Hellenistik çağın krallıklarında taht devri çoğu zaman kardeş kanıyla ya da en azından sert bir hanedan rekabetiyle anılır. Pontus Krallığı'nın altıncı hükümdarı IV. Mithridates ise adını bunun tersine bir uygulamayla duyurmuştur. Tam unvanı Mithridates Philopator Philadelphos olan kral, kız kardeşi Laodike ile evlenmiş, sikkelerde onunla birlikte betimlenmiş ve ona eş hükümdar olarak yer vermiştir. Antik yazarlar saltanatı hakkında çok az şey söyler. Elimizde birkaç satırlık tarihî kayıt, Roma'da ve Delos'ta bulunmuş iki yazıt, bir avuç sikke ve bölge siyasetinin genel seyri vardır. Bu kıt malzeme, yaklaşık yüz elli yıldır numismatlar ile epigrafların uğraştığı bir bilmeceye dönüşmüş; kralın adı, tarihi, hatta varlığı bile zaman zaman başka hükümdarlarla karıştırılmıştır. Aşağıdaki anlatı bu malzemenin gösterdiği kadarıyla yetinir ve araştırmacıların ayrıldığı yerleri açıkça belirtir.

Hanedanın Arka Planı

Pontus Krallığı, Karadeniz'in güney kıyısında ve iç bölgelerinde, Amasya çevresindeki vadilerle Sinope ve Amisos gibi liman kentlerini kapsayan, Pers soylu bir hanedanın yurdudur. Kurucusu I. Mithridates Ktistes'ten sonra Ariobarzanes, II. Mithridates ve III. Mithridates sırasıyla tahta çıktı. Hanedan, Pers kökenini korurken Makedon kökenli Seleukos hanedanıyla evlilik bağları kurdu. II. Mithridates'in karısı, Seleukos kralı II. Antiokhos'un kızı Laodike idi. III. Mithridates'in kız kardeşlerinden biri de Büyük Antiokhos'un ilk karısı oldu. Pers ve Yunan kökenin bu iç içe geçişi, IV. Mithridates'in sikkelerinde de görülür.

Amasya bu hanedanın iç bölgedeki eski kraliyet merkezidir. Strabon, kendi kenti olan Amaseia'yı anlatırken kayalara oyulmuş kralların mezarlarından ve Yeşilırmak'ın kıvrıldığı derin vadiden söz eder. Pharnakes'in Sinope'yi almasıyla krallığın ağırlığı kıyıya doğru kaydı, ama Amasya'nın hanedan açısından önemi sürdü. Kimi kaynaklara göre IV. Mithridates'in yeğeni V. Mithridates atalarının Amasya'daki kral mezarlarına gömüldü; IV. Mithridates'in kendi mezarının yeri ise bilinmez. Amasya çevresi kralın döneminin parasal tarihine de dolaylı bir tanıklık eder: 1860'ta Amasya'da bulunan bir gümüş definede ağabeyi Pharnakes'in birkaç sikkesi çıkmış, buna karşılık kentin yakınındaki Kürtler köyü topraklarında bulunan ve MÖ 230-220 dolaylarında gömülen Kirazlı definesindeki 822 gümüş sikkenin hiçbiri Pontus krallarına ait değildir.

IV. Mithridates, III. Mithridates'in ve Seleukos kökenli bir Laodike'nin oğludur. İki kardeşi vardı: ağabeyi I. Pharnakes ve kız kardeşi Laodike. Hanedan listesinde Mithridates I, Ariobarzanes, Mithridates II, Mithridates III, Pharnakes ve Mithridates IV sırasıyla geldiği için kral altıncı hükümdar sayılır. Appianos'un sayımı da bu düzene uyar; ona göre VI. Mithridates hanedanın sekizinci kralı, aynı adı taşıyanların altıncısıdır. III. Mithridates'in saltanat yılları belirsizdir ve kimi araştırmacılar varlığını bile tartışmalı bulur, ama oğullarının ve kızının kimliği yazılı kaynaklarda açıkça geçer. Kardeşlik bağı Delos'ta bulunan bir yazıtla da belgelenir; bu yazıtta Laodike, "kral Pharnakes'in ve Mithradates'in kız kardeşi" olarak anılır. Belçikalı numismat François de Callataÿ, kralların numaralandırmasının bile modern bir uzlaşıdan ibaret olduğunu hatırlatır: hanedanın sırası ancak XIX. yüzyılın sonunda Théodore Reinach'ın çalışmalarıyla oturmuş, Reinach da yeni buluntular geldikçe görüşünü birkaç kez değiştirmiştir.

