İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · ÜÇÜNCÜ DEVRE-İ TÂRİHİYYE

Ahmed Bey

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cilt, s. 597 • Hazırlayan: Doç. Dr. Hicabi GÜLGEN

Özgün Metin

Amasyalıdır. Köprülü Mehmed Paşa’nın ağalarından Hacı Beyzâde Halil Ağa’nın mahdûmudur. 1088 senesi muharreminin yirminci günü Amasya sancağı beyi olup harbe me’mûr olduğundan kethüdâyeri Hatîbzâde Küçük Mehmed Ağa Amasya mütesellimi oldu.

Rebîülevvel evâilinde Müftü Şeyhî Mehmed Efendi, Amasya fetvâsından azl edilip Sultâniyye Müderrisi Îydî Bayram Efendi Amasya müftüsü ve on beşinde Nâib Mahmûd Efendi’nin yerine Ahmed Efendi Amasya nâibi ve yirmisinde Taşçızâde Ahmed Ağa’nın ref‘inde Nasûhzâde el-Hâc Hamza Ağa şehir kethüdâsı oldu.

Şevvâlde Amasya Beyi Ahmed Bey’e Adana Beylerbeyiliği tevcîh edildiğinden Amasya sancağı, Girit Muhâfızı ve Resmo sancağı Mutasarrıfı Vezîr Ankebût Ahmed Paşa’ya has arpalık olmak üzere tahsis edildi. [169]

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Köprülü Mehmed Paşa'nın ağalarından Hacı Beyzâde Halil Ağa'nın oğludur. 1088 yılı Muharrem ayının yirminci günü Amasya sancak beyi oldu. Savaşa memur olduğundan kethüdâyeri Hatîbzâde Küçük Mehmed Ağa Amasya mütesellimi oldu.

Rebîülevvel ayının başlarında Müftü Şeyhî Mehmed Efendi Amasya müftülüğünden alındı ve Sultâniyye (Sultan Bâyezîd Medresesi) Müderrisi Îdî Bayram Efendi Amasya müftüsü oldu. Ayın on beşinde Naib Mahmûd Efendi'nin yerine Ahmed Efendi Amasya naibi oldu; yirmisinde de Taşçızâde Ahmed Ağa görevden alınarak Nasûhzâde el-Hâc Hamza Ağa şehir kethüdâsı oldu.

Şevval ayında Amasya Beyi Ahmed Bey'e Adana beylerbeyliği verildiğinden Amasya sancağı, Girit Muhafızı ve Resmo sancağı Mutasarrıfı Vezir Ankebût Ahmed Paşa'ya has arpalık olarak tahsis edildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mahdûm: oğul
  • sancak beyi: mîrlivâ, sancağı yöneten ve paşa rütbesinde olmayan bey
  • harbe me'mûr: savaşa gitmekle görevli
  • fetvâdan azl: müftülükten alınma
  • Sultâniyye müderrisi: Sultan Bâyezîd Medresesi'nin müderrisi
  • ref‘: görevden alma
  • has: yıllık geliri yüksek, vezir ve beylerbeylerine verilen dirlik
  • arpalık: devlet büyüklerine maaşa ek ya da emekli maaşı olarak bağlanan gelir kaynağı

Tarihteki Yanlışlık

Metinde Ahmed Bey'in sancak beyliği "1088 senesi Muharreminin yirminci günü"ne konmuştur. Oysa bir önceki madde, Deli Murtezâ Paşa'nın 1089 Muharreminin ilk günü Amasya'ya geldiğini ve on dokuz gün sonra ölünce sancağın mütesellim Ahmed Ağa'ya verildiğini anlatır; 1088 yılında ise sancak önce Deli Emîr Mehmed Paşa'nın, Ramazan'dan sonra da Muruloğlu Mehmed Paşa'nın elindeydi. Buna göre doğru tarih 20 Muharrem 1089 [Mart 1678] olmalıdır. Murtezâ Paşa'nın ölüm gününe tam olarak denk gelen bu tarih, maddenin geri kalanıyla da uyuşur: Şevval ayındaki Ankebût Ahmed Paşa ataması, bir sonraki maddede 7 Şevval 1089 olarak verilir. Yanlışlığın Hüsameddin'in kaleminden mi, yoksa basım sırasında mı ortaya çıktığı bilinmiyor.

Ahmed Bey ve Hacı Beyzâdeler

Ahmed Bey, bir önceki maddede Murtezâ Paşa'nın amca oğlu ve Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın kapıcılar kethüdâsı olarak tanıtılan Ahmed Ağa'dır. Babası Hacı Beyzâde Halil Ağa'nın Köprülü Mehmed Paşa'nın ağalarından olması, ailenin iki kuşak boyunca Köprülü kapısında yetiştiğini gösterir. Murtezâ Paşa'nın ölümüyle mütesellimlikten doğrudan sancak beyliğine geçmesi, sancağın aile içinde kalmasını sağlamıştır; ancak kendisi de savaşa gönderildiği için yönetimi başka bir mütesellime bırakmıştır. Rütbesi paşalık değil sancak beyliğidir; Şevval ayında Adana beylerbeyliğine yükselmesiyle Amasya'dan ayrılmıştır.

Hacı Beyzâdeler, Hüsameddin'in biyografi ciltlerinde birçok kuşağıyla anlatılan eski bir Amasya ailesidir. Hacı İlyas Bey'in oğlu Beylerbeyi Veli Paşa, onun oğlu İlyas Paşa'nın Şehzade Mustafa'nın maiyetinde bulunduğu, 977 [1569-70] yılında Amasya sancağına mîrlivâ olduğu, Kefe, Basra ve Lahsa beylerbeyliklerinden sonra 983 [1575-76] yılında Lahsa'da öldüğü; ailenin başka bir üyesi İlyas Bey'in 1016 [1607] yılındaki eşkıya savaşında, bir başkasının da 1030 [1621] Lehistan seferinde öldüğü yazılıdır. Ahmed Bey'in Adana beylerbeyliği hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Has Arpalık

Amasya sancağının Ankebût Ahmed Paşa'ya "has arpalık" olarak verilmesi, sancağın artık bir yönetim görevi olmaktan çok bir gelir kaynağı olarak tahsis edildiğini gösterir. Arpalık başlangıçta devlet büyüklerinin ve atlı askerin hayvanları için verilen arpa parasını anlatan bir sözdü; zamanla maaşa ek ya da emekli maaşı yerine bağlanan gelir anlamını kazandı. XVII. yüzyılda bir ya da birkaç sancağı içine alan arpalıklar yüksek dereceli yöneticilere ve vezirlere görevden alındıklarında, emekli edildiklerinde, savaşta ve asayişin sağlanmasında yararlık gösterdiklerinde ya da bir yerin veya kalenin korunması ve onarımıyla görevlendirildiklerinde verilirdi. Ankebût Ahmed Paşa'nın durumu sonuncusuna uyar görünür: Girit'te Resmo'yu korumakla görevli olan paşa, Amasya'nın gelirini oradan almış, sancağı ise bir mütesellim aracılığıyla yönetmiştir.

Müftü, Naib ve Şehir Kethüdâsı

Îdî Bayram Efendi'nin müftülüğe dönüşü, Amasya müftülüğünün bu yıllarda nasıl el değiştirdiğini gösterir. Merzifonlu olan Bayram Efendi 1085 Zilhiccesinde müftü olmuş, 1087 Rebîülevvelinde İstanbul'a gidince yerine Şeyhî Mehmed Efendi geçmişti. Burada yeniden müftü olan Bayram Efendi, 4-79'a göre "her işe karıştığı için" 1091'de bir kez daha görevden alınacaktır.

Şehir kethüdâlığına getirilen Nasûhzâde el-Hâc Hamza Ağa'nın biyografisi, Hüsameddin'in başka bir cildinde yer alır. Amasya ileri gelenlerinden ve dergâh-ı âlî kapıcıbaşılarından el-Hâc Süleyman Ağa'nın oğlu, eski Amasya müftüsü Hâbilzâde Vâiz Mehmed Efendi'nin damadıdır. Biyografiye göre 1085'te şehir kethüdâsı olmuş, bir yıl sonra görevden alınmış, 1089 Saferinde ikinci kez kethüdâ olmuş, 1093 Şevvalinde yeniden görevden alınmış, 1095'te üçüncü kez göreve gelmiş ve 1098'deki "Emirler vakası"nda görevinden ayrılmıştır. Biyografideki "1089 Saferi" ile bu maddedeki "Rebîülevvelin yirmisi" arasında bir aylık bir fark vardır. Acem Ali Mahallesi'nde oturan köklü bir aileden geliyordu.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

4. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.