Esbak Amasya Müftüsü el-Hâc Necib Ahmed Efendi bin Ürgübî el-Hâc Ahmed Efendi’nin mahdûmudur. Caniklizâde el-Hâc Hâfız Mehmed Hilmi ve İbikli el-Hâc Hasan Efendilerden tahsîl-i [758] ulûm ederek mücâz ve ders-i âm oldu.
1254’de pederinin vefâtından mahlûl olan Hızır Paşa Müderrisi olup tedrîs-i ulûm ederken 1298’de vefât etdi. Kâşifiyye Medresesi ittisâlindeki hânesinde mukîm, âlim, vâ’iz, münzevî idi. Oğulları Mustafa, Mehmed, Ali Efendilerdir. Yalnız Hâfız Mustafa Efendi ulemâdan idi.
Günümüz Türkçesiyle
Eski Amasya müftüsü Hacı Necib Ahmed Efendi, Ürgüplü Hacı Ahmed Efendi'nin oğludur. Caniklizâde Hacı Hâfız Mehmed Hilmi ve İbikli Hacı Hasan Efendilerden ilim öğrenerek icazet aldı ve genel ders verme yetkisini kazandı.
1254'te [1838-39] babasının ölümüyle boşalan Hızır Paşa Medresesi müderrisliğine getirilip ilim okuturken 1298'de [1880-81] vefat etti. Kâşifiyye Medresesi'ne bitişik evinde otururdu; âlim, vaiz ve inzivada yaşayan biriydi. Oğulları Mustafa, Mehmed ve Ali Efendilerdir. Bunlardan yalnız Hâfız Mustafa Efendi âlimlerdendi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- Ürgübî: Ürgüplü
- mücâz: icazet almış, ders verme izni olan
- ders-i âm: herkese açık ders verme yetkisine sahip hoca
- mahlûl: boşalmış görev
- tedrîs-i ulûm: ilim okutma
- ittisâl: bitişiklik
- mukîm: oturan
- vâ'iz: halka vaaz veren kişi
- münzevî: inzivaya çekilmiş
Hızır Paşa Medresesi ve Vakfı
Hızır Paşa, Yörgüç Paşa'nın kardeşidir ve Amasya'da 870/1465 yılında üç vakıf kurmuştur. Bu vakıflar bir medrese ile bir cami yaptırmış, bunların ihtiyaçlarını karşılamak üzere müderris ve muid (yardımcı hoca) gibi kadrolar ihdas etmiştir. Vakfiyede ayrıca kardeşi Yörgüç Paşa'nın yaptırdığı medresede görev alan müderris, muid ve öğrencilere ek ödeme yapılması, aynı medrese yapıları içinde gömülü olan torunun mezarında Kur'an okutulması şart koşulmuştur. Hızır Paşa Amasya merkezinde, Suluova'da, Doğantepe'de ve Samsun'a bağlı Ladik'te tarım arazisi, bağ ve bahçeler, iki han ve bir hamam vakfetmiştir.
Vakfın kuruluşundan kısa süre sonra, 1493'te, Hızır Paşa'nın oğlu Mehmed Paşa on üç köy, iki mezra, yedi değirmen, bir tarım arazisi ve bir dükkânı babasının vakfına bağışlamıştır. Gelirler genellikle köylerden toplanan buğday ve arpa üzerinden hesaplanmış, han ve dükkânlar ise sınırlı da olsa gelir getirmeye devam etmiştir. Harcamaların büyük kısmı görevlilerin maaşlarına ve yapıların onarımına gitmiştir. Muhasebe kayıtları, vakfın Cumhuriyet dönemine kadar varlığını sürdürdüğünü gösterir.
Vakıf kayıtlarını inceleyen araştırmacı, aynı dönemde bazı düzensizliklerin görüldüğünü de belirtir: vakfiyede belirtilmeyen kadrolara atama yapılması, mütevellilik şartlarını taşımayanlara görev verilmesi, bazı görevlilerin baskıyla istifa ettirilip yerlerine yenilerinin getirilmesi. Ürgüblüzâde Ahmed Efendi'nin 1254'te babasının yerine müderris olması, medrese müderrisliğinin baba ile oğul arasında devredildiği örneklerden biridir. Bunun vakfiyenin şartlarına uyup uymadığı kaynaklardan anlaşılamadı.
Yörgüç Paşa'nın Medresesi
Hızır Paşa vakfiyesinde ek ödeme öngörülen medrese, kardeşi Yörgüç Paşa'nın yaptırdığı medresedir. Yörgüç Paşa Camii'nin kapısı üzerindeki kitabeye göre Atabeg Yörgüç Paşa camiyi 834'te [1430] yaptırmıştır. Tabhâneli bir yapı olan caminin yanındaki medrese günümüze ulaşmamış, giriş eyvanının doğusundaki kapalı bölümün onun dershanesi olduğu düşünülmektedir. Vakfiyedeki medresenin bu yapı olması büyük olasılıktır; bu bir çıkarımdır. Bu durumda Hızır Paşa Medresesi, daha eski bir medreseye yardım eden bir vakıfla birlikte çalışmış olur.
Amasya'da Müftülük ve Medrese
Maddedeki kişi, müftülük yapmış ve aynı zamanda medresede ders vermiştir. Bu iki görevin aynı kişide bulunması kitabın başka maddelerinde de görülür. Metinde adı geçen hocalardan Caniklizâde Hâfız Mehmed Hilmi Efendi'nin yerine, Hüsameddin'in 782. maddesine göre, 1274'te Ahmed Sıtkı Efendi Amasya müftüsü olmuştur. Ahmed Efendi bu hocanın öğrencisidir ve onunla aynı yüzyılda aynı şehirde müftülük yapmış bir âlimdir. Evinin "Kâşifiyye Medresesi ile bitişik" olduğunun söylenmesi, bu medresenin 19. yüzyılda ayakta olduğunu gösterir.
Başka Kaynaklarda Kişi
Ürgüblüzâde Necib Ahmed Efendi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Kâşifiyye Medresesi, İbikli Hacı Hasan Efendi ve vaizlik yapan diğer Amasya âlimlerine dair de kayıt bulunamadı. Amasya medreselerini ele alan çalışmalar kırktan fazla medresenin varlığını belirtmekle birlikte, bu adı taşıyan yapının bugünkü durumuna ilişkin bilgi vermemektedir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
Akademik çalışmalar