Amasya civarında Sevincerlidir. Sipâhi meşâhirinden Peçelioğlu Kara Mehmed Ağa’nın mahdûmudur. “Sevincerli Ömer Paşa” demekle meşhûrdur. 1083 senesi zilhiccesinin on ikinci günü Amasya mutasarrıfı ve Sultân Bâyezîd Evkâfı Mütevellisi İbrâhim Ağa da mütesellimi oldu.
Mutasarrıfın tahvîlinden sonra şehir kethüdâsı Ziyareli Mehmed Ağa da azl edilip yerine Dizdâr Hamza Ağa şehir kethüdâsı ve meşhûr Çavuşlu Mehmed Ağa Kal’a-i Bâlâ dizdârı oldu.
Bu sene Abdullah Paşa Vakfı Mütevellîsi Amasya a‘yânından Hacı Paşazâde Abdülkerim Paşa bin Hüseyin Bey vefât edib büyük mahdûmu Hüseyin Bey’e tevliyet ve diğer mahdûmu Mehmed Bey’e de ze’âmet verildi.
Mutasarrıf-ı sâbıkın hüsn-i hâline dâir yapılan mahzur-ı umûmî ve kendisine sadrâzam Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın tevcîhi sâyesinde terfîan Kars Beylerbeyiliği’ne tâyin edilen Ömer Paşa’dan münhal olan Amasya sancağı da ilhâken Kayseriyye Mutasarrıfı es-Seyyid Mehmed Paşa’ya verildi. [160]
Günümüz Türkçesiyle
Amasya yakınındaki Sevincer köyündendir. Tanınmış sipahilerden Peçelioğlu Kara Mehmed Ağa'nın oğludur. "Sevincerli Ömer Paşa" diye tanınır. 1083 yılı Zilhicce ayının on ikinci günü [Mart 1673] Amasya mutasarrıfı oldu; Sultan Bayezid vakıflarının mütevellisi İbrâhim Ağa da onun mütesellimi oldu.
Önceki mutasarrıfın başka yere nakledilmesinden sonra şehir kethüdâsı Ziyareli Mehmed Ağa da görevden alındı; yerine Dizdar Hamza Ağa şehir kethüdâsı, meşhur Çavuşlu Mehmed Ağa da Yukarı Kale dizdarı oldu.
Bu yıl Abdullah Paşa Vakfı'nın mütevellisi, Amasya ileri gelenlerinden Hacı Paşazâde Abdülkerîm Paşa bin Hüseyin Bey vefat etti. Büyük oğlu Hüseyin Bey'e vakfın tevliyeti, öteki oğlu Mehmed Bey'e de zeamet verildi.
Önceki mutasarrıfın iyi idaresine dair hazırlanan genel mahzar ve Sadrazam Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın Ömer Paşa'ya gösterdiği teveccüh sayesinde Ömer Paşa terfi ile Kars beylerbeyliğine tayin edildi; ondan boşalan Amasya sancağı da Kayseri Mutasarrıfı es-Seyyid Mehmed Paşa'ya ek olarak verildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- meşâhir: tanınmış kimseler
- tahvîl: başka bir göreve nakletme
- dizdâr: kale muhafızlarının komutanı
- Kal'a-i Bâlâ: Yukarı Kale, Amasya Kalesi'nin üst kısmı
- tevliyet: vakıf yöneticiliği
- ze'âmet: büyük tımar
- hüsn-i hâl: iyi hal, iyi idare
- mahzar-ı umûmî: halkın ve ileri gelenlerin ortak imzasıyla sunulan dilekçe
- terfîan: rütbesi yükseltilerek
- münhal: boşalmış
- ilhâken: ek olarak, başka bir göreve katılarak
Bir Köylü Sipahinin Yükselişi
Sevincerli Ömer Paşa'nın hayatı, önceki maddelere dağılmış küçük kayıtlar bir araya getirildiğinde, XVII. yüzyıl Amasya'sında yerel bir sipahinin nasıl beylerbeyliğe kadar yükselebildiğini gösteren bir örnek oluşturur. Hüsameddin onu ilk kez 1076 yılında, Taşan Dağı ve Lâdik taraflarında türeyen eşkıyayı takibe giden "tanınmış sipahilerden" biri olarak anar. 1078'de Merzifon'u basan Deli Süleyman ve adamlarını Hacı Paşazâde Abdülkerîm Bey ile birlikte pusuya düşürüp yakalaması ona kapıcıbaşılık kazandırır. 1081'de Tokat voyvodası ve Amasya beytülmal emini iken Karahisar-ı Şarkî beylerbeyi olur. 1083 yılının sonunda Karahisar-ı Şarkî'den Amasya mutasarrıflığına getirilir ve birkaç ay sonra, Fâzıl Ahmed Paşa'nın teveccühüyle Kars beylerbeyliğine terfi eder. Yedi sekiz yıl içinde köyünün adıyla anılan bir sipahilikten Kars beylerbeyliğine uzanan bu yol, eşkıya takibinin taşrada bir yükselme kapısı olabildiğini gösterir.
Ömer Paşa'nın Kars beylerbeyliğinden sonraki hayatına dair yaptığımız aramalarda bilgiye rastlanmadı.
Sevincer Köyü
Ömer Paşa'nın memleketi olan Sevincer, bugün de Amasya merkez ilçesine bağlı bir köydür. Köy, Nişanyan'ın yerleşim adları envanterine dayanan kayıtlara göre 1928'den beri aynı adı taşır, yani Cumhuriyet döneminin ad değiştirmelerinden etkilenmemiştir. 2022 yılı kayıtlarında nüfusu 469 olarak görünmektedir. Hüsameddin'in "Amasya civarında Sevincerlidir" demesi, köyün XVII. yüzyılda da aynı adla bilindiğini gösterir.
Abdullah Paşa Vakfı ve Hacı Paşazâdeler
Maddede vefatı bildirilen Hacı Paşazâde Abdülkerîm Paşa, iki madde önce Deli Süleyman'ın yakalanmasındaki başarısı üzerine beylerbeylik payesi alan Abdülkerîm Bey'dir. Mütevellisi olduğu Abdullah Paşa Vakfı, Amasya'nın eski vakıflarındandır. Osmanlı mimarisi üzerine güvenilir kaynaklarda açıkça "darülkurrâ" adıyla anılan ilk yapılar arasında Amasya'daki II. Bayezid dönemine ait Abdullah Paşa Darülkurrası da sayılır; bu yapı bugün ortadan kalkmış olup mimarisi hakkında hemen hiçbir şey bilinmemektedir. Hüsameddin'in burada andığı vakfın bu darülkurrâyı da kapsayan Abdullah Paşa vakfı olup olmadığı metinden kesin olarak anlaşılmamaktadır.
Maddenin son cümlesi de dikkat çekicidir: Amasya ileri gelenlerinin önceki mutasarrıf Deli Emîr es-Seyyid Mehmed Paşa'nın iyi idaresine dair hazırladığı mahzar, Amasya sancağının Kayseri sancağıyla birlikte yeniden ona verilmesini sağlamıştır. Bir önceki maddede seyyidler olayında hem seyyidlerin taşkınlığını kınayan hem de onların tarafını tutan bu Amasyalı paşanın, halkın ortak dilekçesiyle şehre geri istenmesi, olayların ardından şehirde onun ılımlı tutumunun takdir edildiğini düşündürür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 594. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Diğer kaynaklar