Amasyalıdır. Vüzerâdan Amasyalı Çûçû Mustafa Paşa bin Ahmed Ağa ahfâdından ve Eski Kethüdâ Mahallesi eşrâfından Halil Bey bin Hasan Bey bin İsmâil Bey bin Mustafa Bey bin Halil Bey bin Çûçû Mustafa Paşa’nın mahdûmudur. Çûçûoğlu demekle meşhûrdur.
1263’de Eski Kethüdâ Mahallesi’nde doğdu. Sultân Bâyezîd Mektebi’nde kıraat ve kitâbet öğrenip 1280’de meclis-i idâre ve ba’dehû muhâsebe ketebesinden oldu. 1283’de İstanbul’a gidip Şirvânîzâde Mehmed Rüşdi Paşa’nın himmetiyle Beşiktaş Sarayı matbahına yerleşti. 1286’da matbah başkâtibi oldu. [44]
1301’de hizmetinde görülen gayret ve istikâmetine binâen Yıldız Sarayı vekil-harcı olup 1314’de sânîye, 1321’de mütemâyiz, 1323 senesi şa’bânında evlâ rütbelerini aldı. Yirmi altı sene bu vazîfesini de müstakîmâne hüsn-i îfa ederek mevkiini muhâfaza etdi.
1327 senesi rebîülâhirinde Sultân Abdülhamid-i sânînin hal’i üzerine Beşiktaş Sarayı matbahına iâde ve birkaç ay sonra tekâüd edilerek Amasya‘ya geldi. 1331’de vefât etdi. Sâdık, müstakîm, dindâr, beşûş, halîm, kerem-kâr bir zât idi.
Küçük birâderi İsmâil Bey Beşiktaş Sarayı matbah kâtibi iken 1319’da ve büyük birâderi Mehmed Tâhir Bey de Varay Nâhiyesi müdürlüğünden ma’zûlen 1321’de vefât etdi. Pederleri Halil Bey 1302’de vefât etmişdi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Vezirlerden Amasyalı Çûçû Mustafa Paşa bin Ahmed Ağa'nın soyundan, Eski Kethüdâ Mahallesi ileri gelenlerinden Halil Bey'in oğludur; Halil Bey, Hasan Bey'in oğlu, Hasan Bey İsmâil Bey'in oğlu, İsmâil Bey Mustafa Bey'in oğlu, Mustafa Bey Halil Bey'in oğlu, Halil Bey de Çûçû Mustafa Paşa'nın oğludur. "Çûçûoğlu" diye tanınır.
1263'te [1846-47] Eski Kethüdâ Mahallesi'nde doğdu. Sultan Bâyezid Mektebi'nde okuma yazma öğrenip 1280'de [1863-64] idare meclisi, sonra muhasebe kâtiplerinden oldu. 1283'te [1866-67] İstanbul'a gidip Şirvânîzâde Mehmed Rüşdi Paşa'nın yardımıyla Beşiktaş Sarayı mutfağına yerleşti. 1286'da [1869-70] mutfak başkâtibi oldu.
1301'de [1883-84] hizmetindeki çaba ve doğruluğu sebebiyle Yıldız Sarayı vekilharcı oldu; 1314'te [1896-97] ikinci, 1321'de [1903-04] mütemâyiz, 1323 yılı Şaban ayında [Eylül 1905] evlâ rütbelerini aldı. Yirmi altı yıl bu görevi dosdoğru yürüterek yerini korudu.
1327 yılı Rebîülâhir ayında [Nisan-Mayıs 1909] Sultan II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesi üzerine Beşiktaş Sarayı mutfağına geri verildi, birkaç ay sonra emekli edilerek Amasya'ya geldi. 1331'de [1912-13] vefat etti. Doğru, dürüst, dindar, güler yüzlü, yumuşak huylu ve cömert bir kişiydi.
