İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ebûbekir Efendi-Çorumluzâde es-Seyyid el-Hâc

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 95 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasya müftüsü Çorumlu es-Seyyid el-Hâc Ali Efendi’nin birâderi es-Seyyid Mehmed Efendi bin es-Seyyid Abdulfettâh bin es-Seyyid Mehmed’in mahdûmu olup amcasından tahsîl-i ulûm ederek ders-i âm ve zaman-ı iftâsında müsevvid oldu. Ba’dehû meclis-i hâcıyân ve a’yâna a’zâ ve 1197 rebiülevvelinde nakîbü’l-eşrâf kâ’im-makâmı olup 1198’de ma’zûl ve 1200’de merhûm oldu. Ulemâ ve a’yân-ı sâdâtdan idi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasya müftüsü Çorumlu es-Seyyid el-Hâc Ali Efendi'nin kardeşi olan, es-Seyyid Abdülfettâh oğlu es-Seyyid Mehmed'in oğlu es-Seyyid Mehmed Efendi'nin oğludur. Amcasından ilim tahsil ederek ders-i âm oldu ve amcasının müftülüğü sırasında onun fetva müsveddelerini yazdı. Daha sonra hacılar ve âyan meclisine üye oldu; 1197 Rebîülevvelinde [Şubat 1783] nakîbüleşraf kaymakamı oldu, 1198'de [1783-84] azledildi ve 1200'de [1785-86] öldü. Âlimlerden ve seyyidlerin ileri gelenlerindendi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • birâder: kardeş
  • bin: oğlu
  • zaman-ı iftâ: fetva verme, yani müftülük dönemi
  • müsevvid: müsveddeci; müftünün fetvalarının taslağını hazırlayan kâtip
  • ba'dehû: bundan sonra
  • meclis-i hâcıyân ve a'yân: şehrin hacıları ve ileri gelenlerinden oluşan meclis
  • nakîbü'l-eşrâf kâ'im-makâmı: Peygamber soyundan gelenlerin işlerine bakan nakîbüleşrafın taşradaki vekili
  • ma'zûl: görevden alınmış
  • merhûm olmak: ölmek
  • a'yân-ı sâdât: seyyidlerin ileri gelenleri

Çorumlu Ailesi

Hüsameddin bu kısa maddede Ebûbekir Efendi'nin soyunu dört kuşak geriye götürür: es-Seyyid Mehmed, onun oğlu es-Seyyid Abdülfettâh, onun oğlu es-Seyyid Mehmed Efendi ve nihayet Ebûbekir Efendi. Amcası Çorumlu es-Seyyid el-Hâc Ali Efendi ise Amasya müftüsüdür. Aynı sayfada yer alan Büyük Hocazâde ve Küçük Hocazâde maddelerinde de Çorumlu nisbeli, seyyid unvanlı ve adları Ali, Mehmed ve Ebûbekir arasında dolaşan bir aile karşımıza çıkar. Bunların hepsinin aynı geniş aileye mensup olduğu kuvvetle muhtemeldir; ancak Hüsameddin aradaki bağı her maddede açıkça kurmaz. Bir ayrım yine de yapılabilir: "Büyük Hoca" diye anılan Ali Efendi, Çorumlu es-Seyyid el-Hâc Mehmed Efendi'nin oğlu olarak kaydedilmiştir; bu maddedeki müftü Ali Efendi ise Abdülfettâh'ın oğludur. Bu durumda ikisi ayrı kişiler olmalıdır. Müftünün "Küçük Hoca" diye bilinen Ali Efendi ile bir ilgisi olup olmadığı ise metinden anlaşılmamaktadır.

Amasya müftülerinin bir dönem Sultan Bayezid Medresesi'nin müderrisliğini de üstlendiği bilinir. Aysun ve Engin Kanbur'un, büyük ölçüde Hüsameddin'in birinci cildine dayanarak verdikleri listeye göre medresenin müderrisliği Amasya müftülüğüne tahsis edilmiş ve 1673'e kadar müftülerin müderris olması şartına uyulmuştur; bu listede bir "Çorumlu Ahmed Efendi" de vardır. Çorumlu el-Hâc Ali Efendi'nin hangi tarihlerde müftülük yaptığına dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Nakîbüleşraf Kaymakamlığı

Ebûbekir Efendi'nin 1197'de [1783] üstlendiği görev, adının başındaki "es-Seyyid" unvanıyla doğrudan ilgilidir. Ş. Tufan Buzpınar'ın açıkladığına göre nakîbüleşraflık, Hz. Peygamber'in soyundan gelenlerle ilgilenmek üzere kurulmuş bir makamdı. Osmanlı'da ilk izleri Yıldırım Bayezid dönemine kadar iner; II. Bayezid'in 900'de [1494] bu göreve maaşlı bir nakîbüleşraf tayin etmesiyle kurumlaşmıştır. Nakîbüleşraflar İstanbul'da otururdu; öbür şehirlerde ise seyyidler arasından belli bir süre için seçilen nakîbüleşraf kaymakamları bulunurdu. Bu kaymakamlar seyyid ve şeriflerin şecerelerini kaydeder, sahte seyyidliği önlemeye çalışır, seyyidlere tanınan askerlik ve örfî vergi muafiyetlerinin uygulanmasına bakar, onları ilgilendiren davalara müdahil olurlardı. Buzpınar'ın vurguladığı bir nokta, bu kaymakamlığın önemli bir nüfuz ve gelir kaynağı olduğu ve bu yüzden genellikle nüfuzlu ailelerden seçildiğidir. Hüsameddin'in Ebûbekir Efendi'yi "a'yân-ı sâdât", yani seyyidlerin ileri gelenleri arasında sayması bu tabloyla örtüşür. Görevin bir yıl sonra elinden alınması da, belli bir süre için verilen bu makamın el değiştirme usulüne uygun düşer.

Âyan Meclisi

Ebûbekir Efendi'nin üye olduğu "hacılar ve âyan meclisi", XVIII. yüzyıl Osmanlı şehirlerinde giderek ağırlık kazanan yerel ileri gelenler zümresinin bir yansımasıdır. Ensar Köse'nin özetlediği gibi âyan, taşrada sosyal ve ekonomik imtiyazlar elde eden, devlete ait bazı işleri gören nüfuzlu kişilerdi ve aralarında ilmiye, seyfiye, tüccar ve esnaf kökenliler bulunuyordu. Âyan XVII. yüzyılın sonlarından itibaren taşra idaresinin etkin bir unsuru olmuş, asıl gücünü XVIII. yüzyılda kazanmıştır. Vergi tahsili, asker yazılması, seferlere lojistik destek ve eşkıya takibi merkezin âyandan beklediği başlıca hizmetlerdi. Ebûbekir Efendi'nin hem bir müftünün yanında yetişmiş bir ilmiye mensubu hem de âyan meclisinin üyesi olması, Amasya'da ilmiye ailelerinin şehir yönetimine de katıldığını gösteren bir örnektir. Devletin 1786'da âyanlığı resmen kaldırıp 1790'da yeniden bu düzene döndüğü hatırlanırsa, Ebûbekir Efendi'nin meclis üyeliğinin bu kesintiden önceki döneme ait olduğu anlaşılır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 95–95. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

6. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.