İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · AMASYA TÂRÎHİ'NDEN ÜÇÜNCÜ DEVRE BAKİYYESİ

Hasan Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 673–674 • Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet ARSLAN

Özgün Metin

Zıhnalıdır. 1202 senesi şa'bânın yedinci günü Amasya mutasarrıfı ve İsakçı muhâfızı olup bâb-ı âlî, müşârün-ileyhin tarafından Uzun Abdullâh Paşazâde mîr-i mîrân Abdünnebî Paşa'yı⁷¹⁸ Amasya mütesellimi nasb edip Mikdâd Paşa'yı Amasya'dan ihrâca me'mûr etdi.

Ancak mütesellim paşanın vürûduna kadar Gürcüzâde Hacı İbrâhim Bey bâ-fermân-ı âlî mütesellim vekîli oldu. Mikdâd Paşa, birâderi gibi Rusya'ya kaçmak istedi. Fakat her tarafı muhâliflerle çevrik olduğundan çâre bulamadı. Paşanın etbâ'ı ve tarafdârları, hâssaten dîvân kâtibi Fazlıoğlu Abdüsselâm Efendi telâşa düşmüşlerdi.

Ramazânın yirmi üçüncü günü müftü Hacı Evliyâ Halîl Efendi fetvâdan isti'fâ edip Yörgüç Paşa müderrisi Çorumlu Hacı Osmân Efendi Amasya müftüsü oldu. Şevvâl evâ'ilinde Amasya mütesellimi Abdünnebî Paşa bir kuvve-i kâfiye ile geldi. Mikdâd Paşa'yı Amasya'dan bilâ-hâdise çıkarıp Dimetoka'ya yolladı.

Abdünnebî Paşa, halkın en çok şikâyet [152] etdiği Göztaş Oğulları'nı ve dîvân efendisini tevkîf ederek haklarında tahkîkât yapdı. Fakat halkın bunlara karşı kindârâne vaz'iyyeti üzerine her üçünü de gece Samsun'a i'zâm ve kale-bend etdi. Bu esnâda kul kethüdâsı Amasyalı Yüzbaşıoğlu Mehmed Emîn Ağa yeniçeri ağası oldu.

Bu yıl ünlü muhaddislerden "Arap Hoca" denilen Mekkeli Hacı Hüseyin Efendi, Mehmed Paşa Câmii hatîb ve vâ'izi "Şeyhu'z-Zurefâ" denilen Hacı Mehmed Zarîf Efendi ve sâbık mütesellim Müjdecioğlu Hacı Abdulkâdir Ağa bin Hacı İbrâhim Ağa bin Müjdeci Hacı Mustafâ Ağa vefât etdi. Zurefâzâde Abdurrahîm Efendi hatîb ve vâ'iz oldu.

1203 muharreminde Gürcüzâde Hacı İbrâhim Bey baş a'yân, Yenicelizâde Hacı Ahmed Ağa hacıbaşı oldu. Baş a'yân, bu esnâda rikâb-ı hümâyûn kâ'im-makâmı olan Amasyalı Mustafâ Paşa'nın ve hacıbaşı da Tophâne nâzırı Yenicelizâde Hâfız Ahmed Efendi bin Hacı Hüseyin Efendi'nin akrabâsından idiler.

Bundan sonra Rus harbi açıldığından baş a'yân, hacıbaşı, Müjdecizâde Yûsuf Ağa, serdârlarından serdengeçdiler ağası Kutoğlu Hüseyin Ağa, Kulçakoğlu Mustafâ Ağa, Topçuoğlu Abdurrahmân Ağa, Kara Hüseyinoğlu [153] Mehmed Ağa teşkîl etdikleri taburlarla bölüklere başbuğ olup harbe gitdiler. Bu esnâda Amasyalı Dayıoğlu Süleymân Paşa da vezâretle harbe me'mûr oldu.