Küçük kardeşi İsmâil Bey, Beşiktaş Sarayı mutfak kâtibiyken 1319'da [1901-02], büyük kardeşi Mehmed Tâhir Bey de Varay Nâhiyesi müdürlüğünden alınmışken 1321'de [1903-04] vefat etti. Babaları Halil Bey 1302'de [1884-85] ölmüştü.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- ahfâd: torunlar, soy
- eşrâf: ileri gelenler, saygın kişiler
- meclis-i idâre: yerel yönetim meclisi
- muhâsebe ketebesi: hesap işlerinde çalışan kâtipler
- matbah: saray mutfağı
- vekil-harç: saray mutfağının kilerinde harcama ve erzak işlerine bakan görevli
- rütbe-i sânîye, mütemâyiz, evlâ: memurlara verilen aşamalı rütbeler
- hal': padişahın tahttan indirilmesi
- tekâüd: emeklilik
- beşûş: güler yüzlü
- halîm: yumuşak huylu
- kerem-kâr: cömert
- nâhiye: kazaya bağlı idarî birim, bucak
Yardımcısı Olan Amasyalı Paşa
Çûçûoğlu'nun 1283'te [1866-67] İstanbul'a gidişinde dayanağı olarak anılan Şirvânîzâde Mehmed Rüşdi Paşa da Amasyalıdır. Nakşibendî-Hâlidî şeyhi İsmâil Sirâceddin Şirvânî'nin oğlu olan Rüşdi Paşa Amasya'da doğmuş, ailesi Rus yönetimine geçen Şirvan'dan Ahıska'ya, oradan Amasya'ya göç etmişti. İlim öğrenimini babasından ve ağabeyinden aldı, 1851'de İstanbul'a gidip müderris olarak yükseldi. 1853'te Amasya Evkaf müdürlüğüne atandı, ama bu görevde fazla kalmayıp 1855'te istifa ederek İstanbul'a döndü. Arazi komisyonunda ve Mecelle'nin hazırlığında Cevdet Paşa'ya yakın durdu; Şam ve Suriye valiliği yaptı. 10 Ekim 1865'te Evkâf-ı Hümâyun nâzırı oldu, bir ay kadar sonra Maliye Nezâreti'ne geçti. Çûçûoğlu'nun İstanbul'a gittiği yıl Rüşdi Paşa böylece Maliye'nin başındadır; Hüsameddin'in "himmetiyle Beşiktaş Sarayı mutfağına yerleşti" cümlesi bu bağlamda anlam kazanır. Bu bağlantıyı kuran, kaynakta yazılı bir bilgi yoktur; yalnızca iki kişinin de aynı şehirden olması bunu akla getirir.
Rüşdi Paşa'nın Amasya ile bağı bununla bitmez. Eylül 1871'de Maliye nâzırlığından alınıp 30 Ekim'de Amasya'da oturmaya mecbur edildi; 26 Temmuz 1872'de affedilip İstanbul'a döndü, 16 Nisan 1873'te sadrazamlığa getirildi, 13 Şubat 1874'te azledildi ve Hicaz'a giderken Taif'te öldü.
Saray Mutfağı ve Vekilharç
Osmanlı sarayında yemek ve erzak işi büyük bir örgüt gerektirirdi. Topkapı Sarayı'nın mutfakları üzerine yapılan çalışmalarda kiler kısmında bir vekilharç dairesi anılır; vekilharç, kiler ağasının maiyetinde kethüdâ, masraf kâtibi ve kiler çavuşuyla birlikte sayılan görevlilerdendi. Çûçûoğlu'nun hizmet ettiği Beşiktaş ve Yıldız saraylarının mutfak düzeni için okunan kaynaklarda ayrıntı bulunamadı; Hüsameddin ise yükselişin sebebi olarak onun "gayret ve istikâmetini" gösterir.
Yıldız Sarayı ve 1909
Yıldız Sarayı, II. Abdülhamid'in Dolmabahçe'den ayrılıp padişahlığı boyunca kaldığı saraydır; onun zamanında burada mabeyin köşkü, harem binaları, Şale Köşkü, cami, tiyatro, marangozhane, eczane, kütüphane ve şehzade köşkleri yapılmıştır. Çûçûoğlu'nun 1301'den [1883-84] 1327'ye [1909] uzanan yirmi altı yıllık vekilharçlığı, sarayın bu büyüdüğü yıllara denk gelir. 1909'da, 31 Mart Vak'ası'ndan sonra Hareket Ordusu'nun İstanbul'u denetime alması üzerine, Meclis-i Umûmî-yi Millî'nin kararıyla 27 Nisan 1909'da II. Abdülhamid tahttan indirildi; aynı gece birkaç bavulla Yıldız Sarayı'ndan çıkarılıp özel bir trenle Selânik'e götürüldü. Hüsameddin'in "Rebîülâhir 1327" kaydı bu tarihe tam uyar.
Eski Kethüdâ Mahallesi
Çûçûoğlu'nun doğduğu ve aile ocağının bulunduğu Eski Kethüdâ Mahallesi'nin bugünkü durumu ve adı okunan kaynaklarda belirlenemedi. Aile soyunu andığı Çûçû Mustafa Paşa hakkında da başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 277–277. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar