Köprülüdür. “Müezzinzâdelikle” meşhûr olan esbak Amasya beyidir. 1022 senesi Şa’bânının on dördüncü günü ikinci defa Amasya mutasarrıfı olup kethüdâsı olan Arnavut Hüseyin Ağa’yı Amasya’ya Köprü’den mütesellim gönderdi.
Şevvâlinde Mütesellim Hüseyin Ağa’nın kayınpederi olan Köprülü Sinan Beyzâde Mustafa Bey Amasya alaybeyi olup geldi. Sâbık alaybeyi Gürcü Ali Bey de mirlivâ olup gitdi.
1023 senesi muharreminde kibâr-ı kudâttan Hakâlalızâde es-Seyyid Bahâeddîn Mehmed Efendi Amasya’da Mehmed Paşa Medresesi müderrisliğiyle nakîbü’l-eşrâf kâ’im-makâmı oldu. Rebîülâhirinde Amasya Müftüsü Abdullah Efendi’nin azline binâen yine Malkaralı Köse Ahmed Efendi Amasya müftüsü [25] olup geldi. Fakat bu tâyin, Amasya ulemâsını fenâ halde sinirlendirmişdi.
Çünkü ihtilâl târihinden beri Amasya beyleri, kadıları, mütesellimleri, alaybeyleri yerli zevâttan nasb edildiği halde yalnız Amasya Müftülüğü’ne ilmen ve ahlâken Amasya ulemâsının pek dûnunda bulunan zevâtı, İbrîz Mahmûd gibi cühelâ-yı İstanbul’dan tâyin edib göndermek, Amasya fuzalâsının gücüne gidiyordu.
Zâten Köse Ahmed Efendi’nin mükerreren Amasya Müftülüğüne gelip gitdiği cihetle ahvâl u ahlâkı Amasya ulemâsının ma‘lûmu bulunuyordu. Bu son geliş, Amasya ulemâsına ağır geldi. Geldiği günden şikâyetler başladı. Şeyhülislâm Efendi’ye bu cihetler etrafıyla yazıldı.
Bu esnada kubbenişîn-i vüzerâdan Gürcü Mehmed Paşa Nasûh Paşa’nın garezkârâne si‘âyeti yüzünden vezâretten azl edilip Amasya sancağı müşârün-ileyh ber-vech-i arpalık hâss tâyin edildi. Amasya Mutasarrıfı Ahmed Paşa da Batum beylerbeyi oldu.
Günümüz Türkçesiyle
Köprülüdür. "Müezzinzâdelik" ile ünlü olan önceki Amasya beyidir. 1022 [1613-14] yılı Şa'bân ayının on dördüncü günü ikinci defa Amasya mutasarrıfı olup, kethüdâsı olan Arnavut Hüseyin Ağa'yı Köprü'den Amasya'ya mütesellim olarak gönderdi.
Şevvâl ayında Mütesellim Hüseyin Ağa'nın kayınpederi olan Köprülü Sinan Beyzâde Mustafa Bey Amasya alaybeyi olarak geldi. Önceki alaybeyi Gürcü Ali Bey de mirliva olup gitti.
1023 [1614-15] yılı Muharrem ayında büyük kadılardan Hakâlalızâde es-Seyyid Bahâeddîn Mehmed Efendi Amasya'da Mehmed Paşa Medresesi müderrisliğiyle birlikte nakîbü'l-eşrâf vekili oldu. Rebîülâhir ayında Amasya Müftüsü Abdullah Efendi'nin görevden alınması üzerine yine Malkaralı Köse Ahmed Efendi Amasya müftüsü olarak geldi. Fakat bu atama Amasya âlimlerini son derece öfkelendirdi.
Çünkü karışıklık döneminden beri Amasya beyleri, kadıları, mütesellimleri, alaybeyleri yerli kişilerden atandığı halde, yalnız Amasya Müftülüğü'ne ilim ve ahlâk bakımından Amasya âlimlerinin çok altında bulunan kişileri, İbrîz Mahmûd gibi İstanbul'un cahillerinden atayıp göndermek, Amasya fazıllarının gücüne gidiyordu.
Zaten Köse Ahmed Efendi'nin defalarca Amasya Müftülüğü'ne gelip gitmesi yüzünden hâl ve ahlâkı Amasya âlimlerince biliniyordu. Bu son geliş Amasya âlimlerine ağır geldi. Geldiği günden itibaren şikâyetler başladı. Şeyhülislâm Efendi'ye bu hususlar ayrıntısıyla yazıldı.
Bu sırada kubbe vezirlerinden Gürcü Mehmed Paşa, Nasûh Paşa'nın kinli çabası yüzünden vezirlikten alındı ve Amasya sancağı adı geçen paşaya arpalık olarak verildi. Amasya Mutasarrıfı Ahmed Paşa da Batum beylerbeyi oldu.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- esbak: önceki, eski
- mutasarrıf: sancağı yöneten idareci
- mütesellim: sancak beyinin vekili
- alaybeyi: sancaktaki sipahi komutanı
- mirlivâ: sancak beyi rütbesi
- nakîbü'l-eşrâf kâ'im-makâmı: Hz. Peygamber soyundan gelenlerin işlerine bakan nakîbü'l-eşrâfın şehirdeki vekili
- cühelâ: cahiller
- fuzalâ: bilginler, fazıllar
- mükerreren: tekrar tekrar
- garezkârâne si‘âyet: kinle yapılan çekiştirme, ihbar
- arpalık: maaş karşılığı olarak verilen yönetim hakkı ve geliri
- kubbenişîn vezîr: kubbealtı toplantılarına katılan vezir
Amasya Müftülüğü Kime Verilmeliydi
Bu maddenin dikkat çekici yanı, müftülük atamasına gösterilen tepkidir. Hüsameddin, Amasya'da beylerin, kadıların, mütesellimlerin ve alaybeylerinin yerel kişilerden atanmasına karşılık yalnızca müftülüğe İstanbul'dan, ilmî ve ahlâkî bakımdan düşük görülen kişilerin gönderildiğini yazar. Bunu "Amasya âlimlerinin gücüne giden" bir uygulama diye anlatır. Metnin dilinden bu tepkinin sert olduğu anlaşılır; şikâyetin Şeyhülislâm'a yazıldığı da belirtilir. Atamanın sonunda ne olduğu ise bu maddede yazılı değildir.
Müftü Köse Ahmed Efendi ve Ebrîz Mahmûd Efendi hakkında yapılan aramalarda bu kişilere ilişkin başka bir kaynak bulunamadı.
Gürcü Mehmed Paşa'nın Amasya Arpalığı
Metindeki "kubbe veziri Gürcü Mehmed Paşa" büyük olasılıkla, 1622'de sadrazam olan, Enderun'dan yetişmiş Gürcü asıllı devlet adamıdır; kaynaklardaki görev sırası Hüsameddin'in verdiği döneme uymaktadır. Kaynaklara göre Nasuh Paşa sadrazam olunca, Gürcü Mehmed Paşa'yı kendi makamına tehdit sayıp Erzurum beylerbeyiliğiyle İstanbul'dan uzaklaştırmak istemiş, padişahın müdahalesiyle paşa vezirliğini korumuştur. Aynı kaynak, Nasuh Paşa'nın idamı (17 Ekim 1614) ve Damad Mehmed Paşa'nın sadrazam olması üzerine Gürcü Mehmed Paşa'nın "tekrar ikinci vezirliğe" getirildiğini yazar. "Tekrar" sözü, bu arada vezirliğinden uzaklaştırıldığını düşündürür; bu da Hüsameddin'in Nasûh Paşa'nın çabasıyla vezirlikten azlini ve Amasya sancağının ona arpalık olarak verilmesini anlatan satırlarıyla uyumludur. Ancak kaynaklarda bu azil ve Amasya arpalığı açıkça anılmamaktadır; uyum bir çıkarımdır.
Mehmed Paşa Medresesi
Hakâlalızâde es-Seyyid Bahâeddîn Mehmed Efendi'nin müderrisliğini yaptığı Mehmed Paşa Medresesi, Mehmed Paşa Külliyesi'nin bir parçasıdır. Külliyeyi Sultan II. Bayezid'in veziri ve Şehzade Ahmed'in lalası olan Hızır Paşazâde Mehmed Paşa (ö. 1495) yaptırmış, cami 891 Muharremi'nde (Ocak 1486) tamamlanmıştır. Cami, medrese, imaret, türbe, tabhâne, zâviye, çeşme ve hazîreden oluşan külliyeden bugüne yalnızca cami, buna bağlı kanat mekânları ve türbe ulaşmıştır. Cami ve türbe 1939 depreminde zarar görmüş, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılmıştır.
Köprülü Mustafa Bey ve Ahmed Paşa
Köprülü Müezzinzâde Ahmed Paşa, kethüdâsı Arnavut Hüseyin Ağa ve kayınpederi Köprülü Sinan Beyzâde Mustafa Bey hakkında Hüsameddin dışında bir kaynakta bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 544–544. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar