İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İsmâil Çelebi-Mevlânâ Sa’deddîn

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 299 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Rûmikîdir. Kürdlerden Mehmed oğludur. Ulemâdan tahsîl-i ulûm edib Amasya‘da müderris-i benâm oldu. Hayli müddet iftâ ve tedrîs ile iştigâl ederek 696 sâline doğru vefât etdi. Kîbar-ı ulemâdan olup Mevlânâ Sa’deddîn İsmâil er-Rûmikî dendi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Rûmikî'dir. Kürtlerden Mehmed'in oğludur. Âlimlerden ders görüp ilimleri öğrendikten sonra Amasya'da ünlü bir müderris oldu. Uzun süre fetva vermek ve ders okutmakla uğraşıp 696 yılına doğru [1296-97] öldü. Büyük âlimlerden olup Mevlânâ Sa'deddîn İsmâil er-Rûmikî diye anıldı.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • Rûmikî: nisbe; büyük olasılıkla Rûm diyarına (Anadolu'ya) ya da bir yer adına nispet, metinden kesin anlaşılmıyor
  • tahsîl-i ulûm: ilimleri öğrenme
  • müderris-i benâm: adı sanı yayılmış, ünlü müderris
  • iftâ: fetva verme
  • tedrîs: ders okutma
  • iştigâl: uğraşma, meşgul olma
  • kîbar-ı ulemâ: büyük âlimler

On Üçüncü Yüzyılın Sonunda Amasya

İsmâil Çelebi'nin öldüğü tarih, Anadolu Selçuklu Devleti'nin Moğol egemenliği altında bulunduğu dönemdir. Bu yıllarda Amasya, ilim ve sanat kurumlarıyla öne çıkan bir şehirdi. Kaynaklar Selçuklular devrinde Amasya'da birçok ilim ve sanat erbabının yetiştiğini bildirir. Şehirdeki Burmalı Minare Camii 1237-1247 yıllarına, Gökmedrese 1266-1267'ye, Torumtay Türbesi 1278-79'a, Dârüşşifâ ise 1308'e tarihlenir; Halifet Gazi Medresesi 1209-10'da yapılmıştır. İsmâil Çelebi, bu yapıların çevresinde ya da bunlarla aynı dönemde, ders vermiş ve fetva yazmış bir hoca olarak düşünülebilir; hangi medresede görev yaptığını metin söylemez.

Selçuklu Hizmetinde Bir Dânişmendli Emiri

Bu dönemin Amasya'sında medrese kuranların kimler olduğuna dair bir örnek, Halifet Gazi Medresesi'nin bânisidir: Dânişmendli emiri olan Halîfet Gazi, hanedanın ortadan kalkmasından sonra Selçuklular'ın hizmetine girmiş, 1222'de Amasya valiliğine atanmış ve medresenin 1225 tarihli vakfiyesini düzenlemiştir. Medresenin 606'da (1209-10) yapıldığı kitabesinden anlaşılır. Şehirde kırktan fazla medrese bulunduğu bugün bilinmektedir. İsmâil Çelebi'nin bu medreselerden hangisinde görev yaptığı bilinmese de bir müderrisin şehirdeki işi bu geniş eğitim ortamı içinde anlam kazanır.

Müderris ve Müftü

Metin, İsmâil Çelebi'nin bir yandan ders verdiğini, bir yandan da fetva işlerini yürüttüğünü söyler. Amasya'daki medreselerin müderrisliği, daha sonraki dönemlerde de müftülükle birlikte yürütülmüştür; örneğin II. Bayezid'in Amasya'daki medresesinin müderrisliği, Hüseyin Hüsâmeddin'e göre Amasya müftülerine ayrılmıştı ve ilk hocası şeyhülislâm Zenbilli Ali Efendi'ydi. İsmâil Çelebi'nin dönemi bundan iki yüzyıl öncedir; iki durum arasında doğrudan bir bağ kurulamaz, ancak bu iki görevin aynı kişide toplanması Amasya'da eski bir uygulama olmuş olabilir. Bu yorum, kaynaklarla sınanamamıştır.

Kürt Kökenli Âlimler

Metin, İsmâil Çelebi'nin babasını "Kürtlerden Mehmed" diye anar. Kürt asıllı bir âlimin Amasya'da büyük bir müderris olarak anılması, şehrin farklı yerlerden gelen âlimleri çektiğini gösterir. Anadolu'da on üçüncü yüzyılda Kürt kökenli ulemanın durumuna dair yapılan aramada İsmâil Çelebi'yle ilgili bilgiye rastlanmadı. Bu başlık yalnızca metindeki kayda dayanır.

Doğrulanamayanlar

Mevlânâ Sa'deddîn İsmâil er-Rûmikî'ye ve babası Mehmed'e dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. 696 yılı civarındaki ölüm tarihi, görev yaptığı medrese ve hocaları Hüsameddin'in kaydına dayanır.

Kaynakça

7. Cilt içindekiler