İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · ÜÇÜNCÜ DEVRE-İ TÂRİHİYYE

Mehmed Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cilt, s. 597 • Hazırlayan: Doç. Dr. Hicabi GÜLGEN

Özgün Metin

Ahıskalıdır. “Muruloğlu Mehmed Paşa” demekle meşhûrdur. 1088 senesi ramazânının on beşinci günü Amasya mutasarrıfı olup kethüdâsı Ahıskalı Sarı Süleyman Ağa Amasya mütesellimi oldu. Selhinde Çevikci Baba Tekkesi Şeyhi Ömer Efendi’nin vefâtıyla pederinin halifesi Süleyman Efendi şeyh oldu.

Şevvâlin evâilinde Kal’a-i Bâlâ Dizdârı Çavuşlu Mehmed Ağa Çavuş [167] Karyesi’nde bina eylediği câmi ve çeşmesini ikmâl ve kalede Bey Câmii’ni îmâr ederek her ikisine de mütevellî oldu. Bu esnada Merzifonî Halil Paşa Sivas vâlisi oldu.

Şevvâlin on ikinci günü Amasya ve etrafına müthiş bir yağmur yağıp kemâl-i şiddetle üç gün devam etdi. Amasya derelerinden müthiş seller aktı. Etrafındaki evleri harap ederek enkazını ve birkaç kimseyi alıp götürdü. Bağlarda ve tarlalarda mezru’ât ve mahsûlâtı mahvetdi.

Bunu müteâkib Yeşilırmak coşup her tarafa taşdı. Meydanları ve Amasya’nın orta yerlerini âdeta bir derya haline çevirdi. Sultân Bâyezîd Câmii’ni su basıp Hacı İlyâs, Eski Kethüdâ, Devehâne, Köprübaşı mahalleleri, İçerişehir’in sâhilleri virân oldu. Çekerek ve Deliçay ırmakları da coşduğundan her tarafa bir tûfan dehşeti verdi.

Bu afetlerden son derece zarar gören fukarânın tekâlif-i mîrîyeden bu senelik istisnasına dâir Amasya Nâibi Mahmûd Efendi tarafından takdîm edilen mufassal bir i‘lâm-ı şer‘î mûcebince irâde-i pâdişâhî sâdır oldu.

Zilka’de gurresinde Kadı Abdülbâkî Efendi’nin müddeti temdîd edildiğinden Nâib Mahmûd Efendi makâmında kaldı. Zilhiccenin selhinde Amasya sancağı, sâbık Mar’aş Beylerbeyi Murtezâ Paşa’ya tevcîh edildi. [168]

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Ahıskalıdır. "Muruloğlu Mehmed Paşa" adıyla tanınır. 1088 [1677] yılı Ramazan ayının on beşinci günü Amasya mutasarrıfı oldu; kethüdâsı Ahıskalı Sarı Süleyman Ağa da Amasya mütesellimi oldu. Ayın son günü Çevikci Baba Tekkesi Şeyhi Ömer Efendi ölünce babasının halifesi Süleyman Efendi şeyh oldu.

Şevval ayının başlarında Yukarı Kale (Kal'a-i Bâlâ) Dizdarı Çavuşlu Mehmed Ağa, Çavuş Köyü'nde yaptırdığı cami ile çeşmeyi tamamladı, kaledeki Bey Camii'ni de onardı ve ikisinin de mütevellisi oldu. Bu sırada Merzifonlu Halil Paşa Sivas valisi oldu.

Şevval ayının on ikinci günü Amasya ve çevresine korkunç bir yağmur yağmaya başladı ve büyük bir şiddetle üç gün sürdü. Amasya'nın derelerinden korkunç seller aktı. Seller çevredeki evleri yıkarak enkazını ve birkaç kişiyi alıp götürdü; bağlardaki ve tarlalardaki ekinleri ve ürünleri yok etti.

Bunun ardından Yeşilırmak coşup her yana taştı. Meydanları ve Amasya'nın orta yerlerini âdeta bir denize çevirdi. Sultan Bâyezîd Camii'ni su bastı; Hacı İlyas, Eski Kethüda, Devehâne ve Köprübaşı mahalleleri ile İçerişehir'in ırmak kıyısındaki kesimleri harap oldu. Çekerek ve Deliçay ırmakları da coştuğundan her taraf bir tufan dehşeti yaşadı.

Bu afetlerden son derece zarar gören yoksulların o yılki devlet vergilerinden muaf tutulması için Amasya Naibi Mahmûd Efendi ayrıntılı bir şer'î ilam (mahkemenin resmî raporu) sundu; bu ilam üzerine padişahın buyruğu çıktı.

Zilkade ayının ilk günü Kadı Abdülbâkî Efendi'nin görev süresi uzatıldığından Naib Mahmûd Efendi de görevinde kaldı. Zilhicce ayının son günü Amasya sancağı eski Maraş Beylerbeyi Murtezâ Paşa'ya verildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • selh: kamerî ayın son günü
  • halîfe: tarikatta şeyhin icazet verdiği, yerine geçebilecek müridi
  • Kal'a-i Bâlâ: Yukarı Kale, Harşena Dağı üzerindeki kale
  • dizdâr: kale komutanı
  • karye: köy
  • îmâr: onarma, bayındır kılma
  • kemâl-i şiddetle: son derece şiddetli olarak
  • mezrû‘ât: ekinler
  • mahv: yok etme
  • virân: harap, yıkık
  • fukarâ: yoksullar
  • tekâlif-i mîriyye: devlet vergileri
  • istisnâ: muaf tutma
  • i‘lâm-ı şer‘î: kadının bir olayı ve hükmünü merkeze bildiren resmî yazısı
  • irâde-i pâdişâhî: padişahın buyruğu
  • temdîd: uzatma

Muruloğlu Mehmed Paşa

Hüsameddin bir önceki maddenin sonunda bu paşayı "Pasin mutasarrıfı Mehmed Paşa" diye tanıtmıştı; burada Ahıskalı olduğunu ve "Muruloğlu" lakabıyla anıldığını ekler. Paşa hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Memleketi Ahıska, Osmanlıların 1578'de kurduğu Çıldır eyaletinin merkezlerinden biriydi; eyaletin merkezi kimi zaman Çıldır, kimi zaman Ahıska olmuş, XVII. yüzyılda eyalete "Ahıska eyaleti" de denmiştir. Paşanın kethüdâsı ve mütesellimi Sarı Süleyman Ağa'nın da Ahıskalı olması, paşanın kapı halkını kendi memleketinden kurduğunu düşündürür.

Çevikci Baba Tekkesi

Maddede şeyh değişikliğinden söz edilen Çevikci Baba Tekkesi, Amasya'nın en eski Halvetî tekkelerinden biridir. Hüsameddin'in eserin başka ciltlerinde anlattığına göre, Çelebi Sultan Mehmed devrinde "çav" ya da "çavik" adıyla bilinen kâğıt paranın Amasya'da basılmasında ustalık gösteren ve bu yüzden "Çevikçi" ya da "Kırtâsî" diye anılan Şemseddin Mehmed tarafından 831 [1428] yılında yaptırılmış, şeyhliği Halvetî halifelerine, mütevelliliği de kendi soyuna bırakılmıştır. Tekke, bugünkü Mehmet Paşa Mahallesi'nde, Pîrler Türbesi yakınındaki Çilehâne (Yakub Paşa) Tekkesi'nin batısında yer alıyordu.

Hüsameddin tekkenin birçok kez harap olup yeniden şenlendirildiğini, 1088'de Şeyh Süleyman Efendi'nin tekkeyi onararak şeyhliği üstlendiğini yazar; bu madde aynı olayın tarihini ve sebebini verir. Eserin bir önceki bölümünde, 1081 yılında tekkenin Süleyman Efendi adlı bir şeyhinin ölümüyle oğlu Ömer Efendi'nin şeyh olduğu kaydedilmiştir. Buna göre tekkede birbirini izleyen iki Süleyman Efendi vardır: ilki Ömer Efendi'nin babası, ikincisi ise o babanın halifesi olan ve 1088'de şeyhliğe geçen Süleyman Efendi'dir. Halvetîlik üzerine yapılan çalışmalar da 1088 [1677] yılındaki onarımı ve Süleyman Efendi'nin şeyhliğini doğrular; aynı çalışmalara göre Süleyman Efendi 1099 [1688] olaylarına karıştığı gerekçesiyle şeyhlikten uzaklaştırılmış, yerine yine Ömer adlı bir şeyh getirilmiştir. Tekke 1832'de son şeyhi Osman Baba'nın ölümüyle medreseye çevrilmiştir.