Pharnakes Döneminin Mirası

IV. Mithridates'in saltanatını anlamak için ağabeyinin siyasetine bakmak gerekir. Pharnakes, MÖ 183'ten önce tahttaydı ve o yıl Karadeniz kıyısının en önemli kentlerinden Sinope'yi ele geçirmişti. Pontus kralları bu liman kentini uzun süredir hedefliyordu. Rodoslular Roma'ya elçi göndererek saldırıdan şikâyet ettiler, ama sonuç alamadılar. Aynı yıllarda Pharnakes, Pergamon Kralı II. Eumenes ile de anlaşmazlığa düştü. MÖ 181 baharında Roma'ya gönderilen elçilerin dönüşünü beklemeden hem Eumenes'e hem Kappadokia Kralı IV. Ariarathes'e saldırdı ve büyük bir orduyla Galatia'ya girdi. Roma Senatosu'nun gönderdiği heyet Pergamon'da görüşmeler yürüttü, ama Pharnakes'in istekleri haksız bulunarak reddedildi ve savaş yeniden alevlendi. Çatışmalar kesintilerle MÖ 179 yazına kadar sürdü. Bithynia Kralı II. Prusias da bu savaşta Eumenes'in yanında yer almıştı. Eumenes'in kardeşi Attalos'un, yani ileride II. Attalos olacak prensin, MÖ 182 ile 179 arasında Pontus'u yenerek toprak kazandığı da kaynaklarda geçer.

Eumenes ile Ariarathes'in birleşik gücüne dayanamayan Pharnakes barış istedi. Polybios'un aktardığı antlaşma metni ağır şartlar taşır. Pharnakes hiçbir bahaneyle Galatia'ya girmeyecek, Galatlarla yaptığı bütün antlaşmalar geçersiz sayılacak, Paphlagonia'dan çekilecek, oradan sürdüğü halkı yurtlarına geri gönderecek, silahları ve savaş malzemesini iade edecekti. Ariarathes'ten aldığı yerleri aldığı hâliyle geri verecek, rehineleri bırakacak, Karadeniz kıyısındaki Tios kentini de teslim edecekti. Esirler ve kaçaklar fidyesiz iade edilecek, Morzios ile Ariarathes'ten alınan para ve hazineler karşılığında dokuz yüz talant, Eumenes'e de savaş giderleri için ayrıca üç yüz talant ödenecekti. Tios, kısa süre sonra Eumenes tarafından, bunu isteyen Prusias'a hediye edildi. Pharnakes bütün fetihlerini yitirdi; yalnızca Sinope elinde kaldı.

Polybios, Pharnakes'i kibirli ve sert mizaçlı biri olarak niteler; bir başka yerde onun yasaları hiçe saymakta kendisinden önceki bütün kralları geride bıraktığını yazar. Bu yargı Roma yanlısı bir tarihçiden geldiği için tarafsız sayılmaz, ama Pharnakes döneminde komşu krallıklarla uzun süren çatışma gerçektir. Pharnakes, Antiokhos Epiphanes'in kızı Seleukos prensesi Nysa ile MÖ 160 ya da 159'da, Seleukos Kralı I. Demetrios'un diplomasisiyle evlendi. Atinalıların Delos'ta çiftin onuruna dikilen yazıtı, altın taç verildiğini ve bronz heykeller yaptırıldığını bildirir; yazıtın tarihi bu evliliğin zamanını da sabitler. Çocukları V. Mithridates ile Nysa idi. Pharnakes'in MÖ 170'te hâlâ tahtta olduğu tesadüfen geçen bir kayıttan anlaşılır; MÖ 154'te ise ölmüş, yerine kardeşi IV. Mithridates geçmişti.

Tahta Çıkış ve Tarihlendirme

IV. Mithridates'in adının kaynaklarda ilk kez nerede geçtiği bile tartışmalıdır. MÖ 179 barışının metninde barışın bir yanda Eumenes, Prusias ve Ariarathes, öteki yanda "Pharnakes ve Mithridates" arasında yapıldığı yazar. Bu Mithridates'in kralın kardeşi olduğu, yani prensin daha o zaman egemenlikten bir pay aldığı ileri sürülmüştür; Alman tarihçi Benedikt Niese bu görüşü savunmuştur. Eduard Meyer ise bu yoruma katılmamıştır. Aynı antlaşmada, Eumenes'le yaptığı antlaşmayı çiğneyip Ariarathes'e savaş açtığı için üç yüz talant cezaya çarptırılan bir başka Mithridates, "Armenia satrapı" Mithridates de geçer. Metindeki adın bu satrapı mı yoksa Pontus prensini mi gösterdiği kesin değildir. Bu nedenle MÖ 179'u kralın siyasete ilk girdiği yıl olarak kabul etmek bir olasılıktır, kanıtlanmış bir olgu değildir.

