Büyük Hoca demekle meşhûr Çorumlu es-Seyyid el-Hâc Mehmed Efendizâde Hüseyniyye müderrisi es-Seyyid el-Hâc Ali Efendi’nin mahdûmudur. Pederinin vefâtında Hüseyniyye müderrisi ve a’yândan olup 1190 sâline doğru vefât etdi.
Diğer Küçük Hoca Çorumlu es-Seyyid el-Hâc Ali Efendizâde es-Seyyid el-Hâc Ebûbekir Efendi de ulemâdan olup Pervâne Bey Mahallesi’nde mukîm iken 1191 sâlinden sonra vefât etdi. Bunun mahdûmu es-Seyyid Ali Efendi de ulemâdan idi. Her ikisi de hânedân adamlardı. [286]
Günümüz Türkçesiyle
"Büyük Hoca" diye tanınan Çorumlu es-Seyyid el-Hâc Mehmed Efendi oğlu Hüseyniyye Medresesi müderrisi es-Seyyid el-Hâc Ali Efendi'nin oğludur. Babası ölünce Hüseyniyye müderrisi oldu, şehrin ileri gelenleri arasına girdi ve 1190 [1776-77] yılına doğru öldü.
Öbürü, "Küçük Hoca" diye anılan Çorumlu es-Seyyid el-Hâc Ali Efendi'nin oğlu es-Seyyid el-Hâc Ebûbekir Efendi de âlimlerdendi; Pervâne Bey Mahallesi'nde otururken 1191 [1777-78] yılından sonra öldü. Bunun oğlu es-Seyyid Ali Efendi de âlimlerdendi. İkisi de köklü bir aileye mensup kimselerdi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- -zâde: oğlu; bir aileye ya da kişiye mensup olan
- peder: baba
- müderris: medrese hocası
- a'yân: şehrin ileri gelenleri, nüfuzlu kişileri
- ulemâ: din bilginleri, âlimler
- mukîm: oturan, yerleşik
- hânedân adamı: köklü, itibarlı bir aileden gelen kişi
Hüseyniyye Medresesi
Büyük Hoca'nın babasından devraldığı Hüseyniyye, Amasya'da bugün Büyükağa Medresesi diye bilinen yapıdır. Asıl adı Büyük Kapıağası Medresesi olan medrese, 894 [1488-89] yılında II. Bayezid'in kapıağası Hüseyin Ağa tarafından yaptırılmış, banisinin adına nispetle "Medrese-i Hüseyniye" diye de anılmıştır. Şamlılar Mahallesi'nde, "Bahçeler İçi" denilen bağların yanında yükselen yapı, Osmanlı medreseleri arasında pek az görülen sekizgen avlu planıyla bilinir; aynı plan şemasının bilinen öbür örneği İstanbul'daki Rüstem Paşa Medresesi'dir. Medrese, medreselerin derecelendirmesinde 60 akçelik birinci sınıf medreseler arasında sayıldığından Anadolu'nun pek çok âlimi burada ders vermekle tanınmıştır. 1940'a kadar öğretim yapılan, ardından terk edilip harap kalan yapı 1981'de Vakıflar İdaresince onarılmış ve müftülüğe devredilerek hafızlık kursu olarak kullanılmaya başlanmıştır; bu işlevi bugün de sürmektedir.
Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır. Hüsameddin, kitabının birinci cildinde Büyükağa (Hüseyniyye) müderrislerini tarihleriyle sayar: 1168'de [1754-55] İbatsalı es-Seyyid Abdullah Efendi, 1179'da [1765-66] Halil Efendi, ardından es-Seyyid Mustafa Efendi ve oğlu es-Seyyid Mehmed Emin Efendi, 1193'te [1779] de Şeyhzâde Abdullah Vecîh Efendi. Bu sırada ne Çorumlu es-Seyyid el-Hâc Ali Efendi'nin ne de 1190 [1776-77] civarında ölen oğlu Ebûbekir Efendi'nin adı geçer. Aynı devirde müderrisliğin çoğu zaman paylara bölünerek birkaç kişiye verildiği bilindiğinden, baba ile oğlunun bir hisseyle bu medresede ders vermiş olmaları mümkündür; ancak yazarın iki cildi bu noktada birbirini doğrulamaz. Aysun ve Engin Kanbur'un, Hüsameddin'e dayanarak yayımladıkları Büyükağa müderrisleri listesinde de bu iki ad yer almaz.
Amasya'da Çorumlu Âlimler
XVII. ve XVIII. yüzyıl Amasya medreselerinin müderris listelerinde "Çorumlu" nisbesiyle anılan birkaç âlime rastlanır. Hüsameddin de birinci ciltte XII. hicrî yüzyılda Amasya'yı ihya eden tanınmış âlimler arasında "Çorumlu Müftîzâde Abdullah" ile "Çorumlu Hâfız Mehmed" Efendileri sayar. Sultan Bayezid Medresesi müderrisleri arasında Çorumlu Ahmed Efendi, Küçükağa ve Mehmed Paşa medreselerinde Çorumlu Hafız es-Seyyid Mehmed Efendi, Sungurlu Medresesi'nin ilk müderrisi olarak da Çorumlu el-Hâc Kara İsmail Hâtif Efendi (ö. 1784) zikredilir. Mehmed Paşa Medresesi'nde 1684'te ölen bir müderristen sonra ders vermeye başlayan Çorumlu Hafız es-Seyyid Mehmed Efendi'nin, Ebûbekir Efendi'nin dedesi olarak anılan Çorumlu es-Seyyid el-Hâc Mehmed Efendi ile aynı kişi olması mümkündür; ancak bunu kesinleştiren bir kayıt görülmedi. Ailenin Amasya müftülüğüne kadar uzanan bir başka kolu, kitabın aynı sayfasında yer alan Çorumluzâde es-Seyyid el-Hâc Ebûbekir Efendi maddesinde anlatılır.
Okurun dikkatini çekmesi gereken bir nokta, bu maddede adları ve lakapları birbirine çok benzeyen iki kişinin yan yana verilmesidir. İkisinin de adı es-Seyyid el-Hâc Ebûbekir, babalarının adı da es-Seyyid el-Hâc Ali Efendi'dir ve hepsi Çorumlu nisbesiyle anılır. Hüsameddin bunları babalarının lakaplarıyla ayırır: birincisinin babası "Büyük Hoca", ikincisininki "Küçük Hoca" diye bilinen Ali Efendi'dir. Madde başlığındaki "Büyük Hocazâde" sıfatı da bu yüzden "Büyük Hoca'nın oğlu" anlamındadır. İki Ali Efendi'nin aynı ailenin farklı kollarından olduğu anlaşılıyorsa da metin aralarındaki akrabalığı açıklamaz.
Pervâne Bey Mahallesi
Küçük Hoca'nın oturduğu Pervâne Bey Mahallesi, Burmalı Minare Camii'nin çevresindeki eski Amasya mahallelerinden biridir. Sungurzâde el-Hâc Mehmed Ağa'nın 1750'de yaptırdığı Sungurlu Medresesi de bu mahallede, Burmalı Minare Camii'nin batı tarafında bulunuyordu. 640 [1242] yılında Selçuklu veziri Ferruh Bey ile kardeşi Hazinedar Yusuf Bey tarafından yaptırılan Burmalı Minare Camii'nin vakfı 699 [1299-1300] yılında İzzeddin Mehmed Pervâne Bey tarafından yeniden düzenlenmiştir. Cami bugün Dere Mahallesi'nde, Taşhan Sokak'ta ibadete açıktır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
Akademik çalışmalar
Resmî kaynaklar