İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

İsmâil Efendi-Nefiszâde es-Seyyid

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 306–307 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Hattât-ı meşhûr es-Seyyid İbrâhim Paşa bin Mehmed Çelebi birâderi es-Seyyid Ali Çelebi mahdûmudur. Küçük yaşında İstanbul’a gidip amcası nezdinde tahsîl-i ilim ve ma’rifet ve ibtidâ Hâlid Erzurumî’den, ba’dehû amcasından hutût-ı mütenevvi’ayı ahz etdi.

İmâm-ı Sultânî Amasyalı Hacı Evliyâ Mehmed Efendi’nin dâmâdı Abdurrahman Efendi’ye dâmâd olup Dîvân-ı Hümâyun Kalemi’ne girdi. Bir taraftan şâkirdâna ta’lim-i hutût ederek iştihâr etdi. Diğer taraftan Dîvân-ı Hümâyûn kâtibi oldu.

Ancak pek şişmân olduğundan terakkî edemeyip “Cihât-ı Vakfiye Defteri”nde mezkûr olduğu üzere 1085’de vefât etdi. “Sicill-i Osmânî”de 1084’de vefâtı [140] mezkûrdur. Kendi imzâsı İsmâil bin Ali en-Nefisî dir. Bazen İsmâil en-Nefisî el-Amasî diye imzâ kordu. Hâfız Osmân Efendi’nin üstâdı olan bir hattât-ı meşhûr idi.

Müstakîmzâde Süleyman Saadeddîn Efendi “Tuhfetü’l-Hattâtin”de diyor ki: “Seyyid İsmâil-şehrîdir.¹²² Nefisîzâde demekle şehîrdir. Sabıkü’z-zikir Nefeszâde Seyyid İbrâhim Efendi’nin akrabâsındandır.

نفس شمرده زدن ذكر أهل عرفانست¹²³

mefhûmu üzere medâr-ı küllîsi haps-i nefes olan hüsn-i hatt-ı enfes tahsîl eylemeye tâlip ve Nesîh’de Hâlid-i Erzurumî’den tâ’lim ile ahz-ı izin ve nefes edib vâdi-i şeyhânede yegâne idi.

“Hatta Hâfız Osmân Efendi’ye ba’del-izin üstâd-ı sânî olup tavr-ı Şeyh’e takarrüb tarîkini bunlardan ahz eylemişdir. Eğer azm ü şikemi olmayip zîr-i meşki zânûları üzere vaz ile âzmayiş-i hatt-ı verziş eylemek mümkün olsaydı âsârı Şeyh Hamdullah merhûmun yâdigârından adem-i temyîz nâçâr idi. Neciba kavli üzere (nağm 1090) sâlinde enfâs-ı ma’dûdesini itmâm ve habs-i nefes ile gavvâs-ı bahr-ı vuslat-ı rabbü’l-enâm oldu.” [141]

Fakat “Cihât Defteri”nde Hacı Evliyâ Mehmed Efendi’nin vakfına dâmâdı Abdurrahman Efendi, ba’dehû bunun dâmâdı es-Seyyid İsmâil Efendi ve 1085’de vefâtıyla mahdûmu es-Seyyid el-Hâc İbrâhim Efendi mütevellî olduğu mazbût olduğuna göre es-Seyyid İsmâil Efendi’nin 1090’da vefâtı tahmîn tarîkiyle olsa gerektir.

Dipnotlar

  • 122 Süleyman Sadeddîn Efendi “Tuhfe”sinde pek çok taşralıları Şehrî ya’ni, İstanbûlî göstermek mu’tadı olduğundan buna da şehrîdir, diyor. İkāmeti i’tibâriyle şehrî ve tevellüdü i’tibâriyle Amasyalıdır. Nefeszâde tabîri elsine-i âmmede olup hadd-i zâtında Nefîszâde’dir. Ceddi Nefîs Çelebi’dir. Nefes Çelebi değildir. Avâm dilinde Nefisoğlu demekle pek meşhûr idi.
  • 123 Nefesi saymak ma’rifet ehlinin zikir çeşididir. (Haz.)
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Ünlü hattat Seyyid İbrâhim Paşa'nın, yani Mehmed Çelebi oğlunun kardeşi Seyyid Ali Çelebi'nin oğludur. Küçük yaşta İstanbul'a gidip amcasının yanında ilim ve bilgi öğrendi. Hat sanatının çeşitli yazılarını önce Hâlid Erzurumî'den, sonra amcasından aldı.