Tahta çıkış tarihi de bilinmez. Kesin olan, MÖ 154'te ya da hemen öncesinde Pontus kralı olarak, Pergamon Kralı II. Attalos'a yardımcı kuvvet gönderen biri biçiminde anılmasıdır. Saltanatın sonu yaklaşık MÖ 150 olarak kabul edilir. Başlangıç için önerilen tarihler ise geniş bir aralığa yayılır. Klasik çağ ansiklopedisi Pauly-Wissowa'daki madde saltanatı yaklaşık MÖ 170-150 arasına koyar; Reinach ve onu izleyen Callataÿ MÖ 169 dolayından söz eder ve Laodike ile ortak sikkeleri MÖ 162-150 arasına yerleştirir. Kimi kaynaklar ise saltanatı yaklaşık MÖ 160'tan 150'ye uzanan bir dönem olarak verir. MÖ 170 civarı bir başlangıç, Pharnakes'in Polybios'taki son anılışından türetilmiştir. Oysa Pharnakes ile Nysa'nın evliliğini kutlayan Delos yazıtı MÖ 160/159'a tarihleniyorsa, Pharnakes o yıllarda hâlâ hayattaydı ve iki tarih birbirini zorlar. Bu çelişkiyi çözen bir belge yoktur; erken başlangıç tarihlerinin yazıtla bağdaşmakta güçlük çektiği bizim çıkarımımızdır. Bu ayrılık antik yazarların suskunluğundan ve sikke buluntularının yalnızca göreli bir sıra vermesinden doğar. Bu nedenle başlangıç için tek bir yıl söylemek yerine, MÖ 150'lerin ortasından önce başlayıp yaklaşık MÖ 150'de bittiğini söylemek daha temkinlidir.

Unvanın kendisi de bilgi taşır. Philopator babayı seven, Philadelphos kardeşi seven demektir. Her iki sıfat Hellenistik hanedanlarda sık kullanılırdı. Philadelphos unvanının en bilinen örneği, kız kardeşi II. Arsinoe ile evlenen Mısır kralı II. Ptolemaios'a aittir ve Pergamon'da II. Attalos da aynı sıfatı taşıdı. Pontus'un ortak sikkelerinde Ptolemaios örneğinin uyarlanması, kardeş evliliğinin hangi çevreden etkilenerek benimsendiği sorusunu akla getirir. Kimi araştırmacılar Pers geleneklerindeki akraba evliliklerine de dikkat çeker. Bu açıklamalardan hiçbiri kesinleşmiş değildir, çünkü kral seçimi hakkında yazılı bir gerekçe bırakmamıştır.

Sikkelerde Eş Hükümdarlık

Saltanatın en somut belgesi sikkelerdir ve sayıları şaşırtıcı ölçüde azdır. Callataÿ'ın 2009'da yayımlanan kalıp çalışması, III. Mithridates'ten V. Mithridates'e kadar yaklaşık bir yüzyılı kapsayan Pontus kraliyet sikkelerinin bütününden yüzden az örnek toplayabilmiştir. Bunların arasında IV. Mithridates'in kendi adına bir altın stater ile on dört tetradrahmi, kralla kraliçenin ortak adına beş tetradrahmi, yalnız Laodike adına ise tek bir tetradrahmi ve kuşkulu bir stater vardır. Kralın tetradrahmileri altı, ortak tetradrahmiler yalnızca iki ön yüz kalıbından çıkmıştır. Bu sikkelerin modern dünyaya geç ulaştığı da görülür: kralın tetradrahmisi ilk kez 1877'de, kral ile kraliçenin ortak tetradrahmisi ancak 1900'lerin başında Reinach tarafından yayımlanmıştır.

IV. Mithridates'in yalnızca kendi adıyla bastırdığı tetradrahmilerde ön yüzde kralın diademli başı, ters yüzde Perseus betimlenir. Perseus ayakta, mantosu, sivri ve kıvrık miğferi ve kanatlı çizmeleriyle gösterilir; bir elinde harpe adı verilen kıvrık kılıcı, öteki elinde Medusa'nın başını tutar. Başının üstünde hanedanın simgesi sayılan sekiz ışınlı yıldız ile hilal yer alır. Yazı kralı "babasını ve kardeşini seven" sıfatlarıyla anar. Perseus bir Yunan kahramanıdır, ama Persler onu kendi geçmişleriyle ilişkilendirmişti. Bu sikke, kralın hem Pers hem Yunan kökenini vurguladığı bir seçim olarak yorumlanır ve evliliğinden önce basılmış olabilir. Tek örneği bilinen altın staterde ise ters yüzde uzun giysili ve elinde asa tutan Hera ayakta durur; yanında yine hilal ile sekiz ışınlı yıldız vardır. Bu stater ancak XX. yüzyılın ortasında yayımlanmıştır.

Laodike ile birlikte basılan tetradrahmilerde ise iki yüz birden vardır. Ön yüzde Mithridates ile Laodike'nin örtülü çift portresi görülür. Arka yüzdeki Yunanca yazı kral Mithridates'in ve kraliçe Laodike'nin unvanını verir ve ikisini birden "Philadelphoi", yani kardeşini sevenler olarak adlandırır. Yazının yanında Zeus ile Hera biçiminde betimlenmiş çift ayakta ve cepheden gösterilir. Hera sağ elinde asa tutar. Defne taçlı Zeus ise sağ elinde asa, sol elinde yıldırım taşır. Bu seçim bir Helenizm bildirisi olarak okunur. Bilinen beş ortak tetradrahminin üçü, 1900'de Samsun'da bulunan ve MÖ 150 dolaylarında toprağa gömüldüğü düşünülen bir definededir; bu, sikkelerin krallığın kendi topraklarında dolaştığını gösteren az sayıdaki kanıttan biridir.

