İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · AMASYA TÂRÎHİ'NDEN ÜÇÜNCÜ DEVRE BAKİYYESİ

Ömer Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 649–650 • Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet ARSLAN

Özgün Metin

Bozokludur. Tokmak Hasan Paşa'nın oğludur. 1158 şa'bânının yirmi üçüncü günü Amasya mutasarrıfı olup baş a'yân Yeğenoğlu Ömer Bey mütesellim oldu.

Bu esnâda yirmi yedi yıl kadar Mısır'da mîrlivâ olan Amasyalı Bekir Beyzâde Hacı Osmân Bey bin Ömer Paşa Mısır'dan İstanbul'a gelip huzûr-ı hümâyûna kabûl ve taltîf [75] edilerek Bursa'ya gönderildi. Buradan da Amasya'ya geldi. Şevvâlinde sipâhîler ağası Amasyalı Hacı Bâkîoğlu Abdî Ağa bin Mustafâ Ağa ma'zûlen Amasya'ya gönderildi.

Zilka'de evâ'ilinde Amasyalı Firârî Hasan Paşazâde Abdullâh Bey vezâretle Kıbrıs vâlîsi ve zilhicce gurresinde mîrlivâ Hacı Osmân Bey'in büyük mahdûmu "Göleli" demekle meşhûr Mehmed Bey mîr-i mîrânlıkla Çorum mutasarrıfı, Amasya'ya gelen sipâhîler ağası Abdî Ağa da Amasya mütesellimi olup arefe günü şeyhu'l-ulemâ meşhûr Akdağlı Hacı Mustafâ Efendi vefât etdi.

1159 muharrem gurresinde kapıcıbaşılardan Hacı Feyzullâhoğlu Hacı Hüseyin Ağa baş a'yân ve Sadr-ı a'zam Hasan Paşa ağalarından Amasyalı Hacı Hüseyin Ağa da İstanbul'dan gelip bâ-fermân-ı âlî şehir kethüdâsı oldu.⁷⁰⁸

Şa'bân gurresinde ordu kadısı Amasyalı Hacı Kâsımoğlu Mehmed Rızâ Efendi Amasya kadısı⁷⁰⁹ olup Müftüzâde Abdulbâkî Efendi nâ'ibi oldu. [76]

Ramazânın yirmi sekizinci günü müftü Şeyh Mustafâ Efendi fetvâdan isti'fâ eylediğinden Fîrûz Ağa müderrisi Ziyâreli Hacı Ömer Efendi Amasya müftüsü ve zilka'de gurresinde Erzincânî Sâlih Efendi Amasya nâ'ibi oldu.

Dipnotlar

  • 708 Hacı Hüseyin Ağa, Amasya'da Şehir Kethudâsı Oğulları'nın büyük atasıdır. Bunlardan Şeyh Ârifî Mehmed Efendi ve Kâmil Ahmed Efendi, Ziyâ'eddîn Efendi meşhûrdur.
  • 709 Mehmed Rızâ Efendi, esbak Amasya mütesellimi Tatarağası Ömer Ağa'nın kardeşi oğludur.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Bozokludur. Tokmak Hasan Paşa'nın oğludur. 1158 [1745] yılı şaban ayının yirmi üçüncü günü Amasya mutasarrıfı oldu; baş ayan Yeğenoğlu Ömer Bey de mütesellim oldu.

Bu sırada yirmi yedi yıl kadar Mısır'da sancakbeyi olarak bulunan Amasyalı Bekir Beyzade Hacı Osman Bey bin Ömer Paşa Mısır'dan İstanbul'a geldi; padişahın huzuruna kabul edilip iltifat gördükten sonra Bursa'ya gönderildi. Oradan da Amasya'ya geldi. Şevval ayında sipahiler ağası Amasyalı Hacı Bâkîoğlu Abdi Ağa bin Mustafa Ağa görevinden alınmış olarak Amasya'ya gönderildi.