Padişahın imamı Amasyalı Hacı Evliyâ Mehmed Efendi'nin damadı Abdurrahman Efendi'ye damat olup Divân-ı Hümâyun Kalemi'ne girdi. Bir yandan öğrencilere yazı öğreterek ün kazandı, öte yandan Divân-ı Hümâyun kâtibi oldu.

Ancak çok şişman olduğundan yükselemedi; "Cihât-ı Vakfiye Defteri"nde kayıtlı olduğu gibi 1085'te [1674-75] öldü. "Sicill-i Osmânî"de ölümü 1084 [1673-74] olarak kayıtlıdır. Kendi imzası "İsmâil bin Ali en-Nefisî"dir. Bazen "İsmâil en-Nefisî el-Amasî" diye de imzalardı. Hâfız Osman Efendi'nin hocası olan ünlü bir hattattı.

Müstakimzâde Süleyman Saadeddîn Efendi, "Tuhfetü'l-Hattâtîn"de şöyle der: "Seyyid İsmâil 'şehrî' diye anılır. Nefîsîzâde denilmesiyle meşhurdur. Daha önce adı geçen Nefeszâde Seyyid İbrâhim Efendi'nin akrabasındandır.

"Nefes saymak, irfan ehlinin zikridir" anlamındaki Farsça mısra

Bu mısraın anlamı uyarınca, bütün dayanağı nefesi tutmak olan güzel ve nefis yazıyı öğrenmeye istekli idi; nesih yazıda Hâlid-i Erzurumî'den öğrenim görüp icazet ve nefes alarak şeyhâne yolda (Şeyh Hamdullah tarzında) tek idi.

"Hatta Hâfız Osman Efendi'ye icazet verdikten sonra ikinci hoca olup Şeyh tarzına yaklaşma yolunu bunlardan almıştır. Eğer göbeği ve karnı olmayıp yazı altlığını dizleri üzerine koyarak yazı çalışması yapmak mümkün olsaydı, eserlerinin merhum Şeyh Hamdullah'ın yadigârlarından ayırt edilememesi kaçınılmaz olurdu. Necîbâ'nın sözüne göre (nağm: 1090) yılında sayılı nefeslerini tamamlayıp nefes tutmakla Rabbü'l-enâm'a kavuşma denizinin dalgıcı oldu."

Fakat "Cihât Defteri"nde, Hacı Evliyâ Mehmed Efendi'nin vakfına önce damadı Abdurrahman Efendi, ardından bunun damadı Seyyid İsmâil Efendi, onun 1085'te ölümü üzerine de oğlu Seyyid Hacı İbrâhim Efendi'nin mütevelli olduğu kayıtlı olduğuna göre, Seyyid İsmâil Efendi'nin 1090'da [1679] ölümü tahmin yoluyla yazılmış olsa gerektir.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • hattât: güzel yazı sanatçısı
  • hutût-ı mütenevvi'a: çeşitli yazı türleri
  • dâmâd: damat
  • Dîvân-ı Hümâyun Kalemi: devletin merkez divanının yazı bürosu
  • şâkirdân: öğrenciler
  • ta'lim-i hutût: yazı öğretme
  • mütevellî: vakfın yöneticisi
  • nesih: Kur'an ve kitap yazımında kullanılan, okunaklı bir yazı türü
  • ahz-ı izin: icazet, yazı öğretme izni alma
  • haps-i nefes: nefes tutma; metne göre güzel yazının bütün dayanağı
  • vâdi-i şeyhâne: Şeyh yolu; metne göre Şeyh Hamdullah'ın yazı tarzı
  • üstâd-ı sânî: ikinci hoca
  • zîr-i meşk: yazı çalışması için kullanılan altlık, meşk tahtası
  • mazbût: kayda geçmiş
  • şehrî: İstanbullu, şehirli