Laodike adına, yalnızca kendi unvanıyla basılmış tek bir tetradrahmi bilinir. Paris'teki örnek üç parçaya kırılmış hâldedir. Kraliçe ön yüzde örtülü başla gösterilir, arka yüzde ise Hera biçiminde, uzun giysiyle ve elinde asayla ayakta betimlenir; unvanı kraliçe Laodike olarak okunur. Reinach bu sikkedeki Laodike'yi bir zamanlar V. Mithridates'in karısı ve VI. Mithridates'in annesi saymıştı. B. C. McGing ve Callataÿ ise portrenin ortak tetradrahmideki kraliçe portresine benzerliğine dayanarak sikkeyi IV. Mithridates'in kız kardeşi Laodike'ye verir. McGing, Laodike'nin kendi adına basılan sikkelerindeki portrenin ortak tetradrahmideki portreyle benzerliğine ve aynı Hera arka yüzüne dayanarak, kraliçenin kralın eş hükümdarı olduğunu çok olası bulur.

Laodike adına bir de altın stater bilinir; ancak bu parçanın gerçekliği tartışmalıdır. Sikke 2001'de bir müzayedede ortaya çıkmış ve 220.000 İsviçre frangına satılmıştır. Ön yüzde kraliçenin örtülü büstü, arka yüzde çift bereket boynuzu ile altı ışınlı bir yıldız yer alır; unvanı "ünlü ve kardeşini seven kraliçe Laodike" biçimindedir. Epiphanes, yani ünlü sıfatı, bilinen Yunan sikkeleri arasında bir kraliçeye verilmiş tek örnek olur. Callataÿ ağırlığın kusursuz, üslubun akla yatkın olduğunu kabul etmekle birlikte birçok kuşku nedeni sıralar. Hanedanın amblemi istisnasız biçimde sekiz ışınlı yıldız ile hilaldir ve altı ışınlı yıldızın bu bağlamda bir anlamı yoktur. Bereket boynuzu, bir Mısır örneğinin iki bağlam da tam anlaşılmadan uyarlandığı izlenimini verir. Portre tetradrahmidekinden farklıdır ve Pontus'tan çok Ptolemaios üslubunu andırır. Arka yüzün şaşırtıcı ölçüde düz olması ve sikkenin neredeyse hiç kullanılmamış görünmesi de modern sahtelerde sık rastlanan özelliklerdir. Callataÿ'a göre parçanın sahte olduğunu kesin olarak gösteren bir kanıt yoktur, ama ona çok kuşkuyla yaklaşmak için yeterli neden vardır. Bu yüzden "Epiphanes" sıfatı üzerine kurulacak her yorum da aynı kuşkuyu taşır.

Delos'ta Laodike için bir heykel ve yazıt dikilmiş olması, adının Pontus dışında da duyulduğunu gösterir. Antik yazarlar kraliçeden hiç söz etmez; onu yalnızca sikkeler, yazıtlar ve heykel tanıtır. Bu yüzden siyasi ağırlığı hakkında söylenenler kesin hükümden çok sikke kanıtının yorumudur. Çiftin çocuğu olduğuna dair bir kayıt yoktur ve evlilik tarihi de bilinmez. Pontus'un kraliyet evlilikleri ve kraliçeleri ayrı bir yazının konusudur; burada yalnızca birliğin, saltanatın yönetim biçimini belirlediği ölçüde anılması yeterlidir. Mithridates'in çocuğu olmadığı düşünüldüğü için taht yeğeni V. Mithridates'e, yani ağabeyi Pharnakes'in oğluna geçti.

Sikkelerin Sınırlı Kullanımı ve Bir Tartışma

Kalıp sayıları, bu sikkelerin hangi amaçla basıldığı konusunda da fikir verir. Callataÿ'ın hesabına göre III. Mithridates'ten IV. Mithridates'e kadar yetmiş yıl kadar süren dönemde bütün Pontus kralları toplam otuz kadar tetradrahmi ön yüz kalıbı kullanmıştır. IV. Mithridates'in kendi tetradrahmileri için tahmin dokuz kalıp civarında, ortak tetradrahmiler için üç kalıp kadardır. Bu, VI. Mithridates'in otuz yılda bastırdığının altıda biri, yıllık ortalama olarak ise on dördüncü biri kadardır. Pontus definelerinde kraliyet sikkesinin neredeyse hiç çıkmaması, Ordu'da bulunan ve MÖ 150'den sonra gömülen iki yüzü aşkın tetradrahmilik definede bile tek bir Pontus kralı sikkesinin olmaması bu tabloyu doğrular. Kraliyet sikkesi bronz küçük paralarla desteklenmediği için gündelik alışverişe girmemiş, büyük olasılıkla paralı askerlere ödeme gibi sınırlı, askerî amaçlarla basılmıştır. Callataÿ bu nedenle sikke tasvirlerinin propaganda değerinin abartılmaması gerektiğini de vurgular. Ortak sikkelerdeki Zeus ile Hera'nın ne kadar geniş bir kitleye ulaştığı bu sınırlamayla birlikte düşünülmelidir.

