İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Âsafî Ahmed Bey-Çırçırlıoğlu

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 18 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasyalıdır. Eşrâf ü sâdât-i Hüseynîyyeden Çırçırlı ve oğlu es-Seyyîd Abdullah Bey bin es-Seyyîd Mehmed Bey’in mahdûmudur. Vezîr Firârî es-Seyyîd Hasan Paşa’nın torunu olduğundan “Âsafî” lakabını aldı. Evâil-i hâlinde züamâdan olup alaybeyi de olmuşdu.

[25] 1184’de me’mûr olduğu Rus harbinden firâr etmekle açığa çıkarıldı. Sonra dervişliğe bozdu. Güzel bağlama çalardı. Âbâ u ecdâdından kalan servetini sefâhatla tüketdi. Kahve şâiri olup şehzâdeler türbesi civârında Fethullah Ağa’nın kahvehânesinde 1210 sâline kadar yaşadı. Ba’dehû vefât etdi. Yeniçeriler ve Bekrîler arasında şöhreti vardı. “Destancı” da denirdi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Seyyid ve eşraf ailelerinden Çırçırlı'nın oğlu Seyyid Abdullah Bey'in, onun da babası Seyyid Mehmed Bey'in oğludur. Kaçak vezir Seyyid Hasan Paşa'nın torunu olduğu için "Âsafî" lakabını aldı. İlk yıllarında zeamet sahiplerinden olmuş, alaybeyliği de yapmıştı.

1184'te [1770-71] görevlendirildiği Rus savaşından kaçtığı için açığa alındı. Sonra dervişliğe yöneldi. Güzel bağlama çalardı. Babalarından ve atalarından kalan serveti savurganlıkla tüketti. Kahve şairiydi; şehzade türbeleri yakınında Fethullah Ağa'nın kahvehanesinde 1210 yılına [1795-96] kadar yaşadı. Ardından öldü. Yeniçeriler ve Bektaşîler arasında tanınmıştı. "Destancı" da denirdi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • eşrâf ü sâdât-ı Hüseynîyye: Hz. Hüseyin soyundan gelen seyyidler ve saygın aileler
  • vezîr firârî: görevinden kaçmış vezir
  • zü'amâ: zeamet denen büyük tımar sahibi süvari sınıfı
  • alaybeyi: sancak içindeki askerî birliklerin başındaki bey
  • sefâhat: eğlenceye ve savurganlığa düşkünlük
  • Bekrîler: Bektaşîler ya da şehirlerdeki Bekrî adıyla anılan topluluk

Kahvehane Şairi ve Destan Geleneği

Âsafî Ahmed Bey, Amasya'da ve çevresinde sürmüş âşık tarzı destan anlatıcılığının tanınan adlarındandır. Bu konuda yazılmış bir makaleye göre kahvehanelerde saz eşliğinde destan söylemek, savaş ve sefer zamanlarında yeniçeri ve Bekrî çevrelerinde ilgi gören bir uğraştı. Aynı çalışma Âsafî'yi sesinin ve havasının güzelliğiyle, saz çalmadaki ve destan okumadaki ustalığıyla anar. Hüsameddin'in "yeniçeriler ve Bekrîler arasında şöhreti vardı" cümlesi bununla örtüşür.

Kahvehanenin yeri konusunda kaynaklar ayrılır gibidir: Hüsameddin şehzade türbeleri civarında Fethullah Ağa'nın kahvehanesini anar, makaledeki kayıt ise Selağzı yöresinde, Garibler Camii olarak da bilinen yerdeki bir kahvehaneden söz eder. Ancak Hüsameddin, Selağzı'ndaki kahvehaneyi Âsafî'ye değil Âşık Mehmed Ağa'ya (Odabaşıoğlu) bağlar; makaledeki kayıt iki âşığın bilgisini karıştırmış olabilir. Bu iki anlatımın aynı yeri gösterip göstermediği doğrulanamadı. Ölüm tarihi için Hüsameddin 1210 [1795-96] sonrasını işaret eder; başka bir kayıtta farklı bir yıl görüldü ama makalenin tam metnine ulaşılamadığından karşılaştırma yapılamadı.

Âsafî lakabının dayandığı iddia, yani soyunun kaçak vezir Seyyid Hasan Paşa'ya uzanması, Hüsameddin dışındaki kaynaklarda doğrulanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 18–18. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

  • Amasya Belediyesi, Amasya Şairleri: Seçme Şiirler Antolojisi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları.

6. Cilt içindekiler