İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · AMASYA TÂRÎHİ'NDEN ÜÇÜNCÜ DEVRE BAKİYYESİ

Ömer Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 650–651 • Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet ARSLAN

Özgün Metin

İspirlidir. Zarbona Ebûbekir Paşa'nın oğludur. 1160 cemâziyelevvelinin yirmisinde Amasya mutasarrıfı ve Îrân harbine me'mûr olduğundan baş a'yân Hacı Ahmed Bey Amasya mütesellimi ve şa'bânın on yedisinde Amasya'da "Çırçırlıoğlu" demekle meşhûr Abdullâh [78] Paşa sadr-ı a'zam ve harem kethüdâsı Amasyalı Hacı Abdullâh Ağa da kapıcılar kethüdâsı oldu. Bu esnâda Amasya kadısı Müjdecizâde Mehmed Efendi olmuşdu.

İhtilâsın ilk tahkîkinde Fazlı Oğulları'nın mes'ûliyetleri anlaşılıyordu. Sonra mes'ûliyet müftî-i ma’zûlün ve şehir kethüdâsı Hacı Hüseyin Ağa'ya yükletilip tazmîne mahkûm oldular. Bu hükm-i karakuş ulemâ ve a'yânı tenfîr, halka da te'sîr etmişdi.

Şevvâl evâ'ilinde Zâr Alîoğlu Mehmed Paşa Sivâs vâlîsi olduğundan müntesibleri Fazlı Oğulları'nın nüfûzları artdı. Hacıbaşı Fazlıoğlu Hacı Mustafâ Efendi ilâveten şehir kethüdâsı oldu. Fazlı Oğulları'nın aleyhinde atıp tutan nakîb Hacı Bâkîoğlu Hacı Abdulbâkî Ağa da mühîn-i sâdât denilerek azl edilip Fazlıoğlu Hacı Alî Efendi nakîb oldu.

1161 muharrem intihâbında Hacı Efendioğlu Hacı Ahmed Ağa baş a'yân, Emîr Hacıoğlu Torun Hacı Alî Ağa'nın hacıbaşı olması Fazlı Oğulları'na karşı halkın vaz'iyyet aldıklarını anlatdı.

Safer evâ'ilinde şâyân-ı dikkatdir ki ber-vech-i mâlikâne Canik muhassılı dergâh-ı âlî kapıcıbaşılarından Fatsalı Ahmed Ağa bin Süleymân Ağa bin Abdurrahmân Ağa pek zâlimâne [79] hareket eylediğinden Irım, Akçay, Olsa köyleri halkı toplanıp otuz nefer etbâ'ıyla berâber Ahmed Ağa'yı paraladılar. Oğulları Süleymân, Alî Beyler'i bırakdılar.⁷¹⁰

Dipnotlar

  • 710 Bu vak'a ahkâm ve mâliye defterlerinde görüldü.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

İspirlidir. Zarbona Ebubekir Paşa'nın oğludur. 1160 [1747] yılı cemaziyelevvel ayının yirminci günü Amasya mutasarrıfı oldu; İran savaşıyla görevli olduğundan baş ayan Hacı Ahmed Bey Amasya mütesellimi oldu. Şaban ayının on yedisinde Amasya'da "Çırçırlıoğlu" diye tanınan Abdullah Paşa sadrazam, harem kethüdası Amasyalı Hacı Abdullah Ağa da kapıcılar kethüdası oldu. Bu sırada Müjdecizade Mehmed Efendi Amasya kadısı olmuştu.

Yardımların zimmete geçirilmesi olayının ilk soruşturmasında Fazlıoğulları'nın sorumlu olduğu anlaşılıyordu. Ancak daha sonra sorumluluk azledilmiş müftünün ve şehir kethüdası Hacı Hüseyin Ağa'nın üzerine yıkıldı ve ikisi tazminata mahkûm edildi. Bu keyfî, "karakuşî" hüküm ulemayı ve ayanı küstürmüş, halkı da derinden etkilemişti.

Şevval ayının başlarında Zâr Alioğlu Mehmed Paşa Sivas valisi olunca, onun adamları olan Fazlıoğulları'nın nüfuzu arttı. Hacıbaşı Fazlıoğlu Hacı Mustafa Efendi buna ek olarak şehir kethüdası oldu. Fazlıoğulları aleyhinde ileri geri konuşan nakib Hacı Bâkîoğlu Hacı Abdülbaki Ağa da "seyyidleri küçük düşürüyor" denilerek azledildi ve yerine Fazlıoğlu Hacı Ali Efendi nakib oldu.

1161 [1748] yılı muharrem ayındaki seçimde Hacı Efendioğlu Hacı Ahmed Ağa'nın baş ayan, Emir Hacıoğlu Torun Hacı Ali Ağa'nın hacıbaşı seçilmesi, halkın Fazlıoğulları'na karşı tavır aldığını gösterdi.

Safer ayının başlarında dikkate değer bir olay yaşandı. Canik'i malikâne olarak elinde tutan muhassıl, dergâh-ı âli kapıcıbaşılarından Fatsalı Ahmed Ağa bin Süleyman Ağa bin Abdurrahman Ağa çok zalimce davrandığından Irım, Akçay ve Olsa köylerinin halkı toplanıp otuz kişilik maiyetiyle birlikte Ahmed Ağa'yı parçaladı. Oğulları Süleyman ve Ali Beyleri ise bıraktılar.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • sadr-ı a'zam: sadrazam, padişahın mutlak vekili olan başvezir
  • kapıcılar kethüdâsı: saray kapıcılarının başındaki yüksek rütbeli görevli
  • ihtilâs: zimmete geçirme
  • müftî-i ma'zûl: azledilmiş müftü
  • tazmîn: zararı ödetme
  • hükm-i karakuş: keyfî, adaletsiz, hesap kitap bilmeyen hüküm
  • tenfîr: küstürme, nefret ettirme
  • müntesib: birine bağlı olan, onun adamı
  • nakîb: Amasya'da seyyid ve şeriflerin işlerine bakan nakîbüleşraf vekili
  • mühîn-i sâdât: seyyidleri, yani Peygamber soyundan gelenleri aşağılayan
  • vaz'iyyet almak: tavır almak
  • şâyân-ı dikkat: dikkate değer
  • ber-vech-i mâlikâne: ömür boyu tasarruf edilen vergi kaynağı olarak
  • muhassıl: bir bölgenin vergilerini toplayan görevli
  • etbâ': maiyet, adamlar

İspirli Ömer Paşa

Hüsameddin bu mutasarrıfı İspirli ve "Zarbona Ebubekir Paşa'nın oğlu" diye tanıtır. Başka kaynaklarda bu paşaya ve babasına dair bilgiye rastlanmadı. Aynı yıllarda Doğu Karadeniz'de adı sık geçen Üçüncüoğlu Ömer Paşa ile karıştırılmaması gerekir; Torul'un Manastır köyünden olan ve 1739'dan itibaren Trabzon valiliği yapan o Ömer Paşa, Necmettin Aygün'ün araştırmasına göre 1742 sonbaharında öldürülmüştür, dolayısıyla 1747'de Amasya'ya tayin edilen paşa olamaz.

Sadrazam Seyyid Abdullah Paşa

Hüsameddin'in "Amasya'da Çırçırlıoğlu diye meşhur" dediği Abdullah Paşa, bir önceki maddede vezirlikle Kıbrıs valisi olduğunu kaydettiği Firârîzade Seyyid Abdullah Paşa'dır. Abdülkadir Özcan'ın biyografisine göre paşa Mart 1747'de Aydın muhassılı olmuş, on iki gün sonra hamisi Darüssaade Ağası Moralı Beşir Ağa tarafından gizlice İstanbul'a çağrılmış ve 17 Şaban 1160 (24 Ağustos 1747) tarihinde I. Mahmud tarafından sadrazamlığa getirilmiştir. Hüsameddin'in verdiği "şaban ayının on yedisi" tarihi, bu kayıtla gün gününe uyuşmaktadır.

Abdullah Paşa'nın sadrazamlığı yaklaşık otuz ay sürdü. Bu dönemin en önemli dış meselesi, Nâdir Şah'ın öldürülmesinden sonra İran'la yapılan barışın sürdürülmesi oldu; sınır boylarındaki paşaların barışa bağlı kalmaları için uyarılmasına karar verildi, İran'dan gelen zor durumdaki göçmenlere yardım edilmesi kararlaştırıldı. Paşa Ocak 1750'de azledilerek Rodos'a gönderildi, daha sonra Mısır, Halep, Rakka ve Diyarbekir valiliklerinde bulundu ve 1761'de Halep'te vefat etti. Çağdaşları onu cömert, yumuşak huylu, güzel yazı yazan ve ilmi seven biri olarak anlatır. Kaynaklarda "Eğriboyun" ya da "Boynueğri" lakaplarıyla anıldığı kaydedilir; Hüsameddin'in verdiği "Çırçırlıoğlu" lakabı ve paşanın Amasya ile bağı ise başka kaynaklarda doğrulanamadı.

"Karakuşî" Hüküm

Hüsameddin, azledilmiş müftünün tazminata mahkûm edilmesini "hükm-i karakuş" diye niteler. Bu deyim, Selahaddin Eyyubi'nin güvendiği devlet adamlarından Bahâeddin Karakuş'un adından gelir. Bahattin Kök'ün açıkladığına göre İbn Memmâtî'ye nispet edilen "el-Fâşûş fî ahkâmi Karakuş" adlı eserde Karakuş'un birçok yanlış ve gülünç karar verdiği anlatılmıştır. Ancak kaynaklardaki bilgiler bu iddiaların doğru olmadığını, Selahaddin'in ülke işlerinde ona güvendiğini gösterir ve bu ithamların yazarın kişisel kininden kaynaklandığı ileri sürülür. Buna rağmen deyim yüzyıllar boyunca hesaba kitaba gelmeyen, keyfî hükümler için kullanılagelmiştir. Hüsameddin'in bu kelimeyi seçmesi, ilk soruşturmada açıkça görülen sorumluluğun nüfuz sahibi bir ailenin lehine çevrildiğine inandığını gösterir.

Fazlıoğulları ve Sivas Valisi

Fazlıoğulları'nın gücü bu maddede açıkça Sivas valisine dayanır. Hüsameddin'in "Zâr Alioğlu" diye yazdığı Mehmed Paşa, büyük ihtimalle XVIII. yüzyılda Sivas'ın en güçlü ayan ailesi olan Zaralızadeler'den Mehmed Paşa'dır; ileriki bir maddede Hüsameddin aynı kişiyi 1165'te [1752] "Zaralızade Mehmed Paşa" adıyla yeniden Sivas valisi olarak anar. Ahmet Önal'ın Sivas valileri üzerine yaptığı araştırma, Zaralızade Mehmed Paşa'nın 1166, 1167 ve 1168 yıllarının tevcihlerinde Sivas valiliğinde bırakıldığını ve 1753-1792 arasında Sivas valiliğine üç kez getirilen iki kişiden biri olduğunu gösterir. Amasya'daki bir ailenin bu valinin adamı olması, onun atanmasıyla birlikte şehir kethüdalığından nakibliğe kadar pek çok görevi ele geçirmesine yetmiştir.

Fakat bu gücün bir sınırı vardı. Ertesi yılın başında yapılan seçimde baş ayanlığa ve hacıbaşılığa Fazlıoğulları'nın karşısındaki kişilerin getirilmesi, Hüsameddin'in deyişiyle halkın onlara karşı "vaziyet aldığını" göstermiştir. Bu küçük ayrıntı, Amasya'da ayan ve hacıbaşı seçimlerinin şehir halkının tercihini yansıtabilen gerçek bir seçim olduğunu düşündürür.

Fatsalı Ahmed Ağa'nın Ölümü

Maddenin son paragrafı, Karadeniz tarihinin önemli bir ailesinin başlangıcına ışık tutar. Fatsalı Ahmed Ağa, XVIII. yüzyılın ikinci yarısında Canik, Amasya ve Trabzon'u yönetecek olan Canikli ailesinin atasıdır. Özcan Mert'in yazdığına göre ailenin kurucusu sayılan Canikli Hacı Ali Paşa, dergâh-ı âli kapıcıbaşılarından Fatsalı Ahmed Ağa'nın küçük oğludur; babasının Terme ve Fatsa çevresinde yaptığı zulümler yüzünden 1741 ağustosunda onunla birlikte Ankara'ya sürülmüş, 1748'de babasının ölümünden bir süre sonra ağabeyi Süleyman ile birlikte Canik'e dönmüştür. Hüsameddin'in verdiği 1161 safer başı Şubat 1748'in ilk günlerine denk gelir ve bu kayıtla tam olarak uyuşur.

Hüsameddin'in kaydının değeri, ölümün biçimini de bildirmesidir. Ansiklopedi kaynakları yalnızca ölüm yılını verirken Hüsameddin, zulmünden bıkan köylülerin toplanarak Ahmed Ağa'yı otuz adamıyla birlikte öldürdüğünü, ancak oğullarına dokunmadığını yazar. Dipnotunda bu olayı "ahkâm ve maliye defterlerinde gördüğünü" belirtmesi, bilginin arşiv belgelerine dayandığını gösterir. 1742'den itibaren tutulan Anadolu Ahkâm defterleri, taşradan gelen şikâyetlere verilen cevapları kaydeden başlıca kaynaklardır.

Olayın geçtiği köylerden Irım, Kâtip Çelebi'nin Canik vilayetinin kazaları arasında saydığı Arım olmalıdır. Arım kazası XV. ve XVI. yüzyıllarda bugünkü Çarşamba, Ayvacık, Salıpazarı, Asarcık ve Tekkeköy'ü kapsıyordu; Çarşamba pazarı da bu kazanın içindeydi. Akçay da aynı listede Canik'in kazalarından biri olarak geçer. "Olsa" adı ise belirlenemedi. Yerel kayıtlara göre bölge 1750'li yıllara kadar merkezden atanan sancakbeyleri tarafından yönetilmiş, sonra yönetim ayanın, önce de Canikli ailesinin eline geçmiştir. Köylülerin bıraktığı oğullardan Süleyman ileride Canik muhassılı, Ali ise vezir olacak, 1772'de Amasya sancağını malikâne olarak alacaktır. Babasının zulmünden şikâyet eden bu toprakların yönetimi böylece yirmi beş yıl sonra aynı ailenin eline geçmiştir.

Maddede adı geçen Hacı Ahmed Bey, Hacı Abdullah Ağa, Müjdecizade Mehmed Efendi, Hacı Efendioğlu Hacı Ahmed Ağa ve Torun Hacı Ali Ağa hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 650–651. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

4. Cildin Bakiyyesi içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.