A'yândan Kayalı Paşazâde Hacı Ömer Bey baş a'yân vekîli, Köseoğlu Hacı Ömer Ağa hacıbaşı vekîli olarak harb i‘ânâtını toplayıp göndermeğe me'mûr oldular. Mütesellim Abdünnebî Paşa da Amasya'nın püsküllü belâsı olan eşkıyâ Püsküllü Oğulları'nın ta'kîbine alaybeyi Hindîoğlu İbrâhim Ağa'yı alıp gitdi.

Rebî'ulevvelde Rahtuvân Paşazâde Hacı İbrâhim Bey mütesellim vekîli olup rebî'ulâhirde enderûnda hâs oda lalası Alî Ağa evkâf-ı sultâniyye tevliyetiyle çerâğ olduğundan Hacı Alî Efendi mütevellî kâ'im-makâmı olarak geldi.

Recebin on dördüncü salı günü Sultân Abdulhamîd-i Evvel'in vefâtıyla Üçüncü Sultân Selîm Hân tahta çıkdı. Lâdikli Abdullâh Ağa bin Abdulkerîm Efendi silahdâr-ı şehriyârî ve Amasyalı Hüsâmeddîn Ağa bin Alî Ağa kahvecibaşı oldu.⁷¹⁹ [154]

Şa'bânda sarây-ı hümâyûnda kuşçubaşı olan Amasyalı Yeşillizâde Hasan Ağa Amasya'ya gönderilip Hüseyin Ağa vakfı mütevellîsi ve Eski Sarây ağası Merzifonlu Hacı Yûsuf Ağa Merzifon'a gönderilip Çelebi Sultân Vakfı mütevellîsi ve a'yândan Menkûlcüoğlu Hacı Hâfız Mehmed Efendi şehir kethüdâsı oldu.

Şevvâl evâ'ilinde müftü Hacı Osmân Efendi'nin azliyle Büyük Ağa müderrisi fuzalâdan Şeyhzâde Abdullâh Vecîh Efendi Amasya müftüsü oldu. Zilhicce evâhirinde Amasya sancağı Sultân Selîm'in kızkardeşi Beyhân Sultân matbahına hâs ta'yîn edildiğine dâ'ir fermân sâdır oldu.

Bu yüzden Amasya sancağı, Beyhân Sultân kethüdâsı Karahisârlı Kocabaş Ahmed Efendi'ye mürâca'at eden Canik muhassılı ve Karahisâr-ı Şarkî mutasarrıfı Caniklizâde Hayreddîn Râgıb Paşa ile Bozok mutasarrıfı Çapanzâde Süleymân Bey'in kapı kethüdâları arasında âdetâ müzâyedeye kondu.

Bâb-ı âlî bu rezâleti haber aldığından Amasya sancağını yeniçeri ağalığından ma'zûlen Tokad voyvodası ve Kalhâne emîni olan Mehmed Emîn Ağa'ya iltizâm sûretiyle tevcîh etdi.

Dipnotlar

  • 718 Bu ta'rîfât Amasya sicillâtında ve teblîğ-i resmîde yazılıdır.
  • 719 Hüsâmeddîn Ağa, Ayasofya mahzen evrâkında bulduğum 1198 târîhli enderûn ağaları defterinde "Hüsâm Alî Amasya" ve pederi de 1181 târîhli enderûn defterinin çavuşân kısmından "Alî Hüsâm Amasya" ve 1163 târîhlisinde yedinci bölükde "Alî Hüsâm Amasya" diye yazılı gördüm.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Zıhnalıdır. 1202 yılı şabanının yedinci günü [13 Mayıs 1788] Amasya mutasarrıfı ve İsakçı muhafızı oldu. Bâbıâli, onun adına Uzun Abdullah Paşazade beylerbeyi Abdünnebi Paşa'yı Amasya mütesellimi atayarak Mikdad Paşa'yı Amasya'dan çıkarmakla görevlendirdi.

Ancak mütesellim paşa gelinceye kadar Gürcüzade Hacı İbrahim Bey padişah fermanıyla mütesellim vekili oldu. Mikdad Paşa kardeşi gibi Rusya'ya kaçmak istedi, fakat her tarafı muhaliflerle çevrili olduğundan bir çare bulamadı. Paşanın adamları ve taraftarları, özellikle divan kâtibi Fazlıoğlu Abdüsselam Efendi telaşa düşmüştü.

