Amasya‘da Hâce Sultân Tekkesi şeyhi Tokatlı Resûl Efendi’nin mahdûmudur. Amasya fuzalâsından ve hâssaten Kadızâde Küçük Mehmed Efendi’den ikmâl-i tahsîl edib 1027’de [136] ders-i âm olup yıllarca tedrîs-i ulûm etdi.
Ba’dehû Amasya medreselerine sırasıyla müderris olup 1062’de altmış akçe vazîfe yevmiye ile üçüncü defa Yörgüç Paşa Müderrisi ve 1065’de medrese-i mezbûre ile mütekâid olduğu halde 1067 senesi zilka’desinde dâr-ı naime irtihâl etdi. Âlim, fâzıl, kâmil, vâiz bir zât idi. Mahdûmu Mehmed Efendi’dir.
Günümüz Türkçesiyle
Amasya'da Hâce Sultân Tekkesi şeyhi Tokatlı Resûl Efendi'nin oğludur. Amasya'nın bilginlerinden, özellikle Kadızâde Küçük Mehmed Efendi'den öğrenimini tamamlayıp 1027'de [1618] genel ders vermeye başladı ve yıllarca ilim okuttu.
Sonra sırasıyla Amasya medreselerine müderris oldu; 1062'de [1652] günlüğü altmış akçe ile üçüncü kez Yörgüç Paşa Müderrisi, 1065'te [1654-55] bu medrese ile emekli olup 1067 zilkadesinde [1657] öldü. Âlim, fazıl, olgun, vaiz bir kişiydi. Oğlu Mehmed Efendi'dir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- fuzalâ: bilginler, fazıl kişiler
- ikmâl-i tahsîl: öğrenimi tamamlama
- ders-i âm: genel ders verme, halka açık ders
- tedrîs-i ulûm: ilim okutma
- müderris: medresede ders veren öğretmen
- vazîfe: görev karşılığı verilen günlük ödenek
- mütekâid: emekli
- dâr-ı naîm: nimet yurdu, cennet; burada ölmek
- irtihâl: göç, ölüm
- fâzıl, kâmil, vâiz: bilgili, olgun, vaiz
Hâce Sultân Tekkesi ve Resûl Efendi
İsmâil Efendi'nin babası olarak anılan Resûl Efendi, kitabın dördüncü cildinde, 1017 dolaylarındaki Amasya şeyhleri sayılırken "Hoca Sultân Tekkesi şeyhi" olarak geçer. Aynı cildin bir başka yerinde, 1017 zilhiccesinin yirmi üçünde Hoca Sultân Tekkesi şeyhi ve vakıf mütevellisi Şeyh Resûl Efendi'nin hesaplarında zimmet açığı çıktığı, bunun üzerine vakfın yönetimini ve şeyhliği âlimlerden Pîr Mehmed Efendi'ye bırakmak zorunda kaldığı yazılır. Hüsameddin, halkın gönlünde sevilen biri olan Şeyh Resûl Efendi'nin hakkında çıkan bu söz ve söylentileri kimilerinin kadı efendinin kişisel hırsına, kimilerinin Şeyh'in doğruluğuna yorduğunu da ekler. Metindeki "Tokatlı Resûl Efendi" ile bu Şeyh Resûl Efendi'nin aynı kişi olduğu akla yatkındır; ancak Hüsameddin bunu açıkça söylemez. Eşleşme doğruysa İsmâil Efendi'nin genel ders vermeye başladığı 1027, babasının 1017'deki görev kaybından on yıl kadar sonradır. Hâce Sultân Tekkesi'nin kurucusu Hâce Sultân Şemseddîn Ahmed Çelebi ve vakfın sonraki mütevellileri bir önceki maddede ele alınmıştır.
Kadızâde Küçük Mehmed Efendi
İsmâil Efendi'nin kendisinden öğrenimini tamamladığı Kadızâde Küçük Mehmed Efendi, Hüsameddin'in kitabında bu kuşağın başlıca hocalarındandır. Birinci cildin mukaddimesinde Amasya'nın tanınmış âlimleri sayılırken adı Bahşîzâde Yahyâ ve Müeyyedzâde Pîrî ile yan yana geçer. Kitabın altıncı cildinde kendisinden ders aldığı belirtilen kişiler arasında Dereli Ebûbekir Efendi (1058'de Hüsâmiyye Medresesi'nden emekli olmuş), Merzifonlu Hayâtî Ebûbekir Efendi (1068'de ölmüş) ve Arpacızâde es-Seyyid İbrâhim Efendi sayılır. Aynı dönemin başka müderrisleri de ona öğrencilik etmiştir. Dolayısıyla İsmâil Efendi'nin 1027'den başlayan tedris hayatı, Amasya'da geniş bir ders halkasının içinde geçmiştir.
Yörgüç Paşa Medresesi
İsmâil Efendi'nin emekli olduğu Yörgüç Paşa Medresesi, Amasya'yı XV. yüzyılın ilk yarısında yöneten Yörgüç Paşa'nın Amasya'daki külliyesindendir. Yörgüç Paşa, Çelebi Sultan Mehmed'in 1414'te on iki yaşındaki oğlu Şehzade Murad'ı Rum vilâyeti beyliğiyle Amasya'ya göndermesi üzerine ona lala olarak verilmiş, II. Murad'ın tahta çıkışından sonra yükselmiş, Zilhicce 845'te [Nisan-Mayıs 1442] ölmüş ve Amasya'da yaptırdığı camisinin türbesine gömülmüştür. Vakfiye metinlerinden ve tahrir defterlerinden anlaşıldığına göre Amasya'da bir cami, medrese, imaret ve iki hamam yaptırmıştır. Cami, kitabesine göre 834'te [1430] tamamlanmıştır; plan şeması bakımından tabhâneli, zâviyeli yapılar grubuna girer. Giriş eyvanının doğusunda kalan, kapalı bölümün, günümüze ulaşmayan medresenin dershanesi olduğu sanılır. Yani medresenin kendisi bugün ayakta değildir; yalnız camiyle türbe durmaktadır. Yörgüç Paşa ailesinin Amasya çevresindeki vakıflarının giderlerini dört han, bir bedesten, birkaç dükkân, altı değirmen ve on bir hamamın gelirlerinin karşıladığı da bir vakıf çalışmasında belirtilir.
Hüsameddin kitabında Yörgüç Paşa Medresesi'ne müderris olanları sıkça anar. Yedinci ciltte İsmâil Efendi-Yağmûrîzâde el-Hâc maddesinde 1067'de bu medresenin müderrisi olan bir başka İsmâil Efendi vardır. Metindeki "üçüncü defa" ifadesi, müderrislerin medreseler arasında sırayla dolaştığını, aynı medreseye birkaç kez dönebildiklerini gösterir; Yörgüç Paşa medresesindeki "altmış akçe" ücretin dönem Amasya'sındaki yeri hakkında okunan kaynaklarda bilgi bulunamadı.
Aile İçinde Süren İlmiyye
Metin, İsmâil Efendi'nin oğlu Mehmed Efendi'yi de anar. Birinci cildin ilmiyeyle ilgili bölümünde, 1004'te [1595-96] başlayan usûl-i verâset yüzünden Amasya'da müderrislik, şeyhlik, imamlık ve hatiplik gibi görevlerin ölen babanın icazetli oğluna geçtiği yazılır. Dolayısıyla Resûl Efendi'nin şeyhliği, İsmâil Efendi'nin müderrisliği ve Mehmed Efendi'nin anılması, aynı ailede iki ayrı kurumun, tekkenin ve medresenin, kuşaktan kuşağa sürdüğünü gösterir. Mehmed Efendi hakkında okunan kaynaklarda başka bilgi bulunamadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 305. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 1. Cilt, s. 142–147 ve s. 155–160 (Mukaddime, Amasya âlimleri); 4. Cilt, s. 536–540 (Mehmed Paşa) ve s. 541 (Mahmûd Bey); 6. Cilt, s. 41 (Es-Seyyid İbrâhim Efendi-Arpacızâde), s. 87–88 (Ebûbekir Efendi-Dereli el-Hâc; Ebûbekir Efendi-Hayâtî); 7. Cilt, s. 306 (İsmâil Efendi-Yağmûrîzâde el-Hâc).
Akademik çalışmalar
Diğer kaynaklar
- Mustafa Çağhan Keskin, "Foundations and Real Estates of Yorguc Pasha Family Through The Ottoman Endowment System", 22nd Annual European Real Estate Society Conference, İstanbul, 2015.