Özgün Metin
Vezin: Müfte‘ilün Mefā‘ilün Müfte‘ilün Mefā‘ilün
Sen bu kemāl-i ḥüsn ile mihr-i felek misin nesin
Nev‘-i beşerde görmedük yoḫsa melek misin nesin
Ḳuṭb-ı murādum üstine dönemedüñ yıḳıl yıḳıl
İy başum üzre devr iden çerḫ-i felek misin nesin
Gözlerüm içre oynayan sensin iki gözüm benüm
Bilsem iki gözümdesin yoḫsa bebek misin nesin
Dünye ġamın ‘alef gibi gel yime ‘işret it dirin
Hīç ḳulaḳ ḳabartmaduñ ṣūfi eşek misin nesin
Leẕẕetini kelāmuñuñ ehl-i meẕāḳ olan bilür
Yoḫsa be Fażlī sözde sen kān-ı nemek misin nesin
Günümüz Türkçesiyle
1. Sen bu güzellik kemaliyle gökteki güneş misin, nesin; insan cinsinde (böylesini) görmedik, yoksa melek misin, nesin?
2. Muradımın kutbu (ekseni) üzerinde dönmedin, yıkıl git; ey başımın üstünde dönen, felek çarkı mısın, nesin?
3. Gözlerimin içinde oynayan sensin, ey iki gözüm; bilmem, iki gözümde misin, yoksa göz bebeği misin, nesin?
4. "Dünya gamını arpa saman gibi yeme, gel işret et" derim; hiç kulak kabartmadın, ey sofu, eşek misin, nesin?
5. Sözünün lezzetini zevk ehli olan bilir; yoksa be Fazlî, sözde sen tuz madeni misin, nesin?
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun recez bahrinden "müfte‘ilün mefā‘ilün müfte‘ilün mefā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır; kısa hecelerin sıklığı mısralara hızlı ve oynak bir ritim verir. Redif "misin nesin" sözüdür; Özkat bu gazeli Türkçe kelime grubu redifli gazeller arasında sayar. Kafiye "felek, melek, felek, bebek, eşek, nemek" kelimelerindeki "-ek" sesiyle kurulur. Özkat, "felek" kelimesinin birinci ve ikinci beyitlerde iki kez kafiye olmasını, kafiye kelimelerinin bir şiir içinde tekrarlanmasına örnek gösterir. Mahlas son beyitte geçer. Gazel, Özkat'ın neşrinde yüz otuzuncu gazeldir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Gazelin esas nüshası, Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine 1055 numaralı on beş yapraklık şiir mecmuasıdır (vr. 4a); Özkat'ın tanıtımına göre bu mecmuada Hayderî, Ubeydî, Hayâlî, Hayretî, İshak, Behiştî ve Riyâzî gibi şairlerin seçme gazelleri arasında Fazlî'nin bir gazeli vardır. Gazel ayrıca Kınalızâde Hasan Çelebi ile Âşık Çelebi'nin tezkirelerinde de yer alır ve Özkat metni bu tezkirelerle karşılaştırmıştır. Her iki tezkirede ikinci ve üçüncü beyitlerin yerleri değişiktir. Tezkirelerde ikinci beytin "üstine" kelimesi "üzresin", üçüncü beytin "benüm" kelimesi "müdām" biçimindedir. Dördüncü beytin ilk mısraı nüshada "gel" kelimesi olmadan yazılmıştır; tezkirelerde bu mısranın sonu "dirin" yerine "didüm" diye biter. Âşık Çelebi'de son mısra "sözde" yerine "naẓmda" der. Bir gazelin iki ayrı tezkirede birlikte anılması, gazelin Fazlî'nin çağında beğenildiğini gösterir; bu değerlendirme çıkarımımızdır.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel, sevgiliye, feleğe, sofuya ve şairin kendisine sorulan sorularla ilerler. Matlada sevgili güneşe ve meleğe benzetilir; insanlar arasında onun benzeri görülmemiştir. İkinci beyitte hitap feleğe döner: başının üstünde dönen çark, âşığın muradının kutbu üzerinde dönmemiştir ve âşık ona "yıkıl" diye beddua eder. Kutup ve devretmek kelimeleri feleğin dönüşüyle ilgili bir tenasüp kurar. Üçüncü beyitte sevgili âşığın gözlerinde oynayan biridir; "bebek" kelimesi hem göz bebeği hem oyuncak bebek ve çocuk anlamına gelir ve "oynamak" fiiliyle birlikte bu anlamları çağırır. Bu tevriye tespitimizdir.
Dördüncü beyit gazelin en şakacı beytidir. Özkat bu beyti istifham (soru sorma) sanatına ve "kulak kabartmak" deyiminin kullanımına örnek gösterir. Âşık sofuya dünya gamını "‘alef" (hayvan yemi) gibi yememesini, işret etmesini öğütler; sofu kulak kabartmayınca da ona "eşek misin" diye sorar. Yem, kulak ve eşek kelimelerinin bir arada kullanılması sofuyu alaylı bir benzetmeyle küçümser; bu tenasüp tespitimizdir. Son beyti Özkat, Fazlî'nin kendi şiiri hakkındaki değerlendirmelerine örnek olarak aktarır: sözlerinin lezzetini ancak zevk ehli anlar, çünkü o aşa lezzet katan bir tuz madeni gibidir. Divan şiirinde "nemek" (tuz) sözdeki tat ve nükte anlamında da kullanılır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü'ş-Şu'arâ, haz. İbrahim Kutluk, TTK, Ankara 1981, II, s. 756-757 (Özkat'ın aktarımıyla).
- Âşık Çelebi, Meşâ'irü'ş-Şu'arâ or Tezkere of 'Âşık Çelebi, haz. G. M. Meredith-Owens, London 1971, vr. 198a (Özkat'ın aktarımıyla).
Akademik çalışmalar
- Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 362, gazel no. 130 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine 1055, vr. 4a); ayrıca s. 42 (şiir anlayışı), s. 69 (redifler), s. 71 (kafiye), s. 85 (söz sanatları), s. 93 (deyimler) ve s. 120 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






