İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · ÜÇÜNCÜ DEVRE-İ TÂRİHİYYE

Mehmed Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cilt, s. 595 • Hazırlayan: Doç. Dr. Hicabi GÜLGEN

Özgün Metin

Vanlıdır. 1085 senesi zilhiccesinin yirmi üçüncü günü [162] ikinci defa Amasya mutasarrıfı olup dergâh-ı âlî kapıcıbaşılarından Deli Yûsuf Ağazâde Mehmed Ağa Amasya mütesellimi oldu.

Merzifon Voyvodası Kürt Sefer Ağazâde Ahmed Ağa İstanbul’a gidip Kadızâde Merzifonî “İbrâhim Ağa” Merzifon voyvodası oldu. Bu esnada Mekke mollası olan Yâkut Paşa Mütevellisi Hasımzâde Abdülbâkî Efendi vefât edib mahdûmu Yahya Efendi mütevellî oldu.

Bu sene esbak Erzincan Kadısı Topçuzâde el-Hâc Hüseyin Efendi ve mahkeme kâtibi ta‘lîk nüvîs-i meşhûr kâtipzâde Ali Efendi vefât edib yerine ulemâdan hattât-ı meşhûr Ömer Efendi mahkeme kâtibi oldu.

1086 senesi gurre-i muharreminde Kadı Şermîzâde Dâniş Mehmed Efendi’nin yerine sâbık Musul Kadısı Amasyalı Pîrîzâde Zühdî Mehmed Efendi Amasya kadısı oldu. Her ikisi de ulemâ-yı şu‘arâdan ve mevâli-i devriyeden idiler.

Safer evâilinde Mutasarrıf Mehmed Paşa, Irak’a tasallut eden İran’ın def‘ine me’mûr olarak Musul beylerbeyi olduğundan Amasya sancağı Canik Mutasarrıfı Ahmed Paşa’ya tevcîh edildi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Vanlıdır. 1085 [1675] yılı Zilhicce ayının yirmi üçüncü günü ikinci kez Amasya mutasarrıfı oldu; dergâh-ı âlî kapıcıbaşılarından (sarayın kapıcıbaşılarından) Deli Yûsuf Ağazâde Mehmed Ağa da Amasya mütesellimi oldu.

Merzifon Voyvodası Kürt Sefer Ağazâde Ahmed Ağa İstanbul'a gitti; Kadızâde Merzifonlu "İbrâhim Ağa" Merzifon voyvodası oldu. Bu sırada Mekke mollası olan Yâkut Paşa Vakfı mütevellisi Hasımzâde Abdülbâkî Efendi öldü ve oğlu Yahya Efendi mütevelli oldu.

Bu yıl eski Erzincan Kadısı Topçuzâde el-Hâc Hüseyin Efendi ile mahkeme kâtibi, ünlü talik yazı ustası Kâtipzâde Ali Efendi öldü; yerine ulemadan ünlü hattat Ömer Efendi mahkeme kâtibi oldu.

1086 [1675] yılı Muharrem ayının ilk günü Kadı Şermîzâde Dâniş Mehmed Efendi'nin yerine eski Musul Kadısı Amasyalı Pîrîzâde Zühdî Mehmed Efendi Amasya kadısı oldu. İkisi de şair ulemadan ve mevâlî-i devriyeden (sırayla büyük kadılıklara atanan yüksek dereceli kadılardan) idiler.

Safer ayının başlarında Mutasarrıf Mehmed Paşa, Irak'a saldıran İranlıları geri püskürtmekle görevlendirilerek Musul beylerbeyi olduğundan Amasya sancağı Canik Mutasarrıfı Ahmed Paşa'ya verildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • dergâh-ı âlî kapıcıbaşısı: sarayın kapı hizmetini yöneten ve önemli görevlerle taşraya gönderilen ağalardan biri
  • voyvoda: bir kazanın vergilerini toplayan ve asayişine bakan görevli
  • Mekke mollası: Mekke kadısı, büyük mollalık rütbesi
  • mahdûm: oğul
  • esbak: önceki, eski
  • ta‘lîk-nüvîs: talik yazı yazan hattat
  • ulemâ-yı şu‘arâ: şair olan âlimler
  • mevâlî-i devriye: sırayla büyük şehir kadılıklarına atanan yüksek rütbeli kadılar
  • tasallut: saldırma, musallat olma
  • def‘: geri püskürtme, savma

Vanlı Mehmed Paşa

Hüsameddin bu maddede Vanlı Mehmed Paşa'nın "ikinci defa" Amasya mutasarrıfı olduğunu yazar. Oysa eserin önceki maddelerinde Vanlı bir Mehmed Paşa'nın Amasya'ya iki kez atandığı görülür: "Kürt Mehmed Paşa" diye anılan Vanlı Mehmed Paşa 1070 [1660] yılında, adı yalnız "Vanlı" diye verilen bir Mehmed Paşa da 1074 [1663] yılında sancağı almıştır. 1070'deki atamada da sancağı paşanın gelişine kadar aynı Deli Yûsuf Ağazâde Mehmed Ağa'nın yönetmiş olması, burada sözü edilen paşanın 1070'teki Kürt Mehmed Paşa olduğunu düşündürür. Bu durumda "ikinci defa" kaydı ya 1074'teki atamanın başka bir paşaya ait olduğunu ya da sayımda bir yanılma bulunduğunu gösterir; metinden hangisi olduğu anlaşılmıyor. Bir önceki maddenin sonunda paşa "eski Van beylerbeyi" diye tanıtılmıştır. Bu paşa hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı; aynı adla anılan ve 1605 ya da 1606'da ölen Kurd Mehmed Paşa ise ayrı, daha eski bir devlet adamıdır.

Musul'a Gönderiliş

Paşanın, Irak'a saldıran İranlılara karşı Musul beylerbeyliğine gönderildiği kaydı ilgi çekicidir. Musul 1586'dan beri eyalet merkeziydi ve XVII. yüzyılın ilk yarısında Osmanlı-Safevî mücadelesine sahne olmuştu. IV. Murad'ın Bağdat'ı geri alıp Musul üzerinden döndüğü 1639'dan sonra ise şehrin XVIII. yüzyılın ilk yarısına kadar nispeten sakin bir dönem geçirdiği bilinir. 1086 [1675] yılında Irak'a yönelik bir İran saldırısına ilişkin başka kaynakta bilgiye rastlanmadı. Hüsameddin'in kaydı, sınırdaki küçük çaplı bir kıpırdanmaya ya da atamanın gerekçesi olarak fermana yazılan bir ihtiyata işaret ediyor olabilir; bu bir tahmindir.

Kadılar ve Kâtipler

Maddede adı geçen iki kadının ikisi de Hüsameddin'in biyografi ciltlerinde ayrıca anlatılır. Şermîzâde Dâniş Mehmed Efendi, Şehzade Ahmed devrinin şairlerinden Şermî Osman Çelebi'nin torunlarındandır; Küpceğiz Mahallesi'nde doğmuş, Uzun Müderris Mehmed Efendi'den okumuş, Havza'da Firuz Ağa, Hakala'da Kâsım Bey medreselerinde müderrislik etmiş, 1078'de Amasya'da Büyük Hüseyin Ağa Medresesi müderrisi olmuş, 1 Safer 1085'te Amasya kadısı olmuştur. Sonra Antalya, Karahisar-ı Şarkî ve 1096'da Sivas kadılıklarında bulunmuş, emekliye ayrılıp 1103 dolaylarında ölmüştür. Biyografi onu fakih, edebiyatta usta, hattat ve şair olarak tanıtır; soyundan gelenlere "Dânişzâdeler" denmiştir. Biyografide Musul kadılığından söz edilmemesi, bu maddede ve bir önceki maddede kendisine verilen "eski Musul kadısı" sıfatının başka bir kaynaktan geldiğini ya da ayrıntının biyografide atlandığını düşündürür.

Pîrîzâde Zühdî Mehmed Efendi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Aynı "Pîrîzâde" adını taşıyan ve XVIII. yüzyılda yaşayan şair Mehmed Sâhib Efendi ile Amasyalı XIX. yüzyıl şairi Abdülmecîd Zühdî Efendi, adlarının benzerliğine rağmen başka kişilerdir. Zühdî Mehmed Efendi bir sonraki maddede, hakkındaki şikâyetler üzerine 1086 Zilkadesinde görevden alınacaktır.

Kâtipzâde Ali Efendi'nin ölümünden sonra mahkeme kâtipliğine bir hattatın getirilmesi, dönemin Amasya'sında hattatlığın ne kadar yaygın olduğunu gösterir. Hüsameddin daha ileride, Amasya'da hat sanatının her kolunda uzmanlar bulunduğunu yazarken Kâtipzâde İsmâil Efendi gibi aynı aileden bir hattatı da anar.

Yâkut Paşa Vakfı

Metinde "Yâkut Paşa" diye geçen vakıf hakkında başka kaynakta bilgiye rastlanmadı. Amasya'da Pîrler Mahallesi'nde, Ankara Beylerbeyi Pazarlıoğlu Yâkub Paşa'nın 815 [1412] yılında Müftü Gümüşlüzâde Abdurrahman Çelebi için yaptırıp vakfettiği ünlü bir Halvetî tekkesi (Çilehâne, Yakub Paşa Tekkesi) bulunduğu bilinir; Hüsameddin de başka maddelerde "Ya'kûb Paşa vakfı"ndan söz eder. Arap harfli yazıda "Yâkub" ile "Yâkut" kolayca karışabileceğinden, buradaki vakfın Yâkub Paşa vakfı olması muhtemeldir; ancak bu bir çıkarımdır, metin "Yâkut" diye okunmuştur.

Sefer Ağazâde Ahmed Ağa ve Merzifon

Merzifon voyvodalığından İstanbul'a giden Kürt Sefer Ağazâde Ahmed Ağa, Hüsameddin'e göre Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın Merzifon'daki vekili ve hayır eserlerinin bina emini idi. Kara Mustafa Paşa'nın Merzifon'da 1666-1679 yılları arasında yaptırdığı cami, Taşhan, bedesten, kütüphane, iki hamam ve dükkânlardan oluşan külliye bu yılların eseridir. Ahmed Ağa, iki madde sonra Kara Mustafa Paşa'nın sadrazam olmasıyla sadaret kethüdâsı olacaktır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 595–595. amasya.bel.tr
  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, aynı baskı, 4. Cilt, s. 586–589 (Vanlı Mehmed Paşa'nın önceki dönemleri), s. 590–591 (Sefer Ağazâde Ahmed Ağa), s. 606–609 (Amasya hattatları); 9. Cilt, s. 157 (Dâniş Mehmed Efendi).

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

4. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.