Zilkade ayının başlarında Amasyalı Firârî Hasan Paşazade Abdullah Bey vezirlik rütbesiyle Kıbrıs valisi oldu. Zilhicce ayının ilk günü sancakbeyi Hacı Osman Bey'in "Göleli" diye tanınan büyük oğlu Mehmed Bey beylerbeyi rütbesiyle Çorum mutasarrıfı, Amasya'ya gelen sipahiler ağası Abdi Ağa da Amasya mütesellimi oldu. Kurban Bayramı arefesinde ulemanın en büyüğü sayılan meşhur Akdağlı Hacı Mustafa Efendi vefat etti.

1159 [1746] yılı muharrem ayının ilk günü kapıcıbaşılardan Hacı Feyzullahoğlu Hacı Hüseyin Ağa baş ayan oldu. Sadrazam Hasan Paşa'nın ağalarından Amasyalı Hacı Hüseyin Ağa da İstanbul'dan gelerek padişah fermanıyla şehir kethüdası oldu.

Şaban ayının ilk günü ordu kadısı Amasyalı Hacı Kasımoğlu Mehmed Rıza Efendi Amasya kadısı, Müftüzade Abdülbaki Efendi de onun naibi oldu.

Ramazan ayının yirmi sekizinci günü müftü Şeyh Mustafa Efendi fetva görevinden istifa edince Firuz Ağa Medresesi müderrisi Ziyareli Hacı Ömer Efendi Amasya müftüsü oldu. Zilkade ayının ilk günü de Erzincanlı Salih Efendi Amasya naibi oldu.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mîrlivâ: sancakbeyi; Mısır'da bey rütbesindeki kumandanlar
  • huzûr-ı hümâyûn: padişahın huzuru
  • taltîf: iltifat etme, gönül alma, ödüllendirme
  • ma'zûlen: görevden alınmış olarak
  • evâ'il: bir ayın ilk on günü, başları
  • vezâret: vezirlik rütbesi
  • mîr-i mîrânlık: beylerbeyi rütbesi
  • arefe: bayramdan önceki gün; burada Kurban Bayramı arifesi
  • şeyhu'l-ulemâ: âlimlerin önde geleni
  • kapıcıbaşı: sarayda kapıcıların başı; taşrada önemli bir rütbe ve unvan
  • bâ-fermân-ı âlî: padişah fermanıyla
  • şehir kethüdâsı: şehrin işlerini halk adına yürüten, ayanla birlikte çalışan görevli
  • fetvâdan isti'fâ: müftülükten çekilme

Ömer Paşa ve Babası

Hüsameddin bu mutasarrıfı Bozoklu ve "Tokmak Hasan Paşa'nın oğlu" diye tanıtır. Bozok, bugünkü Yozgat'ın eski adıdır. Yozgat'ın Şefaatli ilçesine bağlı Paşaköy'de, kitabesine göre 1187'de [1773-74] Tokmak (Çerkez) Hasan Paşa tarafından yaptırılmış ahşap süslemeleriyle tanınan bir cami bulunmaktadır. Ancak bu caminin banisi, yapıyı valiliğe atandığı yıl yaptırmıştır ve 1745'te paşa olan bir oğlunun babası olması zor görünmektedir; büyük ihtimalle aynı lakabı taşıyan başka bir kişidir. Bozoklu Ömer Paşa ile babası hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Mısır'dan Dönen Bekir Beyzade Hacı Osman Bey

Maddenin en dikkat çekici kişisi, yirmi yedi yıl Mısır'da sancakbeyi olarak bulunduktan sonra memleketine dönen Bekir Beyzade Hacı Osman Bey'dir. Amasyalı bir ailenin oğlunun Mısır'da çeyrek asrı aşan bir süre sancakbeyi olarak kalması ve dönüşünde padişah tarafından kabul edilmesi, onun bu uzun hizmet sırasında hem servet hem de itibar kazandığını gösterir; memleketine döndükten sonra yaptırdığı eserler de bunu doğrular. Hüsameddin'in ilerideki maddelerinde Osman Bey'in önce Elbasan sancağını aldığı, sonra da Amasya'da Köprübaşı Mahallesi'ndeki konağının karşısında bir darülhadis ile kütüphane yaptırıp bunlara Alaca Hamamı ile İki Kapılı Han başta olmak üzere pek çok mülk vakfettiği anlatılır.

