Amasya Emîr-i kebîri beylerbeyi Şâdgeldi Paşa’nın evlâd-ı kirâmından esbak Amasya sancağı beyi Dervîş Bey bin Pîr Hüseyin Bey bin Dervîş Mehmed Çelebi bin Hüseyin Paşa bin el-Hâc Ahmed Bey bin Hüseyin Bey bin Hasan Bey bin Burak Bey bin Devetdâr Ahmed Paşa bin el-Hâc Şâdgeldi Paşa bin el-Hâc Kutluşâh’ın mahdûmudur.
Züamâdan iken eniştesi Hüseyin Paşa’nın kethüdâsı, 1040 [260] sâlinden i’tibâren birkaç def’a Amasya mütesellimi ve 1054 senesi zilhicce yirmisinde Amasya sancağı beyi oldu. Ancak sancağın hâss-ı mutasarrıfı olan Haseki Sultân’ın matlûbât-ı mübremesini te’mîn için tahsîlâtına şiddet verdiğinden dolayı şikâyetler tevâli etmekle 1055 senesi şevvâlinde azliyle Samsun’a i’zâm ve kal’abend edildi.
1056 senesi şevvâlinde orada vefât eylediğinden bütün emvâli ve emlâki müsâdere edilerek evlâdı Ömer, Osmân Beylerle Emine, Sâfiye Hanımlara bir konağı ve bir çiftiliği bırakıldı. Bunlara ve bunların evlâdına “Ebûbekir Beyzâdeler” dendi.
Küçük mahdûmu Anadolu vâlisi vezîr Ömer Paşa’dır. Bunun mahdûmları Mısır mîr-livâsı el-Hâc Osmân, Mehmed beylerdir. Hacı Osmânbeyzâde Ebûbekir, Mehmed Paşalarla Abdî Bey’dir. Ebûbekir Paşazâde teşrîfatçı Âkif Mehmed Bey ve Göleli Mehmed Paşazâde Mehmed Bey’dir. Abdîzâde es-Seyyid el-Hâc Abdullah Bey Amasya’nın aynü’l-a’yânı olup mahdûmları Ahmed Necîb, Mehmed Şâhid Beylerdir. Âkif Beyzâde Ebûbekir Bey’in evlâdı İstanbul’da vardır. [261]
Günümüz Türkçesiyle
Amasya'nın büyük emîri, beylerbeyi Şâdgeldi Paşa'nın soylu evlâdından, eski Amasya sancak beyi Dervîş Bey bin Pîr Hüseyin Bey bin Dervîş Mehmed Çelebi bin Hüseyin Paşa bin el-Hâc Ahmed Bey bin Hüseyin Bey bin Hasan Bey bin Burak Bey bin Devâtdâr Ahmed Paşa bin el-Hâc Şâdgeldi Paşa bin el-Hâc Kutluşâh'ın oğludur.
Zeamet sahiplerinden iken eniştesi Hüseyin Paşa'nın kethüdası oldu; 1040 [1630-31] yılından itibaren birkaç kez Amasya mütesellimi, 1054 yılı zilhiccesinin yirminci günü [1645] de Amasya sancak beyi oldu. Ancak sancağın gelirine has olarak sahip olan Haseki Sultan'ın kesin ve ısrarlı isteklerini karşılamak için vergi toplamada sertlik gösterdiğinden şikâyetler birbiri ardınca gelince 1055 yılı şevvalinde [1645] azledilerek Samsun'a gönderildi ve oradaki kaleye hapsedildi.
1056 yılı şevvalinde [1646] orada öldüğü için bütün malları ve mülkleri müsadere edildi; çocukları Ömer ve Osmân Beyler ile Emine ve Sâfiye Hanımlara yalnız bir konak ile bir çiftlik bırakıldı. Bunlara ve bunların çocuklarına "Ebûbekir Beyzâdeler" denildi.
Küçük oğlu, Anadolu valisi vezir Ömer Paşa'dır. Onun oğulları Mısır sancak beyi el-Hâc Osmân ile Mehmed Beylerdir. Hacı Osmân Bey'in oğulları Ebûbekir ve Mehmed Paşalar ile Abdî Bey'dir. Ebûbekir Paşa'nın oğlu teşrifatçı Âkif Mehmed Bey, Göleli Mehmed Paşa'nın oğlu da Mehmed Bey'dir. Abdî Bey'in oğlu es-Seyyid el-Hâc Abdullah Bey, Amasya ileri gelenlerinin başı olmuştur; onun oğulları da Ahmed Necîb ve Mehmed Şâhid Beylerdir. Âkif Bey'in oğlu Ebûbekir Bey'in evlâdı İstanbul'da yaşamaktadır.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- emîr-i kebîr: büyük emîr, bölgenin hükümdarı konumundaki bey
- züamâ: zeamet, yani büyük tımar sahipleri
- kethüdâ: bir paşanın işlerini yürüten yardımcısı, kâhyası
- mütesellim: sancak beyi yerine sancağı yöneten vekil
- hâss-ı mutasarrıf: bir sancağın vergi gelirlerini "has" olarak alan kişi
- matlûbât-ı mübreme: kesin, ısrarlı istekler
- şikâyetler tevâlî etmek: şikâyetlerin ardı ardına gelmesi
- i'zâm ve kal'abend edilmek: bir yere gönderilip kalede hapis tutulmak
- emvâl ve emlâkin müsâderesi: mal ve mülklere devletçe el konulması
- mîr-livâ: sancak beyi
- teşrîfâtçı: Divan-ı Hümayun'da tören ve protokol işlerine bakan görevli
- aynü'l-a'yân: ileri gelenlerin en ileri geleni, baş âyan
Şâdgeldi Paşa Soyu
Ebûbekir Bey'in on bir kuşak öteden bağlandığı Hacı Şâdgeldi, XIV. yüzyılın ikinci yarısında Amasya'yı yöneten emîrdir. Hacı Kutlu Şah'ın oğlu olan Şâdgeldi, 1359'da Amasya emîri olmuş, başlangıçta Eretna Beyliği'ne bağlı iken zamanla bağımsız hareket etmiştir. 1365'te Eretnaoğlu Mehmed Bey'i öldüren emîrler arasında o da vardı. Sivas'ta hükümdarlığını ilan etmeye hazırlanan Kadı Burhâneddin, başlıca rakibi gördüğü Şâdgeldi'nin üzerine yürüyerek onu 1381 sonbaharında yenip öldürtmüştür. Oğlu Ahmed Bey 1383'te babasının intikamını almak için harekete geçmiş, fakat Kadı Burhâneddin'e yenilmiştir. Hüsameddin'in "Devâtdâr Ahmed Paşa" diye andığı kişi bu Ahmed Bey'dir. İki buçuk asrı aşan bu soy zincirinin tek tek halkaları Hüsameddin'in aile kayıtlarına dayanır ve başka bir kaynakta doğrulanamamıştır.