Hattatlıktaki Yeri

Bir ansiklopedi maddesine göre Nefeszâde Seyyid İsmâil Efendi, altı yazı türünü (aklâm-ı sitte) Hâlid Erzurûmî'den çalışıp icazet almış, Şeyh Hamdullah tarzının zamanındaki tek temsilcisi sayılmıştır. Suyolcuzâde Mustafa Eyyûbî'den hat eğitimini tamamlayıp icazet alan Hâfız Osman, Şeyh Hamdullah tarzına merak sarınca yeniden Nefeszâde'ye devam etmiş ve kendi üslubunu bu birikimin üzerine kurmuştur. Hüsameddin'in "Hâfız Osman Efendi'nin üstâdı olan bir hattât-ı meşhûr" sözü bununla örtüşür. Müstakimzâde'nin karnının büyük olmayıp yazı altlığını dizinin üstüne rahatça yerleştirebilseydi hattının Şeyh Hamdullah'ınkinden ayırt edilemeyeceği yolundaki sözü de aynı maddede yer alır; yani Hüsameddin'in aktardığı kişisel ayrıntı, hat tarihçisinin kendi anlatısında geçmektedir.

Zamanımıza ulaşan eserleri arasında nesih hattıyla üç mushaf, bir mushaf cüzü (Hâfız Osman'la birlikte yazılmış 1. cüz) ve bir sülüs-nesih çalışması tespit edilmiştir. Öğrencileri arasında Hâfız Osman'ın yanında Âhenî Mehmed Çelebi, Ahmed Nâdî, Bedâvîzâde Süleyman, Eyyûbzâde Mehmed ve başkaları sayılır.

Ölüm Tarihi Üzerine

Üç ayrı tarih ortadadır. Hüsameddin vakıf defterine dayanarak 1085'i (1674-75), "Sicill-i Osmânî"ye dayanarak 1084'ü (1673-74) verir; Müstakimzâde'nin aktardığı 1090 (1679) ise Hüsameddin'e göre ancak tahmine dayanır, çünkü vakıf kaydında İsmâil'in 1085'te öldüğü ve mütevelliliğin oğluna geçtiği görülmektedir. Ansiklopedi maddesi 1090 (1679) tarihini benimser ve kabrinin bilinmediğini ekler. Hangisinin doğru olduğu bu kaynaklarla kesinleştirilememektedir.

Amasyalı mı, İstanbullu mu?

Ansiklopedi maddesi Nefeszâde İsmâil Efendi'nin İstanbul'da doğduğunu yazar; Hüsameddin ise ona Amasyalı der ve dipnotunda, Müstakimzâde'nin "şehrî" (İstanbullu) tabirinin taşralıları İstanbullu göstermek âdetinden geldiğini, ona göre ikametinin İstanbul'da, doğumunun Amasya'da olduğunu belirtir. İki anlatım doğum yeri konusunda ayrılır. Ayrıca Hüsameddin dipnotunda "Nefeszâde" adının halk dilinde böyle söylendiğini, doğrusunun "Nefîszâde" olduğunu, ceddinin Nefîs Çelebi olduğunu yazar.

Nefeszâde İbrâhim ile Akrabalık

Hüsameddin'in andığı Müstakimzâde, İsmâil'i Nefeszâde Seyyid İbrâhim Efendi'nin akrabasından sayar. Hat sanatının temel eserlerinden Gülzâr-ı Savâb'ın yazarı Nefeszâde İbrâhim hakkında bir ansiklopedi maddesi onun İstanbullu olduğunu, babasının Hz. Hasan ve Hüseyin soyundan müderris ve hattat Amasyalı Mustafa Nefeszâde olduğunu bildirir. Suyolcuzâde İsmâil'in Gülzâr-ı Savâb yazarı İbrâhim'in oğlu olduğunu yazar; Müstakimzâde ise aralarında yalnız akrabalık bulunduğunu belirtir. Hüsameddin'in "Seyyid İbrâhim Paşa" adıyla andığı amcanın bu İbrâhim Efendi ile aynı kişi olup olmadığı okunan kaynaklarda açıklanmamıştır.

Doğrulanamayanlar

Hacı Evliyâ Mehmed Efendi, damadı Abdurrahman Efendi, İsmâil Efendi'nin Divân-ı Hümâyun'daki kâtiplik görevi ve "Cihât-ı Vakfiye Defteri" hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Hâlid Erzurûmî'nin ayrıntılı biyografisi bu çalışmada okunmadı.

Kaynakça

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 306–307. amasya.bel.tr

7. Cilt içindekiler