Amasyalıdır. Dergâh-ı âlî çavuşânından Amasyalı Mehmed Ağa bin Murâd Bey bin Mehmed Çelebi bin Hamza Bey bin Kâsım Bey bin el-Hâc Hamza Bey’in mahdûmudur. Amasya’da mescid ve mahallesi olan Hacı Hamza Bey’in vakfına mütevellî, yüz dokuzuncu bölükde mukayyed sipâhî, beytü’l-mâl emâneti kâtibi, cizye muhassılı olarak 1035’de Sivas defterdârı oldu.
1038’de Hüsrev Paşa’nın serdârlığında ordu-yu hümâyûn defterdârı 1041’de yine Sivas, ba’dehû Trabzon, [262] Erzurum, sâlisen Sivas, 1057 şevvâlinde Teke sancağı beyi ve Adana defterdârı, 1058 şevvâlinde Musul beylerbeyi ve muhassılı, ba’de’l-azl Sivas beylerbeyi olup 1061 senesi evâhirinde vefât etdi.
Kâtib, mukdim, muhâsib, zî-servet bir zât idi. Mahdûmları Hamza, Murâd, Ahmed ve köleleri Kâsım, Fîrûz Beylerdir. Dâmâdı Taşçızâde Ebûbekir Paşa ve yeğeni de Ebûbekir Bey’dir. Kölesi Kâsım Bey Zile voyvodası iken maktûl oldu.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Divan-ı hümayun çavuşlarından Amasyalı Mehmed Ağa bin Murâd Bey bin Mehmed Çelebi bin Hamza Bey bin Kâsım Bey bin el-Hâc Hamza Bey'in oğludur. Amasya'da mescidi ve adıyla anılan mahallesi bulunan Hacı Hamza Bey'in vakfına mütevelli, yüz dokuzuncu bölükte kayıtlı sipahi, beytülmal emaneti kâtibi ve cizye tahsildarı olarak bulunduktan sonra 1035 [1625-26] yılında Sivas defterdarı oldu.
1038 [1628-29] yılında Hüsrev Paşa'nın serdarlığında ordu-yu hümayun defterdarı, 1041 [1631-32] yılında yine Sivas, ardından Trabzon ve Erzurum, üçüncü kez de Sivas defterdarı oldu. 1057 yılı şevvalinde [1647] Teke sancağı beyi ve Adana defterdarı, 1058 yılı şevvalinde [1648] Musul beylerbeyi ve muhassılı, azlinden sonra da Sivas beylerbeyi oldu ve 1061 yılının sonlarında [1651] öldü.
Kâtip, atılgan, hesap işlerinde usta ve zengin bir zattı. Oğulları Hamza, Murâd ve Ahmed; köleleri de Kâsım ve Fîrûz Beylerdir. Damadı Taşçızâde Ebûbekir Paşa, yeğeni de Ebûbekir Bey'dir. Kölesi Kâsım Bey, Zile voyvodası iken öldürüldü.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- dergâh-ı âlî çavuşları: Divan-ı hümayunda emir ve haber götürme gibi işlerde kullanılan saray görevlileri
- mütevellî: bir vakfın yöneticisi
- bölükte mukayyed sipâhî: kapıkulu süvari bölüklerinden birine kayıtlı, maaşlı atlı asker
- beytü'l-mâl emâneti kâtibi: sahipsiz kalan mirasları devlet adına kayda geçiren dairenin kâtibi
- cizye muhassılı: gayrimüslimlerden alınan cizye vergisinin tahsildarı
- defterdâr: bir eyaletin ya da ordunun mali işlerini yöneten görevli
- ordu-yu hümâyûn: padişah adına sefere çıkan ordu
- sâlisen: üçüncü kez
- evâhir: sonları, son günleri
- mukdim: atılgan, cesur; muhâsib: hesaba usta; zî-servet: zengin
- maktûl olmak: öldürülmek
Hacı Hamza Bey Ailesi
Ebûbekir Paşa'nın beşinci kuşaktan atası olan el-Hâc Hamza Bey, Amasya'da bir mahalleye adını vermiş bir Osmanlı beyidir. Hüsameddin'e göre bu zat, Şehzade Bayezid'in (II. Bayezid) Amasya valiliği sırasında lalası ve danışmanı olmuş, 873 [1468-69] yılına kadar oturduğu yer onun adıyla anılmıştır. Mahallesinde bir mescit, yanında bir mektep ve çeşme yaptırmıştır. Hüsameddin başka bir maddesinde Hamza Bey'in 875 [1470] yılında Uzun Hasan'ın saldırısına karşı Tokat'ı savunduğunu, 876'da yenilip esir düştüğünü ve 877 [1472-73] yılında öldüğünü anlatır. Hamza Bey'in oğullarının 881 [1476-77] yılında düzenlettikleri vakfiyeyi, Hüsameddin vakfın mütevellisi Bakkal Ömer Efendi'nin elinde gördüğünü yazar. Ebûbekir Paşa'nın bu vakfa mütevellilik etmesi, ailenin iki asır sonra da atalarının vakfını yönettiğini gösterir.
