Amasyalıdır. Kudâtdan Hızır Çelebi bin Seydî Ali Çelebi mahdûmudur. Bakiyye-i nesebi mahdûmu İsfendiyar Çelebi tercemesinde geçti. Şehzâde Sultân Mustafa’ya Amasya vâlisi iken intisâb ederek defterdârı oldu.
960 senesi şevvâlinde Müşârün-ileyhin şehâdetinde Sivas defterdârı, ba’dehû Amasya darbhânesi emîni olup hayli müddet bu me’mûriyette kaldı. 986 senesi hilâlinde vefât etdi. Umûr-ı hisâbiyede mâhir idi. Mahdûmları Ahmed, Şa’bân, Pîr Veli, İsfendiyar, Ya’kub Çelebilerdir.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Kadılardan Hızır Çelebi'nin, onun da Seydî Ali Çelebi'nin oğludur. Soyunun geri kalanı oğlu İsfendiyar Çelebi'nin hayat hikâyesinde anlatılmıştır. Amasya valisi iken Şehzade Sultan Mustafa'ya bağlanarak onun defterdarı oldu.
960 yılı şevvalinde adı geçen şehzadenin şehit edilmesi üzerine [1553] Sivas defterdarı, sonra Amasya darphane emini olup uzun süre bu görevde kaldı. 986 yılı başlarında [1578-79] öldü. Hesap işlerinde usta idi. Oğulları Ahmed, Şa'bân, Pîr Veli, İsfendiyar ve Ya'kub Çelebilerdir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- kudât: kadılar
- bakiyye-i nesep: soyun geri kalanı
- intisâb: bir kimseye bağlanma, maiyetine girme
- şehâdet: şehit edilme, öldürülme
- darbhane: darphane, para basılan yer
- emîn: devlet adına görevlendirilen yönetici ya da denetçi
- umûr-ı hisâbiyye: hesap işleri
Şehzade Mustafa'nın Amasya'sı
Kanunî Sultan Süleyman'ın büyük oğlu Şehzade Mustafa, 1533'ten 1541'e kadar Manisa'da, 16 Haziran 1541'den ölümüne kadar Amasya'da sancak beyi olarak bulundu. Amasya'da şiirin ve ilmin hamisi, halkın koruyucusu, adaleti dağıtan bir yönetici ünü kazandığı belirtilir. Amasya'ya nakledilirken yıllık geliri önemli ölçüde artırılmıştı; oğlu Şehzade Mehmed 1546'da, kızı Şah Sultan 1547 dolayında Amasya'da doğmuştur. 1548'de Kanunî İran seferine çıkarken onu Amasya'dan çağırıp birkaç gün yanında tutmuştur. Şehzade, Kanunî'nin Nahçıvan seferi sırasında, 6 Ekim 1553'te Konya'nın Ereğli ilçesi yakınındaki ordugâhta idam edildi; mezarı Bursa'da Muradiye Külliyesi'ndedir. Hüsameddin'in "şehâdet" sözüyle andığı olay budur; verdiği 960 şevvali de bu tarihe uyar. XVI. yüzyıl ortalarına kadar Amasya, şehzadelerin idarî tecrübe kazandığı başlıca merkezlerdendi; Mustafa'nın katlinden sonra İstanbul'a daha yakın şehzade sancaklarının önemi artmış, Amasya başkentten uzak olduğu için bu niteliğini yitirmiş, Manisa tek şehzade sancağı olarak öne çıkmıştır. 1555'te şehre gelen bir gezginin anlatımına göre şehzade sarayı dağın eteğinde, etrafı bahçeli, tek katlı, tuğladan basit bir yapıydı ve şehirde o sırada on bir cami bulunuyordu. XVI. yüzyıl sonlarında Amasya'da yine elli beş mahalle vardı ve nüfus yaklaşık 10.000'e ulaşmıştı.
Şehzade Defterdarı ve Darphane Emini
Defterdar maliye işlerinden sorumlu görevlidir; Hüsameddin'in İskender Çelebi için "hesap işlerinde usta" demesi, verdiği defterdarlık ve eminlik görevleriyle uyumludur. Darphane emini ise para basımının hesabını denetleyen kişidir. Osmanlı darphaneleri genellikle iltizama verilir, yani işletmesi bir mültezime ihale edilirdi. İltizam süresi (tahvil) üç yıldı; altın, gümüş ve bakır para darbı ayrı ayrı mukātaa sayılır, talip çıkmazsa darphane emaneten, devlet adına işletilirdi. Mültezimin kâtiplerinin yanına hesap denetimi yapmak üzere devlet tarafından "emin" denilen görevliler atanabilirdi. Amasya'da para basımı eskidir: Yıldırım Bayezid'in oğulları zamanında Bursa, Edirne, Serez ve Ayasuluk ile birlikte Amasya'da da sikke basılmıştır. Hüsameddin, İskender Çelebi'nin bu görevde "hayli müddet" kaldığını söyler; ancak XVI. yüzyılda Amasya darphanesinin ne zaman, hangi akçelerle çalıştığına dair incelenen kaynaklarda ayrıntı bulunmadığından görevin kapsamı bilinemiyor. Amasya Müzesi'nde Osmanlı dönemine ait çok sayıda sikke, Kanunî dönemine ait altın sikkeler de dahil olmak üzere korunmaktadır; ancak bunların Amasya darphanesine ait olduğu belirtilmemiştir.
Doğrulanamayanlar
İskender Çelebi'nin, babası Hızır Çelebi'nin ve dedesi Seydî Ali Çelebi'nin hayatına dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. İskender Çelebi'nin Şehzade Mustafa'nın defterdarlığını, ardından Sivas defterdarlığını ve Amasya darphane eminliğini yaptığına dair dış bir doğrulama bulunamadı; bu bilgiler Hüsameddin'in kaydına dayanır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 296. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Diğer kaynaklar