İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Emîn Mehmed Efendi-Zanalızâde es-Seyyid el-Hâc

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 366 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Atabeg Gâzi Medresesi mutasarrıfı es-Seyyid Ahmed Efendi bin es-Seyyid Veliyüddîn [338] Ağa’nın mahdûmudur. 1262’de doğdu. Amasya‘nın ulemâsından tahsîl-i ulûm edib pederinin vefâtından mahlûl olan Atabeg Gâzi müderrisi oldu. Akrabâsından Bakırcızâde Hâfız es-Seyyid Nureddîn Mehmed Efendi Vidin nâibi oldukda Vidin mahkemesi kâtibi oldu.

Badehû İstanbul’a gelip 1295’de Amasya’da küşâd edilen ticaret mahkemesi reisi olarak avdet etdi. Sekiz yıl kadar riyâsetde bulunup 1303’de ticâret işleri hukuk mahkemesine verildikde adliye başkâtibi oldu. Yirmi iki yıl da bu vazîfesini hüsn-i ifâ iderek 1325’de tekâüde sevk edildi. On üç yıl da ilim ve ibâdet ve mutâla’ât ile iştigâl ederek 1338’de vefât etdi. Âlim, vakûr, kâmil, eşrâf-ı memleketten bir zât idi. Oğullarından Yüzbaşı es-Seyyid Mustafa Nazif Efendi Çanakkale harbinde mecrûhan 1334’de vefât etdi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Atabeg Gâzi Medresesi'nin tedris hissesine sahip es-Seyyid Ahmed Efendi'nin oğludur; Ahmed Efendi es-Seyyid Veliyüddîn Ağa'nın oğludur. 1262'de [1845-46] doğdu. Amasya âlimlerinden ilim öğrenip babasının ölümüyle boşalan Atabeg Gâzi müderrisliğine getirildi. Akrabasından Bakırcızâde Hâfız es-Seyyid Nureddîn Mehmed Efendi Vidin naibi olunca Vidin mahkemesi kâtibi oldu.

Sonra İstanbul'a gelip 1295'te [1878] Amasya'da açılan ticaret mahkemesinin başkanı olarak döndü. Sekiz yıl kadar başkanlıkta kalıp 1303'te [1885-86] ticaret işleri hukuk mahkemesine verilince adliye başkâtibi oldu. Bu görevi yirmi iki yıl iyi yürüterek 1325'te [1907-08] emekliye sevk edildi. On üç yıl da ilim, ibadet ve okumayla uğraşarak 1338'de [1919-20] vefat etti. Âlim, ağırbaşlı, olgun ve memleketin ileri gelenlerinden biriydi. Oğullarından Yüzbaşı es-Seyyid Mustafa Nazif Efendi Çanakkale savaşında yaralanıp 1334'te [1915-16] vefat etti.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mutasarrıf: burada medresenin tedris hissesine ve gelirine sahip olan kişi
  • mahdûm: oğul
  • mahlûl: boşalmış, sahibi ölmekle boşa çıkmış
  • tahsîl-i ulûm: ilim öğrenme
  • müderris: medresede ders veren öğretmen
  • nâib: şer'î hâkim, kadı
  • küşâd: açılış
  • ticaret mahkemesi: ticaret davalarına bakan mahkeme
  • adliye başkâtibi: adliye mahkemesinin yazı işlerinin başı
  • tekâüd: emeklilik
  • mutâla'a: okuma, inceleme
  • vakûr: ağırbaşlı
  • mecrûhan: yaralı olarak

Atabeg Gâzi Medresesi

Hüsameddin'in medreseler bölümüne göre Atabeg Medresesi, Sığır Pazarı'nda dere kenarındaydı. Selçuklu emiri Nâsıreddîn Ahmed Atabeg yaptırmış, vakfını 727 Rebîülevvel'inde [1327] düzenlemişti. Bir araştırma, Nasıreddin Ahmed Atabey'in 1322-1327 arasında beş yıl Amasya valiliği yaptığını, medreseyi yaptırıp bütün arazi ve mülkünü ona vakfettiğini yazar. Hüsameddin'in tarifine göre medrese depremlerle yıkılıp vakıf gelirleriyle yeniden yapılmış, on beş odalı, dershaneli, ortasında bahçesi olan bir yapıydı; 1294'ten [1877-78] beri boş arsa durumundaydı ve çevresi demirci dükkânlarına dönüşmüştü.

