Özgün Metin
Vezin: Mef‘ūlü Mefā‘īlü Mefā‘īlü Fe‘ūlün
Bir ḳaḥpe durur zişt bu dünyā-yı mü’ennes̱
Meyl eyleme merd iseñ aña olma muḫannes̱
Mey-ḫāneye ayaḳ getür iy ṣūfi şarāb iç
Ḫalvetde murabba‘ oturup içme müs̱elles̱
Men‘ eyler imiş ‘āşıḳı maḥbūb ile meyden
Gör kim ne ḫabās̱etler ider ṣūfi-i aḫbes̱
Cārū-yı mey-i nāb ile pāk it ḳoma ṣūfī
Dil āyinesin gird-i riyā ile mülevves̱
Fażlī gibi bir merd gerek ṣūfi yaraşmaz
Meydān-ı muḥabbetde senüñ gibi muḫannes̱
Günümüz Türkçesiyle
1. Bu dişi dünya çirkin bir kahpedir; erkeksen ona meyletme, muhannes (kadınsı, korkak) olma.
2. Ey sofu, meyhaneye ayak bas (kadeh getir) ve şarap iç; halvette bağdaş kurup (dörtgen oturup) müselles içme.
3. Âşığı sevgiliden ve şaraptan men edermiş; gör ki o pislerin pisi sofu ne pislikler ediyor.
4. Sofu, gönül aynasını saf şarabın süpürgesiyle temizle; onu riya tozuyla kirlenmiş bırakma.
5. Fazlî gibi bir yiğit gerek; ey sofu, muhabbet meydanında senin gibi bir muhannes yakışmaz.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun hezec bahrinden "mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redifsizdir; Özkat bu gazeli yarım kafiyeli gazeller arasında sayar. Kafiye "mü’ennes̱, muḫannes̱, müs̱elles̱, aḫbes̱, mülevves̱, muḫannes̱" kelimelerinin sonundaki "-es̱" sesiyle kurulur; matladaki "muḫannes̱" makta beytinde tekrarlanır. Mahlas son beyitte geçer. Özkat bu gazeli, Fazlî'nin bütün beyitleri aynı güçte olan yek-âhenk gazelleri arasında sayar. Gazel, Özkat'ın neşrinde kırk yedinci gazeldir ve yalnız Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 233b) bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Özkat bu gazelin ilk ve son beyitlerini, Fazlî'nin dünyanın geçiciliğini dile getiren, tasavvufi nitelikler taşıyan didaktik şiirlerine örnek gösterir; ona göre şair bu tür şiirlerde lirizme pek dikkat etmez ve ham sofuları eleştirmeyi de ihmal etmez. İlk beyitte dünya çirkin bir kahpeye benzetilir; "dünyā" kelimesi Arapçada dil bilgisi bakımından dişil olduğu için "mü’ennes̱" sıfatı hem dişil kelimeyi hem de kadın olarak düşünülen dünyayı anlatır. "Merd" (erkek, yiğit) ile "muḫannes̱" (kadınsı) arasındaki tezat, beyit boyunca süren cesaret ve korkaklık karşıtlığını kurar. Özkat'a göre son beyitte Fazlî, muhabbet meydanında sofuyu korkaklıkla suçlar ve bu meydanın tek yiğidi olarak kendini görür.
İkinci beyit Özkat'ın tevriye örnekleri arasındadır. "Ayaḳ" kelimesi hem ayak hem kadeh anlamına gelir; sofu meyhaneye hem ayak basmaya hem kadeh getirmeye çağrılır. "Murabba‘" (dörtgen) halvette bağdaş kurup oturmayı anlatırken "müs̱elles̱" (üçgen) kelimesiyle bir tenasüp kurar; "müs̱elles̱" aynı zamanda kaynatılarak üçte birine indirilmiş bir şıranın adıdır. Böylece sofunun halvette gizlice içtiği içki ile dörtgen ve üçgen kelimeleri bir arada oynatılır. Üçüncü beyitte "ḫabās̱et" (pislik) ile "aḫbes̱" (en pis) aynı kökten gelir. Dördüncü beyitte gönül bir aynadır, riya onun üzerindeki toz, saf şarap ise bu tozu süpüren süpürgedir.
Kaynakça
- Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 311, gazel no. 47 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 233b); ayrıca s. 63-64 (gazellerin konuları), s. 69 (kafiye), s. 75-76 (tasavvufî konular), s. 85 (tevriye) ve s. 119-120 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