Çavuşlu Mehmed Ağa, Çavuş Köyü ve Kaledeki Bey Camii

Yukarı Kale dizdarı Çavuşlu Mehmed Ağa, Hüsameddin'e göre 1083 yılında bu göreve gelmiş ve 1092 Zilkadesinde ölmüştür. Yaptırdığı cami ve çeşmenin bulunduğu Çavuş Köyü hakkında başka kaynakta bilgiye rastlanmadı. Bugün Amasya Merkez ilçesine bağlı, "Çavuş" adıyla da anılan Çavuşköy adlı bir köy bulunmaktadır; Mehmed Ağa'nın lakabıyla birlikte düşünüldüğünde metindeki köyün bu yer olması muhtemeldir, ancak köydeki caminin bu yapıyla ilişkisini gösteren bir bilgiye ulaşılamadı.

Kaledeki Bey Camii, Harşena Dağı üzerindeki Yukarı Kale'nin camisidir. Hüsameddin'in biyografi ciltlerinde, II. Bayezid'in şehzadeliği sırasında Amasya'ya gelen kale dizdarı Karaca Ahmed Ağa'nın 890 [1485] yılında Bey Camii yakınında "Dizdâriye" adlı bir medrese yaptırdığı, kale halkından âlimlerin XIX. yüzyıla kadar bu camide vaizlik ve imamlık yaptığı anlatılır. XVI. yüzyıl başlarında kalede bir dizdar, bir kethüdâ ve elli yedi muhafız bulunduğu, kalenin içinde kale hizmetlilerinin oturduğu kerpiç evlerin yer aldığı bilinmektedir. Kale XVIII. yüzyıldan itibaren önemini yitirip harap olmaya başlamıştır. Bey Camii'nin bugünkü durumuna dair bir bilgiye rastlanmadı.

1088 [1677] Seli

Maddenin büyük bölümünü kaplayan sel felaketi, Amasya'nın bilinen afetler tarihine eklenmesi gereken bir kayıttır. Takvim hesabıyla 12 Şevval 1088, Aralık 1677 başlarına denk gelir; yani üç gün süren sağanak kış başında yağmıştır. Amasya'nın zaman zaman deprem ve sel felaketlerine uğradığı bilinir; ancak bu sele ilişkin Hüsameddin dışında bir kaynakta bilgiye rastlanmadı. Hüsameddin'in kaydı, mahkemenin yazdığı ilama dayandığı için şehrin XVII. yüzyıldaki sel tarihine ait değerli bir kayıttır.

Selin vurduğu yerler, şehrin ırmağa en yakın kesimleridir. Sultan Bâyezîd Külliyesi Hacı İlyas Mahallesi'ndedir; Müfessir Hızır Efendi'nin konağı da bu mahallede, ırmak kenarında, Maydanos Köprüsü başında bulunuyordu. Devehâne Mahallesi, XVI. yüzyılda Aydın Mescidi ve hamamı çevresinde "Kağnı Pazarı" denen bir pazarın kurulduğu bir çarşı semtiydi. İçerişehir ise İç Kale surlarıyla çevrili, ırmağın kuzey kıyısındaki eski şehirdir. 1668 depreminden kalan onarımları hâlâ bitmemiş olan Sultan Bâyezîd Camii'ni bu kez su basmıştır.

Vergi Muafiyeti

Selden sonraki yazışma, Osmanlı taşrasında afet yönetiminin nasıl işlediğini gösterir. Zararı yerinde tespit eden kadının naibi, durumu ayrıntılı bir ilamla İstanbul'a bildirmiş; padişah da bu ilama dayanarak zarar gören yoksulları o yılın vergilerinden muaf tutmuştur. Naib Mahmûd Efendi'nin bir sonraki maddede görevinden ayrıldığı görülür.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 597–597. amasya.bel.tr
  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, aynı baskı, 1. Cilt, s. 148–155 (Çevikçi Baba Tekkesi); 3. Cilt, s. 457–464 (Çevikçi Şemseddin Mehmed); 4. Cilt, s. 592 (Şeyh Süleyman Efendi'nin ölümü), s. 594 (Çavuşlu Mehmed Ağa'nın dizdarlığı), s. 598–599 (ölümü); 6. Cilt, s. 75 (Yukarı Kale Şeyhi İbrâhim Efendi), s. 125 (Karaca Dizdar Ahmed Ağa).

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

  • Abdulhamit Budak, Bir Şehir Bir Tarikat: Amasya ve Halvetilik, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2015.

Diğer kaynaklar

4. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.