Ramazanın yirmi üçüncü günü müftü Hacı Evliya Halil Efendi fetva görevinden istifa etti; Yörgüç Paşa Medresesi müderrisi Çorumlu Hacı Osman Efendi Amasya müftüsü oldu. Şevvalin ilk günlerinde Amasya mütesellimi Abdünnebi Paşa yeterli bir kuvvetle geldi. Mikdad Paşa'yı Amasya'dan olaysız bir şekilde çıkarıp Dimetoka'ya yolladı.

Abdünnebi Paşa, halkın en çok şikâyet ettiği Göztaşoğulları'nı ve divan efendisini tutuklayıp haklarında soruşturma yaptı. Fakat halkın bunlara karşı kin dolu tutumu üzerine üçünü de gece Samsun'a gönderip kaleye hapsetti. Bu sırada kul kethüdası Amasyalı Yüzbaşıoğlu Mehmed Emin Ağa yeniçeri ağası oldu.

Bu yıl ünlü hadis âlimlerinden "Arap Hoca" denilen Mekkeli Hacı Hüseyin Efendi, Mehmed Paşa Camii hatibi ve vaizi olup "Şeyhü'z-Zurefa" (zariflerin başı) diye anılan Hacı Mehmed Zarif Efendi ve eski mütesellim Müjdecioğlu Hacı Abdülkadir Ağa bin Hacı İbrahim Ağa bin Müjdeci Hacı Mustafa Ağa öldüler. Zurefazade Abdurrahim Efendi hatip ve vaiz oldu.

1203 muharreminde [Ekim 1788] Gürcüzade Hacı İbrahim Bey baş âyan, Yenicelizade Hacı Ahmed Ağa hacıbaşı oldu. Baş âyan, o sırada rikâb-ı hümayun kaymakamı (padişahın yanında sadrazama vekâlet eden vezir) olan Amasyalı Mustafa Paşa'nın, hacıbaşı da Tophane nazırı Yenicelizade Hafız Ahmed Efendi bin Hacı Hüseyin Efendi'nin akrabasıydı.

Bundan sonra Rus savaşı açıldığından baş âyan, hacıbaşı, Müjdecizade Yusuf Ağa, serdarlardan serdengeçtiler ağası Kutoğlu Hüseyin Ağa, Kulçakoğlu Mustafa Ağa, Topçuoğlu Abdurrahman Ağa ve Kara Hüseyinoğlu Mehmed Ağa, kurdukları taburlarla bölüklerin başına geçip savaşa gittiler. Bu sırada Amasyalı Dayıoğlu Süleyman Paşa da vezirlikle savaşa gönderildi.

Âyandan Kayalı Paşazade Hacı Ömer Bey baş âyan vekili, Köseoğlu Hacı Ömer Ağa da hacıbaşı vekili olarak savaş yardımlarını toplayıp göndermekle görevlendirildiler. Mütesellim Abdünnebi Paşa da Amasya'nın başına püsküllü bir bela olan Püsküllüoğulları eşkıyasının peşine, alaybeyi Hindioğlu İbrahim Ağa'yı yanına alarak gitti.

Rebiülevvelde Rahtuvan Paşazade Hacı İbrahim Bey mütesellim vekili oldu. Rebiülahirde Enderun'da has oda lalası Ali Ağa sultan vakıflarının mütevelliliğiyle saraydan çıkarıldığından Hacı Ali Efendi mütevelli vekili olarak geldi.

Recebin on dördüncü salı günü [1203, Nisan 1789] Sultan I. Abdülhamid'in ölümüyle Sultan III. Selim Han tahta çıktı. Lâdikli Abdullah Ağa bin Abdülkerim Efendi padişahın silahdarı, Amasyalı Hüsameddin Ağa bin Ali Ağa da kahvecibaşı oldu.

