bununla birlikte derslerine bir gün bile ara vermediğinden, 1160 [1747] yılı cemaziyelûlâsında fetva görevinden ve Fîruz Ağa Medresesi'nden alınan Ziyareli Hacı Ömer Efendi'nin yerine Fîruz Ağa Medresesi müderrisi oldu. 1161 [1748] yılı zilkadesinde fetva görevinden istifa eden Seyyid Şeyh Mustafa Efendi'nin yerine üçüncü kez Amasya müftüsü oldu.
1162 [1748-49] yılı safer ayının sonunda yine ayanın çekişmeleri yüzünden görevden alındı. Mısır sancak beyliğinden gelip Amasya'ya yerleşen Bekirbeyzade Hacı Osman Bey'in takdirini kazandı ve günlük altmış akçe maaşla tefsir dersi görevini sürdürdü. 1169 [1755-56] yılı rebîülevvelinin yedinci günü vefat etti. Fazilet sahibi, araştırmacı, dinî ve akli ilimlerde usta, tartışmayı seven ve kanaatkâr bir kimseydi. Oğulları Seyyid İbrahim ve Mehmed Emin Efendilerdir. Seyyid İbrahim Efendi İstanbul âlimlerindendi ve 1193'te [1779] vefat etti. Seyyid Hacı Mehmed Emin Efendi de Amasya Mahkemesi baş kâtibi olup 1188'de [1774-75] vefat etti.
Bunun oğlu, Yörgüç Paşa müderrisi, mahkeme kâtibi ve Amasya naibi olup Caniklizadelerin kötülüklerine alet olduğu için 1194'te [1780] öldürülerek can veren Seyyid Ahmed Esad Efendi'dir. Bunun oğulları Seyyid Mehmed ve Numan Efendilerdir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- hıfz-ı Kur'ân: Kur'an'ı ezberlemek
- ders-i âm: herkese açık, genel ders; ders-i âm vermek, medrese dışında halka ders okutan âlim olmak anlamına gelir
- icâzet: bir öğrencinin ilmini tamamladığını gösteren, hocanın verdiği izin belgesi
- mülâzemet: bir göreve atanmak için beklemek; burada göreve devam etmek
- azl ü hacr: görevden alma ve ilim ya da fetva işinden uzaklaştırma
- sâlisen: üçüncü kez
- iğmâz-ı ayn: göz yummak
- tekallüb: tutum değiştirme, kararsızlık
- mîr-livâ: sancak beyi
- bahhâs: derin araştırma yapan
- kana'âtkâr: azla yetinen
- seyyi'ât: kötülükler, suçlar
- maktûlen vefât: öldürülerek ölmek
Amasya'da Müftülük ve Ayan Çekişmeleri
Ahmed Efendi'nin hayat hikâyesi, on sekizinci yüzyıl ortasında Amasya'da dinî görevlerin yerel güç dengelerinden ne kadar etkilendiğini gösterir. Müftülüğe üç kez getirilmiş, 1153 ve 1162'deki görevden alınışlarının sebebini Hüsameddin ayanın birbiriyle çekişmeleri olarak verir. 1156'daki azlin gerekçesi ise baş ayan Gürcüzade Hacı İbrahim Bey'in tutumlarına göz yummakla suçlanmasıdır. Hüsameddin, görevden alınmasına rağmen derslerine bir gün bile ara vermediğini özellikle belirtir; bu ayrıntı, onun sürdürdüğü öğretmenliğe verilen değeri gösterir.
Okuduğu Sultan Bayezid Mektebi, II. Bayezid adına Amasya valisi Şehzade Ahmed tarafından yaptırılan külliyenin parçasıdır. Külliye cami, medrese, imaret ve sıbyan mektebinden oluşur; caminin 891 [1486] yılında tamamlandığı bilinir. Medresesi bugün halk kütüphanesi olarak kullanılmaktadır. Hüsameddin'in "mektep" dediği yer, ilkokul düzeyindeki sıbyan mektebi olmalıdır.
Caniklizadeler
Metnin sonunda anılan Caniklizadeler, Canikli Hacı Ali Paşa (1785 ortalarında Erzurum'da öldü) ile onun ailesidir. Aile, on sekizinci yüzyılın ikinci yarısında Canik bölgesinde ve Amasya çevresinde güç kazanmış bir ayan hanedanıdır. Amasya sancağı 30 Mayıs 1772'de Canikli Ali Bey'e mâlikâne olarak verilmiştir. Ahmed Esad Efendi'nin 1194 [1780] yılında öldürülmesi bu dönemin içindedir. Ölümünün tam sebebi ve kimin eliyle gerçekleştiği Hüsameddin'in metninden ve ulaşılan kaynaklardan anlaşılamamaktadır. Hüsameddin onu Caniklizadelerin kötülüklerine alet olmakla suçlar; bu yargı Hüsameddin'e aittir, bağımsız bir kaynakla doğrulanamamıştır.
Fîruz Ağa Medresesi, Yörgüç Paşa Medresesi ve Taşabad kazasına bağlı Bidevî köyü hakkında ulaşılan kaynaklarda ayrıca bilgiye rastlanmadı. Amasya müderrislerini Meşihat arşivi belgelerine göre ele alan bir makale bulunmakta, ancak yalnız özeti okunabildiğinden Hüsameddin'in verdiği tarihler onunla karşılaştırılamamıştır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 202–203. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Resmî kaynaklar