İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Edîb Süleyman Efendi-Şeyhzâde es-Seyyid

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 279 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Amasya meşâyihinden İstanbul’da 1112’de vefât eden eş-Şeyh Süleyman Halvetîzâde el-Hâc Ahmed Efendi’nin mahdûmu olup ba’de’t-tahsîl İstanbul’a gitdi. Sudûrdan Hâcezâde es-Seyyid Ömer Efendi’nin sâye-i ikbâlinde silk-i kudâta girdi.

Rûmeli kaleminde hayli bilâd-ı mühimmeye kadı olarak ser levha-i kudât olup Mora eyaletinin merkezi olan Tırapoliçe kazâsından ma’zûlen 1191’de vefât etdi. Meşâhir-i kudâtdan âlim, kâmil bir zât idi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasya şeyhlerinden, 1112'de [1700-01] İstanbul'da ölen Şeyh Süleyman Halvetîzâde Hacı Ahmed Efendi'nin oğludur. Öğrenimini tamamladıktan sonra İstanbul'a gitti. Devlet ve ilmiye ileri gelenlerinden Hâcezâde Seyyid Ömer Efendi'nin himayesinde kadılar zümresine girdi.

Rumeli kadılık kadrosunda epeyce önemli yere kadı olarak atandı ve kadılar arasında ön sıraya geçti. Mora eyaletinin merkezi olan Tırapoliçe kazasından azledildikten sonra 1191'de [1777-78] öldü. Ünlü kadılardan, bilgin ve olgun bir zattı.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • meşâyih: şeyhler, tarikat ve tekke büyükleri
  • mahdûm: oğul
  • ba'de't-tahsîl: öğrenimden sonra
  • sudûr: devletin ve ilmiyenin ileri gelenleri, yüksek rütbeliler
  • sâye-i ikbâl: himaye, gözetim
  • silk-i kudât: kadılar sınıfı
  • ser levha-i kudât: kadılar listesinde baş sırada olan
  • bilâd-ı mühimme: önemli kazalar
  • ma'zûl: görevden alınmış
  • meşâhir-i kudât: ünlü kadılar

Halvetî Geleneği ve Bu Aile

Başlıktaki "Şeyhzâde" ve metindeki "Halvetîzâde" adları, Süleyman Efendi'nin bir şeyh ailesinden geldiğini gösterir. Babasının Halvetîzâde diye anılması ailenin Halvetî tarikatına bağlı bir şeyhler zincirinden geldiğini düşündürür; kitap bunu açıkça yazmaz, bu bir çıkarımdır. Halvetîlik Amasya'da erken bir geçmişe sahiptir. Tarikatın Anadolu'ya Amasyalı Pîr İlyas aracılığıyla getirildiği anlatılır. Şehirde 1412'de [815] Ankara Beylerbeyi Pazarlıoğlu Yâkub Paşa, müftü Gümüşlüzâde Abdurrahman Çelebi için bir Halvetî tekkesi kurmuş, vakfiyesi Şubat 1413'te Amasya kadısı tarafından tescil edilmiştir. Süleyman Efendi'nin atalarının hangi tekkeyle bağlantılı olduğu elimizdeki kaynaklardan anlaşılmıyor.

Kadılık Mesleği

Metin, Süleyman Efendi'nin yolunu kısaca çizer: İstanbul'da öğrenim, yüksek bir ilmiye mensubunun himayesi ve Rumeli'de çeşitli kazalarda kadılık. Osmanlı'da kadılıklar derecelerine göre iki gruba ayrılırdı. Bursa, Edirne ve İstanbul gibi büyük şehirlerle Balkanlar, Anadolu ve Arap topraklarındaki başlıca merkezlerin kadılıkları "mevleviyet" sayılır, tecrübeli âlimlere verilirdi. Diğer yerlerin kadılıkları ise "kazâ kadılığı" adını taşırdı. Tırapoliçe ikinci gruptandı. Başlangıçta Argos kadılığına bağlıyken 17. yüzyılda nüfusu arttığı için ayrılıp bağımsız bir kadılık olmuş, 1667-68 tarihli Rumeli kadılıkları listesinde altıncı derece sayılmıştır.

Tırapoliçe

Bugün Yunanistan'da Tripoli adıyla anılan şehir Mora yarımadasının ortasında yer alır. 1718'de Mora'nın yönetim merkezi kıyıdaki Nauplia'dan Tırapoliçe'ye taşınınca kasaba hızla büyüdü. Sadrazam Topal Osman Paşa 1720'de şehirde büyük bir cami yaptırdı, Mora Valisi Ebûbekir Paşa 1740 dolayında cami, medrese, mektep, hamam, bedesten ve hanı içeren bir külliye kurdu. Süleyman Efendi'nin görev yılları metinde verilmemiştir. Ancak Rusya'nın örgütlediği Mora isyanını izleyen 1770-1779 yıllarında paralı Arnavut askerlerin ve çetelerin şehri sıkıntıya soktuğu, çevre köylerde kule evler yapıldığı, şehrin surla çevrildiği anlatılır. Süleyman Efendi'nin görevinin bu yıllara denk gelip gelmediği bilinmiyor. Şehir 1822'de Yunan isyancıların eline geçti ve Müslüman nüfus öldürüldü; bugün Osmanlı Tripoliçesi'nden geriye çok az şey kalmıştır.

Bir Halvetî Kasabası

Evliya Çelebi 1668'de Tırapoliçe'yi bahçeler ve meyvelikler arasında taştan, kiremit örtülü binlerce evi olan bir şehir diye anlatır. İki camisi, iki medresesi, üç mektebi ve iki tekkesi vardır. Ahmed Ağa Camii'nin avlusundaki Hüseyin Efendi Tekkesi Halvetî tarikatına bağlıdır ve gelip geçenlere bol yemek dağıtır. 1720'den sonra Cerrâhî şeyhi Yahyâ Şerefeddin Moravî de şehirde bir Halvetî tekkesi yaptırmıştır. Halvetîzâde bir ailenin oğlu olan Süleyman Efendi'nin görev yaptığı kasabada Halvetî tekkelerinin bulunması dikkat çekicidir; bunun görev yerinin seçilmesinde rol oynadığını gösteren bir kayıt yoktur.

Tarihlerdeki Uyumsuzluk

Metne göre babası 1112'de [1700-01], kendisi 1191'de [1777-78] ölmüştür. Aradaki 79 yıl, Süleyman Efendi'nin babasının ölümünde çok küçük yaşta olmasını ve sonra çok uzun yaşamasını gerektirir. Bu durum tarihlerden birinin ya da aile bağının kayıtta karışmış olabileceğini düşündürür. Elimizdeki kaynaklarla bu konu doğrulanamadı. Himayesinde yetiştiği Hâcezâde Seyyid Ömer Efendi'ye dair de ayrı bir kaynağa rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 279. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

7. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.