İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · ÜÇÜNCÜ DEVRE-İ TÂRİHİYYE

Ahmed Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cilt, s. 595 • Hazırlayan: Doç. Dr. Hicabi GÜLGEN

Özgün Metin

Caniklidir. Canikli Osmân Paşazâde Hüseyin Paşa’nın mahdûmudur. 1086 senesi saferinin beşinci günü Amasya mutasarrıfı olup kendisi Rus aleyhinde serdâr olan Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın ordusunda olduğundan kethüdâsı Mehmed Ağa’yı mütesellim gönderdi. [163]

Safer ortalarında Amasya a‘yânından Yörgüç Paşa Evkâfı Mütevellî kâ’im-makâmı Gürcüzâde Mütedeyyin Pîrî Bey vefât edib yerine Ahmed Ağa mütevellî kâ’im-makâmı oldu. Çünkü Yörgüç Paşa evlâdı arasında tevliyet nizâ’ı vardı.

Bu esnada mütesellim Canikli Mehmed Ağa vürûd edib Ömer Ağa’nın yerine Taşçızâde Ahmed Ağa şehir kethüdâsı oldu. “Saçlı Emîr” demekle meşhûr es-Seyyid Ömer Ağa’nın taşkın harekâtı bastırıldı.

Rebîülevvelde Saçlı Emîr’in muîni olan Alaybeyi Veliyyüddîn Bey’in ref‘iyle zu‘amâdan Derviş Beyzâde Derviş Bey Amasya alaybeyi ve cumâdelûlâda Ya’kûb Ağa’nın azlinden Beşinci İbrâhim Ağa yeniçeri serdârı oldu. Bu İbrâhim Ağa, “Apardı Ağa” demekle meşhûrdur.

Şevvâlde geçen büyük zelzelede yıkılmış olan Kal’a-i Enderûn’un meydan kapısı Nâzır Nasûh Ağazâde Hamza Ağa’nın himmetiyle arzan on ve tûlen seksen arşın yeri otuz kuruşa (!) ikmâl edildi.

Zilka’de gurresinde Amasya Kadısı Zühdî Mehmed Efendi’nin ba’zı ahvâlinden şikâyetler tevâli etmekle azledilip Vâsî Çelebizâde Habîb Efendi Amasya kadısı oldu.

Müteâkiben silahdâr ocağı kethüdâsı Amasyalı Ebûbekir Ağa ber-vech-i tekâüd Evkâf-ı Sultâniye mütevellisi olup geldi. Zilhiccenin selhinde Amasya Mutasarrıfı Sivas Beylerbeyi olduğundan Amasya sancağı eski Mar’aş Beylerbeyi es-Seyyid Mehmed Paşa’ya tevcîh edildi. [164]

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Caniklidir. Canikli Osmân Paşazâde Hüseyin Paşa'nın oğludur. 1086 [1675] yılı Safer ayının beşinci günü Amasya mutasarrıfı oldu. Kendisi Ruslara karşı serdar olan Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın ordusunda bulunduğundan kethüdâsı Mehmed Ağa'yı mütesellim olarak gönderdi.

Safer ayının ortalarında Amasya ileri gelenlerinden, Yörgüç Paşa Vakfı'nın mütevelli kaymakamı (vekil mütevellisi) dindar Gürcüzâde Pîrî Bey öldü ve yerine Ahmed Ağa mütevelli kaymakamı oldu. Bunun sebebi, Yörgüç Paşa'nın torunları arasında mütevellilik yüzünden bir çekişme bulunmasıydı.

Bu sırada mütesellim Canikli Mehmed Ağa Amasya'ya geldi; Ömer Ağa'nın yerine Taşçızâde Ahmed Ağa şehir kethüdâsı oldu. "Saçlı Emîr" adıyla tanınan es-Seyyid Ömer Ağa'nın taşkın davranışları bastırıldı.

Rebîülevvel ayında Saçlı Emîr'in arka çıkıcısı olan Alaybeyi Veliyyüddîn Bey görevden alındı ve zeamet sahiplerinden Derviş Beyzâde Derviş Bey Amasya alaybeyi oldu. Cemâziyelevvel ayında da Ya'kûb Ağa görevden alınarak Beşinci İbrâhim Ağa yeniçeri serdarı oldu. Bu İbrâhim Ağa "Apardı Ağa" adıyla tanınır.

Şevval ayında, geçmişteki büyük depremde yıkılmış olan İç Kale'nin (Kal'a-i Enderûn) Meydan Kapısı, nazır Nasûh Ağazâde Hamza Ağa'nın gayretiyle, eni on, boyu seksen arşınlık yeri otuz kuruşa (!) tamamlandı.

Zilkade ayının ilk günü Amasya Kadısı Zühdî Mehmed Efendi'nin bazı davranışları hakkında art arda şikâyetler geldiğinden görevden alındı ve Vâsî Çelebizâde Habîb Efendi Amasya kadısı oldu.

Ardından silahdar ocağı kethüdâsı Amasyalı Ebûbekir Ağa emeklilik yoluyla Sultan vakıflarının mütevellisi olarak geldi. Zilhicce ayının son günü Amasya Mutasarrıfı Sivas beylerbeyi olduğundan Amasya sancağı eski Maraş Beylerbeyi es-Seyyid Mehmed Paşa'ya verildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • serdâr: bir sefere komutan olarak atanan kişi
  • mütevellî kâ'im-makâmı: vakfı geçici olarak yöneten vekil mütevelli
  • tevliyet nizâ‘ı: vakfın yönetimi üzerine çekişme
  • vürûd: gelme, varma
  • muîn: yardımcı, arka çıkan
  • zu‘amâ: zeamet (büyük tımar) sahipleri
  • yeniçeri serdârı: taşrada yeniçerilerin başında bulunan ağa
  • Kal'a-i Enderûn: İç Kale, bugünkü İçerişehir'i çeviren sur
  • himmet: gayret, yardım
  • arzan / tûlen: enine / boyuna
  • tevâlî: art arda gelme
  • ber-vech-i tekâüd: emeklilik yoluyla
  • selh: kamerî ayın son günü

Canikli Ahmed Paşa ve Ailesi

Hüsameddin yeni mutasarrıfı Canikli Osmân Paşazâde Hüseyin Paşa'nın oğlu olarak tanıtır. Dedesi olduğu anlaşılan Canikli Osman Paşa, eserin önceki bir maddesine göre 1022 [1613] yılında Sivas beylerbeyliğine getirilmişti. Bu aile hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Osmanlı tarihinde "Canikli" adıyla en çok tanınan Canikli Hacı Ali Paşa ailesi ise ayrı ve daha geç bir hanedandır; kurucusu Hacı Ali Paşa 1133 [1720-21] yılında doğmuştur. Bu yüzden Ahmed Paşa'yı o aileyle ilişkilendirmemek gerekir.

Paşanın Amasya'ya gelmeyip Fâzıl Ahmed Paşa'nın ordusunda kalması, dönemin savaş koşullarıyla açıklanır. Sadrazam Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa, 1672'de Lehistan'a karşı kazandığı başarıların ardından Hotin Kalesi'nin Kasım 1673'te kaybedilmesi üzerine yeniden sefere çıkmış, Osmanlı himayesindeki Ukrayna'nın merkezi Çehrin'e saldıran Ruslara karşı bu ülkeye girmişti. Kırım kuvvetlerinin yardımıyla Ruslar Ukrayna'dan çıkarılınca, sağlığı da bozulduğundan sınır işlerini vezirlere bırakıp Edirne'ye dönmüştür. Hüsameddin'in "Rus aleyhinde serdar" dediği bu seferdir; Ahmed Paşa'nın sancağına gelemeyişi bu yüzdendir.

Yörgüç Paşa Vakfı'ndaki Çekişme

II. Murad'ın lalası Yörgüç Paşa'nın Amasya'da yaptırdığı cami, medrese, imaret ve iki hamamın vakfı, XVII. yüzyılda da soyundan gelenlerce yönetiliyordu. Hüsameddin önceki maddelerde de "Yörgüç Paşazâde" diye anılan mütevellilerden söz eder. Burada vakfın bir vekil mütevelli eliyle yürütülmesinin sebebi olarak torunlar arasındaki anlaşmazlığı göstermesi, aile vakfının bu dönemde soy içinde paylaşılamayan bir gelir kaynağına dönüştüğünü düşündürür. Yörgüç Paşa'nın soyuna dair kaynaklarda birbirinden farklı şecereler bulunduğu, bunların doğruluğunun şüpheli olduğu da bilinmektedir.

Saçlı Emîr Ömer Ağa

Taşkınlıkları bastırılan Saçlı Emîr es-Seyyid Ömer Ağa, Hüsameddin'in bu yıllarda en sık andığı seyyidlerdendir. Köprülü Mehmed Paşa'nın Amasya'daki taraftarları arasında sayılmış, sonraki yıllarda birkaç kez nakîbü'l-eşrâf kaymakamlığına getirilip görevden alınmış, Mirza Mehmed Paşa döneminde Koca Emîr ve Mumcu Seyyid ile birlikte yakalanarak Yukarı Kale'de hapsedilmiş, ardından gelen Hüseyin Paşa tarafından serbest bırakılmıştır. Eserin biyografi bölümünde 1101 yılında Ya'kûb Paşa vakfı mütevelliliğinin "Saçlı Emîr Ömer Ağa mahlûlünden", yani onun ölümüyle boşalan yerden başkasına verildiği yazılıdır; bu da ölümünün bu tarihten önce olduğunu gösterir.

İç Kale'nin Meydan Kapısı

Maddenin en ilgi çekici kaydı, İç Kale'nin Meydan Kapısı'nın onarımıdır. Amasya Kalesi'nin Yeşilırmak kıyısındaki aşağı bölümü, "Enderun Kalesi" diye de anılan İç Kale'dir; doğusunda Nerkis Mahallesi, batısında Sabekaddin yöresi, güneyinde ırmak, kuzeyinde Harşena Dağı bulunur. Dört kapısı vardır: Nerkis'e bakan Helkis Kapısı, Alçak Köprü önündeki Saray Kapısı, İmaret Köprüsü önündeki Midenos Kapısı ve İstasyon Köprüsü yakınındaki Meydan Kapısı. Hüsameddin'in sözünü ettiği kapı bu sonuncusudur.

"Geçen büyük zelzele" ile kastedilen, 16 Ağustos 1668 depremidir. Bu depremde Amasya Kalesi'nin surları da büyük ölçüde yıkılmış, kale 1669'da Hoca Ahmed Paşazâde Ali Bey tarafından onarılmıştır. Meydan Kapısı'nın ancak 1086 [1675] Şevvalinde tamamlanabilmesi, onarımların yıllara yayıldığını gösterir. Hüsameddin'in onarım bedelinin yanına koyduğu ünlem, eni on, boyu seksen arşınlık bir bölümün yalnızca otuz kuruşa yapılmasına duyduğu şaşkınlığı anlatır.

Ebûbekir Ağa'nın Mütevelliliği

Maddenin sonunda emekliye ayrılarak Sultan vakıflarının mütevellisi olduğu yazılan silahdar ocağı kethüdâsı Amasyalı Ebûbekir Ağa'nın biyografisi, eserin başka bir cildinde biraz farklı verilir. Orada Ali oğlu Ebûbekir Ağa'nın savaşlarda aldığı yaralar yüzünden zayıf düştüğü, 1089'da Hoca Sultan vakfının mütevelliliğiyle emekliye ayrılıp Amasya'ya gönderildiği ve 1093'te öldüğü anlatılır. Bu maddede tarih 1086, vakıf ise Sultan vakıflarıdır. Hüsameddin aynı kişiyi 4-79'da, 1091 yılında yeniden Sultan vakıfları mütevellisi olarak gösterecektir. Kayıtlardaki bu farklar, Ebûbekir Ağa'nın birden fazla vakıfta, farklı tarihlerde görev aldığına ya da kayıtlar arasında bir karışıklık bulunduğuna işaret eder; hangisinin doğru olduğu metinden anlaşılmıyor.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 595–595. amasya.bel.tr
  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, aynı baskı, 4. Cilt, s. 543–544 (Canikli Osman Paşa), s. 581–582 (Köprülü taraftarları), s. 604–609 (seyyidlerin hapsedilmesi ve serbest bırakılması); 6. Cilt, s. 89 (Silahdar Ebûbekir Ağa), s. 192 (Zanalı Ahmed Efendi).

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

4. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.