Özgün Metin
Vezin: Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilün
Ḳāl-i devletdür yüzüñ yoḳ ‘itirāż
Ẓāhir oldı çünki şeklinde beyāż
Sen mey-i ‘ışḳ ile kesb it inbisāṭ
Zāhid-i nādān ḳo çeksün inḳıbāż
Sen riyāżet çek bucaḳda ṣūfiyā
‘Āşıḳ itsün nūş mey geşt-i riyāż
Ḳāmetüñ ṭūbā durur kūyuñ behişt
Dīde-i ‘uşşāḳdur anda ḥıyāż
Fażluña inkār ider her bü’l-fużūl
Fażliyā olsañ Fużā’il bin ‘Iyāż
Günümüz Türkçesiyle
1. Yüzün bir devlet sözüdür (uğurlu bir faldır), itiraz yok; çünkü onun şeklinde aklık (beyazlık) belirdi. ("Ḳāl" kelimesi "fāl" okunuşuyla anlaşılmıştır.)
2. Sen aşk şarabıyla (gönül) açıklığı (inbisat) kazan; bırak, cahil zahit sıkıntı (inkıbaz) çeksin.
3. Ey sofu, sen köşende riyazet (nefis terbiyesi) çek; âşık bahçelerde gezinip şarap içsin.
4. Boyun Tûbâ ağacıdır, mahallen cennettir; oradaki havuzlar âşıkların gözleridir.
5. Ey Fazlî, Fuzayl bin İyâz bile olsan, her boşboğaz senin faziletini inkâr eder.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun remel bahrinden "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır; mısralar üçer tef‘ileden oluştuğu için kısa bir söyleyişi vardır. Redifsizdir; Özkat bu gazeli zengin kafiyeli gazeller arasında sayar. Kafiye "‘itirāż, beyāż, inḳıbāż, riyāż, ḥıyāż, ‘Iyāż" kelimelerindeki "-āż" sesiyle kurulur. Mahlas son beyitte "Fażliyā" biçiminde geçer. Gazel, Özkat'ın neşrinde yüz altıncı gazeldir ve yalnız Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 244a) bulunur. Özkat'ın "żād harfi" bölümünü açan gazeldir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Matla kapalıdır. Metinde "Ḳāl-i devlet" yazılıdır; "ḳāl" söz demektir ve "devlet sözü" biçiminde anlaşılabilir, ancak "fāl-i devlet" (uğurlu fal) okunuşu beyitteki "beyāż" kelimesiyle daha iyi birleşir. Türkçede aklık uğur ve iyilik işareti sayıldığı için sevgilinin yüzündeki beyazlık iyi bir fal gibidir. Bu okuma çıkarımımızdır. İkinci beyit tasavvufun iki terimini karşı karşıya getirir: "inbisāṭ" (bast) gönlün açılıp genişlemesi, "inḳıbāż" (kabz) ise daralıp sıkılmasıdır. Âşık aşk şarabıyla gönül ferahlığı kazanır, cahil zahit ise sıkıntı çeker. Üçüncü beyitte "riyāżet" (nefis terbiyesi) ile "riyāż" (bahçeler) kelimeleri arasında ses benzerliği vardır: sofu köşesinde riyazet çekerken âşık bahçelerde gezinir. Bu tespitimizdir.
Dördüncü beyitte sevgilinin boyu cennetteki Tûbâ ağacına, mahallesi de cennete benzetilir; "ḥıyāż" (havuzlar) ise âşıkların gözyaşıyla dolu gözleridir. Tûbâ, cennet ve havuz kelimeleri bir tenasüp kurar. Son beyitte ilk dönem zahitlerinden Fuzayl bin İyâz'ın adı anılır; metinde ad "Fużā'il" biçimindedir. Beyitte "Fażl" (fazilet), "Fażlī", "fużūl" (boşboğaz anlamındaki "bü'l-fużūl" sözünde) ve "Fużā'il" kelimeleri aynı ses dizisi etrafında toplanır; şair, adının anlamıyla oynayarak kendi faziletini inkâr edenlere takılır. Bu ses ve anlam oyunu tespitimizdir.
Kaynakça
- Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 347, gazel no. 106 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 244a); ayrıca s. 69 (kafiye) ve s. 119-120 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