Sikkelerin sırası da tartışmasız değildir. İngiliz numismat Harold Mattingly 1998'de, III. Mithridates'e verilen sikkelerin aslında IV. Mithridates'in ilk dönemine ait olduğunu, bunu kral ile Laodike'nin ortak sikkelerinin ve en son kralın tek başına bastırdığı sikkelerin izlediğini öne sürdü. Callataÿ bu öneriyi birkaç gerekçeyle reddeder: Mattingly'nin dayandığı definelerdeki sikkeler sanıldığı kadar taze olmayıp aşınmış ve bozuk durumdadır; III. Mithridates'in portreleri IV. Mithridates'inkilerle bağdaşmaz ve daha yaşlı bir yüz gösterir; IV. Mithridates'in tek başına bastırdığı sikkelerdeki portre ise kız kardeşiyle göründüğü sikkelerdekiyle hemen hemen aynıdır. Ağırlıklar da geleneksel sırayı destekler; tetradrahmilerin ortanca ağırlığı III. Mithridates'te 16,97, Pharnakes'te 16,85, IV. Mithridates'te ise 16,83 gramdır ve bu, sikke ağırlıklarının zamanla yavaşça düşmesi eğilimine uyar.

Portreler modern araştırmacıların yargılarını da kışkırtmıştır. Danimarkalı numismat Otto Mørkholm, Pontus krallarının sikkelerindeki gerçekçi portreleri Hellenistik portre sanatında benzeri olmayan bir galeri olarak övmüştü. Başka yazarlar ise aynı yüzleri aşağılayıcı benzetmelerle anlattı; bunlardan biri IV. Mithridates'in profilini sefil bir ayyaşınkine benzetecek kadar ileri gitmiştir. Callataÿ, bu tür yorumların XIX. yüzyıl ırk kuramlarının izini taşıdığını belirterek onları açıkça eleştirir.

Roma ve Pergamon'la Yakınlık

IV. Mithridates'in dış siyaseti, ağabeyinin çatışmacı çizgisinden belirgin biçimde ayrılır. Bunun en açık belgesi, Bithynia Kralı II. Prusias ile Pergamon Kralı II. Attalos Philadelphos arasındaki savaşta Pergamon'un yanında yer almasıdır. Saldırıyı başlatan Prusias'tı. Bithynia kralı MÖ 156 ile 154 arasında Pergamon topraklarına girmiş, ama sonunda Roma'nın baskısıyla geri çekilmek zorunda kalmıştı. Polybios'un anlatısına göre Attalos daha kış aylarında büyük kuvvetler toplamaya başlamış, Ariarathes ile Mithridates de aralarındaki ittifakın şartları gereğince ona atlı ve yaya askerlerden oluşan bir ordu göndermişti. Bu ordunun başında Kappadokia kralının oğlu Demetrios bulunuyordu. Pauly-Wissowa'daki madde bu yardımı MÖ 156'ya, kimi kronolojiler ise MÖ 154'e koyar.

Bu kısa kayıt, Pontus'un katkısı hakkında bildiğimiz hemen her şeydir. Polybios'un ifadesine göre iki kral tek bir ordu göndermiş ve bu ordu Kappadokyalı bir prensin komutasına verilmişti. Birliğin büyüklüğü, harekâtın yeri ve sonuca etkisi hakkında kaynaklar bilgi vermez. Savaşın sonunu ise Roma diplomasisi belirledi. Senato'nun gönderdiği on elçi Prusias'ı tehditkâr bir dille uyardı; Prusias isteklerin çoğuna direnince Romalılar onunla dostluk ve ittifakı bozdular. Aynı sıralarda Athenaios komutasındaki seksen güverteli gemilik bir donanma Hellespontos kıyısında Prusias'a bağlı kentlerin topraklarını yağmalıyordu. Senato'nun ardından gönderdiği Appius Claudius, Lucius Oppius ve Aulus Postumius iki kralı barışa razı etti. Prusias hemen yirmi güverteli gemiyi Attalos'a verecek, yirmi yılda beş yüz talant ödeyecek, Methymna, Aigai, Kyme ve Herakleia'ya verdiği zarar için de yüz talant tazminat ödeyecekti. Her iki taraf savaştan önceki topraklarını koruyacaktı.

Bu ağır tazminat Prusias'ın sonunu da hazırladı. Prusias yaşlandığında sonradan evlendiği kadından olan çocuklarını mirasçı yapmak, oğlu II. Nikomedes'i ise saf dışı bırakmak istedi. Nikomedes'i ödemelerin hafifletilmesi için Roma'ya gönderdi ve başarısız olursa onu öldürmesi için yanındaki elçi Menas'a talimat verdi. Menas, Nikomedes'e ihanet etmek yerine ona taraf oldu. Nikomedes kendini kral ilan etti ve II. Attalos'un desteğini aldı. Prusias, sığındığı Zeus tapınağında Nikomedes'in adamlarınca MÖ 149'da öldürüldü. IV. Mithridates'in saltanatı da yaklaşık aynı yıllarda sona ermişti.

Pergamon'un yanında yer alma kararı, Pontus ile Roma Cumhuriyeti ve müttefikleri arasında bir dostluk siyasetinin başlangıcı sayılır; bu çizgi VI. Mithridates Eupator'a kadar sürecekti. Kaynakların özeti kısadır: Mithridates Romalılarla müttefikti ve II. Attalos'u, Avcı lakaplı II. Prusias'a karşı destekledi. Bu yine de IV. Mithridates'in barışçıl bir hükümdar olduğu yargısını bir ölçüde yoruma bırakır. Güvenle söylenebilecek olan, ağabeyi Pharnakes'in Pergamon, Kappadokia ve Bithynia ile savaştığı bir dönemin ardından kralın bu devletlerle ve Roma ile çatışmaya girmediği, Pergamon'un yanında yer aldığıdır. Saltanatı hakkında bilinenin çok az olduğunu kaynaklar da kabul eder.

Kapitol'deki İthaf Yazıtı

IV. Mithridates'in Roma ile ilişkisini gösteren en dikkat çekici belge, Roma'da Kapitol tepesinde bulunmuş iki dilli bir yazıttır. Latince ve Yunanca metin, Kral Mithridates Philopator ve Philadelphos'un, Kral Mithridates'in oğlu olarak, kendisiyle Romalılar arasındaki dostluk ve ittifak nedeniyle Roma halkının bir heykelini ithaf ettiğini bildirir. Yunanca metinde Roma halkı kralın "dostu ve müttefiki" olarak anılır ve ithafın ona gösterilen iyi niyet karşılığında yapıldığı söylenir. Yazıt, bu işi yürüten elçilerin adlarını da korumuştur: Naimanes oğlu Naimanes ile Maes oğlu Maes. Taşın büyük kısmı kırık olduğu için metnin bir bölümü bugün tamamlanarak okunmaktadır.

Yazıtın kime ait olduğu uzun süre tartışıldı. Theodor Mommsen, yazıtın bulunduğu taş grubunu Sulla dönemine tarihlediği için bu Mithridates'i VI. Mithridates Eupator'un, başka bir kaynaktan tanınmayan bir oğlu saydı. Reinach ise sikke kanıtına dayanarak Philopator Philadelphos unvanlarını taşıyan bilinen tek Mithridates'in IV. Mithridates olduğunu gösterdi. Pauly-Wissowa'daki maddede aktarıldığına göre Reinach, aynı taş bloka işlenmiş olan Likya Birliği'nin kararından yola çıkarak ithafın MÖ 168 dolayında, Roma'nın Likyalılara özgürlüklerini geri verdiği yılda yapıldığı sonucuna varmıştı. Amerikalı tarihçi Ronald Mellor 1978'de bu tartışmayı yeniden ele aldı. İtalyan epigrafçı Attilio Degrassi'nin gösterdiği gibi yazıtlar aynı ölçüde traverten bloklar üzerindedir ve Kapitol'deki Iuppiter tapınağının yakınında en az yirmi metre çevresi olan büyük bir anıtın parçasıdır; harf biçimleri de MÖ I. yüzyılı düşündürür. Mellor, MÖ 83'te Iuppiter tapınağını yok eden yangından sonra hasar gören eski ithafların Sulla döneminde yeni bir anıta yeniden kazınmış olabileceğini önerdi. Bu görüşe göre IV. Mithridates'in ithafı MÖ 160'larda yapılmış, bugün gördüğümüz taş ise yaklaşık bir yüzyıl sonra yenilenmiş bir kopyadır.

Yazıt, Pontus'un Roma ile ilişkisine dair antik anlatıyla da tam örtüşmez. Appianos, Romalılarla dostluk kuran ilk Pontus kralının V. Mithridates Euergetes olduğunu yazar. Mellor, Appianos'un Pontus taht sırası konusunda pek açık olmadığını hatırlatır. Kapitol yazıtı IV. Mithridates'e ait sayıldığı sürece, Roma ile resmî "dostluk ve ittifak" ilişkisi en az bir kuşak öncesine çekilmiş olur.

Amisos Define Buluntusu

1995'te Samsun'un İlkadım ilçesine bağlı Cedit Mahallesi'nde yol genişletme çalışması sırasında Pontus dönemine ait bir mezar odası ortaya çıktı. Buluntuya Amisos Definesi denir ve bugün Samsun Müzesi'nde (Arkeoloji ve Atatürk Müzesi) sergilenir. Altın, metal, cam ve pişmiş topraktan 64 parçadan oluşan define, bulunduğu yerde ilk biçimiyle ele geçen bir mezar buluntusu olarak özel bir değer taşır. Basına yansıyan envantere göre içinde saf altından bir kral tacı, on beş altın düğme, dört altın bilezik, on sekiz kırık bilezik, bir altın toka, iki küpe, on büyük gerdanlık, taşlı bir yüzük, yirmi dört kolye, dört yüz yirmi dört boncuk, bir cam kâse, dört toprak kap, üç kandil ve bir toprak tabak bulunuyordu. Altın ağız ve göz bantları, iki metre uzunluğunda bir kolye ve telkari tekniğiyle yapılmış aslan başlı bilezikler en çok dikkat çeken parçalardır.

Buluntunun IV. Mithridates'e ait olabileceği ileri sürülmüştür. Bu atıf kesin bir kanıta dayanmaz; kralın mezarının yerini gösteren bir yazıt bilinmemektedir. Tarihlendirme konusunda da görüş birliği yoktur. Samsun Müzesi'nin altın eserlerden sorumlu arkeoloğu 2025'te verdiği bir demeçte hazinenin VI. Mithridates dönemine tarihlendiğini, ancak daha eskiye ait olabileceğine dair ciddi belirtiler bulunduğunu söylemiştir. Bu durumda definenin IV. Mithridates'le ilişkisi, mümkün ama kanıtlanmamış bir olasılık olarak kalır.

Hüsameddin'in Anlatısında Philopator ve Philadelphos

Amasya'nın yerel tarih yazımı bu krala farklı bir yoldan ulaşmıştır. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi'nin Pontus krallarını anlattığı bölümünde, bugün tek bir hükümdara ait bilinen iki sıfatı iki ayrı krala dağıtır. Onun sıralamasında "Dördüncü Mihridâd" adını verdiği hükümdar, Yunanlıların "Filapatur" dediği, yani "babasını seven" anlamı verilen kraldır. Hüsameddin bu sıfatın aslında Turanlıların cesur ve yiğit hükümdara verdiği "Batur", yani kahraman sözünden geldiğini, Yunanlıların onu sonradan kendi dillerine uydurduğunu ileri sürer ve "herkes babasını sever" diyerek Yunanca açıklamayı anlamsız bulur. Ona göre bu kral, Amasya'nın doğu boğazını korumak için Yeşilırmak ile Kelkit ırmağının birleştiği yerde bir kale ve önünde bir kasaba yaptırmış, buraya "Baturya, Paturya", sonra "Opaturya" adı verilmiştir. Hüsameddin aynı kralın Canik, Sinop ve Trabzon çevresindeki halkları savaşla itaate aldığını, bir donanma kurarak kıyıları koruduğunu ve kırk dört yıl hüküm sürdüğünü yazar; Opaturya kasabasının kendi zamanında artık bulunmadığını da not eder.

Ardından gelen "Beşinci Mihridâd" ise onun anlatısında Yunan ve Avrupa tarihlerinde "kardeşini seven" anlamındaki "Filadelfes" lakabıyla tanınan kraldır. Hüsameddin bu lakabın Atina hemşehriliği unvanına denk düştüğünü ve kralın Yunanlılarla iyi ilişkiler kurduğunu gösterdiğini düşünür. Bu krala Amasya'nın kuzeyinde, Marınca denen eski kasabanın batısında bir kale yaptırarak Osmancık ve Amasya boğazlarını denetim altına alma işini, dolayısıyla Merzifon adının kökenini de bağlar; ona göre kral otuz altı yıl hüküm sürmüş, yerine oğlu Farnak geçmiştir. Bu anlatı bugünkü sıralamayla uyuşmaz. Modern araştırmada Philopator ve Philadelphos sıfatları aynı krala, I. Pharnakes'in kardeşi IV. Mithridates'e aittir ve kral Pharnakes'ten önce değil sonra hüküm sürmüştür. Opaturya kalesine, Merzifon kalesine ya da sıfatların Türkçe kökenine dair iddialar başka bir kaynakla doğrulanamamıştır. Yine de bu sayfalar, Amasyalı bir tarihçinin XX. yüzyılın ilk yarısında Pontus krallarını kentin coğrafyasına ve yer adlarına bağlama çabasını göstermesi bakımından değerlidir.

Mirası ve Sonrası

IV. Mithridates'in ardından Pontus tahtına yeğeni V. Mithridates Euergetes çıktı. Pharnakes ile Seleukos prensesi Nysa'nın oğlu olan bu kral, Roma ile ittifakı sürdürdü. III. Pön Savaşı'nda Romalılara birkaç gemi ve küçük bir yardımcı kuvvet gönderdi, daha sonra Pergamon Kralı III. Eumenes'e karşı savaşta da onlara destek verdi. Karşılığında Roma konsülü Manius Aquillius tarafından Phrygia ile ödüllendirildi. Senato konsülün kararlarını rüşvet gerekçesiyle geçersiz saydı, ama V. Mithridates bu toprakları ölümüne kadar elinde tuttu. MÖ 120 dolaylarında Sinope'de verdiği ziyafette zehirlenerek öldürüldü. Kimi kaynaklara göre atalarının Amasya'daki kral mezarlarına gömüldü. Oğlu VI. Mithridates Eupator, yarım yüzyıl kadar sonra Roma'nın en sert düşmanlarından biri olacaktı. Eupator'un sikke basımını on ila yirmi kat artırması, öncellerinin, IV. Mithridates de dahil, parayı ne denli sınırlı kullandığını geriye dönük olarak gösterir.

IV. Mithridates'in dönemi ile VI. Mithridates'in dönemi arasındaki fark büyüktür. Yine de bu farkı bir kralın kişisel seçimiyle açıklamak yanıltıcı olur. Pharnakes'in yenilgisi krallığın genişleme alanını daraltmış, Roma'nın bölge işlerine arabuluculuğu ise küçük krallıkların kendi başlarına yayılmasını güçleştirmişti. IV. Mithridates bu koşulların içinde, kardeşiyle paylaştığı bir tahtta, Pergamon ile Roma'ya yakın bir çizgi izledi ve Roma halkına Kapitol'de bir heykel ithaf edecek kadar bu yakınlığı görünür kıldı. Sonraki kuşak o koşulları yeniden sınayacaktı.

Kronoloji

MÖ 183 öncesi: Pharnakes Sinope'yi ele geçirir.

MÖ 181-179: Pharnakes'in Eumenes ve Ariarathes'e karşı savaşı; Galatia ve Paphlagonia fetihlerinin geri verilmesi.

MÖ 179: Barış antlaşmasında Pharnakes'in yanında bir "Mithridates" anılır; bunun IV. Mithridates olup olmadığı tartışmalıdır.

Yaklaşık MÖ 170-169: Pharnakes'in kaynaklarda son anılışı; kimi araştırmacılara göre IV. Mithridates'in saltanatının başlangıcı.

MÖ 168 dolayı ya da 160'lar: Kapitol'deki ithaf yazıtı için önerilen tarihler.

MÖ 160-159: Pharnakes, Seleukos prensesi Nysa ile evlenir.

Yaklaşık MÖ 162-150: Laodike ile ortak sikkelerin basıldığı dönem için önerilen aralık.

MÖ 156-154: Prusias'ın Pergamon'a saldırısı; Pontus ve Kappadokia'nın Attalos'a yardımcı kuvvet göndermesi; Roma'nın dayattığı barış.

Yaklaşık MÖ 150: Saltanatın sonu; yerine yeğeni V. Mithridates geçer. Ortak sikkelerin üçünü içeren Samsun definesinin gömülüş tarihi de bu dolaydadır.

MÖ 149: Prusias, oğlu II. Nikomedes'in adamlarınca öldürülür.

Yaklaşık MÖ 120: V. Mithridates Sinope'de zehirlenir; oğlu VI. Mithridates tahta çıkar.

1995: Samsun'da Amisos Definesi bulunur.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Hüsameddin, Amasya Tarihi, c. 2 (1-4. cilt baskısı), s. 274 (e-kitap: amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page274.html).

Akademik çalışmalar

  • François de Callataÿ, "The First Royal Coinages of Pontos (from Mithridates III to Mithridates V)", J. M. Højte (ed.), Mithridates VI and the Pontic Kingdom, Black Sea Studies 9, Aarhus, 2009, s. 63-94.

Diğer kaynaklar

  • Polybios, Tarih (Historiai), XXIII-XXV, XXVII, XXXIII (Pharnakes ve IV. Mithridates'e ilişkin kayıtlar; MÖ 179 antlaşması: XXV.2; Attalos'a yardım ve barış: XXXIII.12-13), W. R. Paton çevirisi, LacusCurtius (penelope.uchicago.edu). penelope.uchicago.edu
  • Appianos, Mithridatik Savaşlar (Prusias II ve Nikomedes; V. Mithridates ve Roma dostluğu).
  • Justinus, Pompeius Trogus'un Özeti, XXXVIII.
  • Fritz Geyer, "Mithridates 10", Paulys Realencyclopädie der classischen Altertumswissenschaft, XV,2 (1932), sütun 2161-2162 (Wikisource). de.wikisource.org
  • Ronald Mellor, "The Dedications on the Capitoline Hill", Chiron 8 (1978), s. 319-330.
  • OGIS 375 / CIL I² 730 (Kapitol'deki iki dilli ithaf yazıtı), attalus.org çevirisi.
  • B. C. McGing, The Foreign Policy of Mithridates VI Eupator, King of Pontus, Brill, 1986.
  • J. D. Grainger, A Seleukid Prosopography and Gazetteer, Brill, 1997.
  • "Samsun Müzesi'nin dikkat çekici eserleri: 'Amisos Hazineleri'", Anadolu Ajansı, Habertürk, 18.11.2025. haberturk.com
  • Livius.org, "Mithridates IV Philopator Philadelphus" maddesi (Jona Lendering).
  • Wikipedia, "Mithridates IV of Pontus", "Laodice (sister-wife of Mithridates IV of Pontus)", "Pharnaces I of Pontus", "Prusias II of Bithynia", "Attalus II Philadelphus" maddeleri (yardımcı).

Çevrimiçi kaynaklar