Köprülüdür. Ulemâdan Kara Müderriszâde Abdullah Efendi bin Fâzıl Ahmed Efendi’nin mahdûmudur. Köprü Çelebisi demekle meşhûr, Osmâncıklı es-Seyyid el-Hâc Mustafa Efendi’den ikmâl-i tahsîl edib Köprü’de dersiam, Abdülkerîm Ağa müderrisi, 1148’de Köprü Müftüsü oldu.
Ba’dehû azl ve nasb edilerek on yıl kadar Köprü Müftülüğünü îfâ edib 1163’de vefât etdi. Meşâhir-i ulemâdan fâzıl, müttâki bir zât idi. Mahdûmu Abdullah Efendi kendisinden evvel vefât edib hafîdi İshak Efendi ma’rûfdur. [75]
Günümüz Türkçesiyle
Köprülüdür. Âlimlerden Kara Müderriszâde Abdullah Efendi bin Fâzıl Ahmed Efendi'nin oğludur. Köprü Çelebisi diye ünlü, Osmancıklı Seyyid Hacı Mustafa Efendi'den öğrenimini tamamlayıp Köprü'de genel ders verdi (dersiâm), Abdülkerîm Ağa'nın medresesinde müderris oldu ve 1148'de [1735-36] Köprü müftüsü oldu.
Sonra görevden alınıp yeniden atanarak on yıl kadar Köprü müftülüğünü yürüttü ve 1163'te [1749-50] öldü. Tanınmış âlimlerden, bilgili ve takvalı bir kişiydi. Oğlu Abdullah Efendi kendisinden önce vefat etmiş, torunu İshak Efendi ise bilinen bir kişi olmuştur.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- ulemâ: âlimler, ilim adamları
- mahdûm: oğul
- ikmâl-i tahsîl: öğrenimi tamamlama
- dersiâm: genel ders veren âlim
- azl ve nasb: görevden alma ve yeniden atama
- îfâ: yerine getirme, yürütme
- meşâhir-i ulemâ: ünlü âlimler
- müttâkî: Allah'tan korkup günahtan sakınan, dindar
- hafîd: torun
- ma'rûf: tanınmış, bilinen
Köprü Neresidir
Hüsameddin'in "Köprü" dediği yer bugün Samsun'un Vezirköprü ilçesidir. Osmanlı döneminde bu yer Amasya sancağına bağlı bir kazaydı. XIX. yüzyıl sonunda Amasya sancağının sekiz kazası Amasya merkez, Merzifon, Vezirköprü, Osmancık, Gümüşhacıköy, Lâdik, Havza ve Mecidözü idi. Yani maddede geçen hem Köprü hem Osmancık, Amasya ulemâsının dolaştığı aynı sancağın içinde kalır. Yerleşimin eski adı kimi kaynaklarda Gedikara ya da Gedegra biçiminde geçer. Vezirköprü adı, XVII. yüzyılda bölgeyle bağı olan Köprülü Mehmed Paşa'nın sadrazam olmasından ve ailesinin burada yaptırdığı han, medrese, cami ve köprü gibi yapılardan sonra yerleşmiştir. Taşhan ile Taşmedrese (Fazıl Ahmed Paşa Medresesi) bunların bugün de ayakta olan örnekleridir.
Köprülü ailesinin bu kazayla bağı sağlamdır: sadrazam Köprülüzâde Fâzıl Mustafa Paşa 1637'de Amasya'nın Köprü kazasında doğmuştur. Hüsameddin'in andığı Abdullah Efendi'nin babası "Fâzıl Ahmed Efendi" ise sadrazam Fâzıl Ahmed Paşa'dan ayrı bir kişidir; okunan kaynaklarda ikisi arasında bir ilişkiye dair bilgi yoktur.
Vezirköprü'nün geçmişi Osmanlı'dan çok öncesine uzanır. İlçedeki Oymaağaç Höyüğü'nde yapılan araştırmalar sonucunda Hititlerin kutsal şehirlerinden Nerik'in burada bulunduğu yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır; Esen Mahallesi'nde Paflagonya dönemine ait olduğu belirtilen kaya mezarları vardır. Osmanlı döneminin yapıları arasında Köprülü ailesinin kazandırdığı Taşhan, Taşmedrese ile Kale Camii sayılır; Fazıl Ahmed Paşa Medresesi ise aynı zamanda bir kütüphane olarak da anılır. Mustafa Paşa dört yaşında babasıyla İstanbul'a gitmiş, medrese eğitimi görmüş ve 1070'te [1660] saray hizmetine alınmış, Mayıs 1683'te üçüncü vezirliğe getirilmiş, sonradan sadrazam olmuş ve Şubat 1691'de çıkardığı fermanla cizye vergisinde bir ıslahat yapmıştır.
Kaza Müftülüğü ve Medrese Yolu
Maddenin anlattığı kariyer, Osmanlı ilmiyesinin tipik bir taşra yoludur: önce bir hocadan ders görmek, sonra memleketinde genel ders vermek, ardından bir medresede müderrislik yapmak ve nihayet müftülüğe atanmak. Medrese mezunlarının müderrislik ve kadılık almak için sıra beklemesi, bu arada tecrübe kazanması ilmiyedeki mülâzemet düzeninin parçasıdır; yazının "azl ve nasb" dediği görevden alınıp yeniden atanma da bu atama düzeninin olağan bir sonucudur.
Hocası olarak anılan Osmancıklı Hacı Mustafa Efendi'nin "Köprü Çelebisi" diye anılıp anılmadığı metinden kesin çıkmaz; cümle iki türlü okunabilir. Ayrıca "Abdülkerîm Ağa müderrisi" ifadesinden Abdülkerîm Ağa adına bir medrese kastedildiği anlaşılıyor, ancak bu medresenin yeri ve kurucusuna dair başka bir kaynakta bilgiye rastlanmadı. Torun İshak Efendi, kitapta "İshak Efendi-Müftizâde" başlığıyla ayrı bir madde olarak yer alır.
Kaynakça
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 286–286. amasya.bel.tr