Amasyalıdır. Amasya‘da hamamı ve Şehzâde Sultân Ahmed vezîri olan Yularkısdı Sinan Paşa’nın mahdûmudur. Buna Yularkısdıoğlu da denirdi. Amasya’da Çukurbahçe’de doğdu. Gâyet güzel olduğundan Şehzâde Sultân Ahmed Sarayı’nda büyüdü.
916’da Şehzâde-i müşârün-ileyhin kerîmesi Gevher Hân Sultân ile teehhül etdi. 918’de Sultân Selîm-i Evvelin cülûsunda Amasya‘da kalıp zeâmet verildi. Hayli müddet menkûbâne yaşadı. 940 vak’asında ibrâz-ı hizmet eylediğinden zeâmeti artırıldı.
945’de Bâyezîd Sancağı beyi olarak Amasya‘dan gitdi. Ba’dehû Bayburt, Muş ve 965’de Adilcevaz sancâklarına Mîrlivâ olup 967’de Şehzâde Bâyezîd vak’asında Şehzâde Sultân Selîm-i Sâniye sadâkat gösterdiğinden Ankara [105] beyi oldu. Bir yıl sonra vefât etdi.
Kibâr-ı ümerâdan olup pederinin vakfına mütevellî ve mâlikânesine mutasarrıf olduğu gibi zevcesinin vâlidesi olan Bülbül Hâtun vakfının da mütevellî kâim-i mâkâmı idi. Mahdûmları Ahmed, Mehmed Beyler ve birâderi Mustafa Paşa’dır. Hafîdi İskender Bey de ümerâdandır.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Amasya'da hamamı bulunan ve Şehzade Sultan Ahmed'in veziri olan Yularkısdı Sinan Paşa'nın oğludur. Ona Yularkısdıoğlu da denirdi. Amasya'da Çukurbahçe'de doğdu. Çok güzel olduğu için Şehzade Sultan Ahmed'in sarayında büyüdü.
916'da [1510-11] adı geçen şehzadenin kızı Gevher Han Sultan ile evlendi. 918'de [1512-13] Birinci Sultan Selim'in tahta çıkışında Amasya'da kalıp kendisine zeamet verildi. Uzun süre sıkıntılı bir hayat yaşadı. 940 olayında hizmet gösterdiği için zeameti artırıldı.
945'te Bâyezîd Sancağı beyi olarak Amasya'dan ayrıldı. Sonra Bayburt ve Muş sancaklarına, 965'te Adilcevaz sancağına mirliva oldu. 967'de Şehzade Bâyezîd olayında Şehzade Sultan İkinci Selim'e bağlılık gösterdiğinden Ankara beyi oldu. Bir yıl sonra öldü.
Büyük beylerdendi. Babasının vakfına mütevelli, mâlikânesine mutasarrıf olduğu gibi, eşinin annesi Bülbül Hatun'un vakfının da mütevelli vekiliydi. Oğulları Ahmed ve Mehmed Beyler, kardeşi Mustafa Paşa'dır. Torunu İskender Bey de beylerdendir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- kerîme: kız evlat
- teehhül: evlenme
- cülûs: tahta çıkış
- menkûbâne: sıkıntı ve talihsizlik içinde
- mîrlivâ: sancak beyi
- kibâr-ı ümerâ: büyük beyler
- mütevellî kâim-i mâkâmı: vakıf yöneticisinin vekili
- mâlikâne: devlet gelirinin bir kısmının ömür boyu işletilmesi hakkı
- mutasarrıf: bir malı kullanma ve işletme yetkisi olan kişi
- hafîd: torun
Şehzade Ahmed'in Amasya'sı
İskender Bey'in büyüdüğü sarayın sahibi Şehzade Ahmed, II. Bayezid'in oğludur ve 1483'ten 1513'e kadar Amasya valiliği yapmıştır. Tahta çıkan kardeşi Selim ile giriştiği mücadeleyi 24 Nisan 1513'te Yenişehir yakınındaki savaşta kaybetmiş, yakalanıp kısa süre sonra idam edilmiştir. Bu sürede Amasya, şehzadelerin idarî tecrübe kazanmak için gönderildiği başlıca merkezlerden biriydi. Şehir 1525'te beşi gayrimüslim olmak üzere elli beş mahalleye ve yaklaşık sekiz bin kişilik bir nüfusa sahipti; XVI. yüzyıl ortalarında şehzade sancağı olma niteliğini yitirdi. Hüsameddin'in İskender Bey'in "Amasya'da kalıp zeamet verildi" dediği 918, Selim'in tahta çıktığı ve Ahmed'in onunla savaşını sürdürdüğü yıldır; kaynaklara göre Ahmed ilk aylarda Anadolu'nun bir bölümünü elinde tutmuştur. İkinci Selim'e sadakat gösterdiği bildirilen "Bâyezîd olayı" ise Kanunî'nin oğulları arasındaki mücadeledir. Selim ile Bayezid arasında Konya'da ilk çatışma 21 Şaban 966'da (29 Mayıs 1559) yaşanmış, yenilen Bayezid oğullarıyla İran'a sığınmıştır; Hüsameddin'in verdiği 967 tarihi bu olayların devamına denk gelir.
Bülbül Hatun ve Vakfı
Bülbül Hatun, II. Bayezid'in hanımlarındandır ve Şehzade Ahmed'in annesidir. Amasya'da Hatuniye Mahallesi'nde, Yeşilırmak'ın kuzey kıyısında bir cami, sıbyan mektebi ve imaret yaptırmıştır. Hüsameddin, mektebin sağlam bir kâgir yapı olduğunu, imaretin iki yanında birer tabhane bulunduğunu kaydeder. Bir İngilizce kaynağa göre Bülbül Hatun 1512'de bir külliye daha yaptırıp vakfetmiş, vakfın yönetimini önce oğlu Ahmed'e, onun ölümünden sonra Ahmed'in en büyük kızına ve onun kızlarına bırakmıştır; böylece vakıf yönetimi kız çocukları yoluyla geçecek biçimde düzenlenmiştir. 1513'te Ahmed'in ölümünden sonra Bursa'ya gelen Bülbül Hatun 1515 civarında ölmüş, Ahmed için yaptırdığı türbeye gömülmüştür. Hüsameddin'in "eşinin annesi" diye anması bu bilgilerle çelişir görünür: kaynaklara göre Bülbül Hatun, İskender Bey'in eşi Gevher Han'ın babasının annesi, yani büyükannesidir. Fark Hüsameddin'in sözü kısa tutmasından ya da Gevher Han'ın annesinin aynı adı taşımasından kaynaklanmış olabilir; incelenen kaynaklar bunu açıklamaz.
Doğrulanamayanlar
Şehzade Ahmed'in kızları arasında Kamerşah, Fatma, Fahrihan ve Hanzade'nin adı anılır; liste "en az dört kız" olarak verildiğinden Gevher Han'ın bunların dışında bir kız olması mümkündür, ancak adı kaynaklarda geçmez. Aynı kaynak, Kamerşah Sultan'ın 1508'de Midilli sancak beyi Mustafa Bey ile evlendiğini ve Mustafa Bey'in bir İskender Paşa'nın oğlu olduğunu bildirir; bu İskender Paşa'nın, Hüsameddin'in 102 numaralı maddede anlattığı İskender Paşa ile ilişkisi belirtilmemiştir. Yularkısdı Sinan Paşa ve Amasya'daki hamamı, Çukurbahçe'deki doğum yeri, Bâyezîd, Bayburt, Muş, Adilcevaz ve Ankara sancakları için ise başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 296. amasya.bel.tr
Diğer kaynaklar