Haseki Sultan'ın Hassı ve Ebûbekir Bey'in Düşüşü
Ebûbekir Bey'in sancak beyliği Sultan İbrahim'in saltanatına (1640-1648) rastlar. Bu dönemde haremdeki yedi hasekiye yüz binlerce kuruşluk yıllık gelirler ayrılmış, önemli sancaklar ve geliri yüksek eyaletler padişahın musahiplerine, hasekilere ve onların kethüdalarına verilmeye başlanmıştı. Bu harcamalar hazineyi ciddi biçimde sıkıştırmış, taşradan kanun dışı isteklerde bulunulması yaygınlaşmıştı. Hüsameddin'in "Haseki Sultan" diye adını vermeden andığı has sahibinin Amasya'dan yüklü gelir beklemesi, bu genel tablonun bir parçasıdır. Ebûbekir Bey'in düşüşü, saray isteklerini yerine getirmeye çalışan bir taşra beyinin halkın şikâyetleri arasında nasıl harcanabildiğini gösteren somut bir örnektir.
Ebûbekir Bey'e verilen ceza da dikkat çekicidir. Kalebentlik, suçluların kale surları içinde tutulup dışarı çıkmalarına izin verilmemesi şeklinde uygulanan bir ta'zir cezasıydı; hem hapsi hem sürgünü içerirdi. Bu ceza XVII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren belirgin biçimde uygulanmaya başlamış ve XVIII. yüzyılda yaygınlaşmıştır. 1645'te Samsun Kalesi'ne kapatılan Ebûbekir Bey'in durumu, cezanın bu yaygınlaşmadan önceki örneklerinden biridir.
Ebûbekir Beyzâdeler
Müsadereden sonra yalnız bir konak ve bir çiftlikle kalan aile, kısa sürede yeniden yükselmiştir. Hüsameddin'in başka maddelerine göre küçük oğul Ömer Paşa, Anadolu valisi iken 1112 [1700-01] yılında ölmüş, oğlu Osmân Bey baş âyan olarak Amasya sancağının idaresini uzun süre elinde tutmuştur. Torunlardan teşrifatçı Âkif Mehmed Bey 1181 [1768] yılında ölmüş ve Üsküdar'da yaptırdığı Salacık Camii'nin hazîresine gömülmüştür. Hüsameddin'in XVIII. yüzyıl olaylarını anlattığı bölümlerde ailenin adı "Bekir Beyzâde" biçimine kısalır.
Okurun dikkat etmesi gereken iki nokta vardır. Hüsameddin başka bir maddesinde Ömer Paşa'nın "birinci oğlu" olarak hazinedar ve Kars beylerbeyi Ebûbekir Paşa'yı (ölümü 1158 [1745]) gösterir; bu maddedeki aile listesinde ise onun adı geçmez. İkincisi, maddenin sonunda anılan Abdîzâde Abdullah Bey, Hüsameddin'in kendi ailesi olan Abdîzâdelerle karıştırılmamalıdır; yazarın soyu Alaybeyi Kara Hüseyin Ağa'ya çıkan ayrı bir ailedir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 87. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Giriş ("Ailesi"); 4. Cildin Bakiyyesi, "Ebûbekir Paşa" maddeleri; 6. Cilt, "Ebûbekir Paşa-Bekir Beyzâde el-Hâc"; 11. Cilt, "Âkif Mehmed Bey-Ebûbekir Beyzâde"; 12. Cilt, "Osmân Bey-Ebûbekir Beyzâde" ve "Osmân Bey-Dervîş Beyzâde" maddeleri.
Akademik çalışmalar
- Abdülkerim Özaydın, "Kadı Burhâneddin", TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr/kadi-burhaneddin).
- Bekir Gökpınar, "Osmanlı Kronikleri Işığında Sultan İbrahim ve Dönemi (1640-1648)", ETÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, sayı 10, Nisan 2020.
- Ömer İşbilir, "Kalebend", TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr/kalebend).
Diğer kaynaklar
- "Hacı Şadgeldi", çevrimiçi ansiklopedi maddesi (tr.wikipedia.org/wiki/Hacı_Şadgeldi).