Lâdiklidir. Orada es-Seyyid Hüseyin Efendi Tekkesi şeyhi ve mütevellîsi es-Seyyid eş-Şeyh Mehmed Efendi bin İbrâhim Efendi’nin mahdûmudur. Amasya‘da tahsîl-i ulûm edib ders-i âm oldu. Muahharan Lâdikde pederinin yerine 1135’de mezkûr tekke şeyhi ve amcası Mustafa Efendi’nin vefâtıyla 1137’de tekke vakfının [74] da mütevellîsi oldu.
Bir aralık Lâdik Müftüsü ve Şeyhülislâm Medresesi müderrisi de olarak fevkalâde iştihâr etdi. 1150 senesi cemâdelûlâsında vefât eyledi. Âlim, kâmil, sâlih bir zât idi. Mahdûmları es-Seyyid Hasan Efendi vakfa mütevellî ve es-Seyyid Mehmed Efendi tekke şeyhi olup 1201’de vefât etdi.
Günümüz Türkçesiyle
Lâdiklidir. Orada Seyyid Hüseyin Efendi Tekkesi'nin şeyhi ve mütevellisi Seyyid Şeyh Mehmed Efendi bin İbrâhim Efendi'nin oğludur. Amasya'da ilim öğrenip genel dersler veren bir âlim (dersiâm) oldu. Sonra Lâdik'te babasının yerine 1135'te [1722-23] adı geçen tekkenin şeyhi, amcası Mustafa Efendi'nin ölümüyle 1137'de [1724-25] tekke vakfının da mütevellisi oldu.
Bir ara Lâdik müftüsü ve Şeyhülislâm Medresesi müderrisi olarak da çok ün kazandı. 1150 yılı cemâziyelevvel ayında [1737] vefat etti. Bilgili, olgun, dindar bir kişiydi. Oğullarından Seyyid Hasan Efendi vakfın mütevellisi, Seyyid Mehmed Efendi tekkenin şeyhi olup 1201'de [1786-87] öldü.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- tahsîl-i ulûm: ilim öğrenimi, medrese eğitimi
- ders-i âm: herkese açık genel ders verme; bu işi yapan âlime dersiâm denir
- muahharan: sonradan, daha sonra
- peder: baba
- mezkûr: adı geçen
- mütevellî: bir vakfın işlerini yöneten kişi
- iştihâr: ün kazanma
- cemâdelûlâ: cemâziyelevvel, Hicrî takvimin beşinci ayı
- müderris: medrese hocası
- es-Seyyid: Hz. Peygamber'in soyundan gelenlere verilen unvan
Lâdik ve Amasya Sancağı
Hüsameddin'in Lâdik dediği yer bugün Samsun'un bir ilçesidir. İlçenin adı, Pontus Krallığı döneminde kurulduğu söylenen antik Laodikeia Pontika kentinden gelir. Osmanlı döneminde Lâdik bir kaza merkeziydi. Bölgeyi tanıtan kimi kaynaklar kazayı Canik sancağına bağlı gösterir. Amasya tarihini işleyen ansiklopedi maddesine göre ise Amasya sancağı XVI. yüzyıl başlarında Amasya merkez kazası ile Lâdik ve Merzifon kazalarından oluşuyordu; 1576-77'de sancağın kaza sayısı yediye çıktı ve Lâdik ile birlikte Simre-i Lâdik de bu kazalar arasında yer aldı. XIX. yüzyıl sonunda Lâdik, Sivas vilâyetine bağlı Amasya sancağının sekiz kazasından biriydi. Kaynaklar arasındaki bu farkın nedeni belirlenemedi; Hüsameddin'in kitabı ise Lâdikli âlimleri Amasya ulemâsı arasında anar.
Lâdik, ilim adamı yetiştirdiği bilinen bir yerdir. Osmanlı ilmiyesinin tanınmış adlarından İmâm-ı Sultânî Mehmed Efendi, XVII. yüzyılda o sırada Amasya sancağına bağlı olan Lâdik kazasında doğmuştur; kıraat ilmindeki ustalığı ve güzel sesiyle dikkat çekmiş, bir süre müderrislik yapmıştır.
İlçe bugün Samsun'a bağlıdır ve bölgenin Türkleşme sürecinde Selçuklu ve Danişmentliler yönetimine girmiştir. İlçe merkezinde Alibey Konağı (Ladik Kültür Evi) ile Sunullah Paşa, Dikilitaş ve Seyit Ahmet-i Kebir türbeleri bugün de anılan kültürel varlıklar arasındadır.
Tekke, Vakıf ve Şeyhlik Düzeni
Maddedeki bilgilerin en dikkat çekeni, tekkenin iki ayrı görevle yönetilmesidir: şeyhlik ve mütevellilik. İshak Efendi 1135'te [1722-23] babasının yerine şeyh olmuş, mütevellilik ise ancak amcası Mustafa Efendi'nin ölümünün ardından 1137'de [1724-25] ona geçmiştir. Yani şeyhlik makamı babadan oğula geçerken vakfın idaresi amcada kalmıştır. İshak Efendi'nin ölümünden sonra da iki görev iki kardeş arasında bölüşülmüştür: Hasan Efendi vakfı, Mehmed Efendi tekkeyi yönetmiştir.
Amasya zaviyelerini Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivindeki hurufat kayıtlarına dayanarak inceleyen bir araştırma, Amasya kırsalında zaviyelerin en yoğun olduğu kazalar arasında Lâdik'i de sayar. Aynı çalışmaya göre zaviyelerin çoğunun vakfı vardı ve zaviyeler bu vakıf gelirleriyle yürütülürdü; yönetimleri kurucunun soyundan gelen şeyh ya da mütevelli hanedanlarına kalırdı. Seyyid Hüseyin Efendi Tekkesi'nin kuruluşu, bugünkü durumu ve vakfının gelirleri hakkında okunan kaynaklarda ayrıntı bulunamadı. Aynı şekilde Hüsameddin'in andığı Lâdik'teki Şeyhülislâm Medresesi'nin yeri ve kurucusu da doğrulanamadı.
Tarihler birbiriyle tutarlıdır: İshak Efendi'nin 1135'te şeyh, 1137'de mütevelli olması ve 1150'de ölmesi, onun şeyhliği yaklaşık on beş yıl, mütevelliliği ise on üç yıl yürüttüğünü gösterir. Müftülük ve müderrislik görevlerinin hangi yıllara rastladığını Hüsameddin vermez; "bir aralık" demekle yetinir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 286–286. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar