Lâdiklidir. Erzurum Vâlisi Lâdikli Mustafa Paşa’nın mahdûmu Tayyar Mehmed Paşa’dır. 1027 senesi receb gurresinde Amasya sancağı beyi olup geldi. Mahlûl olan Amasya Alaybeyliğine de otuz bin akçe ze‘âmetle Mutasarrıf Gonca Beyzâde Zülfikâr Bey tâyin edildi.
Recebin yedinci günü Sadâret Kâ’im-makâmı Hezârgradlı Sofu Mehmed Paşa Sivas vâlisi olduysa da Şevvâlinde Amasyalı Abdullah Paşazâde Hacı Abdülkerim Paşa Sivas beylerbeyi oldu. Zilhiccede Sultân Bâyezîd Evkâfı Mütevellîsi Amasyalı Eyüb Ağa divân-ı âlîye me’mûren İstanbul’a gidip müteferrika Pervîz Ağa ayın yirmi yedisinde evkâf-ı Sultâniye mütevellîsi oldu.
1028 senesi muharreminin on beşinde mütevellî Pervîz Ağa vefât etdiğinden mütevelli-i esbak Kapıcı Hüseyin Ağa evkâf-ı Sultâniye mütevellîsi oldu. Evâhir-i muharremde Hacı Abdülkerim Paşa Selânik’e nakl-i me’mûriyet [32] etdiğinden yerine Canik Mutasarrıfı Osmân Paşa Sivas beylerbeyi, Canik’e sâbık Amasya Kalesi Dizdârı Mehmed Bey mirlivâ oldu.
Saferde sadr-ı sâbık Mehmed Paşa ağalarından ve dergâh-ı âlî çavuşlarından Amasyalı Mustafa Ağa’ya Geldiklân nâhiyesinde on bir bin akçelik tımâr verildi. Amasya’da “Efteli Mustafa Ağa” demekle meşhûr idi.
Rebîülevvelde defterdâr-ı şıkk-ı sânî Amasyalı Kalavun Yûsuf Bey muallim-i sultânî Ömer Efendi’nin sâye-i ikbâlinde vezâretle baş defterdâr olup rebîülâhir gurresinde Hakâlalızâde es-Seyyid Bahâeddîn Mehmed Efendi Amasya kadısı oldu. Cumâdelûlâda Amasya sancağı Tokat voyvodası ve Amasya beytü’l-mâl emîni es-Seyyid Ali Ağa’ya tevcîh edildi.
Günümüz Türkçesiyle
Lâdiklidir. Erzurum Valisi Lâdikli Mustafa Paşa'nın oğlu Tayyar Mehmed Paşa'dır. 1027 [1618] yılı recep ayının başında Amasya sancak beyi olarak geldi. Boşalan Amasya alaybeyliğine de otuz bin akçelik zeametle Mutasarrıf Gonca Beyzâde Zülfikâr Bey atandı.
Recebin yedinci günü Sadâret Kaymakamı Hezârgradlı Sofu Mehmed Paşa Sivas valisi olduysa da, şevval ayında Amasyalı Abdullah Paşazâde Hacı Abdülkerim Paşa Sivas beylerbeyi oldu. Zilhicce ayında Sultan Bayezid Vakfı Mütevellisi Amasyalı Eyüb Ağa, yüce divanca görevlendirilerek İstanbul'a gitti; müteferrika Pervîz Ağa da ayın yirmi yedisinde padişah vakıfları mütevellisi oldu.
1028 [1618-19] yılı muharremin on beşinde mütevelli Pervîz Ağa vefat ettiğinden, önceki mütevelli Kapıcı Hüseyin Ağa padişah vakıfları mütevellisi oldu. Muharremin sonlarında Hacı Abdülkerim Paşa Selânik'e nakledildiğinden, yerine Canik Mutasarrıfı Osman Paşa Sivas beylerbeyi, Canik'e de Amasya Kalesi'nin eski dizdarı Mehmed Bey mirliva (sancak beyi) oldu.
Safer ayında, önceki sadrazam Mehmed Paşa'nın ağalarından ve yüce divanın çavuşlarından Amasyalı Mustafa Ağa'ya Geldiklân nahiyesinde on bir bin akçelik tımar verildi. Amasya'da "Efteli Mustafa Ağa" adıyla tanınırdı.
Rebîülevvel ayında ikinci defterdar Amasyalı Kalavun Yûsuf Bey, padişahın hocası Ömer Efendi'nin himayesi sayesinde vezirlik rütbesiyle baş defterdar oldu. Rebîülâhir ayının başında Hakâlalızâde Seyyid Bahâeddîn Mehmed Efendi Amasya kadısı oldu. Cemâziyelevvel ayında Amasya sancağı, Tokat voyvodası ve Amasya beytülmal emini Seyyid Ali Ağa'ya verildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- mahlûl: boşalmış, sahibi kalmamış (görev ya da gelir)
- ze'âmet ve tımâr: hizmet karşılığı verilen, geliri akçe olarak hesaplanan dirlikler; zeamet büyük, tımar küçük olanıdır
- mutasarrıf: bir dirliği ya da sancağı elinde bulunduran kimse
- sadâret kâ'im-makâmı: sadrazam başkentte yokken onun yerine bakan vekil
- divân-ı âlî: yüce divan, merkez hükûmeti
- müteferrika: sarayda görevli seçkin bir hizmetli sınıfı
- evkâf-ı Sultâniyye mütevellîsi: padişah vakıflarının yöneticisi
- nakl-i me'mûriyet: başka bir göreve nakledilme
- dizdâr: kale komutanı
- mirlivâ: sancak beyi
- defterdâr-ı şıkk-ı sânî: ikinci defterdar; baş defterdar: maliyenin başı
- sâye-i ikbâl: birinin talihinin ve nüfuzunun gölgesi, himayesi
- beytü'l-mâl emîni: sahipsiz kalan mal ve mirasları devlet adına toplayan görevli
- voyvoda: bir yerin vergi gelirlerini toplayan ve asayişine bakan görevli
Tayyar Mehmed Paşa ve Ailesi
Bu maddedeki bey, on iki yıl kadar sonra sadrazamlığa yükselecek olan Lâdikli Tayyar Mehmed Paşa'dır. Hüsameddin, kitabın Lâdik bahsinde kasabadan çıkan dört büyük soydan biri olarak Çelebi Sultan Mehmed'in beylerinden gelen "Yeni Bey sülâlesi"ni anar ve Tayyar Mehmed Paşa'yı, babası Mustafa Paşa'yı ve oğulları Mustafa, Ahmed ve Hüseyin paşaları bu soydan sayar. Biyografi ciltlerinde ise babanın adını "Sadr-ı esbak Nasûh Paşa'nın kethüdâlığından vezir olan Lâdikli Uçar Mustafa Paşa bin Hüseyin Bey" diye verir. Babanın yükselişinin başlangıcı Celâlî yıllarına uzanır: Hüsameddin'e göre Sivas beylerbeyi Nasûh Paşa 1012'de [1603] Amasya'ya geldiğinde Lâdik voyvodası "Tayyâr Mustafa Ağa"nın aklını ve cesaretini beğenmiş ve onu kendine kâhya yapmıştı.
Abdülkadir Özcan'ın Tayyar Mehmed Paşa hakkındaki ansiklopedi maddesi de babanın 1034'te (1625) şehit olan eski Bağdat valilerinden Uçar Mustafa Paşa olduğunu, ailenin Lâdikli Yeni Bey sülâlesinden geldiğini yazar ve bu bilgiyi Hüsameddin'e dayandırır. Burada Hüsameddin kendi içinde de tutarlı değildir: bu maddede babayı "Erzurum valisi" diye anarken 4-16 numaralı maddede onun 1029'da Bağdat valisi iken şehit düştüğünü söyler. Ansiklopedideki 1034 tarihi, 4-16'daki 1029 ile uyuşmaz.
Ansiklopediye göre Mehmed, babası Bağdat beylerbeyi iken Musul beyi olmuş, 1027'de (1618) Urfa sancak beyliğine getirilmiş, II. Osman'ın Lehistan seferindeki yararlılığı üzerine 1030'da (1621) Halep valisi, ertesi yılın şevvalinde Sivas beylerbeyi olmuştur. Ansiklopedi Amasya beyliğini anmaz. Hüsameddin'in biyografi ciltlerindeki kayıt ise bu boşluğu kısmen doldurur: oraya göre Mehmed, Celâlîlere karşı savaşlardaki yararlılığıyla Kuyucu Murad Paşa'nın teklifi üzerine zeamet almış, Nasûh Paşa'nın sadaretinde Zile ve Tokat voyvodası ve Amasya beytülmal emini olmuş, babasının vezirliği sırasında sancak beyi, 1028'de Urfa beyi olmuştur. Halep beylerbeyliğine ise 1030'da padişahın huzurunda gösterdiği alay beğenildiği için, yine Amasyalı Hoca Ömer Efendi'nin yönlendirmesiyle getirildiğini yazar. Bu maddede anlatılan 1027 recebindeki Amasya beyliği, Urfa beyliğinden hemen önceki kısa bir görev olarak düşünülebilir; ancak Urfa tayininin tarihi iki kaynakta bir yıl farklıdır.
Ansiklopedi, "Tayyar" lakabının askerî harekâttaki hızından geldiğinin nakledildiğini, babasının da "Uçar" sıfatını taşımasının bu lakabın Araplarca aynı anlamda "Tayyar" diye söylenmiş olabileceği yorumuna yol açtığını belirtir. Paşa 1638 Bağdat seferinde sadrazam olmuş ve 23 Aralık 1638'de kale burçlarında vurularak şehit düşmüştür; mezarı İmâm-ı Âzam Türbesi hazîresinde babasının ayak ucundadır. Hüsameddin ve ansiklopedi, Köprülü Mehmed Paşa'nın yetişmesinde Tayyar Mehmed Paşa'nın emeği bulunduğunu birlikte kaydeder.
Sivas Beylerbeyleri
Metinde birkaç ay içinde üç Sivas beylerbeyi değişir. Bunların ilki, Hüsameddin'in "Hezârgradlı" dediği Sofu Mehmed Paşa'dır. Mehmed Süreyya'nın Sicill-i Osmânî'sine dayanan kayıtlara göre bugünkü Bulgaristan'daki Razgrad (Hezargrad) doğumlu olan bu paşa 1611-1615 arasında Mısır valiliği yapmış, 1610'larda sadaret kaymakamlığında bulunmuş, 1617 sonunda üçüncü vezir olmuş, 1617-1619 arasında Sivas eyaletinde görünmüş, 1619'da yeniden kaymakam olmuş ve 1626'da ölmüştür. Feridun Emecen'in I. Mustafa maddesi de I. Mustafa'nın tahta çıkarılmasında ve tahttan indirilmesinde Kaymakam Sofu Mehmed Paşa'nın etkili olduğunu, II. Osman'ın amcasının tahta çıkarılmasından duyduğu kırgınlığı bu paşayı İstanbul'dan uzaklaştırarak gösterdiğini yazar. Sofu Mehmed Paşa'nın 1027 recebinde Sivas'a gönderilmesi bu uzaklaştırmanın bir parçası olarak okunabilir.
Yerine gelen Abdullah Paşazâde Hacı Abdülkerim Paşa'nın hayatını Hüsameddin biyografi ciltlerinde anlatır: Amasya'daki Abdullah Paşa vakfının mütevellisi Mehmed Bey'in oğludur, "Hacı Key Paşa" diye tanınır. Celâlîlere karşı yiğitliğiyle Amasya alaybeyi olmuş, Kuyucu Murad Paşa'ya kendini beğendirerek Çankırı beyi, Ankara beylerbeyi, 1025'te Kars beylerbeyi olmuştur. Aynı biyografide 1028'de ikinci kez Çankırı mutasarrıfı ve 1029'da Selanik beylerbeyi olduğu yazılır; bu maddedeki "1028 muharreminde Selanik'e nakil" kaydıyla bir yıllık fark vardır. Biyografiye göre 1030'da Lehistan seferine katılmış, 1032'de Silistre beylerbeyi olarak görülmüş, sonra vefat etmiştir.
Efteli Mustafa Ağa ve Geldiklân
Tımar verilen "Efteli Mustafa Ağa"nın ailesi, Hüsameddin'in biyografi ciltlerinde oğlu Çavuşzâde Ahmed Ağa'nın hayatı vesilesiyle geçer. Oraya göre Mustafa Ağa, İnepazarı nahiyesinde han ve hamamı bulunan Efteli Mehmed Çavuş'un oğludur. Oğlu Ahmed Ağa babasının ölümünde yirmi bin akçelik zeamet almış, Tayyar Mehmed Paşa'nın maiyetinde Bağdat savaşında yararlık göstermiş, sonra çavuşlar kethüdâsı ve 1065'te çavuşbaşı olmuş, 1068 başlarında Amasya'da ölmüştür. Ona da "Eftelioğlu" denirdi.
Tımarın bulunduğu Geldiklân nahiyesi, Amasya'nın batı taraflarını kaplayan eski bir idarî birimdir. Amasya'nın tarihî coğrafyası üzerine yapılan bir araştırmada, nahiyenin merkezinin bugün Amasya merkez ilçeye bağlı Ortaköy olduğu, adının Hüsameddin'e göre Danişmendliler zamanında buraya yerleşen Afşar beylerinden Baygeldi'nin çiftliğinden ("Baygeldi Alanı", sonra "Geldi Alan") geldiği aktarılır. Aynı araştırmaya göre 1530 tarihli muhasebe defterinde Geldiklânâbâd, Amasya kazasının nahiyelerinden biri olarak kayıtlıdır; 1722'de ise artık kaza olarak listede görünmez. Hüsameddin de Amasya'nın vilayet merkezi olduğu dönemde bağlı kazalar arasında Geldiklân'ı sayar.
Kalavun Yûsuf ve Hakâlalızâde
Ömer Efendi'nin himayesiyle baş defterdar olan Amasyalı Kalavun Yûsuf, birkaç yıl sonra Abaza Mehmed Paşa isyanının en dramatik figürlerinden biri olacaktır. Bünyamin Tan'ın Ali Cevâd'ın Abaza biyografisi üzerine çalışmasında, Kalavun'un Hotin seferinde defterdar ve vezir olarak bulunduğu belirtilir; bu, Hüsameddin'in vezirlik rütbesiyle baş defterdarlık kaydıyla uyuşur. Paşanın sonu 4-16 numaralı maddede ele alınmıştır.
Amasya kadısı olan Hakâlalızâde Seyyid Bahâeddîn Mehmed Efendi'nin lakabı, Amasya'nın kuzeyindeki Hakala nahiyesine işaret eder. Hüsameddin bu nahiyenin eski adının "Arguma-Suluova" olduğunu, 745'ten sonra Hakala köyünün gelişerek merkez hâline geldiğini, köyde Kâsım Bey Medresesi ile bir Rufâî zaviyesi bulunduğunu yazar; bugün bu köy Suluova ilçesine bağlı Yolpınar'dır. Hüsameddin aynı yerde "Hakala köyünden kudâttan es-Seyyid Mehmed Efendi"nin yetiştiğini de kaydeder. Biyografi ciltlerinde ise kadılardan Küçük Abdülkerim Efendi'nin "Amasya kadısı Hakâlalı es-Seyyid Mehmed Bahâeddîn Efendi'nin oğlu" olduğunu, onun da Hakala'daki Kâsım Bey Medresesi'ne müderris olduktan sonra kadılık yolunu tuttuğunu yazar; böylece Bahâeddîn Mehmed Efendi'nin ailesiyle birlikte bu köyden yetiştiği anlaşılır. Hüsameddin aynı dönemin Amasya'sını anlatırken onu şehirde oturan meşhur kadılar arasında da sayar.
Bulunamayanlar
Gonca Beyzâde Zülfikâr Bey, Sultan Bayezid vakfı mütevellileri Eyüb Ağa, Pervîz Ağa ve Kapıcı Hüseyin Ağa, Canik mutasarrıfı Osman Paşa ve eski dizdar Mehmed Bey hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Sancağın verildiği Seyyid Ali Ağa bir sonraki maddenin konusudur.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 546–547. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 1-4. Cilt, Amasya Belediyesi e-kitap, s. 188, 202, 524, 526 (Hakala, Lâdik ve Nasûh Paşa bahisleri). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page202.html
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 6-8. Cilt, Amasya Belediyesi e-kitap, s. 163 ("Ahmed Ağa-Çavuşzâde"). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page163.html
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 9-12. Cilt, Amasya Belediyesi e-kitap, s. 464 ("Tayyar Mehmed Paşa-Mustafa Paşazâde"), s. 532 ("Abdülkerîm Paşa-Abdullah Paşazâde"), s. 533 ("Küçük Abdülkerîm Efendi-Kadızâde"). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page464.html
- "Sofu Mehmed Pasha (governor)", Wikipedia (Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmânî, IV, 1073'e dayanarak). https://en.wikipedia.org/wiki/Sofu_Mehmed_Pasha_(governor)
Akademik çalışmalar
- Abdülkadir Özcan, "Tayyar Mehmed Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/tayyar-mehmed-pasa
- Feridun Emecen, "Mustafa I", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/mustafa-i
- S. Genç, "Amasya İli ve Yakın Çevresinin Tarihi Coğrafyası", Journal of Social, Humanities and Administrative Sciences, 7/42, 2021, s. 1313-1333.
- Bünyamin Tan, "Ali Cevâd'ın Celâlî Âbâza Mehmed Paşa Biyografisi". https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/345620
Resmî kaynaklar
- Suluova Kaymakamlığı, "İlçemiz ve Tarihi".