Özgün Metin
Vezin: Fe‘ilātün Mefā‘ilün Fe‘ilün
من زمى توبه كي كنم خاشا
من له العقل مايقول كذا
Ḫvāb her şeb baña ḫayāl oldı
في الهوي من ينام قد كذبا
هر چه تو دوست داريش همه اوست
كلما في الوجود ليس سوا
Yār birdür iki cihānda hemān
شهدالله انه ...... احدا
Gözüñ aç rūy-ı yāre baḳ ṣūfī
اشرقت شمس وجهه و بدا
وحدتش هست روشن از خورشيد
من اراد الدّليل قد خسرا
Sırr-ı vaḥdetden urma dem Fażlī
ليس افشا را سرها ادبا
Latin harfleriyle okunuşu: 1. Men ze-mey tevbe key konem ḥāşā / Men lehü’l-‘aḳlu mā yeḳūlu keẕā
2. Ḫvāb her şeb baña ḫayāl oldı / Fi’l-hevā men yenāmu ḳad keẕebā
3. Her çe tū dūst dārīyeş heme ūst / Küllü mā fi’l-vücūdi leyse sevā
4. Yār birdür iki cihānda hemān / Şehide’llāhu ennehū ...... eḥadā
5. Gözüñ aç rūy-ı yāre baḳ ṣūfī / Eşraḳat şemsü vechihī ve bedā
6. Vaḥdeteş hest rūşen ez ḫurşīd / Men erāde’d-delīle ḳad ḫasirā
7. Sırr-ı vaḥdetden urma dem Fażlī / Leyse ifşā’u sirrihā edebā
Günümüz Türkçesiyle
1. Haşa, ben şaraptan nasıl tövbe ederim; aklı olan böyle söylemez.
2. Uyku her gece benim için bir hayal oldu; aşkta "uyuyorum" diyen yalan söylemiş olur.
3. Senin sevdiğin her şey, hepsi O'dur; varlık âleminde bulunan her şey eşit değildir. (İkinci mısraın anlamı Özkat'ındır. Mısranın sonundaki kelime "sivā" diye okunursa anlam "varlıkta bulunan hiçbir şey O'ndan başkası değildir" olur; bu okuma bizimdir.)
4. İki dünyada sevgili yalnız birdir; Allah şahitlik etti ki O ... birdir. (İkinci mısraın ortası neşirde noktalarla gösterilmiştir; Özkat mısra eksik olduğu için çevirmez. Aktarım okunabilen kelimelere göre bizimdir.)
5. Ey sofu, gözünü aç, sevgilinin yüzüne bak; onun yüzünün güneşi doğdu ve göründü.
6. Onun birliği güneşten daha parlaktır; delil isteyen kaybetmiştir.
7. Ey Fazlî, birlik sırrından söz etme; sırrı açığa vurmak edepten değildir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir yedi beyitlik bir gazeldir ve aruzun hafif bahrinden "fe‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Özkat bu gazeli Fazlî'nin Türkçe, Arapça ve Farsça olmak üzere üç dilde yazdığı iki mülemma gazelinden biri olarak gösterir. Mülemma, farklı dillerde söylenmiş mısraların bir araya geldiği şiirdir. Bu gazelde dört mısra Türkçe, üç mısra Farsça, yedi mısra Arapçadır. Her beytin ikinci mısraı Arapçadır; birinci mısralar Türkçe ve Farsça arasında gider gelir. Redifsizdir; kafiye "keẕā, keẕebā, sevā, eḥadā, bedā, ḫasirā, edebā" kelimelerinin sonundaki "-ā" sesiyle kurulur ve Özkat gazeli tam kafiyeli gazeller arasında sayar. Mahlas son beyitte geçer.
Gazel Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 217a) bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor. Neşir Arapça ve Farsça mısraları Arap harfleriyle verir ve okunuşlarını göstermez, anlamlarını dipnotta bildirir. Özgün metindeki Arap harfli mısralar Özkat'ın yazımıdır. Latin harfli okuma bizimdir; günümüz Türkçesine aktarımda bu mısralar için Özkat'ın dipnottaki anlamları esas alınmıştır. Birkaç yazım üzerinde durmak gerekir. İlk mısranın sonundaki kelime neşirde "خاشا" diye basılmıştır, anlam "حاشا" (ḥāşā) okunuşunu ister. Son mısrada neşirdeki "افشا را سرها" yazımını vezne ve anlama göre "ifşā’u sirrihā" diye okuduk. Dördüncü beytin Arapça mısraında neşir bir boşluk bırakır; okunamayan bu kısmı yerinde noktalarla bıraktık.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel bir rindin sesiyle açılır: şair şaraptan tövbe etmeyi akla aykırı bulur. Sonraki beyitlerde bu şarabın ve sevgilinin kim olduğu yavaş yavaş açılır. Üçüncü beyitte "senin sevdiğin her şey O'dur" denir, dördüncü beyitte iki dünyada tek bir sevgili bulunduğu söylenir ve altıncı beyitte "vaḥdet" (birlik) kelimesi açıkça geçer. Böylece gazel, aşk şiirinin dilini kullanarak tasavvuftaki birlik düşüncesini anlatır. Türkçe mısralar genellikle bir hüküm ya da hitap kurar, Arapça mısralar ise bu hükmü bir özdeyiş gibi tamamlar.
İkinci beyitte uykusuzluk âşığın bilinen hâlidir: sevgiliyi düşünen âşık için uyku ancak bir hayaldir. Arapça mısra bunu bir kurala bağlar: aşkta uyuduğunu söyleyen yalan söyler. Dördüncü beytin Arapça mısraı "şehide’llāhu ennehū" sözleriyle başlar; bu sözlerin Kur'an'da Âl-i İmrân sûresinin 18. ayetinin, Allah'ın kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik ettiğini bildiren başlangıcıyla aynı olduğu tespitimizdir. Mısranın eksik kalan ortası da büyük ihtimalle bu birliği anlatıyordu; ama metin elimizde olmadığı için bunu kesin söyleyemeyiz.
Beşinci ve altıncı beyitlerde güneş imgesi öne çıkar. Sofuya gözünü açıp sevgilinin yüzüne bakması söylenir, çünkü bu yüzün güneşi doğmuştur. Ardından birliğin güneşten daha açık olduğu, bu yüzden delil arayanın kaybettiği söylenir. Güneşi görmek için başka bir ışığa gerek olmadığı düşüncesi bu iki beyti birbirine bağlar. "Gözünü açmak" deyimini Özkat Fazlî'nin deyimleri arasında bu beyitle örneklendirir.
Son beyit tasavvuf şiirinin bilinen bir öğüdüyle biter: birlik sırrı herkese açılmaz, sırrı ifşa etmek edebe aykırıdır. Şair bu öğüdü mahlası aracılığıyla kendine yöneltir. "Dem urmak" (söz etmek) deyimini de Özkat bu beyitle örneklendirir. Gazelin böylece hem sırrı anlatıp hem de anlatmamayı öğütlemesi, tasavvuf şiirinde sık görülen bir tutumdur.
Kaynakça
- Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 284-285, gazel no. 3 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 217a; Arapça ve Farsça mısraların anlamları dipnotta); ayrıca s. 62 (mülemma gazeller), s. 69 (kafiye), s. 91-92 (deyimler) ve s. 108-109 (Arapça ve Farsça unsurlar), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.
- Rıza Kurtuluş, İskender Pala, "Mülemma‘", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2020. https://islamansiklopedisi.org.tr/mulemma
Çevrimiçi kaynaklar






