İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Edhem Dede-eş-Şeyh Celâleddîn

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 276 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Amasyalıdır. Amasya Mevlevîhânesi şeyhi Zileli Nusretzâde eş-Şeyh Cemâleddîn Habîb Çelebi mahdûmudur. Amasya’da doğdu. Mevlânâ Hüsâmzâde Celâleddîn Mehmed Çelebi hizmetinde tahsîl-i maârif edib üstâd ve şeyhinin zamân-ı meşîhatinde mesnevîhân oldu.

Çelebi Sultân Mehmed Hân Amasya‘da hükümrân olduğu esnâda Amasya Mevlevîhânesi şeyhi olup eş-Şeyh Cûî Mehmed Çelebi ve Müstencid Dede ile musâhabât-ı sûfîyâne ederek 818 sâlinden sonra vefât etdi. Urefâ-yı mevleviyyedendir. Mahdûmu Taceddîn İbrâhim Çelebi ve birâderi Kemâleddîn Ahmed Çelebi de urefâdandır.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Amasya Mevlevîhânesi şeyhi, Zileli Nusretzâde Şeyh Cemâleddîn Habîb Çelebi'nin oğludur. Amasya'da doğdu. Mevlânâ Hüsâmzâde Celâleddîn Mehmed Çelebi'nin hizmetinde öğrenim görüp bu üstadının ve şeyhinin şeyhlik döneminde mesnevîhan oldu.

Çelebi Sultan Mehmed Han Amasya'da hüküm sürdüğü sırada Amasya Mevlevîhânesi şeyhi olup Şeyh Cûî Mehmed Çelebi ve Müstencid Dede ile sûfîce sohbetler ederek 818 [1415-16] yılından sonra vefat etti. Mevlevî ariflerindendir. Oğlu Tâceddîn İbrâhim Çelebi ile kardeşi Kemâleddîn Ahmed Çelebi de ariflerdendir.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mahdûm: oğul
  • tahsîl-i maârif: öğrenim görme
  • mesnevîhan: Mevlânâ'nın Mesnevî'sini okuyup açıklayan kişi
  • zamân-ı meşîhat: şeyhlik dönemi
  • hükümrân olmak: hüküm sürmek, yönetimde bulunmak
  • musâhabât-ı sûfîyâne: sûfîlere yakışır sohbet, hâl ve tasavvuf konuşmaları
  • urefâ-yı mevleviyye: Mevlevî ariflerinin ileri gelenleri
  • Çelebi, Dede: Mevlevî şeyhlerinin ve ileri gelenlerinin adlarına eklenen saygı sözleri

Amasya Mevlevîhânesi

Amasya Mevlevîhânesi Yeşilırmak kıyısında, Hükümet Köprüsü dolaylarında yer alıyordu. Eski kayıtlarda "Mevlevîhâne-i Pervâne" adıyla geçer. Vakfiyesi 1661'de kaybolduğu için içeriği o günlerde görenlerin ağzından derlenmiştir; buna göre yapıyı Alâeddin Pervâne Bey yaptırmış, vakıfları 1314'te düzenlenmiştir. Mevlevîlerin Amasya'daki varlığı bu tarihten de eskidir. Hüsameddin'in gördüğü eski belgelere dayanılarak, 1276'da Veliyüddin Ahmed Dede, 1284'te Alâeddin Ali Dede ve 1300'de Celâleddin Mehmed Dede'nin Amasya'da Mevlevî şeyhi bulunduğu aktarılır.