Şabanda sarayda kuşçubaşı olan Amasyalı Yeşillizade Hasan Ağa Amasya'ya gönderilip Hüseyin Ağa Vakfı'nın mütevellisi, Eski Saray ağası Merzifonlu Hacı Yusuf Ağa Merzifon'a gönderilip Çelebi Sultan Vakfı'nın mütevellisi oldu. Âyandan Menkulcuoğlu Hacı Hafız Mehmed Efendi de şehir kethüdası oldu.

Şevvalin ilk günlerinde müftü Hacı Osman Efendi görevden alındı; Büyük Ağa Medresesi müderrisi, faziletli âlimlerden Şeyhzade Abdullah Vecih Efendi Amasya müftüsü oldu. Zilhiccenin sonlarında [Eylül 1789] Amasya sancağının Sultan Selim'in kız kardeşi Beyhan Sultan'ın mutfak giderlerine ayrılan has olarak belirlendiğine dair ferman çıktı.

Bu yüzden Amasya sancağı, Beyhan Sultan'ın kethüdası Karahisarlı Kocabaş Ahmed Efendi'ye başvuran Canik muhassılı ve Karahisar-ı Şarki mutasarrıfı Caniklizade Hayreddin Ragıb Paşa ile Bozok mutasarrıfı Çapanzade Süleyman Bey'in kapı kethüdaları arasında âdeta açık artırmaya kondu.

Bâbıâli bu rezaleti haber alınca Amasya sancağını, yeniçeri ağalığından azledilmiş olup Tokat voyvodası ve Kalhane emini bulunan Mehmed Emin Ağa'ya iltizam yoluyla verdi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • muhâfız: kale komutanı
  • bâ-fermân-ı âlî: padişah fermanıyla
  • etbâ': adamlar, maiyet
  • bilâ-hâdise: olaysız
  • tevkîf: tutuklama
  • i'zâm ve kale-bend: gönderip kaleye hapsetme
  • muhaddis: hadis âlimi
  • serdengeçdi: savaşta en tehlikeli işlere gönüllü giden asker
  • başbuğ: birlik komutanı
  • i'ânât: savaş için toplanan yardımlar
  • tevliyetle çerâğ olmak: saray hizmetinden vakıf yöneticiliğine çıkarılmak
  • matbah hâssı: bir saray mensubunun mutfak ve geçim giderine ayrılan gelir kaynağı
  • müzâyede: açık artırma
  • iltizâm: bir gelir kaynağının vergisini peşin para karşılığı belli bir süre toplama hakkı

Zıhnalı Hasan Paşa

Hüsameddin bu mutasarrıf hakkında yalnız "Zıhnalı" nisbesini verir. Aynı yıllarda Rus cephesinde adı geçen bir Zihneli Hasan Paşa vardır ve Amasya'nın onun uhdesine verildiği tarih bu kişinin hayatına uyar. Temmuz 1788'de, Hazinedar Şahin Ali Paşa Rus cephesi seraskerliğinden alınınca yerine vezirlik ve Anadolu valiliği verilen Zihneli Hasan Paşa serasker tayin edilmiştir. Hüsameddin'in Amasya ile birlikte verildiğini söylediği İsakçı muhafızlığı da aynı cepheye, Tuna kıyısına aittir. Pınar Doğanay'ın arşiv belgelerine dayanan çalışmasına göre, yaklaşık elli iki gün süren Rus kuşatmasından sonra Bender kalesi 1204 muharreminin dördüncü günü [Kasım 1789] direniş gösterilmeden teslim edilmiş, Ruslar kale muhafızı Zihneli Hasan Paşa'yı esir almıştır. Amasya'nın mutasarrıfı ile Bender'in esir düşen muhafızının aynı kişi olması kuvvetle muhtemeldir; ne var ki iki kaydı birleştiren doğrudan bir belgeye rastlanmadı. Bu bilgiler, Amasya'nın bu yıllarda yerinde bulunmayan, cephedeki bir vezire gelir kaynağı olarak verildiğini ve yönetimin fiilen mütesellimlere kaldığını da gösterir.