Aynı bölümde müderrisler sırası şöyle anılır: 1098'den sonra Zanalı es-Seyyid el-Hâc Ahmed Efendi ve soyu medresenin tedris hissesine sahip olmuş, 1245'te [1829-30] İskilibli Hüseyin Efendi, 1278'de [1861-62] Şehirli Mustafa Efendi müderris olmuştur. Aynı cümle, es-Seyyid Ahmed bin Velî bin Ahmed'in 1266'da [1849-50] ölümünü ve Şehirli Mustafa Efendi'nin 1291'deki [1874-75] ölümünden sonra "Bakırcızâde es-Seyyid el-Hâc Mehmed Emîn Efendi" ile İskiliblizâde Hâfız Mehmed Efendi'nin oğullarının mirasla gelen hisselere sahip olduğunu bildirir; cümle dolaşıktır. Ölüm tarihi (1266) ve baba adı (Ahmed bin Velî) bu maddedeki es-Seyyid Ahmed bin Veliyüddîn ile uyuştuğundan, buradaki Bakırcızâde Mehmed Emîn'in bu maddenin kişisi olması muhtemeldir; bu bir çıkarımdır, Hüsameddin iki yerde "Zanalızâde" ile "Bakırcızâde" adlarını birbirine bağlamaz. Mukaddimedeki Zanalı Sülâlesi bölümünde, Zanalızâde kolundan Şerîf Efendizâde, Şerîf Paşazâde ve Bakırcızâde şubelerinin ayrıldığı, Şerîf Paşazâde şubesinin İstanbul ve Mısır'da, diğer ikisinin Amasya'da yayıldığı yazılıdır. Akraba olarak anılan Hâfız Nureddîn Mehmed Efendi ise kitabın Alaca Yahyâ Medresesi bölümünde, 1248'de [1832-33] müderris olduğu hâlde kazâ mesleğinde bulunup medreseyi vekâletle yönettiği için medresenin metruk kaldığı kişi olarak geçer; Vidin naibi olması bununla uyuşur.

Meşîhat Arşivi Kayıtlarıyla Karşılaştırma

Meşîhat Arşivi belgelerini inceleyen bir çalışmada, Zanavîzâde Mehmed Emîn Efendi adlı bir Amasyalı ayrıntılı biçimde ele alınır. Adı, babasının adı (ulemâdan Ahmed Efendi), Vidin mahkemesi kâtipliği ve Amasya ticaret mahkemesi başkanlığı Hüsameddin'in anlattığıyla örtüşür; bu yüzden aynı kişi olması güçlü bir olasılıktır. Bu bir çıkarımdır, çalışma "Zanalızâde" adını anmaz. Belgelere göre Mehmed Emîn Efendi 1849'da Amasya'da doğmuş, rüşdiye öğrenimini Tuna vilayetinde Lofça'da görmüş, 1868'de Rumeli Vekâyi Kalemi'ne alınmış, 1869'da sekiz ay Sinop mahkemesi kâtipliği, 1870'te Vidin mahkemesi kâtipliği yapmış, 1871'de istifa ederek İstanbul'a dönmüştür. 1873 Mayıs'ında İstanbul İkinci Mahkeme-i Ticaret Meclisi'nde üyelik adayı olarak altı ay kadar maaşsız çalışmış, Ekim 1873'te aylık 1500 kuruşla Amasya sancağı Ticaret Mahkemesi başkanlığına atanmış, bu görevi on beş yıl kadar sürdürmüştür. Mahkeme 19 Nisan 1888'de padişah iradesiyle kaldırılınca açıkta kalmış, 8 Aralık 1888'de Amasya Bidâyet Mahkemesi başkâtipliğine atanmıştır.

İki anlatı arasında farklar vardır. Hüsameddin doğumunu 1262'ye [1845-46], belgeler 1849'a koyar. Hüsameddin ticaret mahkemesi başkanlığına 1295'te [1878] başlayıp sekiz yıl sürdüğünü, adliye başkâtipliğinin 1303'te [1885-86] başladığını yazar; belgelere göre başkanlık 1873'ten 1888'e kadar sürmüş, başkâtiplik 1888 sonunda başlamıştır. Belgeler ayrıca Şubat 1877'de ona Edirne müderrisliği payesinin verildiğini gösterir; ancak çalışma, onun bir medresede fiilen ders verdiğine dair kayıt bulunmadığını belirtir. Hüsameddin ise Atabeg Gâzi müderrisliğinden söz eder. 24 Ekim 1889'da Mehmed Emîn Efendi, başkâtipliğin kendisine uygun olmadığını belirtip Tokat veya Amasya sancağında bir kazaya naip olarak atanmak istediğini yazmış, Sivas vilayeti de 4 Kasım 1889'da talebin uygun olduğunu bildirmiştir; arşivde bundan sonrasına dair belge yoktur, bu yüzden isteğin yerine gelip gelmediği bilinmez. Hüsameddin'in 1325'te emekliliği ile 1338'deki ölümüne dair tarihleri ise belgeyle karşılaştırılamıyor.

Çanakkale'de yaralanıp ölen oğlu Yüzbaşı Mustafa Nazif Efendi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 366. amasya.bel.tr
  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 1. Cilt, s. 161–167 (Atabeg ve Alaca Yahyâ Medreseleri) ve 179–186 (Zanalı Sülâlesi).

Akademik çalışmalar

  • Hasan Telli, "Meşihat Arşivi'ne Göre Amasya Müderrisleri", Kocatepe İslami İlimler Dergisi, 7/2, 2024, s. 732–758 (Zanavîzâde Mehmed Emîn Efendi, s. 739–740). https://doi.org/10.52637/kiid.1512049
  • Gözde Birsel Varol – Selim Özcan, "Atabeyzadelerin Amasya'nın Siyasi ve Sosyal Tarihindeki Yeri ve Önemi", MANAS Sosyal Araştırmalar Dergisi, 8/4, 2019, s. 3775–3798. https://doi.org/10.33206/mjss.485672 (yalnız özet okunabildi)

7. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.