İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İsmâil Efendi-Kayyımzâde el-Hâc

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 311–312 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Amasyalıdır. Ya’kub Paşa câmi-i şerîfi kayyımlarından Hacı İbrâhim bin Osmân’ın mahdûmudur. Hızır Efendi telâmizesinden dâmâdı el-Hâc Osmân ve Koca Müfti el-Hâc İsmâil Efendilerden ikmâl-i tahsîl edib ders-i âm ve Ya’kub Paşa Câmi-i şerîfine hatîb ve imâm oldu.

1123’de vefât eden üstâdı el-Hâc İsmâil Efendi’nin yerine Hüseyin Ağa müderrisi ve 1127 senesi zilhiccesinde [156] Amasya müftüsü oldu. Ancak fetvâyı zühd ve takvâya muvâfık göremediğinden 1130 senesi saferinde istifâ edib fetvâdan çekildi.

Ba’dehû yine tefsîr ve hadîs tedrîsine muvâzabet ederek 1141 senesi saferinde dâr-ı naîme rihlet etdi. Meşâhir-i ulemâdan fâzıl, fakîh, gâyet müteşerrî, zâhid, afîf, neşr-i ulûm ve tedrîse mükibb idi.

Mahdûmu Hâfız es-Seyyid Osmân Efendi yerine Ya’kub Paşa Câmii imâmı ve hatîbi olup pîr iken 1191 senesi cumâdelûlâsının beşinci günü vefât etdi. Bunun mahdûmu es-Seyyid Abdülkerîm Efendi imâm ve hatîb olduysa da on sekiz gün sonra vefâtıyla mahdûmu es-Seyyid Mehmed Emîn Efendi imâm ve hatîb oldu.

1196’da Mehmed Emîn Efendi de vefât edib mahdûmu es-Seyyid Abdulbâki Efendi imâm ve hatîb oldu. Ancak bu da 1204’de bilâ-veled-i zükûr vefât eylediğinden imâm ve hitâbet âhara verildi. Bunların hepsine de Kayyımzâdeler dendi. [157]

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Yakub Paşa Camii kayyımlarından Hacı İbrahim bin Osman'ın oğludur. Hızır Efendi'nin öğrencilerinden olan ve onun damadı Hacı Osman ile Koca Müftü Hacı İsmail Efendi'den öğrenimini tamamlayıp halka açık ders verdi; Yakub Paşa Camii'ne hatip ve imam oldu.

1123'te [1711-12] vefat eden hocası Hacı İsmail Efendi'nin yerine Hüseyin Ağa Medresesi müderrisi ve 1127 yılı Zilhicce ayında [1715] Amasya müftüsü oldu. Ancak fetvayı zühd ve takvaya uygun görmediğinden 1130 yılı Safer ayında [1718] istifa edip fetvadan çekildi.

Sonra yine tefsir ve hadis okutmaya devam ederek 1141 yılı Safer ayında [1728] vefat etti. Tanınmış âlimlerdendi; fazıl, fıkıh bilgini, şeriata son derece bağlı, zâhid, iffetli, ilim yaymaya ve ders vermeye kendini vermiş biriydi.

Oğlu Hâfız Seyyid Osman Efendi onun yerine Yakub Paşa Camii imamı ve hatibi olup yaşlıyken 1191 yılı Cemaziyelevvel ayının beşinci günü [1777] vefat etti. Bunun oğlu Seyyid Abdülkerim Efendi imam ve hatip olduysa da on sekiz gün sonra ölünce oğlu Seyyid Mehmed Emin Efendi imam ve hatip oldu.

1196'da [1781-82] Mehmed Emin Efendi de vefat edip oğlu Seyyid Abdülbâki Efendi imam ve hatip oldu. Ancak bu da 1204'te [1789-90] erkek çocuk bırakmadan öldüğünden imamlık ve hatiplik başkasına verildi. Bunların hepsine Kayyımzâdeler denildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • kayyım: camide hizmet eden görevli
  • telâmize: öğrenciler
  • dâmâd: damat
  • ikmâl-i tahsîl: öğrenimi tamamlama
  • ders-i âm: halka açık ders veren müderrisin unvanı
  • zühd ve takvâ: dünya zevklerinden uzak durma ve Allah'tan sakınma
  • istifâ: görevden ayrılma
  • muvâzabet: devam etme, sürdürme
  • dâr-ı naîme rihlet etmek: ölmek (cennete göçmek)
  • müteşerri': şeriata sıkı sıkıya bağlı
  • afîf: iffetli, namuslu
  • bilâ-veled-i zükûr: erkek çocuk bırakmadan

Müftülükten İstifa

Maddenin dikkat çeken yanı, İsmail Efendi'nin yaklaşık iki yıl sürdürdüğü Amasya müftülüğünden kendi isteğiyle çekilmesidir. Hüsameddin bunun nedenini şöyle verir: müftü, fetvayı zühd ve takvaya uygun bulmamıştır. Nedenin ayrıntısı metinde açılmaz; burada kişinin kendi vicdanî değerlendirmesi olarak aktarılır.

Yakub Paşa Adını Taşıyan Yapı

Amasya'da Yakub Paşa adıyla bilinen yapı, Pîrler semtinde 1412'de Ankara Beylerbeyi Pazarlıoğlu Yakub Paşa tarafından kurulan Halvetî tekkesidir; halk arasında Çilehane Tekkesi diye anılır. Vakfiyesi 1413 Şubatında dönemin Amasya kadısı Sarı Kadı lakaplı Mevlânâ Rükneddin Mahmud tarafından tescil edilmiş, tekke Müftü Şeyh Gümüşlüzâde Abdurrahman Çelebi için yaptırılıp vakfedilmiştir. Yapıda bir mescit, halvethaneler, derviş hücreleri, tevhidhane ve türbe bulunur; 1939 Erzincan depreminde zarar görmüş, 1967'de onarılmıştır. Bu yapının vakfiyesini ve erken Osmanlı mimarisi içindeki yerini inceleyen bir makale de yayımlanmıştır. Hüsameddin'in "Yakub Paşa Camii" dediği yapının bu tekke ile aynı olup olmadığı okunan kaynaklardan kesin olarak anlaşılamadı; bu yüzden eşleştirme doğrulanamadı.

Kayyımzâdeler

Metin, imamlık ve hatipliğin aynı ailede kuşaktan kuşağa geçtiğini gösterir: İsmail Efendi'den sonra oğlu Osman (ö. 1777), onun oğlu Abdülkerim (on sekiz gün sonra öldü), onun oğlu Mehmed Emin (ö. 1781-82) ve onun oğlu Abdülbâki (ö. 1789-90). Abdülbâki erkek çocuk bırakmadığı için görev aileden çıkmıştır. Aile adı (Kayyımzâdeler), İsmail Efendi'nin babasının camideki kayyımlık görevinden gelmiş olabilir; metin bunu açıkça söylemez.

Aramada Bulunamayanlar

Hızır Efendi, Koca Müftü Hacı İsmail Efendi ve Hüseyin Ağa Medresesi hakkında yapılan aramalarda bilgi bulunamadı. Başka kaynaklarda bu kişiye dair bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 311–312. amasya.bel.tr
  • Hasan Karataş, "An Idiosyncratic Building in Amasya? Early Ottoman Architecture and the Waqfiyya of the Yakub Pasha Çilehane-Mosque", Muqarnas, 37/1 (2020), s. 291–313.

7. Cilt içindekiler