Mütesellim Abdünnebi Paşa ve Mikdad Paşa'nın divan kâtibi Fazlıoğlu Abdüsselam Efendi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kahvecibaşı Hüsameddin Ağa

III. Selim'in tahta çıkışıyla kahvecibaşı olan Hüsameddin Ağa, yeni padişahın en yakın adamlarından biridir. Hüsameddin bir dipnotunda, onu Ayasofya'daki arşiv evrakı arasında bulduğu 1198 [1783-84] tarihli Enderun ağaları defterinde "Hüsam Ali Amasya", babasını da 1181 ve 1163 tarihli defterlerde "Ali Hüsam Amasya" diye kayıtlı gördüğünü yazar; yani soyunu belgeyle Amasya'ya bağlar. Adına dikilmiş 1789 tarihli celi talik kitabeli bir nişan taşı bugün İstanbul'da Harbiye'deki Askerî Müze'de bulunmaktadır.

Dış Ruznâme ise bu ağayı bambaşka bir dille anlatır. Günlüğün yazarı onu "Gürcü Kahvecibaşı Hüsam" diye anar, Hekimoğlu Ali Paşa'nın kölelerinden yetiştiğini söyler, genç padişahın gözdesi Küçük Hüseyin Ağa'yı devlet işlerine karışmaya kendisinin yönlendirdiğini, Anadolu'da, Rumeli'de ve Mora'da para getiren ne kadar mukataa varsa ele geçirdiğini yazar. Aynı günlüğe göre "Kahvecibaşı Hüsam" 1206 receb ayında [Şubat 1792] Enderun'dan çıkarılmış, ertesi yılın muharreminde de vezirlik ve Bosna valiliği almıştır (bk. 74. madde). Hüsameddin'in "Amasyalı" kaydı ile Ruznâme'deki "Gürcü" nitelemesi arasındaki ayrılık elimizdeki kaynaklarla çözülemedi.

Beyhan Sultan'ın Mutfak Hassı

Amasya sancağının gelirleri 1789'da III. Selim'in kız kardeşi Beyhan Sultan'a ayrılmıştır. Beyhan Sultan III. Mustafa'nın kızıdır; 13 Ocak 1766'da doğmuş, 1784'te Silahdar Mustafa Paşa ile evlenmiştir. Hakkındaki biyografilerde hem amcası I. Abdülhamid'den hem de kardeşi III. Selim'den pek çok mukataa aldığı, Boğaziçi'nde saraylar ve çeşmeler yaptırdığı belirtilir. Hüsameddin'in anlattığı açık artırma, bu tür bir gelir kaynağının nasıl işlediğini gösterir: sancağın yönetimi bizzat sultanın değil, kethüdasının elindedir ve sancak en çok parayı verecek olana gider. Amasya üzerinde yarışan iki aday, birbirinin can düşmanı iki ailenin temsilcileridir. Biri Canikli Hacı Ali Paşa'nın torunu Hayreddin Ragıb Paşa, öteki Çapanoğlu Süleyman Bey'dir; ikisi de sonraki maddelerde sırayla Amasya'yı alacaklardır (72 ve 73. maddeler). Dış Ruznâme, Beyhan Sultan kethüdası Ahmed Efendi'nin 1207 muharreminde [Eylül 1792] başka bir görevle yer değiştirdiğini kaydeder.

Yüzbaşıoğlu Mehmed Emin Ağa'nın Yeniçeri Ağalığı

Hüsameddin, Amasyalı Yüzbaşıoğlu Mehmed Emin Ağa'nın 1202 [1788] yılında yeniçeri ağası olduğunu yazar. Bu dönemin yeniçeri ağalarını sıralayan listelerde ise 1787 sonbaharından 1789 Şubat'ına kadar bu makamda Hasan Ağa görünür; Mehmed Emin adında bir ağa listelerde yer almaz. Söz konusu listelerin bu yıllara ait kısmında tarih karışıklıkları bulunduğu için Hüsameddin'in kaydı ne doğrulanabildi ne de çürütülebildi. Mehmed Emin Ağa, bir sonraki maddede Amasya'nın yöneticisi olarak karşımıza çıkar.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

4. Cildin Bakiyyesi içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.