Amasyalıdır. Muzafferüddîn Fağfur Paşa Vakfı mütevellîsi Abdullah Çelebi bin Hasan Çelebi bin İshak Bey’in mahdûmudur. [72] Züamâdan olup hayli muhârebâta iştirâk ederek terakkiyâta nâil oldu. Bin hudûdunda Amasya Alay beyi olup makamında tekerrür etdi. 1009’da Karayazıcı Harbinde şehîden vefât eyledi. Birâderi Sefer Bey’dir.
Çerkes İshak Bey Beylerbeyilerden Amasyalı Hacı Beyzâde Mehmed Paşa’nın kölesidir. Efendisi sâyesinde züamâdan olup hayli muhârebâta girdi. Meşâhir-i züamâdan olup 1016’da Eşkiya harbinde vefât etdi. Oğlu Mehmed Bey’dir.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Muzafferüddin Fağfur Paşa Vakfı mütevellisi Abdullah Çelebi'nin oğludur; Abdullah Çelebi, Hasan Çelebi'nin oğlu, Hasan Çelebi de İshak Bey'in oğludur. Zeamet sahiplerindendi; birçok savaşa katılarak yükseldi. 1000 dolaylarında [1591-92] Amasya alay beyi olup aynı makama birkaç kez atandı. 1009'da [1600-01] Karayazıcı Savaşı'nda şehit olarak öldü. Kardeşi Sefer Bey'dir.
Çerkes İshak Bey, beylerbeylerinden Amasyalı Hacı Beyzâde Mehmed Paşa'nın kölesidir. Efendisi sayesinde zeamet sahibi olup birçok savaşa girdi. Ünlü zeamet sahiplerindendi; 1016'da [1607-08] Eşkıya savaşında öldü. Oğlu Mehmed Bey'dir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mütevellî: vakıf yöneticisi
- züamâ: zeamet sahipleri; geliri yüksek askerî toprak tahsisi verilmiş atlı komutanlar
- terakkiyât: ilerlemeler, yükselmeler
- nâil olmak: ulaşmak, kavuşmak
- Alay beyi: sancağın atlı askerlerinin komutanı
- tekerrür etmek: tekrarlanmak, yinelenmek
- şehîden vefât: şehit olarak ölmek
- birâder: kardeş
- meşâhir-i züamâ: ünlü zeamet sahipleri
- eşkıya harbi: eşkıya, yani Celâlî isyancılarla yapılan savaş
Karayazıcı Harbi
Karayazıcı Abdülhalim, 1598'de Sivas ve Maraş yöresinde ayaklanan, Celâlî isyanlarının ilk büyük önderidir. Etrafında yirmi bin kadar sekban toplamış, bölgedeki yöneticilerin gönderdiği kuvvetleri yenmişti; yandaşları arasında Amasya'dan Deli Zülfikar de anılır. Devlet onu önce Ayıntab beyliğine, sonra Amasya sancağına atayarak yatıştırmaya çalıştı; Karayazıcı Amasya'da altı ay kaldı, ardından Çorum'a atandı. Ancak maiyetindeki sekbanlar yağma ve baskıdan vazgeçmedi. 1600 yazında Hacı İbrahim Paşa'nın ordusu Kayseri yakınlarında yenildi, ardından Sokullu Hasan Paşa 12 Ağustos 1601'de Elbistan yakınlarında isyancıları pusuya düşürdü; Karayazıcı Canik dağlarına kaçtı ve kısa süre sonra öldü. Hüsameddin 1009'u verir; bu yıl 1600-01'e denk gelir ve Karayazıcı'ya karşı yapılan bu çatışmalardan birini kapsar. Hangi çatışmada öldüğü kaynaklarda belirtilmediği için bu eşleştirme kesin değildir.
Amasya Alay Beyi
Hüsameddin, İshak Bey'in Amasya alay beyliğine 1000 dolaylarında atandığını ve "makamında tekerrür ettiğini", yani aynı göreve birkaç kez getirildiğini yazar. Bu atamaların tarihleri ve ayrıntıları okunan kaynaklarda yer almaz. Karayazıcı'nın kendisinin de 1600'de kısa süre Amasya sancağına atanmış olması, İshak Bey'in görev yeriyle bu isyan arasında doğrudan bir bağ bulunduğunu düşündürür; bunu açıkça yazan bir kaynak yoktur.
Çerkes İshak Bey ve Eşkıya Savaşı
Maddenin ikinci kısmı, Karayazıcı'dan sonraki dönemi anar. Celâlî isyanları 1608'e kadar Anadolu'da "büyük kaçgunluk" denen bir karışıklık dönemine yol açtı; köylerden kaçanlar şehirlere sığındı. 1606'da Sadrazam Kuyucu Murad Paşa, Canbuladoğlu Ali Paşa'yı yendi. Çerkes İshak Bey'in öldüğü 1016 [1607-08] bu dönemin içindedir; hangi çatışmada öldüğü ve efendisi Amasyalı Hacı Beyzâde Mehmed Paşa'nın kimliği hakkında okunan kaynaklarda bilgi bulunamadı.
Fağfur Paşa Vakfı
Muzafferüddin Fağfur Paşa Vakfı ve Abdullah Çelebi'nin mütevelliliği hakkında yapılan aramalarda başka kaynaklarda kayıt bulunamadı. Amasya'daki Fağfur Paşa'nın kimliği ve vakfın bugünkü durumu doğrulanamadı.
Celâlî İsyanlarının Kökeni
Celâlî adı, 1519'da isyan eden Bozoklu Şeyh Celâl'e dayanır. Başlangıçta Osmanlı idaresinden memnun olmayan gruplar ve Safevîlerin kışkırttığı Türkmenler devlete karşı çıkıyordu; 1590'dan sonra çiftbozan reayadan, suhtelerden, işsiz levent ve sekbanlardan oluşan topluluklar elebaşıların etrafında toplanarak topyekûn bir isyan hâline geldi. Karayazıcı'dan sonra kardeşi Deli Hasan 1602'de Ankara'yı kuşattı, ancak devletle anlaşıp Bosna beylerbeyliğine atandı. Bu dönemde Anadolu'da insanlar köylerden kaçıp şehirlere sığındı; "büyük kaçgunluk" 1608'e kadar sürdü. İki İshak Bey'in ölümleri bu dönemin içinde yer alır.
Kaynakça