Bir Mâliyeci Olarak Yükselişi
Ebûbekir Paşa'nın 1038 [1628-29] yılında ordu defterdarı olduğu sefer, Sadrazam Hüsrev Paşa'nın serdar sıfatıyla yönettiği doğu seferidir. Hüsrev Paşa 1 Şâban 1037 [6 Nisan 1628] günü sadrazam olmuş ve önce Erzurum'da isyan eden Abaza Mehmed Paşa'yı cezalandırması, sonra İran üzerine yürümesi emredilmiştir. Erzurum 7 Muharrem 1038 [6 Eylül 1628] günü kuşatılmış, Abaza Paşa 23 Muharrem 1038 [22 Eylül 1628] günü teslim olmuştur. Hüsrev Paşa 1629 yazında yeniden doğuya çıkmış, 1 Cemâziyelevvel 1039 [17 Aralık 1629] günü Musul'a ulaşmış ve oradan Bağdat üzerine yürümüştür. Ebûbekir Paşa, ordunun maliyesini bu yorucu seferler sırasında yönetmiştir.
Taşra defterdarlıklarında başlayıp beylerbeyiliğe uzanan bu yol, XVII. yüzyılda mali tecrübenin askerî ve idari yükselişe nasıl kapı açtığını gösteren bir örnektir. Hüsameddin'in kitabında, Ebûbekir Paşa'nın çevresinden yetişen adamların da aynı yolu izlediği görülür. Damadı Taşçızâde Ebûbekir Paşa 1047 [1637-38] yılında sipahi olmuş, defterdar Ebûbekir Paşa'nın maiyetinde çalışarak onun damadı olmuş, 1056 [1646] yılında defterdar kethüdası olmuştur. Kayınpederinin 1061'deki ölümünden sonra Köprülü Mehmed Paşa'ya intisap etmiş ve ileride vezirliğe kadar yükselmiştir. İki maddedeki 1061 yılının birbirini tutması, Hüsameddin'in kayıtlarının tutarlılığını da gösterir.
Hüsameddin, aynı soy zincirini veren başka bir maddede Hamza Ağa adlı bir yeniçeriyi "Sivas defterdarı Ebûbekir Efendi'nin kardeşi" diye tanıtır. Amasya serdarlığı ve kır serdarlığı yapan, İbşir Paşa'nın sadaretinde ulûfeciler ağası olan bu Hamza Ağa, 1069 [1659] yılında Abaza Hasan Paşa'ya uyduğu söylentisiyle mallarına el konularak idam edilmiştir.
Başka kaynaklarda Ebûbekir Paşa'nın defterdarlık ve beylerbeyilik görevlerine dair bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 88. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 1. Cilt (Mukaddime: Hacı Hamza Bey Mahallesi); 6. Cilt, "Ebûbekir Paşa-Taşcızâde" ve "Ahmed Ağa-Sarı, el-Hâc"; 9. Cilt, "Hamza Bey-Şarâbdâr el-Hâc" ve "Hamza Ağa-Murâd Beyzâde" maddeleri.
Akademik çalışmalar
- Halil İnalcık, "Hüsrev Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr/husrev-pasa).