Amasya'nın darülhadislerini inceleyen Osman Keskiner, Köprübaşı Mahallesi'ndeki bu yapının "sâbık Mısır mîrlivâsı Amasyalı Bekir Beyzade el-Hac Osman Bey" tarafından 1164'te [1751] darülhadis olarak inşa edildiğini, dershanesinin ve kütüphanesinin çok iyi olduğunu kaydeder. Osman Bey'in ölümünden sonra oğlu Ebubekir Paşa vakfın mütevellisi olduğu için yapı "Bekir Paşa Medresesi" adıyla anılmıştır. Medrese, 1883 dolaylarında yıkılmaya yüz tutmuş, 1891'de ön cephesi yıkılıp altına dükkânlar, üstüne odalar yapılarak onarılmış ve günümüze ulaşmıştır. Hacı Osman Bey'in "Göleli" diye tanınan büyük oğlu Mehmed Bey'in beylerbeyi rütbesiyle Çorum'a mutasarrıf olması ise ailenin Mısır'dan dönüşten hemen sonra devlet katında ne kadar itibar gördüğünü gösterir.

Firârîzade Abdullah Paşa

Hüsameddin'in "Amasyalı Firârî Hasan Paşazade Abdullah Bey" dediği kişi, iki yıl sonra sadrazam olacak olan Seyyid Abdullah Paşa'dır. Abdülkadir Özcan'ın biyografisine göre Abdullah Paşa, "Kesici" lakaplı Kerküklü Firârî Seyyid Hasan Paşa'nın oğludur ve bu yüzden Firârîzade diye de anılır. Sarayda yetişmiş, silahşorluk, kapıcıbaşılık, kapıcılar kethüdalığı gibi görevlerde bulunmuş, 1738'de büyük mirahur olmuştur. Ocak 1746'da üç tuğlu vezir rütbesiyle, o güne kadar muhassıllıkla yönetilen ve sadrazamlara has olarak verilen, fakat o sırada eyalete çevrilen Kıbrıs'a vali tayin edilmiştir. Hüsameddin'in verdiği "zilkade başları" 1158 yılının Kasım sonu ile Aralık başına denk gelir; iki kayıt arasındaki birkaç haftalık fark, atamanın haberinin taşraya ulaşma süresiyle ya da kaynakların farklı belgelere dayanmasıyla açıklanabilir.

Bir noktada ise ayrılık vardır. Hüsameddin Abdullah Paşa'yı Amasyalı sayarken biyografi kaynakları babasını Kerküklü olarak tanıtır ve Amasya ile bir bağından söz etmez. Hüsameddin bir sonraki maddede aynı kişinin sadrazamlığını kaydederken onu "Amasya'da Çırçırlıoğlu diye meşhur Abdullah Paşa" diye anar. Ailenin Amasya ile bir bağı olup olmadığı, başka kaynaklarla doğrulanamadı.

Akdağlı Hacı Mustafa Efendi

Kurban Bayramı arifesinde vefat ettiği bildirilen Akdağlı Mustafa Efendi, XVIII. yüzyıl Amasya'sının en saygın âlimlerinden biridir. Hüsameddin onu Akdağ'ın Akviran köyünden gösterir ve hemen her anışında "meşhur" sıfatını kullanır; Şeyh Koca Mustafa Efendi'den söz ederken "Aşağı Pazar'da Akdağlı Mustafa Efendi, Yukarı Pazar'da bu muhterem zat Amasya'nın övünç kaynağı sayılırdı" der. Âkifzade de onu abid ve salih bir zat olarak tanıtır; Amasya'ya yolu düşen bütün vezirlerin ona uğrayıp elini öptüğünü, kendisinin ise onlardan hiçbir şey istemediğini anlatır. Hüsameddin'e göre 1151'de [1738-39] Torumtay Medresesi'ne müderris olmuş, 1154'te [1741] ulema ve ayanın ısrarıyla Amasya müftülüğünü kabul etmiştir.

Eyüp Öztürk'ün onun üzerine yaptığı araştırma, Akdağlı'nın tütün içmenin haram olduğunu savunan Arapça bir risale yazdığını, bu risalede tütün içenlere karşı çok sert bir dil kullandığını ve bu yönüyle Kadızadeliler hareketine fikren yakın durduğunu ortaya koyar. Risaleye Mehmed et-Trabzonî adlı bir âlim, tütünün mubah olduğunu savunan sert bir reddiye yazmıştır. Öğrencileri arasında Cûî İbrahim Efendi, "Uzun Müderris" lakaplı Hacı Süleyman Efendi ve "Uzun Müftü" lakaplı Abdullah Efendi gibi Amasya'nın sonraki kuşak ulemasının önde gelenleri bulunur.

Ölüm tarihi kaynaklarda farklıdır. Bağdatlı İsmail Paşa 1150 [1737-38], Âkifzade 1160 [1747-48] yılını verirken Hüsameddin'in bu maddedeki kaydı 9 Zilhicce 1158'e, yani 1 veya 2 Ocak 1746'ya denk gelir. Öztürk, Bağdatlı'nın tarihinin hayatına dair diğer bilgilerle bağdaşmadığı için kesinlikle yanlış olduğunu, Hüsameddin ile Âkifzade arasında ise tercih yapmayı sağlayacak bir delil bulunmadığını belirtir. Hüsameddin'in güne kadar inen kaydı, bayram arifesi gibi akılda kalıcı bir zamana bağlanmış olması bakımından dikkate değerdir.

Şehir Kethüdası Oğulları ve Diğer Aileler

Hüsameddin'in dipnotlarına göre bu maddede şehir kethüdası olan Hacı Hüseyin Ağa, Amasya'da Şehir Kethüdası Oğulları denilen ailenin büyük atasıdır; bu aileden Şeyh Ârifî Mehmed Efendi, Kâmil Ahmed Efendi ve Ziyaeddin Efendi meşhur olmuştur. Kadılığa getirilen Hacı Kasımoğlu Mehmed Rıza Efendi ise daha önce Amasya mütesellimliği yapmış olan Tatarağası Ömer Ağa'nın kardeşinin oğludur. Müftülüğe getirilen Ziyareli Hacı Ömer Efendi, adını Amasya'nın kuzeydoğusunda, Akdağ'dan Yeşilırmak'a inen bir dağın eteğindeki Ziyere (Ziyâre) köyünden alır; burası bugün Ziyaret adıyla anılmaktadır. Ömer Efendi'nin müftülüğü kısa ve talihsiz olacak, bir sonraki maddede anlatılan savaş yardımı yolsuzluğu yüzünden azledilip bu köye sürülecektir. Maddede adı geçen Yeğenoğlu Ömer Bey, Hacı Bâkîoğlu Abdi Ağa, Hacı Feyzullahoğlu Hacı Hüseyin Ağa, Müftüzade Abdülbaki Efendi ve Erzincanlı Salih Efendi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

  • Osman Keskiner, "Amasya Dârü'l-Hadisleri ve Kültürümüzdeki Yeri", Anadolu'da Hadis Geleneği ve Dâru'l-Hadisler Uluslararası Katılımlı Sempozyumu, ed. Muhittin Düzenli, Samsun, 2011.
  • Abdülkadir Özcan, "Abdullah Paşa, Seyyid", TDV İslâm Ansiklopedisi, Ek-1, 2020, https://islamansiklopedisi.org.tr/abdullah-pasa-seyyid
  • Eyüp Öztürk, "Kadızâdeli-Halvetî Kamplaşmasında Amasyalı Bir Âlim: Akdağlı Mustafa Efendi", Uluslararası Amasya Âlimleri Sempozyumu Bildiriler Kitabı II, Amasya, 2017, https://isamveri.org/pdfdrg/G00226/2017/2017_OZTURKE.pdf

Kitaplar

Diğer kaynaklar

4. Cildin Bakiyyesi içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.