Özgün Metin
Vezin: Fe‘ilātün Fe‘ilātün Fe‘ilātün Fe‘ilün
İrmedi gitdi senüñ ḳāmet ü zülfüñe elüm
Gice gündüz bu idi ṭoġrısı ṭūl-i emelüm
Dehenüñ dāyiresin ḫaṭ ṭut[arı]sa ne ġam
İsteyüp bulımazam kūy-ı ‘ademde ecelüm
Kūy-ı yār içre ḳomaz yanumı bir laḥẓa ḥasūd
Bu yüzi ḳara benüm ṣanki olupdur ‘amelüm
Yār ‘ışḳuñ büküben ḳaddümi çevġān itdi
Ḥüsnünüñ ṭōpı göge aġsa yiridür güzelüm
Gūyiyā şem‘-i dili yaḳmaġa bir āteşdür
Fażliyā şerḥ ideli ḥālet-i ‘ışḳı ġazelüm
Günümüz Türkçesiyle
1. Senin boyuna da zülfüne de elim erişmeden gitti; gece gündüz uzun emelim doğrusu bu idi.
2. Ağzının dairesini ayva tüyü kuşatırsa ne gam; yokluk mahallesinde ecelimi arayıp bulamam.
3. Kıskanç rakip yâr mahallesinde bir an bile yanımı bırakmaz; sanki bu yüzü kara benim amelim olmuştur.
4. Yârin aşkı boyumu büküp çevgân (çöğen sopası) etti; ey güzelim, güzelliğinin topu göğe ağsa yeridir.
5. Ey Fazlî, gazelim aşkın hâlini şerh edeli sanki gönül mumunu yakmak için bir ateştir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun remel bahrinden "fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif birinci teklik şahıs iyelik eki olan "-üm" sesidir; Özkat bu gazeli ek redifli gazeller arasında sayar. Kafiye "el, emel, ecel, ‘amel, güzel, ġazel" kelimelerindeki "-el" sesiyle kurulur. Mahlas son beyitte "Fażliyā" biçiminde geçer. Gazel, Özkat'ın neşrinde yüz yirmi sekizinci gazeldir ve Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Bağdat Köşkü 406 numaralı Pervâne Beg nazire mecmuasında (vr. 409b) bulunur; Özkat metni Kısmet Gül Şener'in tezinden aktarır. İkinci beytin ilk mısraındaki "ṭut[arı]sa" kelimesinde köşeli ayraç içindeki heceler Özkat'ın vezin gereği eklediği kısımdır.
Tarihî Bağlam
Özkat'ın Şener'den aktardığı nota göre bu gazel, Necâtî Beg'in "Fikr-i sevdā-yı ser-i zülfüñ ucından güzelüm / Ḳıṣṣa-i Leylī vü Mecnūna dönüpdür mes̱elüm" matlalı gazeline nazire olarak yazılmıştır. Necâtî'nin bu gazeli on altı şair tarafından birer gazelle tanzir edilmiştir: Atâ, Tâcîzâde Cafer Çelebi, Nihânî, Zâtî, Niyâzî, Revânî, Zamânî, Ânî, Muhibbî, Sabûhî, Hevesî, Nazmî, Vüsûlî, Fazlî, Sürûrî ve Hilâlî. Bu liste gazelin on altıncı yüzyılın başında ne kadar sevildiğini gösterir; aralarında Kanunî Sultan Süleyman'ın mahlası Muhibbî de vardır. Özkat, Necâtî ile başlayıp Zâtî ile olgunlaşan, şiirde atasözü ve deyimlere yer verme geleneğinin takipçisi olarak Fazlî'nin bu iki şairden etkilenmemesinin düşünülemeyeceğini söyler ve bu gazeli Fazlî'nin Necâtî'ye yazdığı nazireye örnek olarak verir.
Anlam ve Söz Sanatları
Matlada sevgilinin boyu ve zülfü uzunlukları ile anılır; âşığın "ṭūl-i emel"i (uzun emeli) de bunlara erişmekti. Boy ve zülfün uzunluğu ile emelin uzunluğu arasında bir ilgi kurulduğu tespitimizdir. İkinci beyitte sevgilinin ağzı bir daire olarak düşünülür ve ayva tüyleri bu daireyi kuşatır. Divan şiirinde sevgilinin ağzı, küçüklüğünden dolayı görünmeyecek kadar dar, yani yok gibi tasavvur edilir; âşığın ecelini "yokluk mahallesinde" araması bu imgeye bağlanır. Bu bağ çıkarımımızdır. Üçüncü beyti Özkat "yüzü kara" deyiminin geçtiği yerler arasında sayar: rakip yâr mahallesinde âşığın yanından ayrılmaz, tıpkı insanın kötü amellerinin onu bırakmaması gibi.
Dördüncü beyit çevgân oyununa dayanır. Çevgân, at üstünde ucu eğri bir sopayla top sürülen oyundur; âşığın aşktan bükülmüş boyu bu eğri sopaya benzer, sevgilinin güzelliği de göğe yükselen bir toptur. Çevgân ve top kelimeleri bir tenasüp kurar. Son beyti Özkat, Fazlî'nin aşk konulu şiirlerin okuyanı yakacak derecede ateşli olması gerektiği yolundaki anlayışına örnek olarak aktarır: aşkın hâlini anlatan gazel, gönül mumunu yakan bir ateştir.
Kaynakça
- Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 360-361, gazel no. 128 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Bağdat Köşkü 406, vr. 409b); ayrıca s. 42 (şiir anlayışı), s. 69 (redifler), s. 92-93 (deyimler) ve s. 97 (nazireler), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.
- Kısmet Gül Şener, Pervâne Beg Nazire Mecmuası (392a-415b): Transkripsiyonlu, Edisyon Kritikli Metin, yayımlanmamış yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2002, s. 114 (Özkat'ın aktarımıyla). katalog.marmara.edu.tr






