İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · AMASYA TÂRÎHİ'NDEN ÜÇÜNCÜ DEVRE BAKİYYESİ

Osmân Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 649 • Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet ARSLAN

Özgün Metin

Çorumludur. Çorum'un Alaca nâhiyesinden Mamalızâde Ömer Paşa'nın oğludur. Buna ma'nâlı bir sûretde "Alacalı Osmân Paşa" dendi. 1157 şevvâlinin altısında Amasya mutasarrıfı ve Köprü a'yânı Torun Ya'kûb Ağa Amasya mütesellimi olup geldi. Buna "Ulu Ya'kûb Ağa" da denirdi.

Ya'kûb Ağa, Köprü ahvâline vâkıf olduğundan sâbık müftü Hacı Mustafâ ile sâbık a'yân Hacı Hüseyin Ağa'yı ve mahkemeyi basıp şehîd eden kimseleri Amasya'ya celb ve tevkîf edip vak'anın tahkîkâtına başlandı.

Bu sene Amasya'nın esbak müftüsü Müftüzâde Hacı Halîl Efendi, a'yândan Kapancı Hacı Ahmed Ağa⁷⁰⁷, mevâlîden Zanalızâde Şerîf [74] Mehmed Efendi, Iydîzâde Abdurrahîm Efendi, Hızır ve Mehmed Paşalar mütevellîsi Kurdoğlu Hacı Hüseyin Ağa ve ammizâdesi Hacı Mehmed Beyler ve yeniçeri ağası Amasyalı İsmâ'il Ağa vefât etdi.

1158 rebî'ulâhirinde sâbık baş a'yân Gürcüzâde Hacı İbrâhim Bey orduda harb ederken vefât edip mahdûmu Mustafâ Paşa mütevellî ve yeğeni Bekiroğlu Ahmed Bey alaybeyi ve Yeğenzâde Ömer Bey baş a'yân olmuşdu.

Cemâziyelâhir gurresinde Abdulfettâh Efendi Amasya kadısı olup geldi. Ancak Amasya mutasarrıfı Çakırpençeli Osmân Paşa irtikâbâtıyla halkı bîzâr ederek şikâyet edildiğinden şa'bânda azl ile Merzifon'da ikâmete me'mûr ve sonra maktûl oldu.

Dipnotlar

  • 707 Hacı Ahmed Ağa, Amasya'da Kapancı Oğulları'nın büyük atasıdır.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Çorumludur. Çorum'un Alaca nahiyesinden Mamalızade Ömer Paşa'nın oğludur. Bu yüzden kendisine, iki anlama da gelecek şekilde, "Alacalı Osman Paşa" denildi. 1157 [1744] yılı şevval ayının altısında Amasya mutasarrıfı oldu; Köprü ayanı Torun Yakub Ağa da Amasya mütesellimi olarak geldi. Ona "Ulu Yakub Ağa" da denirdi.

Yakub Ağa Köprü'deki durumu yakından bildiğinden, eski müftü Hacı Mustafa ile eski ayan Hacı Hüseyin Ağa'yı ve mahkemeyi basıp kadıyı öldürenleri Amasya'ya getirtip tutukladı ve olayın soruşturmasına başlandı.

Bu yıl Amasya'nın eski müftüsü Müftüzade Hacı Halil Efendi, ayandan Kapancı Hacı Ahmed Ağa, büyük kadılık rütbesindeki ulemadan Zanalızade Şerif Mehmed Efendi ile Iydîzade Abdurrahim Efendi, Hızır Paşa ve Mehmed Paşa vakıflarının mütevellisi Kurdoğlu Hacı Hüseyin Ağa ile amcasının oğlu Hacı Mehmed Bey ve yeniçeri ağası Amasyalı İsmail Ağa vefat etti.

1158 [1745] yılı rebiülahir ayında eski baş ayan Gürcüzade Hacı İbrahim Bey orduda savaşırken öldü; oğlu Mustafa Paşa vakfın mütevellisi, yeğeni Bekiroğlu Ahmed Bey alaybeyi, Yeğenzade Ömer Bey de baş ayan olmuştu.

Cemaziyelahir ayının ilk günü Abdülfettah Efendi Amasya kadısı olarak geldi. Ancak Amasya mutasarrıfı Çakırpençeli Osman Paşa yolsuzluk ve zorbalıklarıyla halkı bıktırıp şikâyet edildiğinden şaban ayında azledilerek Merzifon'da oturmakla görevlendirildi ve daha sonra öldürüldü.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • ma'nâlı bir sûretde: anlamlı, imalı bir biçimde
  • ahvâl: durumlar, olup bitenler
  • vâkıf olmak: bir şeyi iyice bilmek
  • celb: getirtme, çağırtma
  • tahkîkât: soruşturma
  • mütevellî: vakfı yöneten kişi
  • ammizâde: amca oğlu
  • mahdûm: oğul
  • irtikâbât: yolsuzluklar, haksız kazançlar
  • bîzâr etmek: bıktırmak, usandırmak
  • ikâmete me'mûr: bir yerde oturmakla, bir tür zorunlu ikametle görevlendirilmiş
  • maktûl: öldürülmüş

Mamalı Türkmenleri ve Ömer Paşa

Hüsameddin'in Mamalızade dediği aile, Bozok ve Çorum çevresinde yaşayan Mamalı (Mamalu) Türkmen oymaklarının beylerinden gelir. Bu oymaklar XVII. yüzyılın sonunda devletin iskân siyasetinin hedefi olmuştu. 1696'da Sorgun'da toplanan bir mecliste Mamalı oymakları, harap yerlerde ev yapıp ekin ekmeyi, yaylaya göçmekten vazgeçmeyi ve kendilerine gösterilen sınırlar içindeki geçitleri korumayı kabul etmişler, bu kabul bir hüccetle kayda geçmişti. Yerleştirilen obalar arasında "Turgut Oymak Beyi'nin oğlu Ömer Bey'e bağlı olan oba ve oymaklar" da sayılır. Ne var ki 1702'de yapılan bir soruşturma, oymakların çoğunun yerlerini bırakıp yeniden göçebe hayata döndüğünü ortaya koymuştur.

Alaca'nın Osmanlı dönemini inceleyen yerel bir çalışmaya göre Mamalı oymağının beylerinden Ömer Bey 1710'da Çorum sancakbeyliğinde görülür; Ömer Paşa 1718-1724 arasında Çorum sancağını elinde tutmuş, oymağına mensup kimselerle birlikte düzeni bozan hareketlere giriştiği için 1724'te cezalandırılarak öldürülmüştür. Bu bilgi Çelebizade Âsım'ın tarihine dayandırılır ve aynı çalışmada "bu zatın oğlu Osman Paşa'nın da Amasya mutasarrıflığında bulunduğu" ayrıca belirtilir. Böylece Hüsameddin'in verdiği soy bilgisi, Çorum yöresinin kendi tarih yazımıyla doğrulanmış olur. Hüsameddin'in 1128 [1716] yılı olayları arasında saydığı Mecidözü voyvodası "Mamalıoğlu Ömer Bey"in de aynı kişi olması kuvvetle muhtemeldir; Mecidözü, Çorum ile Amasya arasındaki konumu sebebiyle tarih boyunca zaman zaman Amasya'ya bağlanmış bir yerdir.

Aile Ömer Paşa'nın ölümüyle sahneden çekilmemiştir. 1732'de Mamalı Türkmenlerinin voyvodalığı Bozok'un güçlü ayan ailesi Çapanoğullarının elindeydi. 1770'lerde ise Çapanoğlu Mustafa Bey'in akrabalarından bazıları onun sertliğinden kaçıp Amasya, Merzifon ve Vezirköprü'ye kadar nüfuzunu yaymış olan Canikli Hacı Ali Paşa'ya sığınmış, Ali Paşa da bu kaçaklardan "Mamalıoğlu Şemsî Bey"in kışkırtmasıyla Alaca kasabasına kadar inmişti. Mamalıoğulları, XVIII. yüzyıl boyunca Çorum ile Amasya arasındaki ayan çekişmelerinde adı geçen bir aile olarak kalmıştır. Alaca'daki Eski Camii'nin 1763'te "Ömer Osman Paşa" tarafından yaptırıldığı da kaydedilir; bu adın bizim Osman Paşa ya da ailesiyle bir ilgisi olup olmadığı belirlenemedi.

"Alacalı" ve "Çakırpençeli"

Hüsameddin, paşanın "Alacalı" lakabının "ma'nâlı bir sûretde", yani imalı olarak kullanıldığını söyler. Alaca, paşanın memleketinin adı olduğu kadar "renk renk, karışık" anlamına gelen bir sıfattır; yazarın bu kelime oyunuyla paşanın güvenilmez, dönek tavrını ima ettiği anlaşılmaktadır, ancak bu bir yorumdur. Maddenin sonunda paşa bu kez "Çakırpençeli" diye anılır. Çakır, avcı bir doğan türüdür; halkın malına pençe atan bir yöneticiye takılmış olması muhtemel bu lakap, paşanın "irtikâbât" ile halkı bıktırdığı yolundaki kayıtla birlikte okunduğunda anlam kazanır. Babası gibi oğlunun da öldürülerek hayatını kaybetmesi dikkat çekicidir. Osman Paşa'nın nerede ve nasıl öldürüldüğüne dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Köprü Davasının Devamı

Bir önceki maddede, Köprü mahkemesini basıp kadıyı öldürenlerin Cevher Paşa'ya sunulan para karşılığında salıverildiği anlatılmıştı. Yeni mutasarrıf döneminde mütesellimliğe bir Köprü ayanının, "Ulu" lakaplı Torun Yakub Ağa'nın getirilmesi dikkat çekicidir. Yakub Ağa kasabanın içyüzünü bildiği için hem eski müftüyü hem de eski ayanı tutuklatmış ve soruşturmayı yeniden başlatmıştır. Metinde müftü ile ayanın artık "sâbık", yani eski diye anılması, ikisinin de olaydan sonra görevlerini kaybettiğini gösterir. Davanın nasıl sonuçlandığı Hüsameddin'de yer almaz; başka kaynaklarda da bu olaya dair bir kayda rastlanmadı.

Vefat Edenler ve Amasya Aileleri

Hüsameddin'in dipnotuna göre ayandan Kapancı Hacı Ahmed Ağa, Amasya'da Kapancı Oğulları denilen ailenin büyük atasıdır. Iydîzade Abdurrahim Efendi ise Amasya ve Merzifon'un ilim hayatında önemli yeri olan Iydîzadeler ailesine mensuptur. Hacıbayramoğulları diye de bilinen bu aileden 1686-1759 yılları arasında yaşayan Âkif Mustafa Efendi, "Koca Müftü" diye tanınmış, tıp, hadis ve tefsirle uğraşmış, Âkif mahlasıyla şiirler yazmış bir âlimdir. Amasya ulemasına dair "Kitâbü'l-Mecmû'" adlı eserin yazarı Âkifzade Abdurrahim Efendi de bu soydandır.

Kurdoğlu Hacı Hüseyin Ağa'nın mütevellisi olduğu Hızır Paşa ve Mehmed Paşa vakıfları, Amasya'nın XV. yüzyıldan kalma büyük hayır kurumlarıdır. II. Bayezid'in vezirlerinden Hızır Paşazade Mehmed Paşa'nın 1484'te kendi adına yaptırdığı Mehmed Paşa Medresesi bugüne ulaşmıştır. Eski baş ayan Gürcüzade Hacı İbrahim Bey'in 1158 rebiülahirinde [Mayıs 1745] "orduda" ölümü, Nâdir Şah'la süren savaş yıllarına denk gelir; Osmanlı ordusu birkaç ay sonra, Ağustos 1745'te Kağaverd'de ağır bir yenilgiye uğrayacaktı. İbrahim Bey'in yerine mütevelli olan oğlu Mustafa Paşa, ileriki maddelerde vezirlik rütbesiyle Ağrıboz valisi olarak yeniden karşımıza çıkar. Maddede adı geçen Müftüzade Hacı Halil Efendi, Zanalızade Şerif Mehmed Efendi, yeniçeri ağası İsmail Ağa ve kadı Abdülfettah Efendi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

Kitaplar

Diğer kaynaklar

4. Cildin Bakiyyesi içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.