Şeyhler dizisinde bu maddenin kişileri de yer alır. Şadgeldi Paşa döneminde dergâhın başında Zileli Nusretzâde Cemâleddin Ahmed Dede, onun ardından Mehmed Cûî Dede bulunmuştur. Dergâh sonraki yüzyıllarda bir kez yanmış, 1602'deki yangında o günkü şeyh de ölmüştür. Sadrazamlıktan düşmüş olan Bayram Paşa 1637'de Amasya'ya kendi parasıyla su getirtmiş, bir kervansaray ve yeni bir Mevlevîhâne yaptırmıştır. Yapı 1919'da, Mustafa Kemal'in Havza'dan gönderdiği bir tamimin halka duyurulması için yapılan toplantıya ev sahipliği ettiği sırada son kez anılır. Tarikatların kapatıldığı 1925 dolaylarında yıktırıldığı sanılır; yeri bugünkü Yavuz Selim Meydanı'nın bulunduğu alan olmalıdır.

Şeyhin Adı Üzerine Bir Ayrım

Hüsameddin Edhem Dede'nin babasını Cemâleddîn Habîb Çelebi diye anar. Amasya Mevlevîliği üzerine yazan bir araştırmacı ise aynı dönemin şeyhini Zileli Nusretzâde Cemâleddin Ahmed Dede olarak kaydeder ve babasına Şeyh Nusret der; Evliyâ Çelebi'ye atfen bu Nusret'in Hacı Bektaş Veli ile Horasan'dan gelen Ahmed Yesevî halifelerinden olduğu belirtilir. İki adın aynı kişiyi gösterip göstermediği okunan kaynaklarda belirlenemedi; "Nusretzâde" sıfatı ortak olsa da Habîb ile Ahmed adları ayrı durmaktadır.

Şeyh Cûî ve Yuvacık Köyü

Metindeki Şeyh Cûî Mehmed Çelebi, Amasya'da Şadgeldi Paşa döneminde ve Osmanlı idaresinin ilk yıllarında büyük saygı görmüş bir Mevlevî şeyhidir. 1414'te Amasya'dan ayrılıp kendi köyünde bir Mevlevîhâne, tekke, mektep ve çeşme yaptırmış, köyün topraklarını vakfetmiş, ömrünün büyük kısmını orada geçirip oraya gömülmüştür. Köy uzun süre Şeyhcui Köyü diye anılmış, bugün resmî adı Yuvacık'tır ve halk eski adı kullanmayı sürdürür. Türbesi köy camisinin yanındadır; Şeyh Cûî'nin yaptırdığı çeşme de ayaktadır. Hüsameddin'in adını andığı Müstencid Dede ise anlatılan şeyh sıralamasında 1436'da şeyh olarak geçer.

Çelebi Sultan Mehmed'in Amasya'sı

Metindeki "Çelebi Sultan Mehmed", Fetret döneminde kardeşleri Rumeli'yi paylaşırken 1402-1413 arasında Anadolu'da Tokat, Amasya ve Bursa'ya egemen olan şehzadedir, sonradan I. Mehmed adıyla padişah olmuştur. Amasya ve Tokat bölgesindeki yerel beylere karşı kendi otoritesini kurarken ulemâ ve şehir ileri gelenlerinin desteğini gördüğü, Hüsameddin'in eserine dayanılarak anlatılır. Hüsameddin'in "818 yılından sonra" dediği tarih, bu egemenlik yıllarından sonrasına denk gelir; yani Edhem Dede'nin şeyhliği Mehmed'in Amasya'daki dönemiyle başlayıp onun padişahlığı yıllarına uzanmış görünür.

Okunamayanlar

Edhem Dede, Mevlânâ Hüsâmzâde Celâleddîn Mehmed Çelebi, Tâceddîn İbrâhim Çelebi ve Kemâleddîn Ahmed Çelebi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 276–276. amasya.bel.tr
  • Taylan Köken, "Şeyh Cui Baba Türbesi / Amasya-Merkez-Yuvacık Köyü", Sosyo Denemeler, 18 Ağustos 2013 (Abdülhalim Durma, Evliyalar Şehri Amasya, 2003'e dayanır).

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

  • Abdulhalim Durma, "Amasya'da Mevlevilik", Semazen (semazen.net), Mevlevî Büyükleri/Makale ve Yazılar bölümü.

7. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.