Özgün Metin

Vezin: Mef‘ūlü Fā‘ilātün Mef‘ūlü Fā‘ilātün / Müstef‘ilün Fe‘ūlün Müstef‘ilün Fe‘ūlün

Uydum hevā-yı ‘ışḳa hergiz kenāre yir yoḳ
Bildüm ki yirde gögde bu ben ġubāre yir yoḳ
Deryā-yı reşk-i çeşme ġarḳ olmuşam ser-ā-pā
Bu varṭadan dirīġā hergiz kenāre yir yoḳ
Şemşīr-i cevrüñ ile dil pāre pāre oldı
Gel çalma pāreye kim iy māh-pāre yir yoḳ
Pür oldı mestlerden ḫalvet ayaḳ baṣılmaz
Ṣūfī bu bezme gelme kim hūş-yāre yir yoḳ
Şevḳüñde ẕerre gibi ser-geşte olmuşumdur
Mihrüñle yirde gögde ben ḫāk-sāre yir yoḳ
Ġarḳ oldum āb-ı çeşme yoluñda ṭurı ṭurı
Gel gel ki başdan aşdı bu intiẓāre yir yoḳ
Mey-ḫāneden ḳovuldum mescidde ḫod yirüm yoḳ
Dünyā yüzinde Fażlī ben ḫᵛār u zāre yir yoḳ

Günümüz Türkçesiyle

1. Aşk havasına (sevdasına) uydum, bunun hiçbir kıyısı yok; anladım ki yerde de gökte de bu ben toza yer yok.

2. Kıskançlıkla dökülen gözyaşı denizine baştan ayağa battım; yazık, bu girdaptan çıkıp varılacak hiçbir kıyı yok. ("Deryā-yı reşk-i çeşme" sözü, "çeşmenin bile kıskandığı deniz" biçiminde de anlaşılabilir.)

3. Zulmünün kılıcıyla gönül parça parça oldu; ey ay parçası, gel, parçaya (artık kılıç) çalma, (vuracak) yer yok.

4. Halvet (meclis odası) sarhoşlarla doldu, ayak basılmaz; ey sofu, bu meclise gelme, ayıklara yer yok.

5. Senin şevkinden zerre gibi başım dönmüş; senin güneşinle (sevginle) yerde de gökte de ben toprak (gibi zavallı) kişiye yer yok.

6. Yolunda bekleye bekleye göz suyuna (gözyaşına) battım; gel, gel ki (su) başımdan aştı, bu beklemeye yer yok.

7. Meyhaneden kovuldum, mescitte zaten yerim yok; ey Fazlî, dünya yüzünde ben hor ve inleyen kişiye yer yok.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir yedi beyitlik bir gazeldir. Özkat vezni iki biçimde gösterir: "mef‘ūlü fā‘ilātün mef‘ūlü fā‘ilātün" ve "müstef‘ilün fe‘ūlün müstef‘ilün fe‘ūlün". İki dizilişte uzun ve kısa hecelerin sırası aynıdır; kalıp yalnız farklı tef‘ilelerle bölünmüştür. Bu açıklama tespitimizdir. İlk kalıp, aruzun muzâri bahrine aittir. Redif "yir yoḳ" (yer yok) sözüdür ve yönelme ekiyle "-e yir yoḳ" biçimini alır; Özkat bu gazeli ek ve Türkçe kelimeden oluşan redifli gazeller arasında sayar. Kafiye "kenār, ġubār, māh-pār, hūş-yār, ḫāk-sār, intiẓār, zār" kelimelerindeki "-ār" sesiyle kurulur; "kenāre" kelimesi matlada ve ikinci beyitte iki kez kafiye olur. Mahlas son beyitte geçer. Gazel, Özkat'ın neşrinde yüz dokuzuncu gazeldir ve yalnız Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 245a) bulunur. Özkat'ın "ḳāf harfi" bölümünü açan gazeldir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazelin her beyti, âşığın bir yere sığamayışını anlatan "yer yok" redifiyle biter ve bu söz her beyitte başka bir yere bağlanır: kıyı, yer ve gök, parça, meclis, bekleyiş, meyhane ve mescit. İlk beyitte "hevā" kelimesi hem hava hem sevda anlamındadır; havaya karışmış bir toz zerresi gibi âşık da hiçbir yere konamaz. "Hevā" ile "ġubār" (toz) arasındaki ilgi bu imgeyi kurar. İkinci beyitte âşık gözyaşı denizinde bir girdaba düşmüştür ve kıyıya çıkamaz; "deryā", "varṭa" (girdap) ve "kenār" (kıyı) kelimeleri bir tenasüp oluşturur. Üçüncü beyitte "pāre pāre", "pāreye" ve "māh-pāre" sözlerinde "pāre" kelimesinin tekrarı ve cinası vardır: gönül parça parçadır, sevgili ise "ay parçası"dır.

Dördüncü beyit, Özkat'ın "ayak basmak" deyiminin örnekleri arasında gösterdiği beyittir: halvet sarhoşlarla dolmuş, "ayak basılmaz" hâle gelmiştir. "Ḫalvet" kelimesi tasavvufta dervişin inzivaya çekildiği yeri de anlattığı için sofuya yöneltilen söz bir alay taşır; bu yorumumuzdur. Beşinci beyitte güneş ışığında dönen zerre imgesi kullanılır; "mihr" kelimesi hem güneş hem sevgi anlamındadır. Altıncı beyitte "başdan aşdı" sözü, gözyaşına batan âşık için suyun başından aşmasını anlatır; bu söz bir sıkıntının dayanılmaz hâle gelmesini anlatan Türkçe söyleyişi de çağrıştırır, bu tespitimizdir. Son beyitte âşık ne meyhaneye ne mescide sığar; rint ile zahit arasında kalan bu konum, gazelin "yer yok" redifini dünyanın tamamına yayar.

Kaynakça

  • Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 348-349, gazel no. 109 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 245a); ayrıca s. 69 (redifler), s. 90 (deyimler) ve s. 119-120 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar