Amasyalıdır. Sultân Selîm Hân ile beraber Trabzon’a giden ümerâdan Mustafa Bey bin Kâsım Bey bin Hamza Bey bin İsa bin Yahşî Bey’in mahdûmudur. Yahşî Bey, sadr-ı esbak Bâyezîd Paşa’nın pederi olan zâtdır.
Pederinin vefâtında Sultân Selîm Hân-ı evvelin ma’iyyet-i ümerâsından olup Trabzon’a yerleşti. Müşârün-ileyhin cülûsunda Mîrlivâ olup Çaldıran harbinde ibrâz-ı şecâat ederek ağır zeâmetlerle taltîf edildi. Ba’dehû Trabzon beyi oldu.
923’de Erzincan beyi, 925’de Erzurum vilâyeti Beylerbeyi olarak nâil-i terakkî oldu. 926’da Trabzon, 929’da Sivas, 930’da yine Trabzon ve 933’de sâniyen Sivas Beylerbeyi oldu.
934’de yine Trabzon Beylerbeyi olarak avdet edib 936’da Trabzon’da binâ eylediği hayrâtının vakfiyesini tanzîm etdirdi. 942’de Trabzon’da [104] vefât etdi. Orada câmii hazîresinde medfûndur. Mahdûmu Mustafa Bey ve birâderi Yahşî Beyzâde Ahmed Paşa’dır.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Sultan Selim Han ile birlikte Trabzon'a giden beylerden Mustafa Bey'in oğludur; Mustafa Bey, Kâsım Bey'in oğlu, Kâsım Bey de Hamza Bey'in oğlu, Hamza Bey İsa'nın oğlu, İsa da Yahşî Bey'in oğludur. Yahşî Bey, eski sadrazam Bâyezîd Paşa'nın babası olan kişidir.
Babasının ölümünde Birinci Sultan Selim Han'ın maiyetindeki beylerden olarak Trabzon'a yerleşti. Adı geçen sultanın tahta çıkışında mirliva (sancak beyi) oldu, Çaldıran savaşında yiğitlik göstererek yüksek gelirli zeametlerle ödüllendirildi. Sonra Trabzon beyi oldu.
923'te [1517-18] Erzincan beyi, 925'te [1519-20] Erzurum vilayeti beylerbeyi olarak yükseldi. 926'da Trabzon, 929'da Sivas, 930'da yine Trabzon ve 933'te ikinci kez Sivas beylerbeyi oldu.
934'te yine Trabzon beylerbeyi olarak geri döndü ve 936'da [1529-30] Trabzon'da yaptırdığı hayır eserlerinin vakfiyesini düzenletti. 942'de [1535-36] Trabzon'da öldü. Orada, caminin haziresinde gömülüdür. Oğlu Mustafa Bey, kardeşi Yahşî Beyzâde Ahmed Paşa'dır.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- ümerâ: beyler, emirler
- mîrlivâ: sancak beyi
- zeâmet: yıllık geliri yüksek, devlet hizmeti karşılığı verilen toprak geliri
- ibrâz-ı şecâat: yiğitlik göstermek
- taltîf: ödüllendirme, lütufta bulunma
- beylerbeyi: birkaç sancağı kapsayan eyaletin başındaki vali
- hayrât: hayır eserleri
- hazîre: mezarlık, cami çevresindeki gömü alanı
- medfûn: gömülü
Trabzon'daki İskender Paşa Camii
Trabzon'da bugün İskenderpaşa Mahallesi'ndeki cami, kayıtlarda ilk adıyla "Cami-i Merhum İskender Paşa"dır. Yapının kitabesine göre hicrî 936'da (1529-30), dönemin Trabzon valisi İskender Paşa tarafından yaptırılmıştır; Hüsameddin'in verdiği 936 tarihi bununla örtüşür, ancak onun andığı belge vakfiyedir. Başka bir incelemede bugün elde bulunan vakfiyenin camiden iki yıl sonrasına, 938'e (1531) ait olduğu, camiden ilk kez 1553 tarihli Trabzon tahrir defterinde "Merhum İskender Paşa Camii" diye söz edildiği belirtilir. Yapım yılı için dolaşan tarihler de birbirinden ayrılır: kitabeye dayanan 1529'un yanında Trabzon'daki İskender Paşa yapılarını inceleyen bir çalışma camiyi 1533 tarihine koyar. Cami; çeşme, günümüze ulaşmayan medrese ve Dârülkurrâ ile birlikte bir külliyenin parçasıdır. Kesme taştan yapılmış, tek şerefeli minareli bu yapıda hicrî 1291, 1300 ve 1315 (1874-75, 1882-83, 1897-98) tarihli onarım kitabeleri vardır. Yazılı kaynaklarda Âşık Mehmed 1590'lı yıllarda camiyi kurşun örtülü, tek parça kubbeli taş bir bina olarak, Evliya Çelebi ise 1640'ta tek parça mavi kubbeli diye anar. Cami bugün de ibadete açıktır.
Valilik Yılları Üzerine
Hüsameddin'in sıraladığı görevler, Trabzon tarihi üzerine yazılan bir eserdeki dökümle tam örtüşmez. Bu esere dayanan bir incelemeye göre İskender Paşa Trabzon'a dört kez vali olarak atanmıştır; ilk valiliği 1512-13 yılları arasında, diğerleri 1518-20 ve 1521-23 arasında, sonuncusu ise ölünceye kadar kaldığı 1526-33 yıllarındadır ve cami son valiliği döneminde yaptırılmıştır. Hüsameddin ise Erzincan ve Erzurum, ardından Sivas görevlerini sıralar ve ölümünü 942'ye (1535-36) koyar. İncelenen kaynaklar Erzincan, Erzurum ve Sivas görevlerini doğrulamadığı gibi Trabzon'daki bu paşanın Amasyalı olduğunu da ayrıca belirtmez; Amasya ile ilgisi ve soy zinciri bu aşamada yalnızca Hüsameddin'in kaydına dayanır.
Yahşî Bey ve Bâyezîd Paşa
Soy zincirinin başındaki Yahşî Bey'in oğlu Bâyezîd Paşa, 1413'te Çelebi Mehmed tarafından vezîriâzamlığa ve Rumeli beylerbeyiliğine getirilmiştir. Babasının adı Yahşî'dir; Amasya'da doğduğu için kaynaklarda Amasyalı diye geçer, Arnavut asıllı olması da muhtemel görülür. Çelebi Mehmed'in Amasya'daki sancak beyliği sırasında onun yakın maiyeti arasında yer almış, Fetret Devri'nde de ona bağlı kalmıştır. Çelebi Mehmed'in ölümünü, vasiyeti üzerine oğlu Şehzade Murad gelinceye kadar kırk gün gizlemiş; II. Murad'ın tahta geçmesinden sonra Düzmece Mustafa üzerine gönderilmiş ve 1421'de Edirne yakınlarında öldürülmüştür. Amasya'da yaptırdığı cami, imaret ve medresenin 1418 ve 1420 tarihli vakfiyeleri vardır. Kaynaklar kardeşi Hamza Bey'i de deniz beylerinden olarak anar; ancak onun Hüsameddin'in verdiği soy zincirindeki Hamza Bey ile aynı kişi olup olmadığı belirtilmez.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 295–296. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Resmî kaynaklar
Diğer kaynaklar