İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ebûbekir Dede Efendi-Mevlevî Şeyhi

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 91 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasyalıdır. Konya’da cenâb-ı Mevlânâ âsitânesinde çilesini ikmâl ederek aşçı başı oldu. 1112’de eş-Şeyh Alâeddîn Dede Efendi’nin irtihâline binâen Amasya Mevlevî-hânesi şeyhi olup geldi. Yirmi yıl kadar icrâ-yı meşîhat edib 1131’de dâr-ı na’îme göçdü. Ârif, mü’eddeb, âbid, edebiyât-ı Arabiyye ve Fârisîyeden behredâr idi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Konya'da Hazreti Mevlânâ'nın dergâhında çilesini tamamlayarak aşçıbaşı oldu. 1112 [1700-01] yılında Şeyh Alâeddîn Dede Efendi'nin vefatı üzerine Amasya Mevlevîhânesi şeyhi olarak geldi. Yirmi yıl kadar şeyhlik yaptıktan sonra 1131 [1718-19] yılında ahirete göçtü. Hakikati bilen, edepli, ibadete düşkün bir zattı; Arap ve Fars edebiyatından nasibi vardı.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • cenâb-ı Mevlânâ âsitânesi: Konya'daki Mevlânâ dergâhı; Mevlevîliğin merkez tekkesi
  • çile: Mevlevî dervişinin dergâhta hizmet ederek geçirdiği uzun yetişme dönemi; ikmâl etmek: tamamlamak
  • aşçıbaşı: dergâh mutfağının başı olan kıdemli derviş
  • irtihâl: göçme, ölme; binâen: dolayı, üzerine
  • icrâ-yı meşîhat: şeyhlik görevini yürütme
  • dâr-ı na'îm: nimet yurdu, cennet
  • ârif: Allah'ı ve hakikati bilen; mü'eddeb: edepli; âbid: çok ibadet eden
  • behredâr: nasibi olan, faydalanmış

Amasya Mevlevîhânesi

Ebûbekir Dede'nin başına geçtiği tekke, Amasya'nın en eski tarikat yapılarından biriydi. Eski kayıtlarda "Mevlevîhâne-i merhûm Alâeddîn der Amasya" ve "Mevlevîhâne-i Pervâne der Amasya" diye geçer. Vakfiyesi 1661'de kaybolmuş, içeriği onu görmüş olanların ifadelerine başvurularak yeniden tespit edilmiş; böylece banisinin Alâeddîn Ali Pervâne Bey olduğu ve vakıflarının 1314 yılında düzenlendiği anlaşılmıştır. Hüsameddin'in eski belgelere dayanarak verdiği bilgilere göre Mevlevîler Amasya'da tekkenin inşasından önce de bulunuyordu; 1276'da Veliyyüddîn Ahmed Dede, 1284'te Alâeddîn Ali Dede, 1300'de Celâleddîn Mehmed Dede şehirde Mevlevî şeyhi olarak görünür.

Tekke 1602 yılında eşkıya olayları sırasında yanmış, şeyhi de bu sırada ölmüştü. Son şeyhin oğlu Mehmed Ârif Dede durumu eski sadrazam Bayram Paşa'ya anlatınca Paşa, Amasya'ya su getirdiği yıllarda bir kervansarayla birlikte Mevlevîhâneyi de yeniden yaptırmış ve vakıflarını genişletmiştir. Bu yenilemeden sonra sırasıyla Mehmed Ârif Dede, damadı Mahmûd Dede, Abdülkâdir Dede ve maddede adı geçen Alâeddîn Dede şeyh olmuşlardır. Mevlevîhâne Hükümet Köprüsü civarında, Yeşilırmak kıyısında bulunuyordu. Son olarak 1919'da Mustafa Kemal'in Havza'dan gönderdiği bir genelgenin halka duyurulduğu toplantıya ev sahipliği yaptığı bilinir. Bugünkü Yavuz Selim Meydanı'nın açıldığı bölgede yer aldığı ve büyük ihtimalle 1925'te tekkelerin kapatılmasından sonra yıkıldığı düşünülmektedir.

Tarihler Üzerine Bir Not

Ebûbekir Dede'nin şeyhlik yılları Hüsameddin'in kendi eserinin farklı yerlerinde birbirini tutmayan biçimlerde geçer ve okurun buna dikkat etmesi gerekir. Bu maddeye göre Dede, 1112 [1700-01] yılında Alâeddîn Dede'nin ölümü üzerine doğrudan şeyh olmuş, yirmi yıl kadar görev yapıp 1131 [1718-19] yılında ölmüştür.

Birinci ciltteki Mevlevîhâne tarifinde ise sıra başkadır: 1112'de Alâeddîn Dede ölünce İbrâhim Çelebi tekkenin mütevellisi, Bilâl Efendi de şeyhi olmuş; Bilâl Efendi 1113'te mütevelliliği de üstlenmiş, 1118 [1706-07] yılında ise görevden alınınca Ebûbekir Dede şeyhliğe getirilmiştir. Aynı yerde Ebûbekir Dede'nin 1131'de ölümüyle Sâlih Dede Efendi'nin şeyh olduğu yazılıdır. Dördüncü cildin yıllıklarında ise "Mevlevîhâne şeyhi Ebûbekir Dede", Mora savaşının yapıldığı 1127 [1715] yılı ölenleri arasında sayılır ve hemen ardından Arap Sâlih Dede'nin şeyh olduğu bildirilir. Yıllıklar Alâeddîn Dede'nin ölümünü de 1111 yılının Zilhicce ayının sonlarına [Haziran 1700] koyar; bu, maddedeki 1112 tarihine çok yakındır. Mevlevîlik üzerine yazılmış bir çalışma da Alâeddîn Dede'nin ölümünü 1700 olarak verir.

Bu durumda Dede'nin şeyhliğe gelişi için 1112 ve 1118, ölümü için 1127 ve 1131 tarihleri ortaya çıkar. Hangisinin doğru olduğu, Hüsameddin'in dayandığı şer'iyye sicilleri ve vakıf kayıtları görülmeden kesin olarak söylenemez. Ardılının Sâlih Dede olduğu konusunda ise iki kayıt birleşir.

Aynı Adlı Başka Bir Mevlevî Şeyhi

Amasya Mevlevîhânesi şeyhi Ebûbekir Dede, Mevlevî tarihinde daha çok tanınan Seyyid Ebûbekir Dede ile karıştırılmamalıdır. Sezai Küçük'ün yazdığı ansiklopedi maddesine göre Seyyid Ebûbekir Dede 1117 [1705] yılında Kütahya'da doğmuş, İstanbul'daki Yenikapı Mevlevîhânesi'nin şeyhi olmuş ve 1189 [1775] yılında ölmüştür; onun soyundan gelenler yaklaşık 180 yıl Yenikapı dergâhının şeyhliğini yürütmüştür. Amasyalı Ebûbekir Dede ise bu zattan önce, XVIII. yüzyılın ilk çeyreğinde yaşamıştır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 91. amasya.bel.tr
  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 1. Cilt (Mevlevîhâne tarifi); 4. Cilt (1111 ve 1127 yılları vekâyii).

Akademik çalışmalar

  • Sezai Küçük, "Seyyid Ebûbekir Dede", TDV İslâm Ansiklopedisi (islamansiklopedisi.org.tr).

Diğer kaynaklar

  • Abdulhalim Durma, "Amasya'da Mevlevilik" (semazen.net).

6. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.