İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Rüşdü Efendi-Hacı Bekir Efendizâde

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 234–235 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Esbak Amasya Müftüsü “Nâbî Efendi Yeğeni” demekle meşhûr el-Hâc Ebûbekir Efendi bin Ali Efendi’nin oğludur. Dayısı Payaslızâde el-Hâc Abdülhalîm Efendi’den tahsîl-i ulûm ederek icâzet-nâme aldı. Pederinin irtihâlinde Bekir Paşa Müderrisi olup bir müddet ders okutdu. Sonra münzevî olup 1293’de vefât etdi. Ulemâdan idi. Fahreddîn Mahallesi’ndeki bahçesinde medfûndur.

Oğlu Hacı Hâfız Mehmed Rahmî Efendi züğürt iken sulehâdan idi. Azıcık dünyalığa erdikte eşirrâdan oldu. Yokluk içinde 1334’de can verdi. Oğulları Ahmed Rüştü, Mehmed Cemal, Ali Râşid Efendilere yalnız borç bıraktı. -Sâmehahullah-

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Eski Amasya müftüsü, "Nâbî Efendi'nin yeğeni" diye ünlü Hacı Ebûbekir Efendi'nin oğludur; Ebûbekir Efendi de Ali Efendi'nin oğludur. Dayısı Payaslızâde Hacı Abdülhalîm Efendi'den ilim öğrenerek icazetname aldı. Babasının ölümünde Bekir Paşa Medresesi müderrisi olup bir süre ders okuttu. Sonra inzivaya çekilip 1293'te [1876] vefat etti. Âlimlerdendi. Fahreddin Mahallesi'ndeki bahçesinde gömülüdür.

Oğlu Hacı Hâfız Mehmed Rahmî Efendi yoksulken iyi insanlardan biriydi. Biraz dünyalığa kavuşunca kötü kişilerden oldu. Yokluk içinde 1334'te [1915-16] öldü. Oğulları Ahmed Rüştü, Mehmed Cemal ve Ali Râşid Efendilere yalnız borç bıraktı. Allah affetsin.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • esbak: eski, önceki
  • tahsîl-i ulûm: ilim öğrenme
  • icâzet-nâme: öğrencinin okuttuğu dersleri tamamladığını ve ders verebileceğini belgeleyen yazı
  • irtihâl: ölüm, göç
  • müderris: medrese hocası
  • münzevî: inzivaya çekilmiş, insanlardan uzak yaşayan
  • medfûn: gömülü
  • züğürt: yoksul, eli boş
  • sulehâ: iyi, dindar kimseler
  • eşirrâ: kötü huylu, bozguncu kimseler
  • Sâmehahullah: Allah onu affetsin

Bekir Paşa Medresesi ve İcazet Düzeni

Metindeki Bekir Paşa Medresesi, 19. yüzyılın ikinci yarısında Amasya'da öğretimin sürdüğü medreselerden biridir. Aynı medresenin müderrisliğine 1879'da, Abdurrahman Kâmil Efendi (Yetkin) tayin edilmiştir; bu zat sonradan Amasya müftüsü olmuş ve Millî Mücadele'nin başlarında Mustafa Kemal'i karşılayanlar arasında yer almıştır. Kâmil Efendi, yirmi yedi yıl içinde üç dönemde altmış beş öğrenciye icazet verdiğini kendisi yazmıştır. Bu rakam, 19. yüzyıl sonunda bir Amasya medresesinde bir hocanın yetiştirebileceği öğrenci sayısına dair somut bir fikir verir.

İcazetname, medrese eğitiminin son halkasıdır. Öğrenci belirli kitapları bir hocadan okuyup bitirir, hoca da onun ders verme yeterliliğini yazıyla onaylardı. Metinde Ahmed Rüşdü'nün dayısından icazet alması bu düzenin işleyişini gösterir. Amasya'da kırktan fazla medresenin bulunduğu, II. Abdülhamid döneminde ilmiye sınıfının kimlik, eğitim, hoca, ders ve icazet bilgilerinin Meşîhat Arşivi'nde kaydedildiği bilinir. Bu kayıtlar üzerine yapılan çalışmalar sekiz Amasya müderrisini ayrıntılı olarak incelemiştir; Ahmed Rüşdü Efendi bunların arasında anılmamaktadır.

Medrese Eğitiminin Son Yılları

Abdurrahman Kâmil Efendi 1879'da Şirvânî Mîr Hasan Efendi'den icazet almış, aynı yıl Bekir Paşa Medresesi'ne müderris tayin edilmiştir. Kendisinin anlattığına göre 1908'de yapılan üçüncü icazet merasimine katılan Hacı Reşid Paşa'nın arzı üzerine meşihat makamı yirmi iki öğrencisine gümüş, kendisine altın madalya vermiştir. Bu kayıtlar, Ahmed Rüşdü'nün öldüğü 1293'ten [1876] otuz yıl sonra bile bu medresede icazet töreni yapıldığını ve devlet nezdinde değer gördüğünü gösterir.

Aile Üzerine

Hüsameddin bu maddede bir ailenin üç kuşağını art arda anlatır. Birinci kuşak müftü, ikinci kuşak, yani Ahmed Rüşdü, bilgi sahibi bir müderristir. Üçüncü kuşaktan Mehmed Rahmî için yazılan ifadeler ise sertliği bakımından kitabın genel dilinden ayrılır. Yazar yoksulken iyi, biraz servete kavuşunca kötü olduğunu söyler ve ardından bir af duası ekler. Bu cümlelerin hangi olaylara dayandığı metinden anlaşılmaz. Hüsameddin'in kendi çağdaşlarını da, bazen övgüyle bazen eleştiriyle, aynı kitapta anlattığı görülür; bu madde eleştirel örneklerden biridir.

Adı geçen Fahreddin Mahallesi'ndeki bahçe, ailenin mülk sahibi olduğunu gösterir. Müderrisin bahçesinde gömülü olması, 19. yüzyılda Amasya'da mahalle içindeki özel bahçelere defin yapıldığı anlamına gelebilir; metin bu konuda başka bilgi vermez.

Başka Kaynaklarda Kişi

Hacı Bekir Efendizâde Ahmed Rüşdü Efendi, babası Hacı Ebûbekir Efendi, "Nâbî Efendi" ve dayısı Payaslızâde Hacı Abdülhalîm Efendi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Amasya medreselerini ve müderrislerini konu alan çalışmalarda bu adlar geçmemektedir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

6. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.